Gülhane Parkı’nda yürürken saray surlarına yaslanmış eski Has Ahırlar binasını görürsünüz; işte İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi tam burada sizi karşılıyor. Klasik bir arkeoloji müzesi gezmeyi düşünüyorsanız baştan belirtmekte fayda var: Karşılaşacağınız sergi alıştığınız düzenin oldukça dışında.

İçerideki parçaların neredeyse hepsi, Prof. Dr. Fuat Sezgin’in titiz çalışmaları sayesinde Orta Çağ İslam alimlerinin elyazmalarındaki çizimlerden ve tariflerden yola çıkılarak sıfırdan üretilmiş maket ve modellerden oluşuyor. Dolayısıyla vitrinlerde yüzyıllar öncesinden kalma oksitlenmiş orijinal pusulalar ya da kazılardan çıkarılmış otantik usturlaplar bulmayı bekliyorsanız hayal kırıklığı yaşamamak adına planınızı baştan doğru kurmalısınız; burası kaybolmuş ya da sadece sararmış sayfalarda kalmış dâhiyane fikirlerin ete kemiğe büründüğü, devasa bir modelleme ve canlandırma alanı.

Ziyaret Detayı Bilgi
Müzekart T.C. vatandaşları için geçerli; kart ücreti ve koşulları ayrıca değerlendirilir
Yabancı Turist Giriş Ücreti 10 Euro
Ziyaret Saatleri 09.00-18.30 (her gün açık); gişe 17.30’da kapanır
Ortalama Ziyaret Süresi 1 - 1.5 saat
Konum Gülhane Parkı içi, Fatih / İstanbul

İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi'nde Ne Var?

Müzede 9. yüzyıl ile 16. yüzyıl arasında astronomiden tıbba, optikten kimyaya kadar pek çok farklı sahada İslam dünyasında geliştirilmiş aletlerin yeniden üretilmiş 500'ü aşkın örneğini bir arada bulabilirsiniz. Bu zengin seçkinin temelinde, tüm ömrünü İslam bilim mirasını aydınlatmaya adamış merhum Prof. Dr. Fuat Sezgin’in sabırla yürüttüğü devasa bir araştırma emeği yatıyor. Hatta göreceğiniz aletlerin çok büyük bir kısmı, Almanya’daki Frankfurt Goethe Üniversitesi Arap-İslam Bilimleri Tarihi Enstitüsü çatısı altında, orijinal metinlerdeki milimetrik tariflere harfiyen bağlı kalınarak hayat bulmuş çalışmalardır.

Mavi sıvılı cam düzeneklerin ve renkli bir sergi yapısının bulunduğu müze salonu
Cam düzenekler, müzenin bilim tarihini nesneler üzerinden anlatma biçimini gösteriyor.

İki kata yayılan müzede baştan sona katı bir kronolojik sıra takip etmek zorunda değilsiniz; salonlar doğrudan bilim dallarına göre ayrılmış durumda. Girişin bir üst katına çıktığınızda astronomi, zaman ölçümü, denizcilik seyir aletleri, tıp ve savaş mekanizmaları sizi karşılarken; alt katta madencilik, fizik, geometri, mimari, optik ve kimya odaklı bölümler arasında gezinebiliyorsunuz. Parçaların asılları bugün burada sergilenmiyor olsa bile, bin yıl önce yaşamış bir bilginin tasarladığı su pompasının ya da yön bulmaya yarayan bir usturlabın çarklarının tam olarak nasıl döndüğünü somut ve üç boyutlu biçimde inceleyebilmek kesinlikle ayrı bir bakış açısı kazandırıyor.

Vitrinlerde mimari maketlerin sergilendiği taş duvarlı müze galerisi
Maket galerisi, bilim tarihi anlatısının yapı ve kent ölçeğine uzanan bölümünü görünür kılıyor.

Öne Çıkan Bölümler ve İcatlar

Koridorlarda ilerlerken göreceğiniz mekanik düzeneklerin ve hassas ölçüm aletlerinin, üretildikleri çağın çok ötesinde bir mühendislik aklını yansıttığını hemen hissedeceksiniz.

El-Cezeri'nin Sibernetik Makineleri

Bugün sibernetik ve robotik alanının öncüsü kabul edilen El-Cezeri’nin akıl dolu tasarımları, müzenin tartışmasız en çok ilgi çeken köşesini oluşturuyor. Özellikle sergide yer alan devasa Fil Saati modeli, suyun kaldırma gücüyle mekanik ağırlıkların dengesini birleştiren olağanüstü bir otomat örneğidir.

Yalnızca geçen zamanı bildirmekle yetinmeyip her yarım saatte bir hareketli figürleriyle mini bir mekanik gösteri sunan bu düzenek, dönemin dehasını tek başına özetler nitelikte. Hemen yanında duran su yükseltme araçları, altı pistonlu pompa maketleri ve şifreli kilit sistemleri de o çağdaki fizik ve dişli mekaniğinin ulaştığı seviyeyi net biçimde gözler önüne seriyor.

Reklam
Ahşap ve metal düzeneklerin sıralandığı uzun müze galerisi
Mekanik düzenekleri yan yana görmek, burada anlatılan su gücü ve hareket ilkelerini karşılaştırmayı kolaylaştırıyor.

Astronomi ve Rasathane Modelleri

Astronomi kısmı, müzenin en fazla vakit ayırmaya değer, son derece kapsamlı bölümlerinden biri. Halife el-Me’mun’un 9. yüzyılda hazırlattığı meşhur dünya haritasının büyük bir rekonstrüksiyonu, el-İdrisi’nin coğrafi çizimleri ve Takiyüddin’in 16. yüzyılda Tophane sırtlarında kurduğu İstanbul Rasathanesi’nin çalışma düzenini aktaran detaylı modeller burada yer alıyor. Hassas usturlap çeşitlerinden gök kürelerine, güneş saatlerinden Abdurrahman el-Hazinî’nin su ve ağırlık prensibiyle çalışan dakika terazisine kadar uzanan bu aletler, gökyüzü hareketlerinin asırlar önce bile ne kadar büyük bir doğrulukla kayıt altına alınabildiğini açıkça anlatıyor.

Çocuklu Aileler İçin Ziyaret Planı

İçeride çok sayıda dişli, maket ve sıra dışı alet bulunduğu için müze çocukların merakını uyandırmak adına harika bir potansiyel barındırıyor; fakat beklentiyi iyi dengelemek şart. Çağdaş bilim merkezlerinde sıkça gördüğümüz bas-çek butonlar ya da interaktif deney istasyonları beklememelisiniz; çünkü burası oldukça klasik vitrin ve pano düzeniyle ilerleyen bir sergiye sahip. Koleksiyonun ağırlık merkezini tamamen cam ardındaki maketler ve statik modeller oluşturuyor.

Eğer aletlerin nasıl çalıştığını merak eden, mühendisliğe yatkın çocuklarla birlikte geziyorsanız, panolardaki açıklamaları okuyup çarkların birbirini nasıl çevirdiğini adım adım birlikte çözmeye çalışmak son derece keyifli bir beyin fırtınasına dönüşebilir. Daha küçük yaş gruplarıyla geliyorsanız ilgilerinin dağılmaması için turu biraz daha odaklı ve kısa tutmanızı öneririm. Bir de taş duvarlı, tarihi Has Ahırlar yapısının iç havası mevsime göre biraz serin ya da nemsiz kalabileceğinden, giyiminizi buna göre rahat seçmeniz gezi konforunuzu artıracaktır.

Gülhane Parkı İçinden Müzeye Ulaşım

Müze, Tarihi Yarımada’nın kalbinde, Gülhane Parkı’nın doğrudan iç kısmında yer alıyor. Buraya gelmenin en zahmetsiz ve pratik yolu kesinlikle Kabataş-Bağcılar (T1) tramvayına binip Gülhane durağında inmek. Duraktan inip parkın ana kapısından girdikten sonra saray sur duvarlarını takip ederek eski Has Ahırlar Binası yönünde birkaç dakika yürüdüğünüzde, yapının uzun taş cephesi hemen karşınıza çıkacaktır. Ziyaretçi girişi doğrudan bu tarihi yapının park içindeki cephesinden yapılıyor.

Müzeyi bitirdikten sonra hemen parkın içinden devam ederek İstanbul Arkeoloji Müzeleri'ne geçebilir ya da tepeye doğru çıkıp Topkapı Sarayı'na uğrayarak gezinizi zenginleştirebilirsiniz. Şahsi aracınızla gelmeyi planlıyorsanız Tarihi Yarımada genelindeki trafik yoğunluğunu ve park yeri bulmanın zorluğunu aklınızda tutmalı; Sirkeci veya Eminönü civarındaki otopark alternatiflerini rotanıza çıkmadan önce mutlaka netleştirmelisiniz.

Ziyaret Etmeye Değer Mi?

İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi, cam fanuslarda bin yıllık tozlu kalıntılar arayanlardan ziyade, bilim ve teknoloji tarihindeki erken dönem buluşların mekanik çalışma prensibini merak edenlere hitap eden özel bir durak. Cebinizde Müzekart varsa ve yolunuz Gülhane Parkı’na düşmüşse, bu zengin mühendislik mirasını yakından incelemek için kesinlikle içeriye bir göz atmalısınız.

Mekanik düzeneklere, matematiğe, tıp tarihine ve haritacılığa ilgi duyuyorsanız sergilenen modelleri adım adım incelemek size fazlasıyla tatmin edici bir deneyim sunacaktır. Fakat beklentiniz bütünüyle otantik tarihi nesneler görmek ya da butonlarla yönetilen yüksek teknolojili, modern bir bilim merkezi deneyimi yaşamaksa, durağan vitrinler size biraz tekdüze gelebilir. Buraya adım atmadan önce koleksiyonun bir orijinal kalıntı arşivi değil, geçmişin kayıp bilgilerini somutlaştıran çok değerli bir yeniden üretim projesi olduğunu bilirseniz, müzeden alacağınız keyif de katbekat artacaktır.

Reklam