Hem Avusturya’ya, hem de Macaristan’a sınırı olan Bratislava, Slovakya’nın başkenti. Viyana’ya yakınlığından dolayı Avusturya gezisine çıkanların da tercih ettiği bir yerdir Bratislava. Viyana’ya uzaklığının sadece 40km olmasının büyük etkisi var bunda. Önceleri, Avusturya ve Almanya’nın hakimiyetinden dolayı Pressburg olarak bilinen kentin adı 1919’da Bratislava olarak değiştirilmiş.

Bratislava’nın başkentlik geçmişi de bir hayli sallantılı. Macaristan sınırlarında olduğu dönemlerde uzunca bir süre Macar başkenti olarak kalmış. Alman yönetiimi sırasında da bir eyaletin başkentliğini yapmış. Çekoslovakya’nın 1993 yılında Çek Cumhuriyeti ve Slovakya olarak iki farklı ülkeye bölünmesi sonucu ise günümüzdeki Slovakya’nın başkenti olmuş ve hala başkentlik yapmaya devam ediyor.

Şehrin ismi Slav Kardeşliği anlamına gelen Bratislava’dan geliyor. Tuna Nehri’nin kuzey tarafı kentin eski şehir merkezi. Tuna’dan karşıya geçmeden, küçük bir alan içinde aslında şehrin gezilecek yerleri arasındaki büyük bir kısmını gezebiliyorsunuz yaya olarak. Şehri gezmek ve turistik yerlerini görmekse amacınız 1 gün Bratislava’yı gezmek için yeterli.

Bratislava Card almalı mı?

Öncelikle Bratislava Card ile şehir içi ulaşım ücretsiz. Satın aldığınız kartın hakkı süresince, 24, 48 veya 72 saat boyunca tram, troleybus, gece ve gündüz otobüsleri ve S hattı trenleri gibi toplu taşımadan ücretsiz faydalanabiliyorsunuz. Bu kart ile Bratislava’daki Walking Tour hizmetine ücretsiz olarak katılabiliyorsunuz, ama turlar saat 14:00’te başlıyor. Bence oldukça geç. Turlar Klobučnícka 2 adresindeki Tourist Information Centre’dan başlıyor ve en az iki saat önceden rezervasyon yaptırmanız gerekiyormuş.

5€ değerindeki City History Museum ve 5€ değerindeki Devin Kalesi’ne Bratislava Card ile ücretsiz giriş yapabiliyorsunuz. Girilmesine çok da gerek olmayan başka birkaç müzeye ücretsiz girebiliyorsunuz, ama fazlası yok. Birçok müzede %10, %20 gibi indirimler bulunuyor ki bence bir şehir kartı için olmaması gereken şeyler. Ama bu noksanlığı ucuzluğuyla kapatmayı düşünmüş olmalılar. 1 günlük Bratislava Card ücreti 15€, 2 günlük 17€, 3 günlük ise 19€.

Slavin

National Monument

Slavin, askeri bir mezarlıktır. II. Dünya Savaşı sırasında hayatını kaybeden binlerce Sovyet Ordusu askerinin mezarı bir anıt gibi, şehrin merkezine yakın bir tepede yer alıyor. Bir mezarlık üzerine inşa edilen anıt, kentin kurtuluşunun 15. yıldönümünde, 1960 yılında açılmış. Yaklaşık 7bin askerinin mezarının bulunduğu tepedeki anıt 39 metre yüksekliğinde. Bratislava’nın kurtuluşunda hayatını kaybeden askerleri temsilen, anıtın tepesinde 11 metrelik bir asker anıtı da yer alıyor. Bizim için Çanakkale Zafer Anıtı ne ise, Sovyet halkı için de burası o denli önemli. Nazileri yenen Ruslar ve Sovyet halkları için buranın maneviyatı büyük. Tepeye çıktığınızda Bratislava manzarasını panoramik olarak izleyebilirsiniz. Slavin heykelinin diğer tarafında manzara için doğru noktayı görebilirsiniz.

Bratislava Kalesi, şehrin birçok yerinden görülebilen bir kale. Uzun yıllar harabe altında kalmış olmasına rağmen, son yıllarda yapılan restorasyonlarla ışıl ışıl parlayan beyaz rengiyle dikkatinizden kaçmayacaktır. Slavin’den 2km mesafede, ama Old Town’a çok yakın. Yürüyerek bile gidebilirsiniz. Kale bahçesinde gezebilir ve Tuna Nehri’nin ayırdığı Bratislava’yı yüksekten izleyebilirsiniz kalenin bahçesinden.

Kaleden sonra dönemler arası geçişi sağlayan bir geçide gidiyoruz. St. Michael Geçidi, bölgenin surlarla çevrili olduğu dönemlerdeki dört geçitten biri. Diğerleri günümüze ulaşamamış ama bu St. Michael Kapısı ulaşabilmiş. Kulenin tepesine çıkarak Bratislava’nın eski şehir merkezinden Bratislava Kalesi’ne doğru olan her yeri, hatta arka tarafı da panoramik olarak izleyebiliyoruz. Çevreyi bu şekilde izleyebileceğiniz en iyi yerlerden biri burası.

Bratislava'da gezilecek ve görülecek yerler arasında mutlaka yapmanız gereken aktivitelerden biri St. Michael Kulesi'ne çıkıp, manzarayı izlemektir.

Bratislava Mavi Kilise

Blue Church

Cephesinin mavi renkli mozaiklerle işlenmiş olmasından dolayı Mavi Kilise olarak da geçen St. Elizabeth Kilisesi (The Church of St. Elizabeth), Bratislava gezinizde görebileceğiniz yerlerden. 20. yüzyılın başlarında Bratislava’da doğan St. Elizabeth’e adandığı için de orijinal ismi bu şekilde. Kilisenin giriş kapısının üzerinde Elizabet’in bir portresini görebilirsiniz.

Bratislava’nın araç trafiğine kapalı, yeşillikler içinde uzun bir caddesi var Hviezdoslavovo Namestie adında. Tarihi Slovak Ulusal Tiyatrosu ile başlayan bu cadde, şehrin kaçış noktalarından biri. Ağaçlarla, kafeler ve restoranlarla çevrili, çeşmelerle süslenmiş bu cadde ve çevresi popüler heykellere de ev sahiliği yapıyor. Caddenin ortasında caddeye ismi verilen, Slovak edebiyatının önemli şairlerinden Pavol Országh Hviezdoslav’ın heykelini görebilirsiniz.

Bratislava’nın heykeller şehri olarak tanınmasına neden olan birçok heykeli, Bratislava’yı yürüyerek gezdiğinizde göreceksiniz. Parklarda, caddelerin köşelerinde, meydanlarda insan figürü ağırlıklı bu heykellerin şehre renk kattığını söyleyeyim. Bratislava heykellerinden biri rögar kapağından çıkan işçi heykelii (Man at Work) Cumil. Eski kent merkezinde yer alan Cumil heykeli 1997 yılında yapılmış. Heykel, lağım temizliği işini bitirp dinlenen bir insan figürü olarak betimlenmiş. Ama kimisine göre kadınların eteklerinin altına bakan biri olduğu da söyleniyor. Cumil kelimesi izleyici anlamına geliyormuş. Bratislava’nın fotoğrafı en çok çekilen heykeli Cumil heykeli. Rybarska Brana ve Panska sokaklarının kesişim noktasında (48°08’34.38″ N 17°06’32.08″ E) yer alıyor bu heykel. Bunun gibi şehrin birçok yerinde buna benzer heykeller görmeniz mümkün. Elinde fört şapkasıyla herkesi selamlayan Schone Naci de onlardan biri. Naci heykeli, 20. yüzyılın başında Pressburg’da yaşayan Ignac Lamar adında bir kişinin heykeli. Aşık olduğu kişiye kavuşamayınca deliren bir kişinin hikayesi bu.

Cumil (Man at Work) Heykeli
Schone Naci Heykeli

Sanat ile ilgiliyseniz bu caddenin güneyinde, nehir kenarında Slovak Ulusal Galerisi (Slovenská Národná Galéria) binasına veya aynı hizadaki Doğal Tarih Müzesi‘ne de (SNM-Prírodovedné Múzeum) uğrayabilirsiniz. Caddenin sonuna doğru St. Martin Katedrali’nin bulunduğu meydanda Hatırla anlamına gelen Pamataj adında bir heykel bulunuyor. Nazi Almanyası döneminde işgal edilen sınırlardaki Yahudi ve Slavların katledilmesi anlamına gelen Holokost adı da verilmiş bu anıta. Bu civarda bulunan ve 1969 yılında yıkılan Neolog Sinagogu’ndan izlerle 1996 yılında yapılan Holokost Anıtı, kaybedilen 105bin Slovak Yahudisi’ni unutturmamaya çalışıyor.

Bratislava'da araç girmeyen sokakta birçok heykel bulunuyor. Bu heykel de Slovak edebiyatında önemli bir yeri olan Országh Hviezdoslav heykeli, caddeye de onun ismi verilmiş.
Nazi Almanyası'nı hafızalarda tutan Holokost Anıtı

UFO Gözlem Kulesi

Tuna Nehri’nin üzerinde bulunan ve UFO’ya benzediği için UFO Gözlem Kulesi de denilen, şehri biraz daha yüksekten izlemenize olanak tanıyan bir seyir terası bulunuyor. Yeni yapılan köprü olan Novy Most (Most SNP) üzerine inşa edilen UFO Observation Deck şehrin sıradışı yapılarından. Biz gitmedik, ama oraya çıkıp kaleyi ve eski şehir merkezini o açıdan da izlemek keyif verebilir. Bir de Slovenský Rozhlas adındaki Slovak radyosunun ters dönmüş piramidi anımsatan binası var farklı bir mimari tarz olarak.

Bratislava Kalesi'nin manzarası direkt olarak, Bratislava'nın kale tarafını karşıdan görebilen UFO Gözlem Kulesi'ne bakıyor.

Şehrin eski meydanlarından biri olan Hlavne Námestie adındaki meydan ise Bratislava eski kent gezimizin son durağı. Bu tarihi meydanda Napolyon askeri adında bir de heykel bulunuyor. Bir banka yaslanmış bir halde şapkasının ardından gelen geçeni izleyen bu Napolyon askerinin hikayesi de şöyle. Napolyon ve askerleri kuşatma için bu bölgeye geldiklerinde, bu askerlerden biri yerli bir kıza aşık olur ve kendisine burada bir yaşam kurar. Köpüklü şarap üretciisi olarak çalışan bu kişi, zaman içinde Slovakya’nın en popüler köpüklü şarap üreticisi olan Hubert markasının kurucusu olduğu söylenir.

Devin Kalesi

Devin Castle
Hrad Devin

Bratislava ile Viyana’nın arasında kalan sınır çizgisine çok yakın bir konumda yer alıyor Devin Kalesi. Bratislava sınırındaki bu tarihi yapının tarihi Neolitik Çağ’a kadar dayanıyormuş. Slovakya’nın en eski kalelerinden biri olan bu yarı yıkık, yarı ayakta olan yapısının en ilgi çeken yeri inceliği ve zarifliği ile kız kulesi adındaki gözlem kulesi. Tarihte buradan çok sayıda kişinin hapsedildiği söyleniyor. Araç ile geliyorsanız önünde ücretsiz bir otopark bulunuyor. Kaleye girmek isterseniz de giriş ücreti 2€.

Kalenin Tuna ve Morava nehirlerinin birleştiği tarafında kalan bölgesine geçerseniz bir anıt görürsünüz. Özgürlük sembolü olarak 2005 yılında dikilen anıt, 1945 – 1989 yılları arasında Çekoslovakya’nın Avusturya ve Almanya sınırlarında hayatını kaybedenleri anmak için inşa edilmiş. Anıttaki blokların arasında hapishane penceresini andıran paslı çelik çubuklar ve blokların üzerindeki mermi ve şarapnel parçaları görünümündeki delikler anıtın anlamına anlam katmış. Kapının iç tarafına sınırda hayatını kaybeden 400 kişinin isimleri kazınmış.

Bratislava nerede ve nasıl gidilir?

Her ne kadar Bratislava gezisini araba ile yapmış olsak da, özellikle Old Town bölgesinde yer alan tarihi yerlere yürüyerek ulaşmak mümkün. Daha uzak yerlere ulaşmak istediğinizde ise Bratislava’nın şehir içi ulaşım kolaylığı ile toplu taşıma araçlarını kullanarak ulaşabiliyorsunuz. Bir günde Bratislava’yı rahatlıkla gezebilirsiniz. Bunun için özellikle Bratislava’yı gezmek istiyorum diye düşünmenize gerek yok. Avusturya, Polonya, Çekya ya da Macaristan gezinize +1 gün daha ekleyerek Bratislava’yı gezebilirsiniz.

Bratislava'da şehir içi ulaşım otobüs ve tramvaylarla mümkün.

Zaten İstanbul’dan direkt olarak Bratislava’ya ulaşmak mümkün değil. En hızlı ulaşım yolu uçakla Viyana‘ya geçip, Viyana’dan otobüs veya tren ile Bratislava’ya ulaşmak. Peki, Bratislava’da havalimanı yok diye mi böyle? Hayır, şehir merkezinden 9km mesafede Bratislava Havalimanı bulunuyor, ama Türkiye’den seferler yok. Aktarmalı olarak buraya uçuş bulabilirsiniz. Havalimanına giderseniz şehir merkezi tarafına ulaşmak için 61 veya 93 numaralı hattı kullanabilirsiniz, biletleri otobüs şoförlerinden 1€ civarında alabiliyorsunuz.

Bratislava’ya Viyana’dan otobüs ile ulaşım sağlanabildiği gibi Swedenplatz üzerinden kalkan teknelerle de ulaşım sağlanabiliyor. Bu teknelerin sefer saatleri kış sezonunda çok azalsa da yazın çok sayıda seferi bulunuyor. Tuna Nehri üzerinden ulaşım sağlayan bu teknelerin ücretleri tek yön 30 – 35€ civarında ve 75 dakika sürüyor. Tekne bilgileri için buraya tıklayın. Otobüs ile ulaşım bir saat sürüyor ve gidiş dönüş yaklaşık 20€ tutuyor.

Özel aracınızla Bratislava’ya geliyorsanız benzin istasyonlarında veya sınırda bulabileceğiniz dükkanlardan, otoyolları kullanmak için vignette almanız gerekiyor. En düşük vignette 10 günlük ve 10€ değerinde. Aylık alırsanız 14€, yıllık alırsanız 50€ ödemeniz gerekir vignette ücreti olarak.

Bratislava’da ne yenir?

Bratislava seyahatinizde mutlaka tavsiye edebileceğim yiyeceklerden biri sarımsak çorbasıdır. Sarımsak çorbası Bratislava’nın en meşhur yemeği. Ama Bratislava yemekleri arasında yer alan bu yemeği normal tabakta değil de, içi oyulmuş yuvarlak ekmeğin içinde geliyor. Üzerinde de nefis bir kaymak. En azından bir kere deneyin.

Bratislava'da ne yenir?

Bratislava’da nerede kalınır?

Çadır ve karavan konaklama için şehrin 8km kuzeydoğusunda Camping Zlate Piesky adında bir kamp alanı bulunuyor. Burada çok ucuza konaklayabilirsiniz. Avrupa’da gördüğüm en ucuz konaklama ücretine sahip yerlerden biri. Wakelake adındaki turistik gölün yanıbaşında yer alıyor bu kamp alanı.

Bratislava’da gezilecek yerler nerelerdir?

Tüm bunların yanında İstanbul Rahmi Koç Müzesi‘ne benzer bir nitelikte olan, fakat o kadar da geniş bir koleksiyona sahip olmayan Transport Museum Bratislava (Stm Muzeum Dopravy) ilgililerin ziyaret edebileceği türden özel bir müze. Eski arabalar, motorsikletler, eskiden kullanılan teknolojik eşyalar, lokomotifler, savaş araç gereçlerini görebilirsiniz burada. Bir de saat tutkunları için House at the Good Shephard adında bir yapıda Bratislava Saat Müzesi bulunuyor. Kalenin doğusunda, çok yakınında yer alan saat müzesinde tarihi saatlere kadar çeşit çeşit saatler sergileniyor.

Bratislava direkt olarak gidilmek istenecek bir şehir değil. Çok parlak bir şehir olmasa da, dünyadaki her yer en az bir defa görülmeli diyerek, Viyana gibi, çevresindeki yerlerden birine ulaştığınız anda aradan çıkarabileceğiniz yerlerden biri olduğunu akıldan çıkarmamak gerek.

Bu makaleyi beğendiniz mi?

Gezilerimizi @rotasenin Instagram hesabından takip edebilir, sorularınız varsa yorum kısmında sorabilirsiniz. Beğendiyseniz aşağıdaki sosyal mecralara tıklayın ve arkadaşlarınızı da bu makaleden haberdar edin. Teşekkürler!