Beşiktaş Çarşı’dan Akaretler Sıraevler tarafına geçecekseniz, Süleyman Seba Caddesi’nin o meşhur dik yokuşunu baştan göze almanız gerekir. 19. yüzyıldan kalma sıra sıra konutların arasından süzülüp zirvedeki Şairler Sofası Parkı’nda soluklanacağınız bu rota, dürüst olmak gerekirse biraz bacak kaslarınıza güvenmenizi, biraz da takvimi önceden kontrol etmenizi gerektiren çok keyifli bir iç hat yürüyüşüdür.

  • Rota Uzunluğu: Yaklaşık 600 metre (Süleyman Seba Caddesi’nin alt başından Şairler Sofası Parkı’nın giriş kapısına kadar).
  • Zorluk Derecesi: Orta - Zor (Yokuş neredeyse hiç düzleşmeden, sürekli tatlı sert bir eğimle tırmanıyor).
  • Giriş Ücretleri: Güzergâh boyunca cadde de tepeye vardığınızdaki park da tamamen halka açık, ücretsiz.
  • Zamanlama Uyarısı: Beşiktaş'ın Dolmabahçe'de maçı olduğu günlerde buralar kalabalıklaşır; cadde ve parkta taraftar yoğunluğu artar.

Çarşı ve Sahil Rotalarından Farkı: Neden Akaretler İç Kesimi?

Beşiktaş’a indiğinizde ayaklarınız muhtemelen hemen ya sahil hattındaki Dolmabahçe-Ortaköy yürüyüşüne ya da o bildik cıvıl cıvıl Çarşı labirentine doğru kırılır. Akaretler tarafı ise deniz kenarının o alıştığımız havasından sıyrılıp semtin yukarı sırtlarına doğru tırmanan, çok daha mimari ve sakin bir şehir içi deneyimi yaşatır.

Süleyman Seba Caddesi ile Şair Nedim Caddesi’nin çatal yaptığı noktada başlayan bu rota, açık deniz manzarasından çok dönemin zarif bina dokusuna ve semtin edebiyatla harmanlanmış geçmişine odaklanır. Çarşı’nın o omuz omuza yürütülen hızlı temposu, burada yerini tarihi cephelerin gölgesinde, trafiğin hemen kenarından kendi temponuzla çıktığınız keyifli bir tırmanışa bırakır.

Akaretler Sıraevler: 19. Yüzyıl Osmanlı Toplu Konut Projesi

Geçmişi 1875’e, Sultan Abdülaziz dönemine uzanan Akaretler Sıraevler, aslında Osmanlı topraklarında hayata geçirilmiş ilk toplu konut projesidir. Temel çıkış noktası ise hemen aşağıda yer alan Dolmabahçe Sarayı’nda gece gündüz görev yapan saray personelini ve muhafızları yerleştirebilecek derli toplu bir lojman alanı yaratmaktır.

Aynı zamanda dönemin akılcı şehir planlamasının bir parçası olarak, Ortaköy sırtlarında planlanan Aziziye Camii’nin inşaat giderlerini karşılayacak sürekli bir akar (kira geliri) üretmesi hedeflendiğinden, evler başından itibaren kiralık mülk mantığıyla da değerlendirilmiştir.

Sarkis Balyan İmzası ve Eğimli Mimari

Saray mimarı Sarkis Balyan’ın tasarladığı bu yerleşim düzeni, arazinin o zorlu yokuşuna muazzam bir uyumla, basamak basamak oturur. Süleyman Seba ile Şair Nedim caddelerinin birbirinden bir V harfi gibi ayrıldığı yerden itibaren yukarı doğru kademe kademe yükselen bloklar, cadde boyunca adeta ritmik bir mimari perde oluşturur.

Geçirdiği özenli restorasyon sayesinde dış cepheler o dönemin neoklasik zarafetini ve dengeli oranlarını bugün de capcanlı korurken, binaların iç kısımları artık ofisler, otel odaları, kafeler ve şık tasarım mağazalarıyla günün her saati yaşayan bir merkez haline gelmiştir.

Reklam
Süleyman Seba Caddesi'nde iki yanda sıralanan, balkonlu ve kemerli pencereli kahverengi sıra evler
Sıra evlerin tek tip cephesi ve balkonları yokuşun başında karşınıza çıkar; rota buradan yukarı doğru tırmanır.

Süleyman Seba Caddesi’nden Şair Nedim’e Yürüyüş

Yürüyüşe Beşiktaş meydandan başlayıp Süleyman Seba Caddesi’ne saptığınız an, sağınızda solunuzda yükselen bu görkemli Sıraevler’in arasından dik ama bir o kadar keyifli tırmanışınız başlar. Cadde özellikle hafta sonları, hem kafelerin hareketliliği hem de kaldırımların yer yer daralması yüzünden hatırı sayılır bir yaya trafiğine sahne olur.

Nefesinizin açıldığını ve yokuşun en dikleştiği yeri hissettiğinizde, yol üstündeki nitelikli kahvecilerden birine oturup bacaklarınızı biraz dinlendirebilirsiniz.

Kiremit çatılı sıra evlerin yukarıdan görünümü ve arkada Boğaz
Yukarıdan bakınca iki sıra ev bloğunun eğimli arazi boyunca uzandığı ve arkada Boğaz'ın açıldığı görülür.

BJK Plaza ve Süleyman Seba Heykeli (Açık Hava Durakları)

Yokuşun neredeyse zirvesine vardığınızda, semtin en bilinen kerteriz ve buluşma noktalarından biri olan BJK Plaza hemen sağınızda belirir. Caddeye adı verilen kulübün unutulmaz başkanı Süleyman Seba’nın heykeli ise sadece birkaç adım ötede, Vişnezade Parkı’nın yani Şairler Sofası’nın girişinde yer alır.

Bu durakları dört duvar arasındaki bir müze gibi değil, yürüyüşünüzün açık havadaki doğal mola istasyonları olarak görebilirsiniz. Heykelin etrafındaki ferah alan, yokuşun o son dikliğini atlattıktan sonra sırtınızı dikleştirip rahat bir nefes almak için en uygun yerdir.

Şairler Sofası Parkı: Yokuşun Sonundaki Yeşil Durak

Akaretler yokuşunu geride bıraktığınızda Vişnezade sırtlarında karşınıza çıkan Şairler Sofası Parkı (Şairler Parkı), 19. ve 20. yüzyıllarda yolu Beşiktaş’tan geçmiş kıymetli edebiyatçılarımızın anısına düzenlenmiş çok zarif bir duraktır. Çarşı’nın o kornalı, koşuşturmacalı keşmekeşinden sadece birkaç yüz metre yukarıda yer alan bu gölgelik park, dik tırmanışın yorgunluğunu üzerinizden atabileceğiniz harika bir sığınaktır.

Heykel Düzeni: Hangi Şair Nerede?

Mimar Erhan İşözen’in çevre düzenlemesini yaptığı parkın tam merkezinde, heykeltıraş Gürdal Duyar’ın tasarladığı anıtsal grup heykeli hemen gözünüze çarpar. Bu ana grupta Şair Nigar Hanım, Neyzen Tevfik, Behçet Necatigil, Orhan Veli Kanık, Sabahattin Kudret Aksal, Cahit Sıtkı Tarancı ve Oktay Rıfat bir arada, zamansız bir sohbetin içindeymiş gibi betimlenmiştir.

Parkın yeşil dokusu içine özenle dağıtılmış, Namık Denizhan ve Yunus Tonkuş gibi sanatçıların elinden çıkan tekli heykeller ise doğrudan patika kenarlarındaki bankların yanına yerleştirilmiştir. Bu sayede patikalarda turlarken ya da dinlenirken bu büyük edebiyat ustalarıyla yan yana oturup parkın tadını çıkarıyormuş hissine kapılırsınız.

Reklam
Parkta bankta oturup ney çalan Neyzen Tevfik heykeli ve ahşap yuvarlak masa
Neyzen Tevfik'i bankta ney çalarken gösteren heykel, park içinde dolaşırken karşılaşacağınız tekli heykellerden biri.

Maç Günü Kalabalığı ve Sokak Kedileri

Bu rotayı planlarken Beşiktaş’ın iç saha maç takvimine bakın. Siyah-beyazlıların iç sahada maçı olduğu günlerde Şairler Sofası, maça gitmeden önce toplanan, marşlar söyleyen yüzlerce taraftarın doğal toplanma alanına dönüşür.

Böyle günlerde parkta marş ve tezahürat eksik olmaz, alan inanılmaz yoğunlaşır; çöp kutuları taştığı için etrafta ciddi bir atık ve ne yazık ki kırık cam şişe riski oluşabilir. Dolayısıyla yanınızda çocuklarınız varsa veya sadece kafa dinlemek istiyorsanız, maç saatlerinde bu parkı planlarınızın kesinlikle dışında tutmanızı öneririz.

Sıradan günlerde ise park tam aksine şaşırtıcı bir huzur ve dinginlik barındırır. İçeride Beşiktaş Belediyesi’nin yerleştirdiği kedi evleriyle korunan çok sayıda sevimli sokak kedisi yaşar. Banklarda otururken kucağınıza atlayan ya da ayaklarınıza dolanan bu minik dostları sevdikten sonra, hijyen açısından ellerinizi yıkamayı veya yanınızda bir dezenfektan bulundurmayı unutmayın.