Zonguldak’ta birçok mağara bulunur ve Gökgöl Mağarası, kollarıyla birlikte toplamda 3350 metre uzunluğuyla Zonguldak’ın en uzun 2. Türkiye’nin ise 5. mağarasıdır.

1976 yılında, Türkiye’nin ilk mağara araştırmacısı ve Türkiye Mağara Araştırma Derneği’nin kurucusu Temuçin Aygen tarafından keşfedilmiş. Ö–nceki yıllarda da mağaranın varlığından haberdar olan çevre halkı, imkanlar el vermediği için su dolu olan bu mağara içerisinde çok ilerleyememiş. Mağara girişinden daha yüksekte yapılan ziyaretçi girişi ve mağara içerisindeki kanallar suyun tutulmamasını sağlıyor.

Gökgöl Mağarası, diğer tüm mağaralar gibi yazın sıcağında bile üşümenize sebep olabilecek derecede soğuk. Mağara içindeki hava sıcaklığı 13 derece. Ziyarete açık olan 875 metre uzunluğundaki alanın sonuna kadar titremeden gidebilmek için bir mont gerekli. İlk 700 metresine hafif kıvrımlarla ulaşılabiliyor, fakat son galeriye ulaşmak için çok sayıda merdivenden tırmanmak gerekiyor.

gokgol magarasi 1

Aydınlatması yapılan yürüyüş alanlarında bazen başınıza, bazen omzunuza düşen damlacıklar ve su sesleri eşliğinde mağara içerisindeki oluşumları yakından görebilir, yukarıya bakarak mağaranın oluşumlarında önemli bir payı olan fay hatlarını, aşağıya bakarak su akıntılarının oluşturduğu kayalıkları inceleyebilirsiniz.

gokgol magarasi 2

Mağara içerisinde çeşitli bölümler, odalar ve katlar bulunuyor. Bu bölümlerden biri, sifon diye tabir edilen bir geçit. Yoğun yağmurlu kış aylarında, mağara içerisindeki su, mağaranın çıkışına doğru yükseliyor. Bu dönemlerde ziyaretçilere 500 metreye kadar izin veriliyor.

500 metreden sonraki bölümler, dikitlerin, sarkıtların, travertenlerin ve diğer her şeyin ortaya çıkardığı gözalıcı güzelliği sebebiyle Harikalar Salonu ve Muhteşem Salon olarak adlandırılıyor. Mağara içerisindeki sarkıtların 1 cm’inin 200 ila 300 yıl arasında gerçekleştiği düşünüldüğünde insanın içi biraz daha ürperiyor.

gokgol magarasi 3

Gökgöl Mağarası bir damlataş mağarası. Havanın temiz olması ve minerallerin çözümlenmelerinden etkilenen hava akımı astımı olan hastalara oldukça iyi geliyor.

Mağaradaki, milyonlarca yıl önce oluşmaya başlayan sarkıtlar ve dikitlerden hala damlalar akıyor ve oluşum devam ediyor. Ö–zellikle kış aylarında yağan karın ve yağmurun, sızan su miktarında artış göstermesi oluşumun daha hızlı gerçekleşmesini sağlıyor.

Bu makaleyi beğendiniz mi?

Sorularınız varsa aşağıdaki yorum bölümüne sorabilirsiniz. Bu tip gezilerimizi anlık takip etmek için bizi @rotasenin Instagram hesabından takip edin. Beğendiyseniz aşağıdaki sosyal mecralara tıklayın ve arkadaşlarınızı da bu makaleden haberdar edin.