Onları göremiyoruz, ama onlar her daim bizimle birlikteler. Elimizde, dilimizde, içimizde, hem de milyarlarca. Nefes aldığımızda, öpüştüğümüzde ya da bir şeyler yediğinizde hep yanınızdalar. Boylarına bakmadan hayatımızı bile şekillendirir, hasta olmanızı ya da iyileşmenizi sağlarlar. Mikroplar…

Micropia, tarihi bir binanın içinde yer alıyor. Artis Hayvanat Bahçesi‘nin bir uzantısı olarak düşünülen Micropia’da ancak mikroskoplar vasıtasıyla görmenin mümkün olduğu küçük canlılar inceleniyor. Micropia’nın temel amacı, çıplak gözle görülemeyen mikropların görünebilmesini ve ziyaretçilerin bu mikroplar hakkında bilgilendirilmelerini sağlamak. Micropia Müzesi, eşine daha önce rastlamadığım bir müze. Müzede gezindikten sonra bakterilerin ve mikroorganizmaların günlük yaşamımızdaki yeri hakkında detaylı bilgiyi almış oluyorsunuz.

Müzede birçok mikroorganizmayı canlı canlı görebilirsiniz. Şarap, bira ve ekmek yapımı için kullanılan maya, başka hücreleri işgal ederek çoğalabilen virüs, üzüme benzeyen stafilokok, zincir şeklinde üreyen hareketsiz canlılardan streptokok, başlarındaki tekerlek görünümünden dolayı tekerlekli hayvan (rotifera) olarak bilinen hayvanlar, akne oluşumunda destekleyici rol oynayan ve ciltteki gözenekler tıkandığında aşırı miktarda üreyen bakteri propionibacterium, memeli hayvanların kalın bağırsaklarında yaşayan koli basili, fotosentezin gerçekleştiği, bitkilerde besin ve oksijen üretilmesini sağlayan kloroplast, solucanlara benzeyen caenorhabditis elegans gibi birçok organizmayı yakından görmek, hareketlerine, adımlarına, yaşam biçimlerine tanık olmak mümkün. Burası adeta mikroplar için oluşturulmuş bir hayvanat bahçesi.

amsterdam micropia inceleme tupleri 400x266
amsterdam micropia solucanlar 400x266

Müzenin en çok ilgi çeken bakterisi yavaş adım atan anlamına gelen Tardigrada adı verilen su ayısı. 4 çift kısa bacağı olan bu garip hayvan solunum yapmadığı için havasız ortamlarda yaşayabiliyor. 2007 yılında bir dizi Tardigrada uzaya gönderilmiş ve 10 gün sonra geri döndürüldüklerinde hala yaşadıkları gözlemlenmiş. Bu da çok soğukta, yüksek kozmik ve UV radyasyon içeren ışınlarda bile yaşaması anlamına geliyor. Diğer canlı yaşam formlarından çok daha zor şartlarda yaşayabilme özelliği taşıyan bu hayvan, yiyecek ve içecek olmadan 30 yıl yaşayabilirmiş. Nemli ortamlarda yaşayabilen Tardigrada, nemi düşük ortamlarda kuruma eğilimi gösteriyor. Böyle bir durumla karşılaştığında kendisini uyku moduna alıyor ve birkaç su damlası bile onu hayata döndürmeye yetiyor.

amsterdam micropia mikroorganizmalar 400x266
amsterdam micropia deney malzemeleri 400x266

Müzede gezerken, hayatını önceden kaybetmiş, cam vitrinde sergilenen yavru bir zürafa görürsünüz. Yavru, doğal nedenlerle 2014 yılında Artis Hayvanat Bahçesi’nde doğumundan kısa bir süre sonra hayatını kaybetmiş. Yaşam çemberinin parçası olan mikropların rolünü göstermek için kullanılan zürafanın vücudu, bir sürü farklı mikrop tarafından kontrollü olarak parçalandığı, özel koşullara sahip bir odaya yerleştirilmiş. Sonuç olarak, bozulma sürecini duraklatan, gama ışıması denilen elektromanyetik ışınlar mikropların DNA’larını tahrip etmek için kullanılmış. Bu mikrobik imhanın sonucu Mikropia’da görülmekte.

Ağızda bulunan mikropların çoğunun ağız sağlığını korumak için bulunduğunu söylüyor müze. Müzede, öpüşme esnasındaki mikrop transferlerinden de söz ediliyor. Müzenin ortasındaki standların birinde çiftler için bir alan kurulmuş, çiftler öpüştükten sonra karşı cinse kaç mikrop aktarıldığı Kiss o meter adındaki bir uygulama ile interaktif bir şekilde ziyaretçilere sunuluyor.

amsterdam micropia yavru zurafa 400x266
amsterdam micropia opucukmetre 400x266

Micropia Müzesi, yalnızca bakteri gibi mikroorganizmaları inceleyebileceğiniz bir müze olmaktan başka, karıncaların yaşamlarını ve koloniler halinde gerçekleşen çalışmalarını yakından inceleyebileceğiniz bir yer. Karıncalar için hazırlanan platformda, çürümekte olan meyveleri nasıl kullandıklarını görüyoruz. Karıncaların başlarında her daim birkaç görevli oluyor ve firar eden karıncaları tekrar platformlarına gönderiyorlar. Pek yaklaşılmaması tavsiye edilir, çünkü karıncalar insanları ısırabiliyorlar.

amsterdam micropia karinca kolonileri 400x266
amsterdam micropia buyutecler 400x266

Müzenin her tarafında birbirinden farklı gözlemler yapabiliyorsunuz. Bunlardan biri de, günlük hayatımızda kullandığımız objelerin yüksek oranlarda büyütülmüş halleri. Büyütülmüş halleri de üzerinde yer alan, gözle görülemeyecek canlıları gösterecek düzeyde. Bulaşık süngerinden, diş fırçasına, kulak çöpünden tuvalet fırçasına kadar birçok malzemenin üzerindeki organizmaları görme şansına sahip olduk. Normal hayatta kullandığımız nesneleri o denli yakın görmek başka bir boyut ve çok etkileyici.

amsterdam micropia nesnelerin mikroplari 400x266
amsterdam micropia nesne mikroplari 400x266

Müzeye girerken elinize yuvarlak bir kart veriyorlar. Müzede gezerken her standın yanında bu kartları koyup, incelediğiniz mikroplar arasında sizi etkileyenleri damgalıyorsunuz. Müzenin sonunda ise damgaladığınız mikropları taratıp büyük ekranda belgesel tadında izleme şansınız oluyor. Üstelik mikroplar hakkında sorularınız olursa diye her gün 13:00 ile 16:00 saatleri arasında laboratuvardaki teknisyenlere ilgili sorularınızı sorabilirsiniz.

amsterdam micropia damga karti tarama 400x266
amsterdam micropia damga karti projeksiyon ekrani 400x266

Micropia giriş ücreti ve ziyaret saatleri nelerdir?

Micropia, haftanın her günü açık. Pazar – Çarşamba günleri 09:00 – 18:00 arası çalışırken, Perşembe – Cumartesi günleri 09:00 – 20:00 saatlerinde ziyarete açık. Micropia giriş ücreti ise 14€. Eğer Artis Hayvanat Bahçesi’ne de girecekseniz kombine bileti 27,50€ ediyor. Amsterdam City Card‘ı olanlara ise her ikisi de ücretsiz.

Bu makaleyi beğendiniz mi?

Sorularınız varsa aşağıdaki yorum bölümüne sorabilirsiniz. Bu tip gezilerimizi anlık takip etmek için bizi @rotasenin Instagram hesabından takip edin. Beğendiyseniz aşağıdaki sosyal mecralara tıklayın ve arkadaşlarınızı da bu makaleden haberdar edin.