Viyana, coğrafi anlamda önemli bir yere sahip. Tuna Nehri’nin güneyine kurulan kent, zamanla yeni yapılar eklenerek büyümüş de büyümüş. Viyana, tarihi boyunca çeşitli imparatorlukların ve hanedanlıkların merkezi olduğu için günümüze birçok sanat unsuru miras kalmış.

Büyük saraylar, hanedanlığın en önemli miraslarından. Resim, heykel ve müzik ile ilgili önemli isimlerin Viyana ile ilişkisi, sanat konusunda tercih edilen bir şehir olmasını sağlamış.

Viyana nasıl gezilir?

Viyana büyük bir sanat şehri ve kalacağınız gün sayısına, konaklayacağınız yere göre planınızı kendiniz yapmalısınız elbette. Kimi saraylar ya da sanat müzeleri var, bir gününüzü alabilir. 6 günde bile Viyana gezinizi bitiremeyebilirsiniz. Tamamen ilginize göre şekillenir bu rota. Umarım bu iki günlük Viyana gezi rehberi yazılarımızın size faydası dokunur.

Viyana, İstanbul’dan ıçak ile yaklaşık 1,5 saatlik bir mesafede. Viyana’nın güneyinde yer alan Flughafen Wien Viyana Havalimanı’na indiğimizde, Viyana seyahatini planlarken online olarak satın aldığımız Vienna Pass kartı alıyoruz. Vienna Pass kartı ve ek olarak ulaşım kartı ile birlikte satın aldığınız gün kadar süre boyunca 60’ın üzeirnde müzeye ücretsiz girmenize ve toplu taşıma araçlarını kullanmanıza olanak tanıyor.

Albertina Müzesi

Günün ilk durağı Albertina Müzesi. Müze, Albertplatz adındaki popüler bir meydanın yanıbaşında yer alıyor. Müze, birçok tablo barındırıyor, sanattan, resimden, tablolardan hoşlanıyorsanız Viyana sizi tam anlamıyla doyuracaktır.

viyana albertina muzesi onundeki heykel 400x266
viyana albertina muzesi habsburg hanedani kraliyet odalari 400x266

Imperial Crypt Kraliyet Mezarlığı

Albertina’ya 3 dakika yürüme mesafesindeki bu mezarlık sadece Habsburg Hanedanı üyelerinin bulunduğu bir mezarlık. Bir kilisenin altında konumlanan Imperial Crypt Kraliyet Mezarlığı’nda dönemin imparatorları, imparatoriçeleri gibi önemli isimlere ait lahitleri görebilirsiniz. Lahitler kişilerin önemini yansıtır derecede süslü ve gösterişli.

viyana imperial crypt kraliyet mezarligi franz joseph 400x266
viyana imperial crypt kraliyet mezarligi gezilecek yerler 400x266

Stephansdom

Viyana’nın merkezindeki önemli yapılar arasında yer alan Aziz Stephan Katedrali (Stephansdom), dış mimarisi için mutlaka görülmesi gereken bir yapı. Burası, Osmanlı Devleti’nin Viyana’yı kuşatmaya çalıştığı dönemde, Viyana halkı için bir sığınak görevi görmüş. Osmanlılar Viyana’dan çekilince de, bunu yansıtan bir heykeli dikivermişler hemen bahçesine. Ön tarafında birçok fayton bekleyen katedralin çatısı da görülmeye değer, çünkü bir katedralde görebileceğimiz standart bir çatı yerine farklı motiflerle süslenen bir çatısı bulunuyor buranın.

viyana aziz stephan katedrali gezilecek yerler

Stephansdom’dan sonra eski hanedanların saraylarının bulunduğu alana doğru, süslü binalar arasında ilerliyoruz. İstikamet Michaelerplatz. Yol üzerinde karmaşık bir yapıya sahip gibi görünen veba anıtını görüyoruz. Veba anıtı, Avusturya’nın birçok yerinde karşınıza çıkabilecek bir anıt, çünkü 17. yüzyılda veba bu topraklarda çok can almış. Halkın vebayı unutmaması için de bu şekilde heykeller yapılmış vebalı topraklara.

viyana kohlmarkt caddesi veba aniti 400x266Melekler, yaşamaya çalışanlar ve ölümler ile teatral olarak veba salgınını simgeleyen veba anıtı
viyana kohlmarkt caddesi yuruyus yolu 400x266Veba anıtından sonra Hofburg İmparatorluğu'na adım adım yürümek çok keyifli.

Kohlmarkt caddesi üzerinden Michaelerplatz’a ilerlerken sağ tarafta karşımıza çıkan Demel Pastanesi’nden bahsetmeden olmaz. Burası Viyana ritüellerinden biridir. İlk katı mutfak ve çikolata bölümü. Üst katta kahve içip bir şeyler yedik sadece. Fiyatlar euro olduğu için pahalı gibi. Mesela bir earl grey tea 4,50€, cafe latte 5€. annatorte 4,70€. Kafeleri seviyorsanız, Viyana’da ne nerede yenir merak edenlerdenseniz burayı öneririz. Viyana kafeleri arasında tercih edilen kafelerden biri olan Cafe Demel, kurulduğu 18. yüzyılda Hofburg saray mutfağına hizmet etmiş bir yer. Viyana’da gidilebilecek mekanlar arasında Herrengasse üzerinde, müptelası çok olan, uzun kuyruklara sahip olabilen Cafe Central de bulunuyor. Madem Viyana’daki ünlü kafelerden gidiyoruz, Albertina Müzesi’ne yakın olan Cafe Mozart‘ı da es geçmemeliyiz. Buralarda en azından bir kahve için. Viyana’da kahveciler saymakla bitmez elbette, herbiri birbirinden zarif birçok farklı kahveciye rastlayabilirsiniz. Kahve, batı kültürüne Osmanlı sayesinde sıçramış. Viyana Kuşatması’ndan istediğini alamayan Osmanlı, tüm mühimmatını Viyana’da bırakmış, bunlar arasında kahve çuvalları da varmış.

viyana cafe demel pastanesi nerede yenir 400x266Viyana'nın en güzel kafelerinden Cafe Demel
viyana cafe demel pastanesi nerede 400x266Viyana'nın ünlü kafeleri

Michaelerplatz adlı meydan Viyana’da gezilecek yerler arasında yer alan birçok müzenin ve Hofburg İmparatorluğu‘na ait birçok önemli tarihi yapıların ve sarayların başlangıcı sayılabilen bir yer. Meydanda bile şöyle bir etrafınıza bakarsanız önemli tarihi değerleri görebilirsiniz. Bir yanda yeşil kubbeli kraliyet sarayı girişimizi beklerken, 13. yüzyıla ait St. Michael Kilisesi‘ni de görmezden gelmiyoruz. Michealplatz’ın ortasında da kazısı yapılan Roma döneminden kalma arkeolojik bir alana rastlıyoruz. Arkeolojik alan meydanın ortasında, halka açık bir konumda.

viyana michaelerplatz roma donemi arkeolojik kalintilar 400x266
viyana michaelerplatz hofburg kraliyet sarayi girisi 400x266

Hofburg İmparatorluk Sarayı

Hofburg İmparatorluk Sarayı, Avusturya Macaristan İmparatorluğu’nun önde gelen insanları tarafından ev olarak kullanılıyormuş. Ev demek biraz hafif kalıyor, kışlık bir malikane olarak kullanılmış. Schönbrunn Sarayı da aynı hanedan mensuplarının yazlık olarak kullandığı saraydı. Fransız kraliçelerinden Marie Antoinette‘in de doğduğu Hofburg İmparatorluk Sarayı bir müze olarak kullanılıyor günümüzde ve çeşitli bölümlerden oluşuyor. Halkın Sisi olarak bildiği İmparatoriçe Elisabeth’e adanan, imparatoriçenin şaşalı kıyafetlerinin yanısıra, trajik ölümüne sebep olan bıçak ile birlikte yaşamına dair birçok eşya görebileceğiniz Sisi Müzesi, çoğu savaşlar sırasında eritilerek satılan gümüşlerin sergilendiği Gümüş Koleksiyonu ve hanedana ait,çok da gösterişli olmayan dekoratif odalar görecekleriniz arasında. Hofburg İmparatorluk Sarayı’na Vienna Pass’iniz varsa ücretsiz girebilirsiniz.

Hofburg İmparatorluk Sarayı yapılar kompleksinin giriş kapısı. Turistlerin yoğun olarak bulunduğu bir yer. Ortadaki heybetli kapısından geçtiğinizde sarayın avlusuna çıkmış oluyorsunuz.

Sarayın önü at arabalarıyla kuşatılmış durumda. bunlar taksi görevi de görüyorlar, kısa bir gezi de yapıyorlar. Sarayın geniş kapısından girdiğimizde, arka avlusuna geçmeden önce baya vakit geçirdik. Çok keyifli ve süslü bir geçiş kapısı var.  Faytonlar da buradan geçtiği için güzel görüntüler yakalayabilirsiniz. Kapıyı geçtikten sonra tam ortasında Avusturya Macaristan İmparatoru Franz Joseph’in heykelinin olduğu büyük bir avluya çıkıyoruz.

Neue Burg

Sonrasında üç gözlü kapıdan devam edip, Heidenplatz adındaki büyük bir meydana açılıyoruz. Avrupa’nın pahalı suları canınızı sıktıysa meydanın ilerisinde, sağ tarafta içilebilir çeşme var. Su kaynaklarınızı doldurabilirsiniz. Sol taraftaki Savoy Prensi General Eugen‘in heykelinin arkasındaki büyük yapı Neue Burg. II. Franz Joseph, Habsburg Sarayı’nı genişletmek istemesiyle bu sarayy inşa edilmiş. I. Dünya Savaşı’na kadar inşaat devam etmiş, savaşın patlak vermesiyle çalışmalar durdurulmuş. Saray olarak inşa edilmiş olmasına rağmen saray olarak hiç kullanılmayan bu yapı, aktif olduğu zamanlarda müze olarak kullanılmış.

Bina, kendi içinde farklı koleksiyonlara sahip. Bunlardan biri Savaş Aletleri ve Zırh Koleksiyonu. Avrupa’nın çeşitli noktalarından toplanıp getirilen savaş malzemeleri ile büyük bir koleksiyona sahip. Tarihi Müzik Aletleri Koleksiyonu‘nda tarihi müzik aletleri ve ünlülerin çaldığı müzik aletlerini görebilirsiniz. Ve Efes Müzesi. Ne alaka değil mi? 19. yüzyılın sonunda Avusturyalı arkeologlar Türkiye’den ve Yunanistan’dan buldukları arkeolojik eserleri getirmişler. Yanlış anlaşılmasın, bunlar çalıntı değil. O dönem başta olanlardan izin alınarak yapılmış bu taşıma işlemleri. Bu eserlerin çoğunluğunu ise Efes Antik Kenti‘nden getirilen heykeller oluşturuyor, bunun için müzenin adı Efes Müzesi (Ephesos Museum). Part Anıtı ve Artemis Tapınağı’nın sunağında bulunan Amazon heykeli, müzenin en çok ilgi çeken arkeolojik eserlerinden.

Geniş alanlar, Avusturya Macaristan İmparatorluğu’na iz bırakan isimlerin heykelleri ile donatılmış bu civarda. Heidenplatz’dan devam ettiğimizde karşımıza Maria Theresia’nın bir anıtı çıkıyor. Maria Theresia, 18. yüzyılda Habsburg Hanedanı’nın tek yöneticisiydi. Bu heykelin iki yanında Viyana’nın iki büyük müzesi yer alıyor. Bir tarafta, milyonlarca yıllık yaşamın bir kanıtı niteliğinde eserler sunan Viyana Doğa Tarihi Müzesi. Milyon yıllık hayvanlar, dinozorlar, bitkiler, fosiller, dünyaya çarpan meteorlar, hatta ay ve mars yüzeyinden örnekler, soyları tükenmiş doldurma hayvanlar ve daha nicesi. Gerçekten çok geniş çaplı bir müze. Diğer tarafta ise Viyana Sanat Tarihi Müzesi. Güzel sanatlar alanında dünyanın önde gelen müzelerinden biri olan bu müze, Rubens, Johannes Vermeer, Raphael, Jan van Eyck, Pieter Brueghei gibi ünlü isimlerin tablolarının yanısıra önemli koleksiyonları da barındırıyor.

Bu bölgede nereye adım atarsanız çok önemli bir müzeye denk geliyorsunuz. Yolumuza devam ettiğimizde iki müzenin ve birkaç sergi salonunun bir arada yer aldığı MuseumsQuartier‘a varıyoruz. Büyük ve dekoratif kapısından geçtiğimizde sağ tarafta siyah renkli müze olan Mumok ve sol tarafta, ağırlıklı olarak Egon Schiele ve Gustav Klimt’in tablolarının yer aldığı Leopold Müzesi. Özellikle Leopold Müzesi’nde yine önemli eserler bulunuyor birçok müzede olduğu gibi.

Avusturya Parlamento Binası

Doktor Karl Renner Ring üzerinde yer alan Avusturya eski parlamento binası, yol üzerinde görülebilecek tarihi yapılar arasında. Roma’daki Vittorio Emanuele II Abidesi’nı andıran yapı Yaşayan Politika Tarihi Müzesi olarak hizmet veriyor. İçeride eskiden kullanılan meclisi görmeniz mümkün. Bina, 1883 yılında tamamlanmış. Uzun yıllar meclis olarak kullanılan yapı, yeni parlamento binası ile, heybetiyle yenisini gölgede bırakacağı için önce yıkılma kararı alınmışsa da, sonraları korunma kararı alınarak yeni binanın başka bir noktaya yapılması gerektiği sonucuna varılmış. Dışı güzel, ama içi vakit harcanak kadar değil bence.

Parlamento binasının karşısındaki park ise Hofburg Sarayı‘nın bir parçası aslında. İsmi İnsanların Bahçesi anlamına gelen Volksgarten. 1820’lerde yapılan bu parktan önce burada surlar varmış, ama Napolyon’un Fransız birlikleri tarafından yerle bir edilmiş. Park çiçekler içinde sıradan bir park, ama geziniz sırasında nefes alabileceğiniz, yürümekten yorulmuş bacaklarınızı dinlendirebileceğiniz parklardan biri. İçinde görülebilecek birkaç yapı bulunuyor. Bunlardan biri Theseus Tapınağı, Atina’daki Hephaestus Tapınağı‘nın bir replikası.

Bugün gezdiğimiz yerler Avusturya Macaristan İmparatorluğu’nu yöneten kraliyet ailesinin yaşadığı topraklardı. İlk gün için hızlı ve yorucu bir gezi olduğunu söyleyebiliriz. Viyana’da ikinci günkü gezimiz için Viyana Gezi Rehberi 2. Gün sayfamıza alalım sizi.

Bu makaleyi beğendiniz mi?

Sorularınız varsa aşağıdaki yorum bölümüne sorabilirsiniz. Bu tip gezilerimizi anlık takip etmek için bizi @rotasenin Instagram hesabından takip edin. Beğendiyseniz aşağıdaki sosyal mecralara tıklayın ve arkadaşlarınızı da bu makaleden haberdar edin.

Gezi Yorumları ve Kafanıza Takılan Sorular

  • Daha önce hiç ziyaret etme şansım olmadı.Ama yazınızı okuduktan ve resimleri gördükten sonra içimde gitme isteği uyanmadı dersem yalan olur.en kısa zamanda görmeyi çok isterim. teşekür ederim.

 

  • Unable to communicate with Instagram.