Museumplein, Amsterdam’daki ünlü birkaç müzenin bir arada olduğu en önemli meydandır. Rijksmuseum, Van Gogh Museum gibi ünlü müzeler, her gün onlarca turist tarafından ziyaret ediliyor.

İnsanların oturduğu, kitap okuduğu, evcil hayvanlarıyla ve sevdikleriyle vakit geçirdiği yemyeşil bir meydan Museumplein. Ortasında ise büyükçe bir süs havuzu var. İnsanlar, sıcak havalarda buraya ayaklarını sokup serinleyebiliyor. Bu havuz kışın buz pateni pisti olarak kullanılıyormuş.

Museumplein nerede ve nasıl gidilir?

Vondelpark‘ın kapısına 500 metre mesafede yer alan Museumplein‘e ulaşmak için birçok seçeneğiniz var. Tram 3, 5, 12 ve 16’yı kullanarak meydanın güneyine, tram 2 ve 5 ile 170, 172, 174, 197 ve N97 otobüslerini kullanarak da meydanın kuzeyindeki duraklara ulaşabilirsiniz. Rijksmuseum’un ön tarafından da 754 ve 758 numaralı otobüsler geçiyor.

Rijksmuseum

Hollanda Altın Çağı‘na ait yüzlerce tabloyu barındıran ve Avrupa’nın en büyük müzelerinden biri olan Rijskmuseum, tarihin önemli sanatçılarının eserlerini sergiliyor. Rembrandt gibi büyük bir ışık ustasının The Night Watch, Johannes Vermeer’in The Milkmaid, George Hendrik Breitner’in The Single Bridge müze ziyaretinizde bizzat görülebilir. Biz, Rijksmuseum ziyaretini başka bahara bırakmak durumunda kaldık. Hergün 09:00 – 17:00 saatleri arasında 17,50€ karşılığı ziyaret edebilirsiniz.

Moco Müzesi

Moco Müzesi, Müzeler Meydanı’ndaki modern sanat müzelerinden biri. Yaratıcı işlerin sergilendiği müzede, pop art akımının en önemli temsilcilerinden biri olan ABD’li Andy Warhol ile özellikle İngiltere’de savaş karşıtı, hayvan hakları taraftarı duvar resimleriyle ünlenen ve konulara eleştirel bir şekilde yaklaşan Banksy‘nin eserleri yer alıyor. Müze, hergün 10:00 – 18:00 saatleri arasında ziyaret edilebiliyor. Biz, girememiştik, ancak vaktinizi ayarlayabilirseniz girmenizi öneririm.

I Amsterdam

I Amsterdam Letters

Amsterdam’ın meşhur Iamsterdam yazısı Museumplein adlı Müzeler Meydanı‘nda, Rijksmuseum’un arkasında yer alıyor. I amsterdam, Amsterdam şehrinin fiziksel bir ikonu haline gelmiş. Buraya kadar gelip de 2 metreden yüksek, 23,5 metre genişliğindeki I amsterdam yazısıyla fotoğraf çektirmeyen insan sayısı çok azdır.

 Van Gogh Müzesi

Amsterdam’ın en ünlü sanatçılarından biri de Van Gogh‘tur. Müzeler Meydanı’nın en meşhur müzesi ise Van Gogh Müzesi‘dir. Bu nedenle önünde çok fazla sıra olabiliyor. Eğer Amsterdam Card‘ınız varsa direkt olarak Van Gogh Müzesi‘nin önüne gidin ve kartlılar için ayrılmış bölümde sıraya girin. Zaten birkaç tane görevli bu sıra meselesini kontrol etmek adına orada bekliyor. Kartı olmayanların sırasını görünce, kartın ne kadar işe yaradığı bir kez daha anlıyoruz. Sıra bize gelince Van Gogh giriş biletimizi alıyor ve bir yandaki yapıya geçerek girişimizi gerçekleştiriyoruz.

Van Gogh Müzesi, ressam Vincent van Gogh‘a ait birçok ünlü tablonun orijinalini görebileceğiniz bir yer. Hayatını resimlerle hikayeleştiren Van Gogh’un Sarı Ev’ini, Ayçiçekler’ini, portrelerini, Arles’deki Yatak Odası’nı yakında görmenin heyecanını tadıyoruz.

Stedelijk Müzesi

Stedelijk Museum

Amsterdamlılar tarafından banyo küvetini andıran müze, aynı zamanda tarihi bir yapı ile içiçe. Van Gogh Müzesi‘nin yanıbaşında yer alan müze, kalıcı ve geçici sergilerin olduğu bir sanat müzesi. Müzeye giriş ücreti 15€, Amsterdam kartınız varsa %20 indirim sahibi oluyorsunuz. Stedelijk Müzesi de Amsterdam gezimiz sırasında girmediğimiz müzelerden.

Bu makaleyi beğendiniz mi?

Sorularınız varsa aşağıdaki yorum bölümüne sorabilirsiniz. Bu tip gezilerimizi anlık takip etmek için bizi @rotasenin Instagram hesabından takip edin. Beğendiyseniz aşağıdaki sosyal mecralara tıklayın ve arkadaşlarınızı da bu makaleden haberdar edin.