Malta gezimizin 3. gününde Malta adalarının en büyüğü olan Malta’yı içten fethedeceğiz. Görebileceğimiz en önemli ve tarihi yapıları yakından göreceğiz.

İlk durağımız olan Mosta‘ya doğru erkenden yol alıyoruz. Valletta‘daki otobüs duraklarında 31, 41, 42, 45, 47, 48 numaralı otobüslerin tamamı Mosta’dan geçiyor. Dünyanın en büyük kubbeli yapıları arasında yer alan Mosta Dome‘a gitmek için Rotunda 4 adlı durakta inmelisiniz.

Kilise yöre halkı tarafından çok önemseniyor, çünkü II. Dünya Savaşı‘nda bir hava saldırısı sırasında kiliseye atılan 500 kg ağırlığında bir bomba patlamamış ve böylece içerideki 300’e yakın insan zarar görmemiş. Bombanın bir benzerini kilisede görebilirsiniz. Yalnız zamanlamanızı iyi ayarlayın, çünkü kilise öğleden önce 09:00 – 11:00 arası açık.

malta mosta dome kilisesi 400x266
malta mosta dome kubbesi 400x266

Mosta Dome‘dan çıkıyoruz ve rotamız havacılık müzesi yönünde. Kilisenin karşısındaki otobüs durağından 205 numaralı otobüse biniyor ve 15 dakika sonra Qali Interchange durağında iniyoruz. Malta Havacılık Müzesi‘ne ulaşmak için 1.2 km yürümemiz gerekiyor. Malta Havacılık Müzesi, II. Dünya Savaşı ve sonrasında kullanılan uçakların sergilendiği 3 hangarlı bir müze. Ayrıca bir uçağın kokpitine binip orada takılabiliyorsunuz da.

malta havacilik muzesi savas ucagi 400x266
malta havacilik muzesi pilot koltugu 400x266

Uçak dünyası gezimizin sonunda tarihin merkezi olan Mdina‘ya gitmek için caddeye çıkıp Snajja durağından Rabat yönünde 202, 203 ya da X3 numaralı otobüslere biniyoruz. Malta’nın eski başkenti olan Mdina, Ortaçağ duvarları arasına kurulmuş bir şehirdir. Sessiz şehir olarak bilinen Mdina, ilk olarak Fenikeliler tarafından kurulmuştur.

Mdina’nın yüksek duvarlar arasında kalan bir şehir olduğundan bahsettik ya hani, işte bu şehre girmek için uzunca bir köprüden geçiliyor. Köprüden geçtiğimiz zaman kendimizi bambaşka bir şehirde buluyoruz. Malta’nın yükseklik ortalamasının biraz üzerinde bir tepeye inşa edilen Mdina, stratejik olarak da önemli bir konumda yer alıyordu.

malta sessiz sehir mdina 400x266
malta sakin sehir mdina 400x266

Mdina’ya girer girmez girişte sağ tarafta bulunan Malta Dungeons, önceleri sarayın zindanı olarak kullanılıyormuş. Günümüzde müze olarak kullanılan yeraltı geçitleri ve zindanlar, eski dönemlerdeki işkencelere ışık tutuyor. Türlü türlü işkenceler balmumu heykellerle canlandırılmış ve arkaplanda gelen sesler ile gerçekçiliği artırılmış.

malta dungeons dil kesme 400x266
malta dungeons asma 400x266

Malta Dungeons‘dan çıkıp Mdina şehri içinde gezimize devam ediyoruz. Hemen sağda başka bir müze daha bulunuyor, Malta Doğal Tarih Müzesi. Bu müzeye mutlaka girilmeli. Çünkü ağırlıklı olarak hayvan tarihi ile ilgili bir müze. Dünya genelinde görebileceğimiz birçok memelinin, kuşun, balığın doldurulmuş hallerini ve iskeletlerini görebilirsiniz.

malta dogal tarih muzesi maymun 400x266
malta dogal tarih muzesi yilan iskeleti 400x266

Tarih müzesinden sağa doğru, Mdina’nın dar ve sessiz sokaklarından devam ettiğinizde karşınıza Mdina şehrinin katedrali çıkıyor. St. Paul’s Katedrali ve Müzesi‘nin içine 5€ karşılığında giriş yapabilirsiniz. Güzel süslenmiş bir katedral, ancak özellikle ilgili değilsiniz farklı bir şeyler beklemeyin.

malta mdina katedrali mimarisi 400x266
malta mdina katedrali suslemeleri 400x266

Tarihi içimize çekeren devam ettiğimiz uzun duvarlı yollarda karşımıza Mdina Experience çıkıyor. Mdina Experience, Mdina’yı tanıtıcı bir sinema filmi ayarında. 20dk ile 30dk arasında birkaç farklı film izleme imkanınız var ancak biz hem gerekli görmedik, hem de vaktimiz zaten yetersizdi film izlemek için. Mdina’nın tarihi duvarları arasındaki yolculuğumuz sona eriyor ve şehrin diğer kapısından çıkıyoruz. Bu küçük tünel vasıtasıyla araçlar da içeri girip çıkabiliyorlar.

mdina gezisi malta 400x266
mdina gezisi malta adasi 400x266

Hemen ilerde sağda Domus Romana adında bir müze yer alıyor. Burası MÖ 1. yüzyılda inşa edilmiş bir Roma evi. Roma evlerinin zeminlerinde bulunan mozaiklerden biri günümüze kadar hasar görmeden gelmeyi başarmış. Burayı da müzeye çevirmişler. Malta broşürlerinde de sıklıkla göreceğiniz bu zemin mozaiğinin bulunduğu bir oda kadar küçük aslında müze.

malta domus romana gezi rehberi 400x266
malta domus romana buluntu mozakler 400x266

Rabat’ın en ünlü arkeolojik yapılarından biri yeraltı mezarlarıdır. Hem St. Paul, hem de St. Agatha adı verilen yeraltı mezarları Roma döneminde hijyenik olması açısından merkezden uzakta bir noktaya inşa edilmiş. Yeraltındaki kayaların oyulmasıyla oluşturulan yeraltı mezarlarının bir kısmı günümüzde ziyaretçiler tarafından gezilebiliyor. St. Paul Yeraltı Merarları‘nı mutlaka ziyaret edin.

st paul yeralti mezarlari malta 400x266
st paul yeralti mezarlari ziyareti 400x266

Tarihte yolculuğumuz devam ediyor ve Gozo’daki tapınakların bir benzeri olan Hagar Qim ve Mnajdra Tapınakları‘nı ziyaret ediyoruz. Malta adasının güneyinde kalan bu megalitik yapıların ikisi de görülmeye değer yapılar.

hagar qim tapinaklari gezisi 400x266
mnajdra tapinaklari gezisi 400x266

Malta Kaç Günde Gezilir? Malta’nın muhteşem koylarını ve daha keşfedilmemiş birçok noktasını da keşfetmek için Malta’ya tekrar gelmemiz gerekiyor. Her ne kadar küçük bir ada olsa da, önemli gezilecek yerleri adanın farklı yerlerine dağılmış durumda. Eminim özel aracınızla yapacağınız yolculuklar daha hızlı gezmenizi sağlayacaktır. Malta’nın 4 günde gezilebileceğini düşünüyorum, bizim gibi geziyorsanız 4 günden daha azı pek mümkün görünmüyor, ancak uzatmak tabii ki sizin elinizde. Önceki günlerdeki gezi rotalarımız için Malta Gezi Rehberi 1. Gün ve Gozo’da geçirdiğimiz Malta Gezi Rehberi 2. Gün yazılarımızı inceleyebilirsiniz.

Malta’da Gidemediğimiz Yerler

Malta, her ne kadar küçük bir ülke olsa da, dolu dolu en az dört günde gezilebilecek bir ülke. Bizim Malta ziyaretimiz üç günlük bir ziyaretti ve bu kadar kısa sürede gezilebilecek yerler de elbette sınırlı oluyor. Ancak aralarında mevsimsel nedenlerden, restorasyon sebebiyle veya kısıtlı nedenlerden dolayı gidemediğimiz yerler oldu. Bu yerleri sizinle paylaşarak sizin de plan yapmanıza yardımcı olmak istiyoruz.

The Three Cities

Üç Şehir adı verilen Three Cities bölgesi, büyük limana dağılmış üç şehrin adıdır. Malta’nın tarihi boyunca ticaret, göç ve kültür alışverişinin kapıları olmuş.

Malta Manoel Tiyatrosu

Malta, Valletta’da bulunan Manoel Tiyatrosu, Avrupa’nın en eski tiyatro salonlarından biri. 1731 tarihinde Antonio Manoel de Vilhena tarafından, şovalyelerin eğlenebilmeleri ve motive olabilmeleri için kurulmuş. Barok tarzdaki yapı güzel bir akustiğe sahip ve günümüzde çeşitli etkinliklere ev sahipliği yapıyor.

Hypogeum

Malta adasında yapılacak en ilham verici deneyimlerden biri de 5000 yılı aşkın süre önce, tıpkı St.Pauls Catacombs gibi ana kayaya oyulan yeraltı mezarlığını görmektir. UNESCO Miras Listesi’nde yer alan bu yapı 1902 yılında keşfedilmiş. Günde 80 ziyaretçi kabul edebilen Hypogeum, önceden rezervasyon şartıyla girilebiliyor. 2 hafta ya da yaz aylarında 4 hafta öncesine kadar yoğunluk olabiliyor. Gitmek isterseniz bunu göz önünde bulundurun.

Tarxien Tapınakları

Tarxien Tapınakları kompleksi MÖ 3600 ile 2500 yılları arasında inşa edilmiş. Tapınakların bulunduğu alanda dört megalitik yapı yer alıyor. Şu anda kapsamlı bir restorasyon geçiren Tarxien Tapınakları, tıpkı Hagar Qim ve Mnajdra Tapınakları gibi üzerine koruma çadırı çekiliyor.

Għar Dalam Mağarası ve Müzesi

Għar Dalam Mağarası’nın kelime anlamı Karanlık Mağara. 145 metrelik bir boşluk olan mağaranın 50 metresi ziyaretçiler tarafından gezilebiliyor. Mağaranın keşfinden sonra içinde çeşitli hayvan kemiklerine rastlanmış. Bu hayvan kemiklerine göre Malta adası, ir zamanlar Avrupa karasına bağlıymış. Malta, anakaradan ayrılınca adada mahsur kalan hayvanlar, çevreye adapte olmak için daha küçük boyutlardaki hayvanlara dönüşmüşler yüzyıllar içinde. Dönüşüm bir hayli ilginç geliyor bana.

Fort Rinella

Malta’nın halka açık tarihi bölgelerinden biri olan Fort Rinella, İngilizler tarafından 19. yüzyılın sonlarına yapılan 100 tonluk silahı barındırıyor. Açıkçası bu topu da görmek isterim. Umarım Upper Barrakka Garden’daki gibi hergün düzenli olarak top atışı yapılıyordur.

Lascaris War Rooms

Lascaris Savaş Odaları, Malta’nın İkinci Dünya Savaşı sırasında yönetildiği karargahıdır. Yer altındaki bir tünelden geçilerek ilgili odalara ulaşılıyor.

Marsaxlokk

Malta’nın turistik kasabası Marsaxlokk, geçimini balıkçılık ile sağlayan, rengarenk balıkçı teknelerin yer aldığı küçük bir yerleşim yeri.

Blue Grotto

Blue Grotto, Malta’nın güneyinde yer alan bir deniz mağarasıdır. Gün doğumundan saat 13:00’e kadar mağara, mavi renkte yansıma yapar. Bu da güzel bir görüntü çıkarır ortaya. Sanıyorum buraya tekne gezileri ile ulaşılabiliyor.

Malta Red Tower

Red Tower, aslında bir gözetleme kulesi. Ama rengi ve yapısı itibariyle diğer kulelerden ayrılan bir özelliği var. 1600’lü yılların ortalarında inşa edilen kule Lascaris kulelerinin altıncısı olarak inşa edilmiş. Malta’da birkaç gözetleme kulesi yer alıyor.

Popeye Village

Temel Reis Köyü, Temel Reis filminin çekildiği plato aslında. Ama filmden sonra burası yıkılmamış ve ziyarete açılmış. İçeride çeşitli etkinlikler düzenleniyor, Anchor Bay adlı koyunda denize girebiliyorsunuz.

Malta adasında Mellieha Bay, Paradise Bay, Anchor Bay adlı koylar ve Comino adasındaki Crystal Lagoon ve Blue Lagoon görmek istediğim koylar arasında. Gozo’da Azur Window ile birlikte çevresindeki Blue Hole Divesite ve Inland Sea Divesite, deniz seviyesindeki mağaralara sahip kaliteli plaj ödüllü Hondoq Bay’da öyle. Umarım bu güzel ülkeyi tekrar görme ve gezilecek yerleri tamamlama şansımız olur.

Bu makaleyi beğendiniz mi?

Gezilerimizi @rotasenin Instagram hesabından takip edebilir, sorularınız varsa yorum kısmına sorabilirsiniz. Beğendiyseniz aşağıdaki sosyal mecralara tıklayın ve arkadaşlarınızı da bu makaleden haberdar edin. Teşekkürler!