Vapurdan indiğiniz an Beşiktaş Meydanı’nın o bitmek bilmeyen telaşı, Barbaros Bulvarı’ndan akan araç trafiğiyle birleşip ilk başta biraz gözünüzü korkutabilir. Durak kalabalığının ya da korna seslerinin arasında kaybolmak yerine, iskeleden başlayıp Köyiçi’nde soluklanacağınız derli toplu bir yürüyüş planı yapabilirsiniz. Böylece Barbaros Anıtı’nı, Sinan Paşa Camii’ni ve semtin çarşı ruhunu tek bir akıcı rotada birbiri ardına görmüş olursunuz.

  • Başlangıç / Bitiş: Beşiktaş (Kadıköy/Üsküdar) Şehir Hatları İskelesi / Köyiçi Balık Pazarı
  • Toplam Yürüme Mesafesi: Yaklaşık 1.5 kilometre
  • Tahmini Süre: Duraklamalar ve iç mekân molaları hariç 25-30 dakika
  • Zemin Durumu: Tamamen düz, asfalt ve parke taşlı; puset veya tekerlekli sandalye ile rahatça gezebilirsiniz.
  • Giriş Ücretleri: Güzergâhtaki cami ve türbeler için herhangi bir ücret ödemiyorsunuz.

Başlangıç: Beşiktaş İskelesi ve Boğaz Yaklaşımı

Haritayı açtığınızda iskele işaretinin bazen Yıldız tarafına doğru kaydığını görebilirsiniz; hiç aklınızı karıştırmasın. Yürüyüşe başlayacağınız yer tam olarak Beşiktaş Caddesi üzerinde, meydana doğrudan açılan tarihi Kadıköy ve Üsküdar Şehir Hatları iskeleleridir. Turnikelerden çıkıp caddeye adımınızı attığınızda solunuzda çınarlı Dolmabahçe yolu, sağınızda ise geniş Barbaros Meydanı belirir. Karşıya geçerken hemen önünüzdeki yaya ışıklarını kullandığınız takdirde, araç trafiğiyle hiç uğraşmadan kendinizi doğrudan yenilenen meydanda bulacaksınız.

Barbaros Meydanı ve Tarihi Hafıza

Burası eskiden otobüs peronlarının, büfelerin ve karmaşanın içine sıkışmış yorucu bir yerdi; yapılan yayalaştırma düzenlemeleriyle nihayet nefes alan gerçek bir kent meydanına dönüştü. Denizin önünü kesen o hantal üst geçitler kaldırılınca sahil tekrar suyla buluştu; artık geniş basamaklara oturup Boğaz’ın karşı kıyısını keyifle seyredebileceğiniz geniş bir meydan var.

Meydana girer girmez Zühtü Müridoğlu ile Ali Hadi Bara’nın imzasını taşıyan, 1944 yapımı heybetli bronz Barbaros Anıtı tüm dikkatleri üzerine çeker. Anıtın hemen arkasına yöneldiğinizde ise yürüyüşümüzün ilk tarihi durağına varmış olursunuz.

Beşiktaş Meydanı, iskeleye yanaşan vapurlar ve Boğaz karşı kıyısı.
Meydan, iskeleye yanaşan vapurların hemen önünde açılıyor.

Barbaros Hayreddin Paşa Türbesi

Anıtın arkasındaki ulu ağaçların gölgesinde, Mimar Sinan’ın 1541-1542 yıllarında yaptığı sekizgen planlı Barbaros Hayreddin Paşa Türbesi yer alır. Vaktiyle Osmanlı donanmasının sefere çıkmadan hemen önce açıklarında demirleyip toplarla selam durduğu bu yapı, dışarıdan fazlasıyla sade görünse de Sinan’ın o usta taş işçiliğinin en temiz örneklerinden biridir.

Kaptan-ı Derya’nın "Öldüğüm vakit beni deniz sesi duyulacak bir yere defnedin" vasiyeti bilinir; sahil yıllar içinde dolgu alanlarıyla genişlemiş olsa da yapının o kıyı hissi hâlâ üzerindedir. Türbenin kapıları düzenli olarak açık tutulmuyor, içeriye sadece senenin belirli özel günlerinde girilebiliyor. İçerisi kapalı olsa dahi avlu parmaklıklarının ardından Sinan’ın erken dönem mimarisindeki ölçülü ve dengeli hatları rahatlıkla inceleyebilirsiniz.

Mimar Sinan'ın Erken Dönem Denemesi: Sinan Paşa Camii

Türbeden çıkıp Beşiktaş Caddesi’ndeki yaya geçidinden karşıya geçtiğinizde, bu rotanın mimari açıdan en özel durağı olan Sinan Paşa Camii’nin avlusuna varırsınız. Kaptan-ı Derya Sinan Paşa adına 1555’te bitirilen bu cami, dışarıdan mütevazı bir taş-tuğla yapı gibi dursa da içeride Sinan’ın ne kadar cesur denemelere giriştiğini fısıldar.

Reklam

Büyük usta burada Edirne Üç Şerefeli Cami’nin planını almış ve Beşiktaş’a özel, daha derli toplu bir ölçekte yeniden yorumlamıştır. Camiye adım attığınızda gözünüze ilk çarpacak detay, ana kubbenin klasik dört ayak yerine altıgen bir taşıyıcı iskelet üzerinde yükseliyor oluşudur.

Ağırlığı ana duvarlardan kurtaran bu zekice kurgu sayesinde duvarlarda geniş pencereler açılabilmiş; bu da mekana Sinan’ın diğer erken dönem işlerine kıyasla çok daha aydınlık, ferah ve vitrayların ışığını içeri dolduran bir hava kazandırmıştır. Avludaki yekpare mermer şadırvan ile geçmişte medrese odası olan, şimdilerde ise sanat atölyesi olarak kullanılan bölümler, cadde trafiğinin hemen dibinde beklemediğiniz kadar dingin bir sığınak sunar.

Köyiçi ve Balık Pazarı Sokakları

Sinan Paşa Camii’nin arka avlusundan ya da hemen yanındaki aralıktan çıktığınız anda, Beşiktaş’ın Köyiçi çarşısına adım atarsınız. Az önce içinde bulunduğunuz o tarihi dinginlik, yerini bir anda İstanbul’un en canlı ve hareketli sokak temposuna bırakır.

Arnavut kaldırımlı dar sokaklarda ilerlerken önce semtin vazgeçilmez buluşma noktası olan meşhur Kartal Heykeli’ni, birkaç adım sonrasında ise Beşiktaş Balık Pazarı’nı göreceksiniz.

Büyük Beşiktaş Çarşısı tabelalı bina cephesi ve giriş merdivenleri.
Çarşı binasının tabelası, Köyiçi'ne yaklaştığınızı gösteriyor.

Üçgen formlu modern çatısı ve ortadaki taze tezgahlarıyla Balık Pazarı, hem alışveriş yapılan bir pazar yeri hem de çevresindeki esnaf lokantaları ve meyhaneleriyle tam bir lezzet durağıdır. Yürüyüşün yorgunluğunu atmak ve semtin yerel tatlarını denemek isterseniz burada mola verebilirsiniz. Gezinize erken saatlerde başladıysanız ve güzel bir sabah sofrası arıyorsanız, hemen paralel sokaktaki Kahvaltıcılar Sokağı'ndaki mekânları listenize ekleyebilirsiniz.

Rotayı Tamamlarken: İsteğe Bağlı Müze Uzantısı ve Çıkış

Köyiçi turunu bitirdiğinizde rotayı nasıl bağlayacağınız tamamen keyfinize ve vaktinize kalmış, çünkü bulunduğunuz nokta şehrin pek çok yerine bağlanmak için çok pratiktir.

Zamanınız varsa ve yürüyüşü denizcilik tarihiyle taçlandırmak isterseniz, caminin yanından tekrar meydana inip birkaç adım mesafedeki İstanbul Deniz Müzesi’ne uğrayabilirsiniz (içeriyi sindirerek gezmek için yaklaşık 1 saat ayırmanız yeterli olur). Müzedeki devasa tarihi saltanat kayıklarını ve orijinal Piri Reis haritalarını yakından görmek, Beşiktaş’ın bahriye geçmişini çok daha iyi anlamanızı sağlayacaktır.

Reklam

Eğer başka bir yöne devam edecekseniz; Köyiçi’nden Barbaros Bulvarı’na bağlanan tatlı yokuşu çıkıp Zincirlikuyu veya Levent yönüne giden otobüslere kolayca atlayabilirsiniz. Yürümeye devam etmek isterseniz Dolmabahçe veya Ortaköy yönüne uzanan kıyı hattında Boğaz havası alarak ilerleyebilirsiniz. Günü burada noktalayıp vapura dönecekseniz de Köyiçi’nden iskeleye yürümek, trafiğe hiç bulaşmadan en fazla 5 dakikanızı alacaktır.