istanbul escortistanbul escortistanbul escortistanbul escortistanbul escortistanbul escort
ataşehir escortataşehir escortataşehir escortataşehir escortataşehir escortataşehir escortataşehir escort
dubai escortsdubai escortsdubai escortsdubai escortsdubai escortsdubai escortsdubai escortsdubai escorts
ataşehir escortataşehir escortataşehir escortataşehir escortataşehir escortataşehir escortataşehir escort
london escortslondon escortslondon escortslondon escortslondon escortslondon escortslondon escorts
istanbul escortistanbul escortistanbul escortistanbul escortistanbul escortistanbul escort
london escortslondon escortslondon escortslondon escortslondon escortslondon escortslondon escorts
istanbul escortistanbul escortistanbul escortistanbul escortistanbul escortistanbul escort

Amasra

Tem,2013

Karadeniz’in küçük ve şirin bir tatil beldesi olan Amasra, denize doğru uzanan bir burun üzerine ve iki koy arasında kurulmuştur.

Amasra’ya giderken karşılaşacağınız ilk durak Bakacak Tepesi. Bu tepe, Amasra’yı tepeden görebileceğiniz bir yer. Yol üzerinde olması sebebiyle manzara molası vermek için ideal. Hatta mevsimine göre mısır, dut veya kestane alıp, manzara keyfiyle birlikte yemek mümkün.

amasra bakacak tepesi 400x266
amasra misir molasi 400x266

Fatih Sultan Mehmet de 1460 yılında Amasra’yı fethetmeden önce Bakacak Tepesi’ne çıkmış ve bizim de baktığımız bu manzaraya baktıktan sonra, Osmanlı şehzadelerinin talimiyle ilgilenen lalasına dönerek dünyanın göz bebeği anlamına gelen, hepimizin bildiği şu sözü söylemiş.

Lala, lala! Çeşm-i cihan bu m’ola?

Fatih Sultan Mehmet, doğa dostu Amasra’ya zarar vermemek için kalenin anahtarını ister ve ortalığı yakıp yıkmadan kalenin sahibi olur. Amasra’nın Fatih’ten önce de bir tarihi var. Kent ilk olarak, Hititler veya Gasgaslar tarafından MÖ 12. yüzyılda kurulmuş. O dönemlerde ismi Sesamos olan kent, Pers İmparatorluğu’nun hüküm sürmeye başlamasıyla Persli prensesin adı olan Amastris‘i almış.

Amasra’da ne yenir?

Amasra şehri, balığı ve salatasıyla ünlü. Amasra salatası, yaklaşık 20 çeşit malzeme kullanılarak ortaya çıkan lezzetli bir salata türü. Usta ellerden çıkan Amasra salatası, şekilli ve güzel desenli turpları ve havuçlarıyla diğer salata türlerinden ayrılmakta.

amasra salatasi

Amasra Müzesi

Amasra Museum

Amasra sahilde bulunan gezi noktalarından biri 1982 yılında kurulan, 2’si arkeolojik, 2’si etnografik olmak üzere 4 teşhir odası bulunan Amasra Müzesi‘dir.

Müzenin önünde Amasra’yı fetheden Fatih Sultan Mehmet‘in heykeli, biraz ilerideki Barış Akarsu Parkı‘nda, genç yaşta aramızdan ayrılan bu sanatçının heykeli bulunuyor. Amasra’ya gönlünü veren Barış Akarsu‘nun “toprak kokan şehir, deniz kokan şehir…” olarak tanımladığı Amasra üzerine bir de şarkısı var.

Amasra Kalesi

Amasra Castle

İki bölümden oluşan Amasra Kalesi‘nin birinci bölümü Kemere adındaki köprü vasıtasıyla Amasra’ya bağlanan Sormagir Kalesi‘dir. Diğeri ise Amasra’daki Zindan Kalesi. Sormagir Kalesi ile Boztepe Mahallesi’ni birbirine bağlayan Kemere Köprüsü’nden geçerken yanında göreceğiniz büyükçe adanın adı Tavşanlı Adası. Ben görmesem de, adada tavşanların yaşadığını söyledikleri için ismi Tavşanlı Adası olarak kalmış.

Kaleyi gezerken yapacağınız bir tırmanışın ardından, yaklaşık 300 yaşında olan bir servi ağacına rastlayabilirsiniz. Tabelaların, Ağlayan Ağaç olarak yönlendirdiği ağaç, yılın belli dönemlerinde aldığı fazla nemi dışarıya verdiği için ismi bu şekilde anılmaya başlanmış. Oraya kadar gitmişken, tepenin ardına kadar gidin, gezin. Amasra’ya bir de bu tepeden bakın.

Amasra Kalesi içinde bir de kilise bulunuyor. MS 9. yüzyılda inşa edilen Bizans Kilisesi, 1460 yılında Fatih Sultan Mehmet tarafından camiye dönüştürülmüş ve Fatih Camii ismini almış.