Dara Antik Kenti

Mezopotamya’nın Efes‘i denilen Dara Antik Kenti. MÖ 530 yılında Pers İmparatoru döneminde askeri garnizon olarak inşa edilmiştir. Mardin’in Oğuz Köyü‘nde yer alan Dara, adını, kurucusu olduğu III. Darius‘tan alır. Mezopotamya ovasına hakim bir tepede bulunması sebebiyle talebi çoktur. Doğu Roma’nın burayı ele geçirmesiyle, Roma İmparatoru Anastasios, kente kendi adını vermiş ve Dara kenti, Dara Anastasiopolis olarak anılmaya başlanmıştır.15 yy’dan sonra ise Dara, Osmanlıların eline geçmiştir.

Dara, şimdilerde köy olmasına karşın, ticari yolların merkezi olması, zengin su kaynaklarının olması, kervanların geçişlerinde gümrük görevi görmesi sebepleriyle maddi olarak oldukça zengin bir dönem yaşamıştır.

dara manzarasi 400x266
dara taslara oyulmus mezarlar 400x266

Şu an gezdiğimiz yer dönemin nekropol alanı, diğer bir deyişle toplu mezar. Taşlar, topraktan çıktığında şekil vermesi kolay olduğundan kayaların içlerini oyarak mezar haline getirmişler. Öldükten sonra diriliş inançlar ı sebebiyle sahip oldukları ziynet eşyaları da konurmuş. Tabii ki günümüzde bu eşyalardan eser yok.

Mezarlığın ortasında büyükçe bir anıt mezar bulunur. Bu mezar, kral ve kraliçenin mezarı olduğundan bu denli büyüktür. Yüzyıllar boyunca sürekli el değiştirdiğinden farklı farklı kültürlere sahiptir Dara. Duvarlardaki oyuklarda bulunan mezarlar, Roma – Bizans mezarlarıdır. Kral ve kraliçeye ait anıt mezarların biraz ilerisinde 300 yıllık süryani mezarları bulunur.

dara suryani mezarlari 400x266
dara kral kralice mezarlari 400x266

Mezarlıktan çıkınca biraz yukarıda Dara kentine su sağlayan sarnıçlar ve su kanalları çıkıyor karşımıza. Dağdan gelen su burada toplanarak, zindan denilen başka bir bölmeye aktarılırmış. Şehrin su ihtiyacı zindandan dağıtılan su sayesinde giderilirmiş.

dara su sarnici

Dara, büyük bir kent. Bugün küçük bir kısmının ortaya çıkarılabildiği ve altında hala büyük bir tarihin saklı olduğu düşünülüyor.