Brugge şehrinin önemli başka bir meydanı da bira müzesinin sokağından girip Breidelstraat sokağının sonuna doğru kısa bir yürüyüşle ulaşabileceğiniz Burg Square. Şehrin, Grote Markt’tan sonra en kalabalık ve işlek ikinci meydanı.

Günümüzde Brugge şehrinin bulunduğu bölgeyi Vikinglerden ve Normanlardan korumak için bir kale inşa edilmiş buraya. Kale zamana yenik düşünce, yüzyıllar boyunca şehrin kalbi olacak Burg Meydanı’na bırakmış yerini. Adını da bu kaleden almış. Burg oldukça uzun süredir önemli bir siyasi merkez olarak kaldı ve bugün hala Bruges’in idari merkezi konumunda. Bu meydan, genellikle yaz mevsiminde konserlere ve yaz etkinliklerine de ev sahipliği yapıyor. Meydanda bulunan bazı tarihi yapılara girebiliyoruz. Girebildiğimiz kiliselere ve devlet binalarına bir göz atalım.

Kutsal Kan Bazilikası

Basilica of the Holy Blood

14. yüzyılda inşa edilen ihtişamlı Belediye Sarayı, Özgürlük Sarayı, mahkeme binası, ortaçağdan 18. yüzyıla kadar hizmet veren bir rönesans binası ve sonunda Kutsal Kan Bazilikası bulunuyor. 12. yüzyılda inşasına başlanan kilisenin bitirilmesi 20. yüzyılı buluyor. Kutsal Kan Bazilikası denmesinin nedeni ise Hz. İsa’nın kanının bulunduğu bez parçasının Haçlı Seferleri sırasında Bruges şovalyelerinden birisi tarafından Kudüs’ten buraya getirilmiş olması. Ziyaret etmenizi öneririz, kiliseye giriş ücretsiz.

Brugse Vrije

Şehrin adaletinin yönetildiği, altın heykelciklerle süslenen binası Stadhuis’in yan tarafında yer alıyor. İçerisi çok karanlık ve çok vaktinizi alacak bir yer değil. İçeride büyük bir şömine bulunuyor, şömineye İmparator V. Charles şöminesi deniyor ve şöminenin üzerindeki meşeyi her kim oyduyse harika bir iş çıkarmış. Hayran olmamak elde değil. Hukuk işlerine bakan bu bina hukuken kararların verildiği bir yer. Dolayısıyla içerisinde toplantı odaları, koltuklar gibi insanların toplanıp karar verebileceği yerler var. 4e karşılığında giriş yapabiliyorsunuz.

Stadhuis

En eski yerleşim merkezlerinden biri olan Stadhuis, 14. yüzyıl dolaylarında yaklaşık 600 sene boyunca şehrin hükmedildiği nokta. Bazı odaları tıpkı Adalet ve Özgürlük Binası gibi hala kullanılıyor. Ama içindeki müze bölümleri de gezilebiliyor. Binanın temelleri her ne kadar 14. yüzyılda atılsa da yer probleminden dolayı bir türlü bitirilememiş. 19. yüzyılın sonlarına doğru şehir mimarı Delacenserie radikal bir kararla 20 yıl sürecek bir yenilemeye gitmiş ve günümüzdeki halini oluşturmuş. 20. yüzyılın ortalarında cephe restorasyonu sırasında heykellerin bir kısmı kalitesiz olduğu gerekçesiyle kaldırılmış. Kaldırılan heykellerden boşalan alanlar ise 1989 yılında eski heykellerin yerine konmasıyla nihayete ermiş.

Bina içerisinde görmenizi özellikle tavsiye edebileceğimiz yer Brugge tarihini betimleyen duvar resimlere ve çok renkli kemerlere sahip Gotik salondur. Duvarlarda şehir yönetimi, halk ile devlet büyükleri arasındaki güç mücadelesi hakkında resimler bulunuyor. Girdiğinizde kalitesini açıkça belli eder, fotoğraflardan da görebilirsiniz.

Bu odanın yanındaki tarihi odada ise Brugge tarihinin orijinal belgeleri ve eserleri, kent yönetimine etki eden arşiv dosyaları sergileniyor. Brugge’de kullanılan bozuk paralar, mühür gibi arşiv parçaları da görebileceğiniz tarihi eserler arasında. Stadhuis’i 4€ karşılığında ziyaret edebilirsiniz.

Bu makaleyi beğendiniz mi?

Sorularınız varsa aşağıdaki yorum bölümüne sorabilirsiniz. Bu tip gezilerimizi anlık takip etmek için bizi @rotasenin Instagram hesabından takip edin. Beğendiyseniz aşağıdaki sosyal mecralara tıklayın ve arkadaşlarınızı da bu makaleden haberdar edin.