Estonya’nın başkenti Tallinn’de, ziyaret edebileceğiniz birbirinden güzel kilise ve katedraller bulunuyor. Herbiri ziyarete açık olduğu gibi, bazılarının çan kulesine çıkıp tam bir Orta Çağ şehri olan Tallinn’in enfes manzarasını yukarıdan izleme şansına sahip olabiliyorsunuz.

Alexander Nevsky Katedrali

Alexander Nevsky Cathedral
Aleksander Nevski Katedraal

Tallinn’deki katedral tepesi olarak bilinen Toompea Hill’de bulunan Alexander Nevsky Katedrali, 19. yüzyılın sonlarında, 1894 – 1900 yılları arasında inşa edilmiştir. Rus tarzındaki mimari yapısının en önemli sebebi, inşa edildiği yıllarda Estonya’nın Rusya’ya bağlı olması ve henüz bağımsızlığını kazanmamış olmasıdır.

Alexander Nevsky Katedrali, Tallinn’de bulunan en büyük ortodox katedralidir. St. Alexander Nevsky adına mimar Mikhail Preobrazhensky tarafından inşa edilmiştir. Alexander Nevsky, 1221 yılında, St. Petersburg’un güneyinde yer alan ve Rusya’nın ilk başkenti olan Novgorod kentinde doğar. Barındırdığı tarihi eserlerle Dünya Miras Listesi’nde yer alan Norgorod’un büyük prensi ve Rus savaş kahramanı olarak bilinir. 1242 yılında, bugün Estonya ile Rusya’nın sınırında yer alan Peipus Gölü üzerine gerçekleşen Peipus Gölü Savaşı (Buz Savaşı)’nı kazanarak Töton Şövalyelerini mağlup etmiş, toprakların korunmasını sağlamıştır.

19. yüzyılda inşa edilen katedral, Tallinn’in Toompea tepesine kurulduğu için şehrin birçok yerinden rahatlıkla kendini gösterir. Katedralin tepesindeki kubbelerde bulunan haçların altında, Rusların Osmanlılara karşı kazandığı zaferi temsil eden hilaller bulunur.

Rus etkilerinin görüldüğü dönemlerde inşa edilen Alexander Nevsky Katedrali birçok Estonyalı tarafından bir zulüm sembolu olduğu düşünüldüğü için varlığına pek sıcak bakılmamıştır. Her ne kadar yetkililer tarafından 1924 yılında yıkılmasına karar verilse de, büyüklüğünden ve yeterli finansal destek sağlanamadığından yıkımı bir türlü gerçekleştirilemedi. Fakat 1991 yılında Estonya’nın Sovyetler Birliği karşısında bağımsızlığını kazanması ile kilise restore edildi.

Hükümet binasının karşısında yer alan katedralin ihtişamlı dış görünüşü kadar, içi de bir hayli büyük ve ilgi çekicidir. İçerisinde I. Vladimir ve St. Sergey Radonezhsky’e adanmış sunaklar görülmeye değer eserlerdendir.

The Church of Holy Spirit

Tallinna Raekoda
The Church of the Holy Ghost

Tallinn’in en eski kilisesi ve en eski çanına sahip olan Holy Spirit, 14. yüzyılda, 1319 yılında inşa edilmiş. İçerisinde Alman ressam ve heykeltıraş Bernt Notke’un 1483 yılında yaptığı eserlerinden oluşan duvarıyla zenginleştirilen iç dekorasyonu görülmeye değer.

Evlere para vermeye gücü yetmeyen yaşlıların kalması için yardım amaçlı kurulan evin ek bir bölümü olarak inşa edilen kiliseye giriş ücretli. Yeişkinseniz 1€, öğrenciyseniz 0,5€.

Estonya dili ortaya çıktığında, halka ilk olarak burada vaat verilirmiş. Town Hall meydanına çok yakın olan ve kutsal ruh adının verildiği Holy Spirit Kilisesi‘ne, 17. yüzyıldan beri çalışan ve Estonyalı heykeltıraş Christian Ackermann‘a ait saati benim gibi görmeden girmeyin.

Pühavaimu tn 2 adresinde bulunan ve 09:00 – 18:00 saatleri arasında ziyarete açık olan kilisede, her Pazartesi saat 18:00’de klasik müzik dinletisi oluyor.

Kilisenin altında, meydana bakan kapıların birinde Draakon Cafe adında harika bir yer var. Küçük bir alanda ortaçağ havası veren kafede, 3€’ya alabileceğiniz geyik eti çorbası molası vermiştik. Mekânda çatal bıçak kullanılmıyor. Çorbalarınızı kupa gibi dikerek içiyorsunuz.

Dome Kilisesi

St Mary's Cathedral
Toomkirik

Meryem Ana anlamına gelen St. Mary Katedrali (Dome Kilisesi), Toompea Hill’de 13. yüzyılda inşa edilmiştir. İlk olarak 1219 yılında tahtadan inşa edilen yapı yıkılır ve 10 yıl sonra aynı yerde beton bir kilise yapmak için çalışmalara başlarlar. 1240 yılında tamamlanan yapının ismini St. Mary olarak değiştirirler. Yapı aynı zamanda Toompea’da olduğu için Toomkirik (Toom Kilisesi) adını da kullanır. Çünkü Toom, kilise demektir.

Alexander Nevsky Katedrali’nin 2 sokak yanında yer alan Dome Kilisesi’nin 17. yüzyılda çıkan bir yangından kurtulan tek yapı olduğu söyleniyor. Kilisenin kulesine giriş ücreti yetişkinler için 5€, öğrencilere ise 3€. Yalnızca kiliseyi gezmek isteyenler ise 1.5€ ödeyerek kiliseyi gezebiliyorlar.

Aziz Nicholas Kilisesi

St. Nicholas Church
Niguliste Muuseum

Orta Çağ zamanında inşa edilen St. Nicholas Kilisesi, Antalya, Myra’da 343 yılında hayatını kaybeden St. Nicholas’a ithafen inşa edilmiş. 13. yüzyılda inşa edilen kilise, çeşitli savaşlar geçirmiş ve bazı parçalarını kaybetmiştir. Zaman içerisinde güçlendirilmeye çalışılsa da özellikle Sovyet zamanında, II. Dünya Savaşı sırasında birçok bomba saldırısına maruz kalmış, yalnızca St. Anthony şapelinin ayakta kaldığı bir yığıntı haline gelmiştir. Kurtarılan bazı sanat eserleri ile birlikte 1953 yılında tekrar inşasına başlanan kilise 1981 yılında tamamlanarak ibadete ve ziyarete açılmıştır. Bugün gördüğünüz halinde, çok az bir kısmı orijinaldir. 1982 yılında bir yangın nedeniyle kule ve sivri kısmı yıkılmış, çatı kısmı da fazlasıyla hasar görmüştür. Sanat tarihçisi Villem Raam tarafından restore edildikten sonra, 1984 yılında nihayet resmi olarak açılmıştır.

Kilisenin içinde de çeşitli sanat eserleri mevcut. Bernt Notke tarafından yapılan sanatsal çalışmalar ziyaretçilerin ilgisini çekmekte. İskelet figürlerini gerçeklikle harmanlaştıran Notke’un, Danse Macabre (Dance of the Death) adlı eseri en popüler çalışmalarından biridir. 30 metre uzunluğundaki bu çalışma St. Nicholas Kilisesi‘nde sergilenmekte.

Rüütli 15’de bulunan kilise meydana çok yakın bir konumda olduğu için mutlaka görürsünüz. Pazartesi kapalı olan ve diğer günler 10:00 – 17:00 arasında açık olan kilisenin giriş ücreti 5€.

Bu makaleyi beğendiniz mi?

Gezilerimizi @rotasenin Instagram hesabından takip edebilir, sorularınız varsa yorum kısmında sorabilirsiniz. Beğendiyseniz aşağıdaki sosyal mecralara tıklayın ve arkadaşlarınızı da bu makaleden haberdar edin. Teşekkürler!