istanbul escortistanbul escortistanbul escortistanbul escortistanbul escortistanbul escort
ataşehir escortataşehir escortataşehir escortataşehir escortataşehir escortataşehir escortataşehir escort
dubai escortsdubai escortsdubai escortsdubai escortsdubai escortsdubai escortsdubai escortsdubai escorts
ataşehir escortataşehir escortataşehir escortataşehir escortataşehir escortataşehir escortataşehir escort
london escortslondon escortslondon escortslondon escortslondon escortslondon escortslondon escorts
istanbul escortistanbul escortistanbul escortistanbul escortistanbul escortistanbul escort
london escortslondon escortslondon escortslondon escortslondon escortslondon escortslondon escorts
istanbul escortistanbul escortistanbul escortistanbul escortistanbul escortistanbul escort

Mevlana Müzesi ve Türbesi

Haz,2017

Mevlana Müzesi, Topkapı Sarayı ve Ayasofya’dan sonra Türkiye’de en çok ziyaret edilen üçüncü müze. Türk ve İslam dünyasının en büyük mutasavvıflarından Mevlana Celaleddin-i Rumi’nin türbesi maneviyat ve huzur için de birebir. Konya gezilecek yerler listesinde ilk sırada olan Konya’nın simgesi Mevlana Müzesi ve Türbesi, manevi atmosteri yüksek olan bir yer. Mevlana Müzesi’ni gezmeden önce, Afganistan’da doğan Mevlana’nın Konya’ya yolunun nasıl düştüğünü bir anlayalım önce.

Mevlana kimdir?

Mevlana Celaleddin-i Rumi, 1207 yılında Afganistan’ın eski bir yerleşim yeri olan ve İslam dünyasında Kubbet-ül İslam olarak bilinen Belh‘de doğan bir mutasavvıf ve düşünce adamı. Yazdığı Mesnevi adlı eserinde kendinden Muhammed bin Muhammed bin Hüseyin el-Belhi şeklinde bahsediyor. Belh doğduğu yer, Muhammed isimleri ise baba ve dedesinin isimleriymiş. Adı Celaleddin Muhammed, Mevlana ise onu yüceltmek için kullanılan bir kelimedir.

Mevlana’nın hayatı:

Mevlana’nın babası Bahaeddin Veled saygı duyulan biriymiş. Moğollar’da toprakları yetmezmiş gibi akın akın toprak ele geçirmeye çalışıyormuş. Moğollar’ın Afganistan işgali üzerine, ailesini ve yakın arkadaşlarını da yanına alarak memleketinden ayrılmış, önce hac görevini yerine getirmiş ve Anadolu topraklarına gelmiş. Selçuklu sultanı Alaeddin Keykubat ile tanışmış. Keykubat, Bahaeddin Veled’i ve Celaleddin’i Konya’ya yerleşmeye ikna etmiş. Hükümdar, Mevlana’nın babasını o kadar çok seviyormuş ki ölümünden sonra bir hafta tahtına oturmamış. Bugün Mevlana Müzesi’nin bahçesi, 13. yüzyılda Selçuklu sarayının bahçesiymiş ve Bahaeddin Veled öldükten sonra gül bahçesini Bahaeddin Veled’e hediye etmiş, cenazesi bu bahçeye defnedilmiş. Bahaeddin Veled’i sevenler bir türbe yapılmasını istemişse de Mevlana “Gökkubbeden daha iyi türbe olur mu? diyerek bu isteği reddetmiş.

mevlana muzesi ve turbesi gezilecek yerler 400x266
konya mevlana muzesi ve turbesi gorulecek yerler 400x266

Babasının ölümünden sonra babasının öğrencileri hoca olarak Mevlana’yı tanımış. Babasının bilgi ve aydınlık fikirlerini üstlenen Mevlana vaazlar vermeye başlamış. Bir din bilgini olarak onu takip eden birçok insan varken, hayatını altüst eden Şems-i Tebrizi Konya’ya gelmiş ve Mevlana ile tanışmış. Mevlana’nın hayat görüşü bu tanışmayla yeni bir yön kazanmış. Öğrencilerine çok vakit ayırmaz, daha çok Şems ile olan dostluğu üzerinde durur olmuş. Ancak birliktelikleri çok uzun sürmemiş. Şems ortadan kaybolmuş. Sonraki 10 yılı Şeyh Selahattin ile, son 10 yılını ise Mesnevi’nin yazılmasına vesile olan Çelebi Hüsameddin ile geçirmiş.

Mesnevi hakkında bilgi: Mevlana’nın en önemli eseri Mesnevi’dir. Katibi Hüsamettin Çelebi’nin söylediğine göre Mesnevi beyitlerini, gezerken, otururken, yürürken hatta sema ederken söylermiş, Çelebi Hüsameddin de Mevlana’nın söylediklerini satır satır kaleme almış. Mesnevi’nin orijinal dili Farsça. 25,618 beyit sayısına sahip en eski mesnevi, Mevlana Müzesi’nde sergilenen 1278 tarihli mesnevidir.

Aşk davaya benzer, cefa çekmek de şahide. Şahidin yoksa davayı kazanamazsın ki!

Mevlana, 17 Aralık 1273 yılında hayatını kaybedince, Mevlana’yı sevenler bu sefer Mevlana’nın mezarı üzerine türbe yapılmasını istemişler ve babasının izinden giden Mevlana’nın oğlu Sultan Veled, bu isteği geri çevirmemiş. Günümüzdeki türbenin mimarı Bedreddin Tebrizi‘dir. Yapının ilk inşası bu döneme dayanıyor. Bu tarihten sonra inşa hiç bitmemiş ve 19. yüzyıla kadar yapılan eklemelerle gelişimi devam etmiş. 1925 yılında tekke ve zaviyelerin kapatılması üzerine 1926 yılında eski eserlerin sergilendiği Konya Asar-ı Atıka Müzesi olarak hizmete başlayan müze, 1954 yılında yeniden elden geçirilmiş ve Mevlana Müzesi olarak hizmet vermeye başlamış.

Mevlana Müzesi hakkında bilgi: Mevlana’nın yolculuğunu, Konya’ya nasıl geldiğini, çevresindeki dostları ve vefatından sonra ilk temellerinin atıldığı türbenin hikayesi hakkında biraz olsuk fikir sahibi olmak müzeyi anlamak için gerekli bilgiler. Artık Mevlana Müzesi’ni gezmeye başlayabiliriz. Ama müze ve türbenin bulunduğu yere 4 farklı giriş için 4 farklı kapı olduğunu belirtelim. Herbir kapının geçebileceği gruplar varmış zamanında.

Dervişan Kapısı: Dergaha hizmet eden dervişler bu kapıdan girip çıkarmış..
Pir (Küstahan) Kapısı: Dergahın gül bahçesine açılan kapısıdır. Olumsuz davranışları yüzünden ikaz edilen, dergahtan uzaklaştırılmak istenen, dergahta derviş olmak isteyip de başarılı olamayanlar bu kapıdan çıkarlarmış. Mevlana Müzesi odalarından biri olan Semahane’de bu kapının ne işe yaradığı daha iyi anlaşılacaktır.
Hamuşan Kapısı: Dervişlere, dede unvanına sahip olduktan sonra bir hücre tahsis edilir ve dedeler hayatlarının sonuna kadar o hücrede hizmet edermiş. Dünya ile ilişkisini bitiren ve vefat edenler ise Hamuşan Kapısı’ndan çıkarılarak son yolculuklarına uğurlanırmış. Farsça’da susmuş anlamına gelen Hamuş kelimesinden anladığımız gibi Susmuşlar Kapısı olarak da bilinir bu kapı. Kapı, yolun karşısındaki Üçler Mezarlığı’na bakar. Buradan çıkanlar direkt oraya defnedilir.
Çelebiyan Kapısı: Günümüzdeki alanın dışında kalan yapılar, Mevlana’nın soyuna ve Çelebi ailesine mensup kişilerin konakladığı bir mahalleydi. Bu mahalledekiler dergaha girmek için Çelebiyan Kapısı’nı kullanıyorlardı.

Tilavet Odası: Biz de Çelebiyan Kapısı’ndan giriyoruz. Galoşlarımızı giyip avludan türbeye doğru giriş yapıyoruz. Karşımıza çıkan ilk oda Tilavet Odası’dır. Tilavetin kelime anlamı Kuran-ı Kerim’i güzel sesle ve makamına uygun bir şekilde okumak. Dergah açıkken bu odada sürekli olarak Kuran-ı Kerim okunuyormuş, ismini buradan almış. Bu odada Osmanlı döneminin ünlü hattatlarının eserlerini görebilirsiniz. Ardından Tilavet Odası’ndan Huzur-ı Pir’e girişi sağlayan Gümüş Kapı’dan geçiyoruz.

Huzur-ı Pir: 60’ın üzerinde sanduka bulunan bu mezar odası, Mevlana’nın ve Mevlana’nın babası ile soyundan gelenlerin mezarlarının bulunduğu yer. Mevlevi büyüklerine ait olan bu mezarlar arasında Hz. Mevlana’nın eşi Kerra Hatun, kızı Melike Hatun, oğlu Emir Alim Çelebi, torunu Ulu Arif Çelebi, Şeyh Kerîmüddin, Mevlevi’yi satır satır kaleme alan Çelebi Hüsameddin, kuyumculukta üstad, Mevlana’nın yakın dostu olan ve sonraları akrabası olan Selahaddin Zerkubi bulunuyor..

mevlana muzesi huzur pir turbeleri 400x266
mevlana muzesi huzur pir yakinlari turbeleri 400x266

Mevlana Müzesi özelliklerine Hz. Mevlana’nın mezar odasından başlayalım. Hz. Mevlana, Yeşil Kubbe’nin tam altında bulunuyor. Mevlana hayatını kaybedince yaptırılan 25 metre yüksekliğindeki Yeşil Kubbe (Kubbe-i Hadra) Mevlana Müzesi’nde göze çarpan en önemli detaydır. Buralar gül bahçesi iken Sultan Veled’in onayı ile yaptırılan, Selçuklu dönemindeki ilk ve tek eserdir. Çevresindeki yapılar zamanla Osmanlı döneminde eklenen yapılardır. Kubbe çevresinde turkuaz çinilerle Ayetel Kürsi yazar. Kubbe üzerindeki Mevlevi takkesi ise buranın bir Mevlevi dergahı olduğuna işaret ediyor. Yeşil Kubbe’nin tam altına baktığımızda Mevlana’nın mezarını görürüz.

konya mevlana muzesi ve turbesi insaat plani haritasiMevlana Türbesi'ne eklenen yapıların planı

Dikkat ederseniz Mevlana’nın sandukası çift başlıklıdır. Bunun nedeni Mevlana’nın ve büyük oğlu Sultan Veled’in puşide adı verilen aynı örtü altında olması. Ayetel- Kursi, Esma-ı Nebî, Lafza-i Celâl ve Fatiha surelerinin bulunduğu ve gül ile lale motifleriyle süslenen puşide II. Abdülhamit‘in hediyesiymiş.

mevlana muzesi yesil kubbe alti 400x266Mevlana Türbesi'ndeki Yeşil Kubbe'nin altı süslemelerle dolu
mevlana turbesi gezisi 400x266Mevlana Müzesi ve Mevlana Türbesi

Mevlana’nın mezarının ayakucunda babası Bahaeddin Veled‘in sandukası bulunuyor. Ziyaretçilerin bulunduğu alandan bakıldığında sanduka çok yüksekte görünüyor. Mevlana’nın mezarı oraya geldikten sonra Bahaeddin Veled’in ayaklandığı rivayeti, daha doğrusu saçmalığı bile vardır. Arka tarafından bakıldığında normal bir sanduka, ancak baş kısmı normalden yüksek yapılmış. Bahaeddin Veled’in türbesinin yüksek görünmesinin nedeni bu.

Sandukalar arasında Horasan erleri veya diğer adıyla Horasan erenlerine ait mezarlar da bulunuyor. Mevlana’nın babası ve yakınlarının Belh şehrinden Konya’ya kadar gerçekleştirdiği göç esnasında onları koruyan ve buraya geldikten sonra dergaha hizmet eden askerlerdir bunlar.

Mevlana Müzesi’nde sergilenen eserler: Sandukaların bulunduğu bölümü biraz geçtikten sonra geçmişten günümüze kadar gelebilen bazı eserlerin sergilendiği bir alanda buluruz kendimizi. Hazret-i Mevlana’ya ait sikkeler, Mevlana’nın 13. yüzyılda bizzat giydiği cübbe, hırka ve entarileri yakından görmek gerçekten heyecan verici.

mevlana muzesi bahaeddin veled cubbe 400x266Bahaeddin Veled'e ait cübbe (13.yy)
mevlana muzesi mevlanaya ait giysi 400x266Hz. Mevlana'ya ait bir giysi

Mevlana’nın eserleri: Mevlana’nın yazıya dökülmüş eserlerini de Mevlana Müzesi’nde görmek mümkün. Mevlana’nın eserleri arasında bütün şiirlerinin toplandığı kitap Divan-ı Kebir, eserlerinin en büyüğü. Mesnevi, bütün hayat tarzı ve fikirlerinin bulunduğu, Ne varsa içindedir anlamına gelen Fihi Ma Fih, Mevlana’nın hayatta iken yaptığı sohbet ve vaazların derlenip toplandığı bir kitap. Eş, dost ve akrabalarına yazdığı mektupların derlendiği Mektubat. Bu eserlerin orijinal hallerini müzede görebiliyorsunuz. Hüsameddin Çelebi ve Sultan Veled tarafından derlenip toplanan bu kitapların yanısıra el yazması Kuran-ı Kerim’ler de sergileniyor.

mevlana muzesi mesnevi satirlari 400x266
mevlana muzesi el yazmali kuran 400x266

Semahane: Mevlana dergahının en önemli odası Matbah-ı Şerif, yani dergahın mutfak bölümü. Mevlana’nın baş aşçısı Ateşbaz-ı Veli (Yusuf bin İzzeddin)’in türbesidir burası. (Mezarı Havzan’da Selçuklu kümbeti tipindedir.) Ateşbaz-ı Veli’nin Belh’den Bahaeddin Veled ile birlikte geldiği söylenir. Ateşbaz’ın anlamı ateşle oynayan demektir. Ateşbaz makamı ise terbiye ve eğitim makamıdır. Burada sadece yemek pişirilmez, insanda pişirilir, yani olgunlaştırılır diye naif bir söz de vardır. Kazanlarda yemek pişer pişmesine ama dervişler eğitilir burada. Sema talim tahtasında semaver öğrenmeye çalışanlar olur. Hatta bunun cansız mankenlerle canlandırması bile yapılmış. Semazenler dönerken bir eli yukarıya, cennete doğru açılır, diğer eli dünyaya doğru. Sufizmde kalp ilahi gücü temsil ettiği için kalbin etrafında dönmek gibi de yorumlanır. Semazenlerin kıyafetlerine bakacak olursak başındaki şapkası nefsinin mezartaşı, üzerindeki beyaz kıyafet ise nefsinin kefenidir, sırtındaki siyah hırka ise mezarına işaret. Salonun ortasında 18 budaklı bir şamdan vardır, bu şamdanın ne işe yaradığına birazdan değineceğiz.

mevlana muzesi matbahi serif mutfak bolumu 400x266
mevlana muzesi matbahi serif semazen ogretisi 400x266

Mevlana özellikle Şems’i kaybettikten sonra inzivaya çekilmiş ve çok fazla düşünür olmuş. Her şey bir döngü içinde olduğunu farketmiş. Canlılar doğar, büyür ve ölürler. Hayatın döngüsünü keşfeden Mevlana, Konya sokaklarında dolaşırken Selahaddin Zerkubi’nin kuyumcu dükkanının önünden geçtiği sırada, içeride varak yapmak için çekiçle altın dövmekte olan kuyumcu Selahaddin ve çıraklarının çekiç darbelerinden çıkan sesleri duyan Mevlana, seslerin ahengiyle kendinden geçer ve dönmeye başlar. Selahaddin Zerkubi, çalışanlarına altınlar ziyan olsa bile durmamalarını söyler. Ardından kendisi de dükkanından dışarı çıkar ve Mevlana’ya eşlik etmeye başlar. Mevlana’nın vefatından sonra bu dönüş Mevleviler tarafından devam ettirilir.

Mutfakta dervişlere aynı zamanda yemek adabı da öğretiliyor. Sofra etrafında oturan dervişler bunun canlandırması. Yemek artıkları görünmesin diye kaşıkların kapalı konması çok önemlidir mesela. Hz. Muhammed’in yemek sofrasına oturuş şekliyle otururlar. Sağ ayaklarını kendilerine çekerler, sol ayaklar aşağıdadır. Sebebi ise mideyi çok fazla doldurmamak. Dervişler su isterse sağ eline küçük bir parça ekmek koyar ve sol omzuna götürürler. Hizmet için bekleyen derviş de kişinin su istediğini anlar ve su verir. Bu tip gelenekler öğretilir burada.

mevlana muzesi matbahi serif yemek adabi 400x266
mevlana muzesi matbahi serif yemek ogretisi 400x266

Mutfaktan çıkarken sağ taraftaki Nevniyaz Makamı‘nın da ne işe yaradığını görmeden ayrılmayın. Mesleviliğe girmek isteyen aday önce abdest aldırılır, ardından içeride olan biteni yerinde görmesi ve kararını gözden geçirmesi için Saka Postu serilmiş bir hücre içerisinde üç gün süre boyunca bekletilir.  Sabırla bekleyen kişi kabul edilmediyse ayakkabıları ters çevrilip yukarıda da bahsettiğimiz Küstehan Kapısı’ndan çıkartılıyor. Eğer kabul edilirse binbir günlük çile dönemi başlıyor. Bu süre zarfında 18 hizmeti tamamlarsa, az önce bahsini ettiğimiz 18 budaklı şamdanda mumlar yakılır, dergahta tören düzenlenir. Kişi, kster burada isterse dünyanın başka bir yerinde mevlevilik yapabilir.

Şeb-i Arus törenleri nedir, ne zaman kutlanır?

Türbenin bulunduğu binadan avluya çıktığımızda karşımıza birkaç yapı çıkıyor şimdi de onlardan bahsedelim. Ortadaki su havuzu Şeb-i Arus Havuzu’dur. Mevlana, ölüm gününü yeniden doğuş günü olarak kabul ediyordu, çünkü öldüğü zaman Allah’ına kavuşacaktı. Mevlana, öldüğü günü düğün günü anlamına gelen Şeb-i Arus diyordu. Mevlana’nın vefat yıldönümlerinde bu havuzun yanında Mevleviler toplanır, minderler serilir, sema gösterileri yapılır, yiyip içilir ve eğlenilirmiş. Günümüzde de her yıl 17 Aralık haftası Şeb-i Arüs etkinlikleri düzenlenir, Şeb-i Arüs törenleri ile Mevlana anılır.

Cenazemi görünce ayrılık ayrılık deme. O vakit benim buluşma ve görüşme zamanımdır. Beni kabre indirip bırakınca, sakın elveda elveda deme; zira mezar cennetler topluluğunun perdesidir. Batmayı gördün ya, doğmayı da seyret. Güneşe ve aya batmadan ne ziyan geliyor ki? Sana batmak görünür, ama o, doğmaktir. Mezar hapis gibi görünür ama o, canın kurtuluşudur. Hangi tohum yere ekildi de bitmedi? Ne diye insan tohumunda şüpheye düşüyorsun?

1517 yılında Yavuz Sultan Selim tarafından Mısır seferi dönüşünde yaptırılan şadırvan, 19. yüzyılda Selsebil Hemdem Said Çelebi zamanında yaptırılan Selsebil, avlunun ortasındaki Neyzenler mezarlığı dikkat çekenler arasındadır.

konya mevlana muzesi avlu mezarligi 400x266
konya mevlana muzesi avlusu 400x266

Mevlana Türbesi çevresindeki türbeler: Mevlana Türbesi’nin çevresinde de birçok türbe bulunuyor. 14. yüzyılda Konya’da yaşamış din ve astronomi alimi ve Mevlana’nın torunu Arif Çelebi’nin öğrencisi olan Ahmed Eflaki Dede Türbesi,  Mehmet Bey Türbesi, Karaman Beylerbeyi Murad Paşa kızı Fatma Hatun Türbesi, Karaman Beylerbeyi Hasan Paşa için yaptırılan Hasan Paşa Türbesi, Karaman Beylerbeyi Sinan Paşa için yaptırılan Sinan Paşa Türbesi, Karaman Beylerbeyi Hürrem Paşa için yaptırılan Hürrem Paşa Türbesi görebileceğiniz türbelerden.

konya mevlana muzesi turbeleri 400x266
konya mevlana muzesi fatma turbesi 400x266

Mevlana Müzesi giriş ücreti ve ziyaret saatleri nelerdir?

Mevlana Müzesi’ne giriş ücretsiz. 2014 yılında yapılan Mevlana’yı anma törenleri sırasında alınan bir kararla “Ne olursan ol, yine gel” diyen Mevlana’nın dergahına giriş ücretleri kaldırılarak ücretsiz hale getirildi. Ücretsiz olmadan önce giriş ücreti 5TL’ydi.

Mevlana Müzesi ve Türbesi haftanın her günü ziyarete açık. Mevlana Müzesi çalışma saatleri Pazartesi hariç hergün 09:00 – 18:30’da açık olan müze, kış sezonu 16:40’de kapanıyor. Müze küçük olduğundan hafta sonları gelen insan sayısı da fazla olduğundan doğal olarak çok kalabalık. İmkanınız varsa hafta içi gidin.

Mevlana Müzesi nerede ve nasıl gidilir?

Konya’nın sembolü Mevlana Müzesi’ne her yerden tabela olduğu için şahsi aracınızla gidiyorsanız tabelaları takip ederek kolaylıkla ulaşım mümkün. Çevrenizde tramvay seçeneğiniz varsa Alaaddin Tepesi’nin bulunduğu Alaaddin durağında inerek 1km (10dk) yürüyün, Mevlana Müzesi’ne ulaşırsınız. Mevlana Müzesi, Mevlana Caddesi üzerinde Konya Selimiye Camii’nin arkasında yer alyıor.