Kemeraltı’nın eski Yahudi yerleşimi Juderia’daki sinagogları keşfetmek, çarşıda alışık olduğunuz o klasik han ve dükkan turlarından oldukça farklı bir hazırlık ister.

Havra Sokağı ve etrafına dağılmış dokuz tarihi sinagog var; fakat bu binalar öyle meydana bakan açık yapılar değil, çoğunlukla yüksek avlu duvarlarının ardına gizlenmiş durumdalar. Sokaktan geçerken gözünüze ancak çatı hatları ya da kilitli masif kapılar çarpar.

İç mekanları gezmek ise güvenlik hassasiyetleri yüzünden tamamen İzmir Musevi Cemaati Vakfı'nın özel iznine bağlı. Yani plansızca, kapıyı çalıp girme düşüncesiyle giderseniz kapalı kapılarla karşılaşırsınız. Bu rehberde, çarşının o yoğun alışveriş kargaşasından sıyrılıp bölgenin gerçek ruhuna odaklanabilmeniz için sokak dokusunu ve güncel giriş yollarını adım adım toparladım.

  • Başlangıç Noktası: Mezarlıkbaşı Katlı Otopark önü / İkiçeşmelik Caddesi.

  • Tahmini Süre: Yalnızca sokakları arşınlayıp dışarıdan fotoğraf çekmek isterseniz ortalama 1.5 - 2 saatinizi alır.

  • Ziyaret Günleri: Havra Sokağı'nın kendi pazar dinamizmi her gün farklıdır. Sinagogların içine adım atmak için önceden onaylanmış randevunuzun olması şart; örneğin Bikur Holim iki haftada bir cumartesi sabahları ibadete açılır. Gezi tarihinizi belirlerken yetkili kanaldan günleri mutlaka netleştirin.

  • Giriş Ücretleri: Sokak rotasını yürümek tamamen serbest ve ücretsizdir. Kültür merkezine dönüştürülen bazı mekanlarda ise yalnızca içerideki özel etkinlik durumuna göre biletleme yapılabilir.

    Reklam
  • Resmi Güzergah Bilgisi: İzmir Kültür ve Turizm Rotası

Kemeraltı Juderia Bölgesi ve Sinagoglar

İzmir’deki Yahudi mirası, Avrupa şehirlerinde görmeye alıştığımız o geniş meydanlara cephe veren gösterişli anıtsal sinagoglardan oldukça farklıdır. 16. yüzyıldan itibaren İber Yarımadası’ndan gelen Sefaradların kurduğu bu mahalle, güvenlik ve mahremiyet ihtiyacıyla içe dönük, avlulu bir yaşam düzeni geliştirmiştir.

Hatta Hevra, Algazi, Signora Giveret ve Forsteros sinagoglarının birbirine yaslanarak aynı ortak avluya açıldığı bu mimari kurgu, dünyada neredeyse eşi benzeri olmayan benzersiz bir yerleşim örneğidir.

Burada yürürken anıtsal cepheler aramak yerine; daracık sokakları çevreleyen yüksek taş duvarlara, ferforjeli eski ahşap kapılara ve bir zamanlar geniş ailelerin bir arada yaşadığı geleneksel "kortejo"ların (avlu evler) izlerine odaklanmalısınız. Çevrede restorasyonlar hız kesmeden devam ettiği için kimi sokaklarda karşınıza inşaat perdeleri ya da binaları ayakta tutan çelik iskeleler çıkacaktır. Bunlar ilk bakışta sokak estetiğini bölüyor gibi dursa da, binaların birbirine nasıl kenetlendiğini ve asırlık dokunun nasıl korunduğunu yerinde kavramak için aslında çok iyi bir fırsat sunar.

Adım Adım Yürüyüş Rotası: Havra Sokağı ve Çevresi

Başlangıç Noktası: Mezarlıkbaşı ve İkiçeşmelik

Geziye Konak tarafından değil de İkiçeşmelik Caddesi üzerindeki Mezarlıkbaşı tarafından başlamanızı öneririm; böylece yokuşu arkanıza alıp çarşının derinliklerine doğru yorulmadan, tatlı bir eğimle inersiniz. Buradan Havra Sokağı’na saptığınız an, vaktiyle Yahudi cemaatinin kaşer gıda, et ve şarap gibi günlük ihtiyaçlarını karşıladığı ticaret damarına adım atmış olursunuz.

Bugün artık sokakta kaşer üretim kalmamış olsa bile; tezgahlardaki balıkçıların, peynircilerin ve turfanda sebzecilerin yaydığı o gürültülü hareketlilik, sokağın yüzyıllardır süregelen pazar ruhunu hala capcanlı tuttuğunu size hissettirecektir.

Dışarıdan Gözlemlenebilen Yapılar (Etz Hayim, Shalom ve Algazi)

Havra Sokağı’nı dik kesen dar aralıklara girdiğinizde; Etz Hayim, Shalom ve Algazi sinagoglarının sokaktan soyutlanmış o yüksek dış duvarlarıyla baş başa kalırsınız. Bunlar arasında Etz Hayim, kökleri Bizans dönemine kadar uzanan geçmişiyle kentin bilinen en eski ibadethanesidir.

Reklam

İçerisi randevusuz kapalı olduğu için gözlerinizi kapı üstlerindeki zarif İbranice kitabelere, kilit taşlarına işlenmiş üzüm salkımı motiflerine ve saçak altlarındaki geleneksel ahşap taşıyıcı detaylara çevirmenizi tavsiye ederim.

Yürüyüşün devamında eski Hahamhane binasını ve vaktiyle kentin en görkemli ibadethane yapısı kabul edilen, bugün ise EGİAD Sosyal ve Kültürel Etkinlik Merkezi olarak değerlendirilen Portekiz Sinagogu’nu göreceksiniz. Özellikle Portekiz Sinagogu’nun mermer sütunlu giriş kapısı ve alınlığı, dışarıdan kadrajınıza en rahat sığdırabileceğiniz mimari detayların başında gelir.

Bikur Holim Sinagogu ve İç Mekan Ziyareti

İkiçeşmelik Caddesi'ne oldukça yakın bir noktada duran Bikur Holim, İzmir sinagogları arasında iç mekan süslemeleriyle şüphesiz en etkileyici olanıdır. 1724 yılında Salomon de Ciaves’in ibadethane olması için vakfettiği bir konutta hayat bulan, 1772 yangınından sonra 1800’de baştan inşa edilen ve büyük salgınlardan birinde alt katı revir olarak kullanıldığı için "hasta ziyareti" (Bikur Holim) adını alan mekan, bugün de cemaat için aktif bir ibadethane işlevi görür.

Ortadaki ahşap tevası (dua kürsüsü), tavanındaki zarif çiçek-meyve kalem işleri ve kabartmalı sütunlarıyla göz dolduran bu yapı, kapıdan öylece geçecek ziyaretçiler için daima kilitlidir; yani randevunuz yoksa içeri adım atamazsınız. Mekan, Algazi Sinagogu ile dönüşümlü olarak iki haftada bir cumartesi sabahları ibadete açılır.

Eğer içini dünya gözüyle görmek isterseniz, cemaatin yetkilendirdiği acente olan Ebruli Turizm üzerinden izin sürecini tamamlayıp tarih almanız gerekir; tüm ziyaret prosedürü ve irtibat kanalları kendi sayfalarında detaylıca belirtilmiştir.

Kemeraltı Havra Sokağı'ndaki tarihi Bikur Holim Sinagogu'nun altın varaklı tavan süslemeleri ve merkezi tevası
Bikur Holim Sinagogu'nun yeşil ve altın tonlarındaki kalem işi tavanı, ahşap oturma sıraları ve mermer ehal dolabı.

Sinagoglara Giriş İçin Randevu ve İzin Süreci

Bu rotadaki en önemli mesele, yapıların güvenlik gerekçesiyle kapılarını dışarıya sıkı sıkıya kapatmış olmasıdır. Dünyanın pek çok tarihi gettosunda olduğu gibi Kemeraltı Juderia'sında da "çatkapı uğradım, bir bakıp çıkacağım" mantığı kesinlikle işlemez. Ne kapıyı çalarak ne de çevre esnafından rica ederek o kilitli kapıları açtırmanız mümkün değildir.

Bikur Holim, Algazi, Shalom ya da Sinyora gibi yapıların o muazzam iç atmosferini görmek istiyorsanız, İzmir seyahat tarihiniz netleşir netleşmez Ebruli Turizm ile irtibata geçip cemaat iznini ve uygun günleri netleştirmeniz gerekir. Bir diğer pratik yol ise bu bölgeye özel izinle giren rehberli kültür turlarına dahil olmaktır; ancak tura yazılmadan önce programın tam olarak hangi sinagogların içini kapsadığını mutlaka sorun.

Reklam

Bet Hillel Sinagogu ise bu prosedürlerin biraz dışında, ayrı bir parantezi hak ediyor. 2006 yangınının ardından İzmir Büyükşehir Belediyesi eliyle restore edilip Rav Hayim Palaçi Anı Evi kimliğiyle hayata döndürülen bu mekan, kamusal bir anı evi statüsünde olduğu için Visit İzmir verilerine göre hafta içleri ziyaretçilere açıktır; yine de yola çıkmadan güncel açık olma durumunu kontrol etmelisiniz.

Ulaşım, Otopark ve Ziyaret Saatleri

Bölgeye en rahat ve stressiz ulaşım yolu İzmir Metrosu'na binip Çankaya İstasyonu'nda inmektir. İstasyondan çıktıktan sonra çarşı yönüne doğru yapacağınız 10-15 dakikalık keyifli bir yürüyüşle Mezarlıkbaşı'na veya Havra Sokağı'nın girişine rahatça varabilirsiniz.

Sakın ha özel aracınızla Kemeraltı'nın araç trafiğine kapalı ya da aşırı dar sokaklarına girmeye kalkışmayın; büyük vakit kaybedersiniz. Arabanızı doğrudan Mezarlıkbaşı Katlı Otoparkı'na veya Çankaya çevresindeki açık otoparklara bırakıp yola yayan devam etmek en doğrusudur.

Havra Sokağı'nın o telaşlı kalabalığına ve özellikle sıcak havalara yakalanmamak adına turunuza sabah 09:30 - 10:00 gibi başlamanızı öneririm. Bu saatlerde esnaf dükkanını yeni açtığından sokaklar nispeten sakindir ve pazar tezgahları arasında sıkışıp kalmadan mimari detayları rahatça fotoğraflayabilirsiniz.

Saat 13:00'ten sonra ise sokaktaki pazar uğultusu ve insan seli tavan yapar; binaların cephelerini seçmek bile zorlaşabilir. Şayet canlı pazar atmosferi yerine yalnızca boş sokakları ve sakin mimariyi fotoğraflamak niyetindeyseniz pazar günlerini tercih edebilirsiniz; dükkanların çoğu kepenk indirdiği için sokak sessizliğe bürünür, ancak bu kez de o otantik çarşı ruhundan mahrum kalacağınızı unutmayın.