Alp dağlarının eteklerinde yer alan tarihi kent Salzburg, Avusturya’nın eyaletlerinden biri. Salz, Almanca’da tuz anlamına geliyor, Salzburg ise Tuz Kalesi. Çevredeki yoğun tuz çökeltilerinden dolayı da bu bölgeye Salzburg denmiş. Avusturya’nın Viyana, Graz ve Linz şehirlerinden sonra 4. büyük kenti olan Mozart şehri Salzburg, Mozart’ın doğduğu, büyüdüğü, enfes eserler yarattığı kentin ta kendisi.

Konakladığımız otel Kolpinghaus Salzburg. Ana tren istasyonuna 1km, şehir merkezine 2km uzaklıkta. 2 yıldızlı otel, bölgedeki en ucuz otellerden biri olması nedeniyle tercihimiz olmuştu. 2 yıldızlı olmasına karşın gayet normal, düzgün, güleryüzlü personel ve temiz odalar vardı. Otelin tam karşısında, pencereden görebileceğimiz bir de ücretsiz park alanı vardı. Aracınızla geliyorsanız sizi büyük dertten kurtaracak bir park alanı.

Salzburg’taki birçok müzeyi gezmek istiyorsanız, Salzburg Card adında, tüm müzelere ücretsiz giriş imkanı tanıyan şehir kartını alabilirsiniz. Birkaç turistik noktada satıldığı gibi, birçok otelin resepsiyonundan da komisyonsuz satın alabilirsiniz. Biz de otelden çıkmadan Salzburg Card’larımızı aldık ve herhangi bir toplu taşıma aracına binmek yerine, şehri içimize çeke çeke, nehir kenarından eski şehre doğru yürümeye başladık.

Havalar güzelse de değilse de Salzach Nehri kenarında mutlaka tur atın, hatta mümkün olursa bisiklete binin. Kaldığınız oteller kiralıyor olabilir, bizim kaldığımız otel ücretsiz veriyordu bisikleti. İsteyen sabah bisikleti alıp kullanabiliyordu, kim kaparsa mantığı.

1996 yılından günümüze UNESCO Dünya Mirasları Listesi’nde yer alan, zarif sokakları, günümüze iyi bir şekilde ulaşabilmiş kalesi ve çok iyi korunmuş old town ile Salzburg gezimizi, Altstadt adı verilen tarihi alanda yapacağız. Sabahın erken saatlerinde pek de kimse yoktu açıkçası, sabah yürüyüşüne çıkmış birkaç kişi ile bisikletle gezen birkaç genç haricinde. Nehir boyu düz olduğu için uzaklardan da Old Town’da bulunan minareler, yapılar ve kale sabah sisisin hafif çöküntüsü arasında bile görünüyordu.

salzburg nehir kenari old town manzarasiSabah saatlerinde Salzburg Nehri kenarında yürürken 2-3km uzaklıkta yer alan Old Town içindeki katedraller, kiliseler, köprüler ve büyük kaya parçası üzerindeki kale ile birlikte birçok yapıyı, puslu ve gizemli havada rahatlıkla seçebiliyoruz.

Haus der Natur Salzburg

Haus der Natur, balıkların ve sürüngenlerin sergilendiği küçük bir hayvanat bahçesi. Büyük boyda akvaryum tanklarında balıkları ve karadaki ortamlarının taklitleri olan teraryum adındaki tanklarda sürüngenleri görebilirsiniz. Burası aynı zamanda ister çocukların ister yetişkinlerin eğlenebileceği, fizik, enerji, kuvvet, müzik, teknoloji, vücut gelişimi gibi konuların yer aldığı bir bilim, deney müzesi. Sıradışı sergilere de ev sahipliği yapabilen bu müzeye, başka yerlerde benzerlerine çok defa gittiğimizden vakit ayırmak istemedik. Ama siz rotanızda tercih etmek isterseniz diye buraya küçük bir nok bırakalım istedik. Salzburg gezimizin ilk durağı olan müzeye giriş SalzburgCard varsa ücretsiz.

Salzburg’da yapıların bir kısmı, şehrin ortasından pasta dilimi gibi çıkan büyük kayanın çevresine inşa edilmiş. Bu evler, sırtları bu büyük kayaya değecek şekilde yapılmış. Kayanın iki tarafı arasında ulaşımı kolaylaştırmak için tünel kazılmış ve araçların geçişleri kolaylaştırılmış. Salzburg’un tarihi binaları çok eskilere dayanıyor. Hangi yılda inşa edildiğini görmek için binaların üzerine bakın, inşa edildiği tarih ile birlikte restorasyonunun yapıldığı tarihi görürsünüz binaların üzerinde.

Salzburg Modern Sanat Müzesi

Museum der Moderne

Müze, Mönchsberg adında bir tepenin en uç noktasında bulunuyor. Asansörlerle çıkılabilen müze, bir modern sanat müzesi. Mönchsberg’ün yoğun taş kütlesinin içine oyularak inşa edilmiş olan bina, 1998 yılında sonuçlanan bir yarışmadan sonra başlamış inşaatına. 4 katlı bu bina çoğunlukla geçici sergi salonlarından oluşuyor. Müzesi için gidilecek bir yer değil. Ama binanın en can alıcı noktası 3. katı, çünkü Salzburg Old Salzburg ve nehri karşınıza alabileceğiniz muhteşem bir Salzburg manzarası sunuyor ziyaretçilere. Salzburg Kalesi’nden, eski şehirdeki tüm kiliselere kadar birçok yapıyı bu tepeden görebilirsiniz. Normalde müzeye giriş ücreti 12€. ama Salzburg Card’lı olunca ücretsiz girmek mümkün.

Evlerin çatılarındaki yazılara dikkat edin. Çoğu 1000 yıllık bir geçmişe sahip.
Salzburg Manzarası Fotoğrafları

Salzburg Tiyatro Müzesi

Tiyatro müzeleri hoşunuza gider mi? Cevabınız evetse, Avrupa oyuncak tarihinde geniş bir koleksiyona sahip Bürgerspital yolumuzun üzerinde. Bebek evleri, kağıt tiyatrolar, metal ve ahşap oyuncaklar, demiryolu setleri gibi birçok oyuncak bulunuyor. Çocuklu ailelerin keyifle gezebilecekleri bir yer. SalzburgCardlılara burası da ücretsiz.

Salzburg’un tarihi bölgesine açılan yol üzerinde Herbert von Karajan Square adlı meydanda bir Pferdeschwemme adında bir at heykeli belirir. 17. yüzyılda yapılan at heykeli, küçük bir havuz ve duvar resimleri ile renklendirilmiş. Geçerken görülmesi gereken bir yer.

Salzburg Gezi Notları
Salzburg Görülecek Yerler

Ekonomik gezi adına yurtdışında alışveriş edenlerden değiliz, ama Salzburg’da alışveriş yapmak isterseniz Salzburg’un tarihi sokaklarında onlarca hediyelik eşya dükkanı bulunuyor. Salzburg’a özel geleneksel kıyafetler, Mozart çikolatası ve Mozart likörü tavsiye edilir. Süpermarketlerde ve havalimanllarında, Pazar tezgahlarından veya hediyelik eşya dükkanlarından daha ucuza ürün bulabileceğinizi hatırlatalım.

Salzburg’un en güzel caddelerinden olan Getreidegasse Caddesi oldukça işlektir ve görmek gerekir. Özellikle dükkanların tabelalarının kafalarına göre değil, ferforje olarak tasarlanmış olması dikkatinizi çekmeli. Zara, H&M gibi firmaların yanısıar dünya genelinde katı kuralları olan McDonals’ın tabelası bile farklı. Getreidegasse Caddesi’ne bağlanan pasajlara uğramayı unutmayın, herbiri birbirinden renkli ve keyifli yerler.

Salzburg'da Alıışveriş Nerede Yapılır?

Getreidegasse Caddesi üzerinde gezerken sarı binayı es geçmeyin. Bu bina, dünyanın en büyük müzisyenleri arasında yer alan Mozart’ın doğduğu bina. Mozart, burada 17 yaşına kadar yaşamış ve evi sonradan Mozart Evi ve Müzesi olarak çevrilmiş.

Film tutkunlarının Salzburg’u ziyaret nedeni Sound of Music adlı müzikal film. Bu filmde görülen yerlere götüren Sound of Music Tour adlı bir tur etkinliği de bulunuyor. Bu turu düzenleyen birçok firma bulabilirsiniz. Sizi otobüslerle, filmde geçen yerlere götürüyorlar. Tur fiyatları 50€ civarında. Salzburg merkeze yakın yerlerde olan Mirabel Gardens, Leopoldskron Palace, Hellbrunn Palace ve Nonnberg Abbey’den sonra Salzburg Göller Bölgesi ve Mondsee taraflarına da uğruyorlar.

Salzburg Katedrali

Salzburger Dom

Şehrin göbeği, Old Town’ın merkezi diyebileceğimiz Salzburg Katedrali’ne geldik sonunda. Katedralin dört bir yanı meydanlarla çevrili. Viyana’nın meşhur sanatçısı Mozart’ın vaftiz edildiği yerdir Salzburg Katedrali. Salzburg’daki her kiliseye, her katedrale girmeniz gerek yok. Ama çevresi Domplatz, Kapitelplatz ve Residenzplatz ile çevrili bu ikiz kuleli ihtişamlı yapıya girmeniz gerekiyor. Mimari açıdan güçlü süslemeleri görebilirsiniz katedralin içinde, özellikle başınızı yukarı kaldırdığınızda muazzam bir tavan süslemesi karşılar sizi. Katedrale girmek de ücretsiz.

Katedralin kale tarafındaki meydanı ise Kapitelplatz. Salzburg Kalesi’ni net görebilen bu meydanda, büyük altın renginde bir küre dikkatinizi mutlaka çeker. Salzburg’un meşhur Mozart çikolatasını temsil eden bu heykel, 2007 yılında Stephan Balkenhol tarafından altıncı sanat projesi kapsamında yaptırılmış.

Aziz Petrus Manastırı ve Mezarlığı Petersfriedhof

Salzburg’un Old Town’ı birçok kiliseden oluşuyor. Her sokakta bir kilise görmeniz mümkün. Ama genel anlamda baktığınızda mimariyi öyle güzel tamamlamış ki, kiliseleri Salzburg’dan çıkarsanız otsuz bir tepe gibi basit ve anlamsız görünecek gibi. Salzburg sokaklarında gezerken ve Salzburg Kalesi’ne doğru ilerlerken sevimli bir mezarlıkla karşılaşıyoruz. Mezarlığın sevimlisi mi olur demeyin. Avrupa’da mezarlar sanki panayır gibi, oldukça süslü. Her mezar birer bahçe gibi, çiçeklerle dolu. Festungsberg tepesinin dibinde bulunan ve Mozart’ın bazı akrabalarının da gömülü olduğu mezarlık Aziz Petrus Manastırı Mezarlığı olarak geçiyor. Manastır da bölgedeki en eski manastırlarından biri, 10. yüzyıla kadar uzanıyor geçmişi.

Sıra Salzburg Kalesi‘ne çıkmaya geldi. Salzburg Kalesi, şehrin ortasından çıkan sert bir kayanın üzerine inşa edilmiş. Avupra’da, Orta Çağ’dan kalan iyi korunmuş kalelerden biri, diğer adı Hohensalzburg Fortress. Şehri panoramik olarak izleyebileceğiniz en iyi yer burası. Önce füfnikülere biniyoruz ve füniküler bizi kale girişine kadar bırakıyor. Sonra da alabildiğine geziyoruz. İçeride birkaç müze var.

Salzburg Kalesi için, Salzburg fotoğraflarının çekildiği en iyi nokta diyebiliriz. Old Town ve Alp Dağları manzarası görülmeli.
Salzburg gezilecek yerler arasında yer alan Salzburg Kalesi ihtişamıyla büyüledi desek yeridir.

Alp Dağları manzaralı kaleyi gezdikten sonra Salzburg Kalesi’nden yine füniküler kullanarak aşağıya iniyoruz ve Salzburg Katedrali’nin kuzey tarafında kalan meydanın sağ tarafındaki Salzburg Müzesi‘ne ilerliyoruz. Salzburg Müzesi, Salzburg’a dair en çok eseri bulabileceğiniz bir müze. Tablolar, kraliyet eşyaları ve arkeolojik eserler müzede sergilenenlerden.

Salzburg’un iki yanını birbirine bağlayan bir köprüden geçeceğiz şimdi. Mozartsteg adındaki Mozart Köprüsü, aşıkların aşklarını ölümsüzleştirmek için korumalıklarına kilit astıkları ve anahtarlarını nehire attıkları yerlerden biri. 1903 yılında açılan köprü, şehir Mozart ile özdeşleştikten sonra bu ismi almış.

Müzeyi geçtikten sonra Mozart’ın yaşadığı yerlerden biri olan Mozart Residence adında bir bina bulunuyor. Burada da Mozart ile ilgili çeşitli eşya ve tablolar sergileniyor. Bu binanın biraz ilerisindeki Mirabell Sarayı, bölgede bahçeleri ile sevilen bir yer. Girişin ücretsiz olması, Salzburg’da kafa dinlemek için girilebilecek yerlerden biri haline gelmesini sağlamış. Mirabell Sarayı ziyaret için değil, fakat bahçesinde gezebilirsiniz. Kale manzaralı bahçe, süs havuzları, heykel ve çiçekleriyle sevilen bir yer.

Hellbrunn Sarayı ve Bahçeleri

Hellbrunn Sarayı merkezden uzakta yer alan bir konumda. Bu nedenle Hellbrunn Sarayı ziyaretini ertesi güne de bırakabilirsiniz. SalzburgCard’ı 10:00’da aktifleştirdiyseniz, ertesi gün buraya 09:00 – 10:00 arası gittiğinizde şehir kartınız hala aktif olacağından ücretsiz olarak faydalanabilirsiniz.

Hellbrunn Sarayı, daha çok yazlık ve eğlence amaçlı kullanılmış. Bu nedenle sarayda yatak odası yok, tuhaf değil mi? Buranın çeşmeleri ünlü. Ziyaretçiler tur rehberleriyle hareket etmek durumunda, tek başınıza çeşmeleri gezemiyorsunuz ve turunuzu ıslanmış bir şekilde bitiriyorsunuz, çünkü ansızın çeşmeler çalışıyor, üstünüzü başınızı ıslatabiliyor. Kent merkezi dışında olduğundan sakin bir yer.

Bu makaleyi beğendiniz mi?

Sorularınız varsa yorum kısmına sorabilir, gezilerimizi @rotasenin Instagram hesabından takip edebilirsiniz. Beğendiyseniz aşağıdaki sosyal mecralara tıklayın ve arkadaşlarınızın da bu makaleden haberdar olmasını sağlayarak bize destek olun. Teşekkürler!