Cihangir ve Çukurcuma yürüyüşünde Boğaz yönüne inen dik yokuşları hesaba katın. Bu yüzden Cihangir ve Çukurcuma hattını keşfederken yürüyüş yönünü seçmek gezinizi kolaylaştırır. Daha az yokuş çıkmak için Sıraselviler’den Cihangir’e girip Çukurcuma üzerinden Tophane’ye doğru inebilirsiniz.
Yokuşları Avantaja Çeviren Rota Planı
Cihangir Meydanı’nı geride bırakıp Firuzağa Camii’nin önünden süzüldüğünüzde, Çukurcuma’nın antikacı dükkânları görünmeye başlar. Buradan itibaren Faik Paşa ve Çukurcuma caddelerinin taş zemininde aşağı doğru yavaşça adımlarken, tarihî binaları ve dükkân vitrinlerini görebilirsiniz. Adımlarınızı yukarıdan aşağıya kurguladığınızda, yokuş tırmanmadan dükkânlara zaman ayırabilirsiniz.

(https://www.rotasenin.com/istiklal-caddesi-pasajlari) veya Sıraselviler'den başlayıp yokuş aşağı kıvrılarak inmenizi tavsiye ederiz."]
Sıraselvilerden Tophane yönüne
Cihangir ve Çukurcuma sokaklarını yukarıdan aşağıya izleyin.
Çukurcuma üzerinden Cihangir
Aynı sokakları çıkış yönünde yürümek daha fazla yokuş eforu gerektirir.
Çukurcuma Antikacılar Sokağı
Faik Paşa Caddesi’nin kıvrımını döndüğünüz anda, antikacı dükkânlarının yoğunlaştığı bölüme girersiniz. Masif ahşap mobilyalardan mid-century aydınlatmalara, tozlu plaklardan el yapımı eski seramiklere kadar her köşe başında çok sayıda vitrin görürsünüz.
Vitrinlerin önünde durup zamanı unutmak işin en tatlı tarafı olsa da içeri adım attığınızda mekanların oldukça sıkışık olduğunu aklınızda tutmanızda yarar var. Kırılacak eşyaların arasında özenle dolaşmak, dar geçitlerde dikkatli davranmak ve gözünüze kestirdiğiniz bir parçanın hikayesini veya nakliyesini dükkan sahibiyle konuşmak ziyaretin bir parçasıdır. Pazar günleri çoğunun kepenk indirdiğini ya da sabahları kapıların geç açıldığını hesaba katarak, gezinizi sakin bir hafta içi öğleden sonrasına denk getirirseniz açık dükkân sayısını artırabilirsiniz.

Edebiyat Molaları (Süreli Ziyaretler)
Çukurcuma ile Cihangir’in kesiştiği bu sokaklar, edebiyatla arası iyi olanlar için iki müzeye ev sahipliği yapıyor. Buraları gezinize eklerken içeride ne kadar kalacağınızı rotanızın temposuna göre önceden tartmanız işinizi epey kolaylaştıracaktır.
Masumiyet Müzesi
Dalgıç Çıkmazı’nın köşesinde dikkatinizi çekecek bordo bina Masumiyet Müzesi’dir. Son dönemdeki uyarlamaların da etkisiyle kapısındaki meraklı kalabalık iyice arttığından, özellikle hafta sonları içerisi epey hareketli olabiliyor.
Romanın kurgusuyla adım adım örülmüş vitrinlerde, eski İstanbul’un gündelik yaşamından kalma binlerce hatırayla baş başa kalıyorsunuz. Eğer çantanızda romanın basılı bir kopyası varsa, 485. sayfadaki bilet bölümünü kapıdaki görevliye damgalatarak içeri girebileceğinizi hatırlatalım. Sesli rehberin anlatımına kulak vermek ve sergilenen detayları sindirebilmek adına Masumiyet Müzesi için kendinize aceleye gelmeyecek bir zaman dilimi ayırmalısınız.

Orhan Kemal Müzesi
Cihangir’in sakin bir köşesinde ise usta yazarın hatırasını yaşatmak için ailesi tarafından kurulan Orhan Kemal Müzesi sizi bekliyor. Epeyce dik bir sokakta yer alan bu çok katlı ama mütevazı apartman dairesi, yazarın el yazmalarını, emektar daktilosunu ve ilk baskı kitaplarını gözlerinizin önüne seriyor.
Odalar oldukça küçük ve samimi olduğundan, burayı kısa bir ziyaret planlayabilirsiniz. Yokuş durumunu ve ziyaret saatlerini göz önünde bulundurarak Orhan Kemal Müzesi durağını gününüze ekleyip eklemeyeceğinizi baştan netleştirebilirsiniz.

Gökkuşağı Merdivenleri Yolu Uzatmaya Değer mi?
Fındıklı’ya doğru uzanan Salı Pazarı Yokuşu’ndaki meşhur Gökkuşağı Merdivenleri, sosyal medyada fırtınalar estirdiği o eski günlerinden biraz uzaklaşmış durumda. Zamanla boyaların dökülmesi, renklerin matlaşması ve genel yıpranma nedeniyle o ilk fotoğraflardaki ışıltıyı bulamayabilirsiniz. Üstelik oldukça dik ve bacakları fazlasıyla yoran bir basamak dizisinden bahsettiğimiz için, yolunuzun üzerinde değilse sadece bir kare fotoğraf yakalayacağım diye rota değiştirmenize değmeyebilir.
Cihangir'de Soluklanma ve Kafe Kültürü
Yürüyüşün ister hemen başında ister yokuşları geride bıraktığınız noktada, semtin ara sokaklarındaki nitelikli kahvecilerden birine oturup mola verebilirsiniz. Cihangir’in kaldırıma taşan kafe kültürü, hem keşfe başlamadan önce zihninizi açmak hem de Tophane’ye inmeden önce mola vermek için uygundur; yürüyüşün ardından semtin simgesi Galata Kulesi sokaklarına geçerek gününüzü tamamlayabilirsiniz. Antikacılar arasında geçen yoğun turun ardından dışarıda bir masaya kurulup gelip geçeni izleyerek içeceğinizi yudumlamak, yürüyüşe ara vermenin bir yoludur.


