Hallstatt gezilecek yerler arasında yer alan ve sıradışı bir gezi olan Kemik Evi Beinhaus, içinde yaklaşık 1200 kadar kafatasını muhafaza ediyor. Dışarıdan her ne kadar normal bir kilise gibi görünse de, kilisenin iç yüzü olağandışı. Turistler de bu sıradanlıktan uzak durumu sevip burayı ziyaret ediyor, tıpkı bizim gibi.

Avrupa’da insan nüfusunun artması sonucu oluşan mezar alanlarının dolması problemi üzerine ossuary adındaki böyle bir yönteme başvurulmuş. Yüzyıllar boyunca çevredeki mezarlıklara gömülenlerle dolan mezar alanlarından, vakti gelince kemikler çıkartılır, temizlenip boyanırmış. Kemik kilisesine daha önce Prag‘da rastlamıştık. Orada da neredeyse tamamı kemiklerden oluşan çok daha dekoratif bir kilise vardı.

Boyama işlemi kimlikleri kaybetmemek adına 18. yüzyılın başlarında başlamış. Daha sonra da Hallstatt Chamel Evi denilen bu kilisedeki yerlerine yerleştirilimiş. Hallstatt’ta çok eskiden mezarlık yeterli olsa bile gün gelmiş mezar alanı yetmemeye başlamış. Çevresel düzenlemenin oturmasından dolayı da genişletilememiş ve böyle bir çözüm bulunmuş. Asıl amaç depolamak tabii, ama zamanla turistik bir aktiviteye dönüşmüş.

hallstatt kemik evi boyanmis kemikler 400x266
hallstatt kemik evi kafataslari 400x266

Hallstatt’ta küçük, bol çiçekli bir mezarlık ve mezarlığın yanında küçük bir bina bulunuyor. Buraya Friedhof isminde bir şapel desek daha yerinde olur. Biletler, bu binanın yanındaki gişe olarak kullanılan binadan alınıyor. Biletlerle birlikte size kiliseyi, tarihini ve kilisedeki kemiklerin ne işe yaradığını anlatan bir bilgilendirme kağıdı veriliyor. Seçenekler arasında Türkçe bir bilgilendirme kağıdı bile var.

hallstatt kemik evi mezarligi 400x266
hallstatt kemik evi manzara fotografi 400x266

Hallstat Kemik Evi, çok küçük bir yer, birkaç adım atmaya bile yer yok. Girdiğinizde, 2 metrekarelik alanda gezerek fotoğraf çekiyorsunuz sadece. Büyük babannenizin veya dedenizin kafatasını etsiz olarak gördüğünüzü düşünün. Kilisede kafatasları dekoratif bir şekilde, sırayla yerleştirilmiş. İçeride 1200 kafatası bulunuyor ve bunların yaklaşık 600’ü sonradan gelişen bir gelenekten ötürü boyanmış. Önceden herbiri birkaç hafta boyunca güneş ve ay ışığında renkleri açılsın diye beklenirmiş.

hallstatt kemik evi mezarlik manzarasiCanlı ve oldukça rengarenk olan Hallstatt mezarlığından manzara bir hayli güzel.

Kemiklerin kafataslarında, ölen kişinin doğum ve ölüm tarihleriyle birlikte isimleri de yazıyor. Ek olarak bazı semboller var kafatasları üzerinde. Zaferin sembolü defne yaprağı, yaşamın sembolü sarmaşık, sevginin sembolü gül, şöhretin sembolü ise meşeağacı. 1970’li yıllarda katolik kilisesi, ölüleri yakmayı serbest bıraktıktan sonra kafatası sergileme işlemi yavaş yavaş sonlanmaya başlamış. 1983 yılında ölen bir kadının kafatası 1995 yılında, isteği üzerine kemik evine konmuş ve bu konan son kafatası olmuş. Üzeirnde 1983 yazılı, altın dişli kafatası bu kadına ait. Genelde insanlar yakılmak istiyorlarmış ama vasiyetine göre hala ölen kişinin kafatası kemik evine, ölümünden 15 yıl sonra kafatası temizlenip boyandıktan sonra konabiliyormuş.

hallstatt kemik evi odasi 400x266Hallstatt Kemik Evi'nin boyutu çok küçük. Odanın fotoğrafını çekmek için bile ziyaretçileri bir süre beklemeniz gerekebilir.
hallstatt kemik evi altin disli kadin kafatasi 400x266Yukarıdaki fotoğrafta sağdaki kafatası, son gömülen kadına ait. Ağzına dikkat ederseniz altın bir diş görünüyor.

Beinhaus nerede ve nasıl gidilir?

Mezarlığın kendisi zaten çok renkli. Bir de mezarlık bahçesinin manzarası var ki tadına doyum olmaz. Beinhaus’a girmeyecekseniz bile bahçesine mutlaka çıkın. Hallstatt’ın fotoğraflarındaki karakteristik özelliği yansıtan Evangelische Kilisesi‘nin ve gayet sevimli bir meydan olan Market Square‘in yüz metre kuzeyinde yer alıyor Beinhaus.

Bu makaleyi beğendiniz mi?

Gezilerimizi @rotasenin Instagram hesabından takip edebilir, sorularınız varsa yorum kısmında sorabilirsiniz. Beğendiyseniz aşağıdaki sosyal mecralara tıklayın ve arkadaşlarınızı da bu makaleden haberdar edin. Teşekkürler!