Adrasan sahil şeridi, Antalya civarında kalabalıktan kaçıp kafa dinlemek isteyenler için harika bir alternatif sunuyor. Ancak buraya gelmeden önce bilmeniz gereken kritik bir detay var. Koca bir sahil şeridini tek bir plaj gibi düşünmek en büyük hatalardan biri oluyor. Kumsalın bir tarafı çocukların rahatça oynayabileceği kadar sığ ve kumluyken, diğer tarafı aniden derinleşen taşlık bir yapıdan oluşuyor.

Rotanızı belirlemeden önce, hangi koyun sizin beklentilerinize uygun olduğunu hızlıca görebilmeniz için kısa bir tablo hazırladım:

Plaj / KoyZemin YapısıUlaşım ŞekliDalga Durumu
Adrasan Merkez PlajıSağ kum, sol taşlıkAraç / YayaGenelde Sakin
SuluadaBembeyaz kumSadece TekneRüzgarda Dalgalı
Porto CenevizKum ve kilTekne / AraziOldukça Durgun
Sazak Koyuİnce kumTekne / 4x4 AraçSakin
Korsan KoyuÇakıl ve taşAraç / YayaDurgun

Adrasan Merkez Plajı (Adrasan Koyu)

Bölgeye adım attığınızda sizi devasa, iki kilometrelik bir sahil şeridi karşılıyor. Ormanlarla çevrili bu geniş alanda rüzgarın yönü gün içinde değiştiği için deniz suyu genelde berrak kalıyor. Aracınızı yol kenarına veya çevredeki otopark alanlarına bırakarak Adrasan Plajı kumsalına doğrudan geçiş yapabiliyorsunuz.

Ortada tekne turlarının kalktığı ahşap iskeleler var, bu kısımdan denize girmek pek keyifli olmuyor. Yüzmek için iskelenin sağına veya soluna doğru yürümeniz gerekiyor.

Adrasan Denizi Kum mu, Sığ mı?

Çocuklu bir aileyseniz veya ayağınıza taş değmesinden hoşlanmıyorsanız, yüzünüzü denize döndüğünüzde kumsalın sağ tarafına gitmelisiniz. Bu bölge tamamen ince kumdan oluşuyor. Deniz seviyesi metrelerce ileri gitseniz bile diz boyunu geçmiyor.

Sol tarafa doğru ilerlediğinizde ise manzara tamamen değişiyor. Zemin irili ufaklı çakıl taşlarına dönüşürken deniz birkaç adımda boyunuzu aşıyor. Geçen yıl buraya gittiğimde şnorkelle daldığımda sol tarafın su altı zenginliğinin çok daha tatmin edici olduğunu fark ettim. Yüzmeyi seviyorsanız havlunuzu kesinlikle sol tarafa serin.

Sadece Tekne Turuyla Gidilebilen Adrasan Koyları

Karayolu bağlantısı olmayan, Beydağlarının sarp eteklerinde gizlenmiş koylarda yüzmek bambaşka bir tecrübe. Sabahın erken saatlerinde merkezden kalkan teknelerle bu bakir noktalara rahatça ulaşabiliyorsunuz.

Suluada

Türkiye coğrafyasında Maldivler benzetmesinin hakkını veren nadir yerlerden biri burası. Adanın etrafındaki suyun turkuaz tonu ve bembeyaz kumlar gerçekten büyüleyici. Ancak burası açık denizde yer aldığı için rüzgarlı havalarda tekne yolculuğu biraz sarsıntılı geçebiliyor. Rüzgarsız bir güne denk gelirseniz, Suluada Adrasan tekne turu ile adanın hem ön hem de batı plajında yüzmenin tadını sonuna kadar çıkarabilirsiniz.

Adrasan suluada nerede nasil gidilir

Porto Ceneviz Koyu

Sadece denizden veya çok zorlu bir yürüyüş rotasından ulaşılabilen Porto Ceneviz, çamur banyosu ile ünlü bir durak. Kayalıkların dip kısımlarından çıkardığınız siyah kili yüzünüze sürüp kurumasını bekliyorsunuz. Yıkandıktan sonra cildinizdeki yumuşamayı hemen hissediyorsunuz. Koyun suyu rüzgara kapalı olduğu için adeta bir havuz gibi durgun ve berrak.

Sazak Koyu

Ormanın denizle buluştuğu noktada yer alan Sazak, kocaman ince kumlu bir kumsala sahip. Teknelerin öğle molası verdiği bu koyda sığ suların keyfini çıkarabilirsiniz. Karadan 4x4 araçlarla zorlu bir orman yolunu aşarak buraya inen kampçılarla da karşılaşabilirsiniz. Etrafta hiçbir tesis yok, bu yüzden tamamen doğayla baş başa kalıyorsunuz.

Sazak koyu adrasan plajlari

Akvaryum Koyu ve Akseki Koyu

Bu iki koya girdiğinizde tekneden atlamadan bile suyun metrelerce altındaki balıkları görebiliyorsunuz. Özellikle Akseki koyunun suyu o kadar berrak ki denizin dibindeki her bir taşı saymak mümkün oluyor. Su altı kameranız veya deniz gözlüğünüz yanınızda mutlaka olmalı, aksi takdirde buradaki görsel zenginliği kaçırırsınız.

Karadan Ulaşımı Olan Alternatif Koylar

Tekneye binmek istemiyor ama merkez kumsalın kalabalığından da uzaklaşmayı planlıyorsanız şanslısınız. Aracınızla veya kısa yürüyüşlerle gidebileceğiniz harika alternatifler var.

Balıkçı Koyu

Merkez sahilin hemen arka tarafında kalan, yürüme mesafesindeki bu küçük kumsal oldukça sevimli. Adından anlaşıldığı gibi balıkçı teknelerinin bağlandığı bir nokta ama yüzmek için ayrılmış temiz bir alanı da var. Kumlu bir zemine sahip olsa da denize girerken yer yer sivri kayalıklarla karşı karşıya kalıyorsunuz.

Korsan Koyu (Melanippe Antik Limanı)

Antik çağlarda gemilerin sığındığı doğal ve korunaklı bir liman burası. Kayalıkların arasından denize girilen bu küçük koy, Helenistik dönemin izlerini taşıyor. Suyu çok sakin ama zemini tamamen taşlık. Buraya kadar gelmişken tarihi kalıntıları fotoğraflamayı ve gün batımına doğru Gelidonya Feneri tırmanışı yapmayı listenize ekleyin.

Adrasan Plajlarında Kamp ve Ateş Yakma Kuralları

Doğal koruma alanı statüsündeki bu bölgede kamp yapmak sıkı kurallara bağlı. Merkez çevresinde özel işletmelere ait ücretli kamp alanları işinizi oldukça kolaylaştırıyor. Buralarda elektrik, duş ve tuvalet gibi temel ihtiyaçlarınızı sorunsuz çözüyorsunuz.

Sazak veya Ceneviz gibi bakir koylarda ise durum tamamen vahşi doğa kurallarına kalıyor. Çadır kurmak serbest ama orman yangını riski nedeniyle yerde ateş yakmak kesinlikle yasak. Jandarma ekiplerinin denizden sık sık kontrol yaptığını unutmayın, yanınızda portatif tüp ocak taşımak en mantıklı çözüm oluyor.

Adrasan Koylarına Gideceklere Hayati Tavsiyeler

Sadece havlunuzu alıp yola çıkmadan önce, tecrübeyle sabitlenmiş şu ufak detaylara mutlaka göz atın:

  • Deniz ayakkabısını çantanızdan ayırmayın: Suluada dışındaki koyların birçoğunda, özellikle Ağlayan Mağara civarında deniz kestanesi riski yüksek.
  • Yanınızda nakit bulundurun: Çevre koylarda veya tekne turlarında telefon şebekesi çoğu zaman çekmiyor. Pos cihazları çalışmadığı için ufak tefek alışverişlerde nakit paraya ihtiyacınız olacak.
  • Rüzgar durumunu sabah kontrol edin: Bölgede öğleden sonra dalga çıkması çok normal bir durum. Yüzme planlarınızı sabah saatlerine, kültürel gezilerinizi ise öğleden sonraya bırakın.
  • Kültürel mirası es geçmeyin: Öğleden sonra rüzgar arttığında denizden çıkıp sadece yarım saat mesafedeki Olympos antik kenti harabelerinde ağaçların gölgesinde tarihi bir yürüyüş yapın.