Fırtına Vadisi'nin dik yamaçlarına serpiştirilmiş o heybetli taş konakların büyük bir kısmı aslında hâlâ ailelerin yaşadığı özel mülkler. Dolayısıyla kapıdan öylece elinizi kolunuzu sallayarak içeri giremeyebilirsiniz. Yola koyulmadan önce hangisinin yalnızca dışarıdan süzülebileceğini, hangisinin kapılarını butik otel veya kafe olarak açtığını bilmeniz, vadideki kısıtlı vaktinizi çok daha verimli kullanmanızı sağlar.

  • Ziyaret Durumu: Konakların büyük çoğunluğu özel mülk statüsünde olduğu için sadece dış cephelerini görebilirsiniz. Az bir kısmı ise butik otel ya da kafe olarak konuk ağırlıyor
  • Giriş Ücreti: Köy sokaklarında adımlamak, mimariyi incelemek ve konakları dışarıdan kadrajınıza almak tamamen ücretsiz
  • En Yoğun Bölgeler: Başta Konaklar Mahallesi (yerel adıyla Makrevis) olmak üzere Şenyuva (Çinçiva) ve yamaca kurulu Ortan Köyü
  • Ulaşım ve Yol: Çamlıhemşin merkezden köylere tırmanan yollar hayli dar ve diktir. Yüksek karoserli bir araçla çıkmak ya da merkezden kalkan yerel dolmuşları tercih etmek çok daha konforlu bir sürüş sağlar

Çamlıhemşin Konaklarının Mimari Sırrı: Rusya, Pastacılık ve Taş İşçiliği

Yamaçları süsleyen bu anıtsal yapıların ardında, Karadeniz’in alışılageldik ahşap yayla evlerinden çok daha farklı ve katmanlı bir hikâye yatıyor. 19. yüzyılın sonu ile 20. yüzyılın başlarında Çarlık Rusyası, Polonya ve komşu coğrafyalara gurbete giden Hemşinliler; özellikle fırıncılık ve pastacılıkta ustalaşarak ciddi bir sermaye edindiler. Memlekete döndüklerinde vadinin sarp yamaçlarına inşa ettirdikleri bu gösterişli konaklar, aslında o gurbet başarısının ve aile itibarının taşa bürünmüş haliydi.

İnşaatlarda yörenin sert taşları ve kestaneleri kadar, Rusya'dan deniz yoluyla getirtilen ferforje demirler, renkli vitray camlar ve işlemeli pirinç kapı kolları kullanıldı. Zemin katlar vadi şartlarına direnecek masif kesme taştan yükselirken, üst katlarda tek bir çivi dahi çakılmadan birbirine kenetlenen "boğaz geçme" ahşap ustalığı öne çıkıyor. Vadiye tepeden bakan geniş pencereler, ferah tavanlar ve büyük salonlar da bu gurbetçi mimarisinin en belirgin imzasıdır.

En Ünlü Tarihi Hemşin Konakları: Hangileri Ziyarete Açık?

Vadinin bütününe yayılmış irili ufaklı yüzden fazla konak sayabilirsiniz. Elbette her birinin karakteri ayrı, fakat aralarında hem cüssesi hem de geçmişteki çekişmeleriyle hemen ayrışan birkaç kilit yapı bulunuyor. Fırtına Vadisi planınızı kurgularken bu yapıların güncel durumunu göz önünde bulundurmanızda fayda var.

Tarakçıoğlu ve Dudi Konağı: Makrevis'in Büyük Rekabeti

Konaklar Mahallesi'nin sırtında yükselen Tarakçıoğlu Konağı, tam 17 odası ve devasa taş kütlesiyle vadinin en baskın yapılarından biri olarak dikkatinizi çekecektir. Uzaktan süzdüğünüzde adeta Orta Çağ'dan kalma müstahkem bir şatoyu andırır. Döneminde Hurşit Ağa'nın Rusya'dan aktardığı kaynakla yükselen bu yapı bugün de aile mülküdür. İç mekânı gezme şansınız olmasa bile dışarıdan sunduğu taş işçiliği ve vadi manzarası kesinlikle görülmeye değer.

Hemen yanı başındaki Dudi Konağı ise Tarakçıoğlu ailesinden Recep Ağa'nın, akrabasının yapısını gölgede bırakma arzusuyla başlattığı tatlı bir rekabetin eseri. 30'u aşkın odasıyla vadiye meydan okuyan konak, geçirdiği çok titiz bir restorasyon sürecinin ardından lüks bir butik otele dönüştürüldü. Konaklama yapmasanız dahi restoranında mola vermek ya da iç avlusunun atmosferini solumak için resepsiyondan rica edip ortamı görebilirsiniz.

Dudi Konağı'nın restore edilmiş taş cephesi ve geniş teras alanı
Dudi Konağı, aslına sadık restorasyonuyla bugün lüks bir butik otel olarak hizmet veriyor.

Hacaloğlu ve Deliemet Konakları

Tahran ve İzmir hattında pastacılık yaparak varlık kazanan Hacaloğlu ailesinin inşa ettiği 10 odalı Hacaloğlu Konağı, cephesinde kullanılan özel ateş tuğlalarıyla bölgedeki klasik taş dokudan hemen ayrışır. Ana inşaattan artan malzemelerin değerlendirilmesiyle hemen bitişiğe kondurulan Deliemet Konağı ise onun daha mütevazı ve sevimli bir kopyası gibidir. İki yapı da ticari bir işletme barındırmıyor. Köy yolundan geçerken her iki konağı da çam ormanlarının fon oluşturduğu geniş açılarla fotoğraflayabilirsiniz.

Reklam

Konakları Yakından Görmek İçin En İyi Köyler

Vadide konak ararken rotanızı ormanın derinliklerinde tesadüflere bırakmak yerine, bu yapıların kümelendiği köklü mahallelere odaklanırsanız çok daha keyifli ve organize bir gezi yaparsınız.

Konaklar Mahallesi (Eski Makrevis)

Çamlıhemşin ilçe merkezine oldukça yakın mesafedeki mahalle, ismini zaten yamaç boyunca sıralanan o yedi anıtsal konaktan alıyor. Tarakçıoğlu ve Dudi'nin haricinde, özellikle ahşap oymacılığıyla dikkat çeken Koçi ve Melik konakları da tam olarak bu yamaçta konumlanıyor. Makrevis patikalarında yürürken cumbalardaki zarif çiçek motiflerine ve el yapımı ferforje korkuluklara mutlaka göz atınız. Makrevis Pansiyon gibi bazı evler misafir ağırlamaya başladığından, mahalle özellikle yaz aylarında oldukça hareketli bir çehreye bürünüyor.

Makrevis Pansiyon tabelası ve arkasında sisli Fırtına Vadisi manzarası
Makrevis Pansiyon, Konaklar Mahallesi'nin sis ve bulutlarla iç içe geçen yamaçlarında yer alıyor.

Şenyuva (Çinçiva) ve Ortan Köyü

Eski adıyla Çinçiva olarak bilinen Şenyuva, meşhur tarihi taş kemer köprüsüyle anılsa da asıl derinliğini çevreye serpilmiş asırlık Hemşin evlerinden alıyor. Şenyuva’dan yukarıya, Ortan Köyü’ne doğru tırmanan o orman içi patikada yürürken sırtını sarp yamaca dayamış üç katlı muazzam konaklarla karşılaşıyorsunuz. Ortan tarafı ana turist kalabalığından uzak, çok daha izole bir yapıya sahip. Işığı iyi yakalamak ve köyün kendine has sükûnetini yakından hissetmek adına buraya sabahın erken saatlerinde çıkmanızı öneririm.

Tarihi Çamlıhemşin Konaklarında Konaklamak Mümkün mü?

Kesinlikle mümkün. Bölgedeki kimi tarihi yapılar, geçmişin ruhu ve ahşabın kokusu korunarak butik otel veya pansiyon konseptinde yeniden hayata döndürüldü. Bu sayede yalnızca dışarıdan bakmakla kalmayıp, o asırlık tavanların altında uyuyabilir ve güne Fırtına Deresi'nin uğultusu eşliğinde başlayabilirsiniz.

  • Dudi Konak: Konaklar Mahallesi'nin tepe noktasında yer alan en görkemli yapılardan. Üst düzey bir butik otele dönüştürülen yapıda konforlu detaylar asırlık ahşap kokusuyla dengelenmiş. Ancak yaz aylarında açık terasta yapacağınız kahvaltılarda arı hareketliliği artabiliyor; buna karşı bir hassasiyetiniz varsa aklınızda bulunsun
  • Makrevis Pansiyon: Yine aynı mahallede yer alan, yaklaşık 70 yıllık bir aile konağı. Lüks beklentisinden ziyade sıcak, ev ortamında samimi bir Karadeniz deneyimi arayanlar için çok idealdir. Akşam yemekleri fiyata dahil olarak ev usulü hazırlanır, banyoların ise ortak kullanımlı olduğunu bilmenizde fayda var
  • Taşmektep Otel: Burası özünde bir konak değil, geçmişte köy ilkokulu olarak hizmet vermiş taş bir bina. Yüksek tavanları, muntazam taş duvarları ve hemen kenarından akan derenin sesiyle çok özel bir atmosfer sunuyor. Ayder Yaylası'na araçla yaklaşık bir saatlik mesafede yer aldığından, günlük rotanızı çizerken bu mesafeyi dikkate alabilirsiniz
Taşmektep Otel'in taş cephesi ve önündeki köy yolu
Eski bir köy ilkokulundan dönüştürülen Taşmektep Otel, taş mimarisini büyük ölçüde koruyor.

Bu tarz özgün işletmelerde oda sayısı kısıtlı olduğundan yüksek sezonda kapıdan yer bulmanız neredeyse imkânsızdır. Seyahat tarihleriniz netleştiği an rezervasyonunuzu yapmanızı tavsiye ederim.

Bölgeye Nasıl Gidilir: Yol ve Ulaşım Şartları

Çamlıhemşin konaklarının izini sürmek istiyorsanız ana vadi asfaltından çıkıp dağlara tırmanan dik köy yollarına girmeyi göze almalısınız. Karadeniz Sahil Yolu üzerinden Çamlıhemşin merkezine kadar olan sürüş oldukça akıcı ve rahattır; fakat merkez geride kaldığı andan itibaren direksiyon başında çok daha dikkatli ve sakin kalmalısınız.

Kendi aracınızla Makrevis ya da Ortan sırtlarına çıkarken yer yer oldukça daralan rampalar ve keskin kör virajlar sizi karşılayacak. Yolun kimi kısımlarında iki binek aracın yan yana geçmesi ciddi manevra gerektirebiliyor. Eğer altı yere yakın bir otomobil kullanıyorsanız ya da Karadeniz'in dik eğimli rampalarında acemiyseniz, aracı merkezde bırakmak en mantıklı karar olabilir. İlçe merkezinden köylere düzenli çalışan yerel minibüsler kalkıyor. Ancak sefer saatleri mevsime, hava şartlarına ve yolcu yoğunluğuna göre esneyebildiğinden, durağa ulaştığınızda güncel dönüş saatlerini mutlaka şoförlere teyit ettiriniz.

Reklam

Köylerin daha üst mahallelerine doğru ilerledikçe asfalt yerini kilit taşa veya dar beton yollara bırakır. Hele ki mevsim baharsa, Karadeniz’in ani bastıran yağmurları bu zeminleri oldukça kaygan ve çamurlu hale getirebilir; gaz pedalına temkinli basınız. Bölgeye kadar çıkmışken heybetiyle bilinen Zilkale ve hemen altındaki Şenyuva-Zilkale arası tarihi köprüler rotası da aynı hat üzerinde sizi bekliyor olacak. Zamanınızı iyi ayarlayıp bu noktaları da mutlaka günün planına dahil ediniz.