Efes Antik Kenti‘ne yakın bir konumda yer alan Efes Müzesi, Efes’teki araştırma ve kontrollerin sorumluluğunu üstlenen, Efes’te bulunan tarihi eserlerin korunmasını sağlayan ve ziyaretçilerle buluşturan bir müzedir.

İlk olarak 1929 yılında depo olarak işlev görmüş, Efes’ten gelen tarihi eserlerin artmasıyla 1964 yılında geliştirilmiş. Her yıl sürdürülen arkeolojik kazılar sonucu bulunan eserler ve yerli halkın yaptığı bağışlarla birlikte, Efes Müzesi’nin arkeolojik eser sayısı 50 bine yaklaşmış. Günümüzdeki şeklini 2014 yılındaki onarım ve düzenleme çalışmalarından sonra almış.

Efes Müzesi’nde yalnızca Efes Antik Kenti’nden değil, çevredeki tarihi yerlerdeki buluntular da sergileniyor. Ayasuluk tepesinde yer alan kale, Aziz Jean’ın mezarının bulunduğu St. Jean Kilisesi, Artemis Tapınağı’nın kalıntılarının yer aldığı Artemision, bunlardan bazıları.

izmir efes muzesi altin heykel
izmir efes muzesi buluntular

Ağırlıklı olarak Efes Antik Kenti‘nde çıkan buluntuların sergilendiği bir müze olması nedeniyle kategori sistemi, kronolojik olarak değil, eserlerin bulunduğu yerlere göre ayarlanmış. Yamaç Evler Buluntuları, Sikkeler, Çağlar Boyu Efes, Kybele Kültü, Artemis Tapınağı Buluntuları, Efes Artemisi, İmparator Kültü şeklinde tematik olarak kategorize edilen müzenin bahçesinde de birçok eser görmek mümkün.

izmir efes muzesi bahcedeki eserler
izmir efes muzesi bahcesi

Efes Müzesi’nde ilgi çeken eserlerin başında kendilerine bir bölüm ayrılmış olan Artemis heykelleri geliyor. Efes Antik Kenti’nde, günümüzde belediye binası olarak adlandırılması uygun olan Prytaneion‘da bulunan ve 1956 yılındaki kazılarla birlikte çıkarılan Efes Artemisi, bir doğa tanrıçasıdır. Üzerindeki kabartmaların tamamı doğurganlığı, verimliliği, bolluk ve bereketi simgeliyor. Doğa tanrıçası olduğu için üzerinde aslan, boğa, keçi, grifon ve sfenks ve arı kabartmaları görülüyor. Müzede karşılıklı göreceğiniz Artemis heykelleri Büyük Artemis ve Güzel Artemis olarak ayrılıyor.

izmir efes muzesi artemis heykeli
izmir efes muzesi artemis ana tanrica heykeli

Antik Çağ’da Efes’in su ihtiyacı, su kemerleri ve yeraltı kanalları aracılığıyla şehrin dışındaki Kuşadası tarafındaki Kenchrios, Çamlık köyü tarafındaki Marnas ve Küçük Menderes Vadisi’ndeki kaynaklardan sağlanıyordu. Bu kaynaklara ulaşan en kısa ve eski yol 6 km uzunluğundaki Derbentdere su yolu, en uzun su yolu ise yirminin üzerinde köprüye sahip 43 km uzunluğundaki Değirmendere‘dir. Yapılan arkeolojik kazılar sırasında Roma döneminde inşa edilen birçok çeşme heykellerle süslenmiş. Pollio, Traian ve Laecanius Bassus gibi önemli tarihi çeşmelerde bulunan heykelleri Çeşme Buluntuları Salonu’nda görülebilir.

izmir efes muzesi cesme heykelleri
izmir efes muzesi sunak kabartmalari

Eros, Zeus’un armağanı olan ok ve yay ile insanlar arasındaki aşk ilişkisinin gerçekleşmesini sağlayan kişidir. Efes Müzesi’nde görülmeye değer eserlerden biri de Eros heykellerinin bulunduğu odada yer alan Yunuslu Eros. MS 2. yüzyılda yapılan bronz heykelde Eros, bir yunusu sürerken betimlenmiş.

izmir efes muzesi yunuslu eros
izmir efes muzesi heykeller

Efes Müzesi’nin sikkeler odasında, Artemis Tapınağı‘nın temelinde yapılan kazılar sonucu bulunan ve en eskisi MÖ 7. yüzyılda tarihlenen sikkeleri görmek mümkün. MÖ 6. yüzyıldan itibaren Efes’te basılan sikkeler üzerinde, şehrin ana tanrıçası Artemis’in kutsal hayvanı olan geyik betimlemesi kullanılmaya başlanıyor. Zaman ilerledikçe şehrin sembolü olan arı da geyik ile birlikte basılmaya başlanıyor. Roma döneminde, sikkelerin ön yüzünde imparator ve aile portrelerinin yer alırken, arka yüzlerinde şehrin sembolleri yer almıştır.

izmir efes muzesi sikkeler
izmir efes muzesi takilar

Roma döneminde imparatorlar için çeşitli yapılar ve tapınaklar yaptırılırdı. Antik kentlerde neokoros adındaki bu anıtların yapım hakkı sınırlıydı. Efes Antik Kenti, Samos, Pergamon ve Smyma gibi önemli kentlere karşı dört kez neokoros hakkı olmasıyla üstünlük sağlamıştı. Efes, ilk neokorosluğu Domitianus döneminde elde etmiş. Ölümüyle birlikte isminin hafızalardan silinmesi için verilen kararın ardından neokorosluk hakkını kaybetme tehlikesi yaşayan Efes halkı, tapınağı İmparator Domitianus’un tanrılaştırılmış babası Vespasiamus‘a adayarak bu hakkını korumuştur. İkinci neokorosluk Hadrianus adına verilmiştir. Efes, Caracalla, kardeşi Geta ile birlikte imparator olduğu dönemde üçüncü neokorosluk hakkını almıştır. Geta’yı öldüren Caracalla tapınaktan vazgeçmiş, kaybedilen neokorosluk İmparator Elegabalus adına yeniden kazandırılmıştır. Dördüncü neokorosluğu ise İmparator Valerianus‘a adanan tapınakla almıştır. Müzenin sonuna doğru karşımıza çıkan İmparatorlar Kültü Salonu’nda bu tapınaklardan çıkan eserler yer alıyor.

izmir efes muzesi domitianus tapinagi sunagi
izmir efes muzesi domitianus tapinagi heykelleri

Bu makaleyi beğendiniz mi?

Sorularınız varsa yorum kısmına sorabilir, gezilerimizi @rotasenin Instagram hesabından takip edebilirsiniz. Beğendiyseniz aşağıdaki sosyal mecralara tıklayın ve arkadaşlarınızı da bu makaleden haberdar edin. Teşekkürler!