Safranbolu, Karabük şehrinin en çok turist çeken ilçesidir. Yanıbaşımızdaki bu tarihi kent UNESCO tarafından koruma altına alınacak kadar önemli. Peki Safranbolu 2 günde nasıl gezilir, hem de haftasonu?

Safranbolu’ya en rahat otobüs ile gidilir. Birçok otobüs firmasının Cuma günü 23:59’da Karabük‘e seferleri mevcut. Aralarından bir tanesini seçerek gidiş biletinizi alın. Dönüşü ise Pazar akşamı saat 17:30’dan sonrasına bırakın.

İstanbul’dan Karabük’e yaklaşık 6-7 saatlik bir yolculuktan sonra ulaşılabiliyor. Karabük’e ulaştıktan sonra 8 kilometre uzaklıktaki Safranbolu’ya otobüs firmalarının neredeyse tamamının ücretsiz servisleri bulunmakta. Tercihinize göre eski Safranbolu ya da yeni şehir merkezine ulaşabilirsiniz bu servisler ile.

Safranbolu’da 1. Gün

İlk günkü gezi rotamız tarihi Safranbolu’nun bulunduğu bölge oluyor. Bu tarihi evleri yakından görmek benim için heyecan verici. Hiçbir evin diğerini gölgede bırakmadığı, odaların neredeyse tamamının ahşaptan olduğu, süslemenin eksik olmadığı evleri bugün bolca göreceğiz.

İlk durağımız Safranbolu’nun kalesi olarak bilinen ve Tarihi Saat Kulesi’nin bulunduğu tepe olacak. Tepedeki ilk noktamız ise Safranbolu tarihini anlatan Safranbolu Kent Müzesi. Eskiden hükümet binası olarak kullanılan bu yapıda çıkan bir yangın sonucu zarar gören çeşitli noktaları daha sonraları restore edilmiş ve müze olarak ziyarete açılmış. Kentlerin tarihini en iyi yansıtan müzelerden olan kent müzeleri, kent ile ilgili geçmişi görebileceğiniz bir müzedir. Yaklaşık olarak 40 dakika ayırdığımız müzenin arka tarafında ise Anadolu’nun çeşitli bölgelerine kurulan saatlerin birer minyatürleri bulunuyor.

Saatleri yakından inceleyebilir ve saatler hakkında bilgi edinebilirsiniz. Açık hava müzesi olan Minyatür Saat Kulesi Parkı‘nın sonunda ise kent müzesi biletiniz ile girebileceğiniz Safranbolu Saat Kulesi yer alıyor. Saat kulesine çıkmak mümkün, kuleye çıktığınızda, saat elektronik olmadığı ve sürekli kuruluma ihtiyaç duyduğu için başında duran gönüllü usta İsmail Bey, size saatin geçmişi hakkında bilgi veriyor.

Saat kulesinden sonra, bugün cafe olarak işletilen tarihi cezaevini yakından görebilirsiniz. Tarihi Safranbolu Cezaevi‘nin içinde ünlü belgeselci Süha Akın‘ın kullandığı malzemelerden oluşan küçük bir müze yer alıyor.

safranbolu saat kulesi binasi 400x266
safranbolu tarihi cezaevi suha arin muzesi 400x266

Ve biraz dinlenme vakti. Eski cezaevinin bahçesinde Safranbolu’nun ünlü içeceği olan Bağlar Gazozu‘ndan birer tane söylüyoruz ve doğanın tadını çıkarıyoruz.

Tepeye çıktığımız yerden geri inerek, Tarihi Cinci Hamamı‘nın yanından geçiyoruz. Safranbolu’ya sürgün edilen Köprülü Mehmet Paşa‘nın affı üzerine yaptırdığı camiyi görüyoruz. Özellikle önünde bulunan beyaz mermer üzerindeki güneş saati yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekiyor. 06:40 ile 17:20 saatleri arasındaki zamanı, metal plakanın gölgesine bakarak öğrenebiliyoruz.

Yolumuzun üzerinde İpek Yolu’nun önemli kervansaraylarından biri olan Cinci Han‘ı görüyoruz. 2 katlı ve 62 odalı han, atların bağlandığı, yıkandığı ve yoldan gelenlerin çeşitli ihtiyaçlarını satın alabileceği bir yer olarak kullanılıyordu.

gunes saati 400x266
safranbolu cinci han 400x266

Siz bir Safranbolu evini yakından hiç incelediniz mi? Peki içine girdiniz mi? Kaymakamlar Müze Evi, geleneksel Safranbolu evini ziyaretçilerine açıyor ve yaşam tarzını canlandırmalarla öğretmeye çalışıyor. Bir Safranbolu evini ya da içindeki hayatı görmek isterseniz mutlaka gidin.

Ahşap dükkanların peşi sıra konumlandığı Yemeniciler Çarşısı ve bakırcıların hala usta çırak ilişkisiyle iş yaptığı Bakırcılar Çarşısı‘nı görüyoruz. Yorgunluğunuzu atmak için yemyeşil ağaçların altında, Safranbolu’nun en ünlü kahvecisi Arasta Kahvesi‘nde bir Türk kahvesi herkese lazım.

Hıdırlık Tepesi‘ne çıkıp Safranbolu’nun eşsiz manzarasına ortak olacağız. Özellikle sıcak havalarda yanınızda su bulundurun, yokuş çıkacağınız için bu kısım biraz yorucu geçebilir. Ama zirveye çıktığınızda buna değecektir.

safranbolu hidirlik tepesi gezi rehberi 400x266
safranbolu hidirlik tepesi gezisi 400x266

Birinci günün son noktası İzzet Mehmet Paşa Camii‘ne Hıdırlık Tepesi’ne çıktığınız yoldan geri dönerek ulaşabilirsiniz. Dünya mimarisinde önemli bir yere sahip olan İzzet Mehmet Paşa Camii’ni görüyoruz. Dere üzerine yapılan kemelerin temel aldığı caminin yanıbaşında İzzet Mehmet Paşa’nın bir de mezarı bulunuyor.

Bugün yeterince gezdiğimizi düşünerek Safranbolu Sokakları‘na salıyoruz kendimizi. Bugün burada ne yapıyorsanız yapın, hatta lokum alın, hem de safranlı. Çünkü yarın Safranbolu’nun dışına çıkacak bir rotamız var.

Safranbolu’da 2. Gün

İkinci gün arabası olanlar veya araba kiralayacaklar için daha ideal geçecektir. Özellikle birkaç kişiyseniz, 100TL civarında kiralık bir araba, günü taksiden ya da tur programlarından daha ucuza çıkarmanız anlamına gelir. Yalnız araba kiralayacaklar, Safranbolu’daki rent a car firmalarını birkaç hafta önceden ararlarsa araba bulma şansları daha yüksek olur. Çoğu zaman araba kalmayabiliyor.

İlk durağımız Bulak Mencilis Mağarası olacak. Safranbolu’dan 8 kilometre ilerideki mağaraya ulaşım kolay. Aracınızı park ettikten sonra dik ve çok basamaklı merdivenleri aşmanız gerekiyor. Mağaranın içi serin olduğu için yorgunluğunuzun yerini hafif üşüme alabilir.

Tokatlı Kanyonu‘nu tepeden izleyebileceğiniz ve son yıllarda yapılan cam teras Safranbolu’ya gelen ziyaretçilerin ilgi göstermesiyle bilindik bir hal aldı. 8 km / 15 dakikalık bir yolculuk sonrası varacağınız 80 metre yükseklikte yer alan kristal cam terasa 3TL karşılığında aldığınız jetonlar ile giriş yapabiliyorsunuz. Kanyonu yukarıdan izlemek ayrı bir keyif.

safranbolu tokatli kanyonu kristal cam teras 400x266
tokatli kanyonu gezi yazisi 400x266

Terasın 2 kilometre ilerisinde ise artık üzerine girişi mümkün olmayan İncekaya Su Kemeri yer alıyor. Eskiden, üzerine çıkarak karşıya geçebildiğiniz İzzet Mehmet Paşa‘nın yaptırdığı yapılardan bir tanesi.

Tokatlı Kanyonu, içinde bir yürüyüş parkuru olan ve üzerinde trekking yapabileceğiniz bir kanyon. Şöyle bir dolaşıp havasını alabilirsiniz. Kanyonlar güzel olurlar.

incekaya su kemeri 400x266
tokatli kanyonu gezi rehberi 400x266

Bu civarda işlerimizi bitirdikten sonra kendimizi 1997 yılında koruma altına alınan 650 yıllık Yörük Köyü’ne atıyoruz. İncekaya Su Kemeri’nden Yörük Köyü 23 kilometre. Acıktıysanız Yörük Köyü’ne Safranbolu’da yiyeceğiniz yemek sonrası da gidebilirsiniz.

Bundan sonraki saatlerde otobüsün dönüş saatini gözönünde bulundurarak hareket etmekte fayda var. Yörük Köyü’nü de kalan zaman içerisinde gezdikten sonra Safranbolu yolculuğunun sonuna gelmiş oluyoruz.

Bu makaleyi beğendiniz mi?

Gezilerimizi @rotasenin Instagram hesabından takip edebilir, sorularınız varsa yorum kısmında sorabilirsiniz. Beğendiyseniz aşağıdaki sosyal mecralara tıklayın ve arkadaşlarınızı da bu makaleden haberdar edin. Teşekkürler!