Mardin'in o kendine has sarı taş sokaklarında, tarihin içinde kaybolmuşken karşınıza çıkan en zarif duraklardan biri Sakıp Sabancı Mardin Kent Müzesi. Şehrin kaotik kalabalığından sıyrılıp, Mardin'in hafızasına sakin bir yolculuk yapmak istiyorsanız burayı değerlendirebilirsiniz.
Eskiden askerlerin koşturduğu, bugün ise sanatın ve kültürün nefes aldığı bu bina, sadece bir müze değil; aynı zamanda Mardin'in modern yüzünü temsil eden yaşayan bir merkez. Kapıdan girdiğiniz an sizi karşılayan o meşhur antika araba ve avlunun huzuru, içeride göreceklerinizin sadece küçük bir fragmanı.
Ziyaret Öncesi Bilmeniz Gerekenler
Müze planı yapmadan önce bütçenizi ve zamanınızı doğru yönetmeniz için birkaç kritik detayı baştan konuşalım. Burası özel bir vakıf müzesi statüsünde olduğu için Kültür Bakanlığı'na bağlı diğer müzelerden farklı bir işleyişe sahip.
Kapıya geldiğinizde sürpriz yaşamamanız için en çok merak edilen o soruyu hemen yanıtlayalım: MüzeKart burada geçerli değil. Özel işletme olduğu için kartınız ne yazık ki turnikeleri açmıyor, ancak bilet gişesinde kart sahiplerine özel indirimler uygulanabiliyor. Güncel 100 TL olan tam bilet ücretini ve indirimli tarifeleri gişeden teyit etmenizde fayda var. Eğer öğrenciyseniz veya grup halinde geziyorsanız, kimliğinizi göstererek indirimli tarifeden yararlanabilirsiniz.

Müze, haftanın tek bir günü hariç (genellikle Pazartesi günleri kapalıdır) ziyaretçilerini ağırlıyor. Sabah saatlerinde başlayan ziyaret süresi, akşamüstü mesai bitimiyle sona eriyor. Yaz ve kış dönemine göre kapanış saatleri bir miktar değişebiliyor, bu yüzden gezinizi öğleden sonraya bırakacaksanız çok geçe kalmamanızı öneririm.
Müzede Sizi Neler Bekliyor?
Biletinizi alıp içeri girdiğinizde, klasik bir müze soğukluğu yerine sizi içine çeken sıcak bir atmosferle karşılaşıyorsunuz. Gezinizi üç ana bölümde planlayabilirsiniz.
Giriş ve Avlu: Tarihle İlk Temas Müzenin avlusuna adım attığınızda gözünüzü alamayacağınız ilk detay, camekan içinde sergilenen o siyah, klasik otomobil olacak. Sakıp Sabancı'nın kişisel koleksiyonundan bir parça olan bu araç, taş binanın dokusuyla öylesine güzel bir tezat oluşturuyor ki, önünde fotoğraf çektirmeden geçmek neredeyse imkansız. Avlu, soluklanmak ve binanın mimari detaylarını incelemek için harika bir başlangıç noktası.

Üst Kat: Mardin'in Hafızası Merdivenleri çıkıp üst kata ulaştığınızda, Mardin'in gündelik yaşamına, zanaatlarına ve inançlarına dair etnografik bir yolculuk başlıyor. Burada camekanların ardında sadece eski eşyalar yok; Mardinli bir ailenin yüz yıl önce nasıl yemek yediği, hangi kapları kullandığı, ustaların gümüşü nasıl işlediği gibi yaşanmışlıklar var. Özellikle eski eczane reyonu ve geleneksel kıyafetler, şehrin çok kültürlü yapısını anlamanız için eşsiz ipuçları veriyor.
Dilek Sabancı Sanat Galerisi (Alt Kat) Eski ahır bölümünün restore edilmesiyle kazanılan alt kat ise bugün Dilek Sabancı Sanat Galerisi olarak hizmet veriyor. Burası müzenin modern yüzü. Dönemsel olarak değişen fotoğraf sergileri, çağdaş sanat eserleri ve koleksiyonlar burada sergileniyor. Mardin gibi tarihi bir dokunun içinde, böylesine modern bir sanat alanıyla karşılaşmak insana gerçekten farklı hissettiriyor.
Müze Binasının Etkileyici Tarihi
Gezdiğiniz bu bina, sadece içindeki eserlerle değil, kendi hikayesiyle de bir müze olmayı hak ediyor. Sultan II. Abdülhamit döneminde, 19. yüzyılın sonlarında Süvari Kışlası olarak inşa edilen yapı, yıllarca askerlere ev sahipliği yapmış.

Cumhuriyet döneminde ise uzun süre Askerlik Şubesi ve Vergi Dairesi gibi soğuk, resmi görevler üstlenmiş. Yılların yorgunluğunu taşıyan bina, Sabancı Vakfı'nın devreye girmesiyle adeta yeniden doğmuş. Restorasyon sürecinde binanın orijinal taş dokusu korunarak, o eski kışla havası modern bir kültür merkezine dönüştürülmüş. Duvarlara dikkatli bakarsanız, geçmişin izlerini ve taş ustalarının imzasını hala görebilirsiniz.
Ulaşım ve Otopark Sorunu
Mardin'in eski yerleşim yeri (Eski Mardin), araç trafiği konusunda oldukça zorlu bir bölge. Müze, ana cadde üzerinde, Cumhuriyet Meydanı'na ve Kasımiye Medresesi yoluna yakın bir konumda bulunuyor. Ancak şahsi aracınızla geliyorsanız, müzenin hemen önünde boş bir park yeri bulma ihtimaliniz oldukça düşük.
Aracınızı müzenin kapısına kadar getirmek yerine, Cumhuriyet Meydanı civarındaki otoparklara veya yol kenarındaki uygun ceplere bırakıp kısa bir yürüyüş yapmanız en mantıklı seçenek. Mardin'in sokakları zaten yürüyerek keşfedilmeyi hak ediyor; aracı biraz uzağa bırakmak size şehri daha yakından tanıma fırsatı da verir. Toplu taşıma kullanıyorsanız, Eski Mardin dolmuşları sizi müzenin çok yakınında indirecektir.
Çevrede Gezilecek Diğer Tarihi Duraklar
Sakıp Sabancı Mardin Kent Müzesi gezinizi tamamladıktan sonra, hazır bu bölgedeyken rotanızı çevirebileceğiniz başka hazineler de var. Güneydoğu Anadolu'nun bu büyüleyici coğrafyasında, tarihin izlerini sürmeye devam edebilirsiniz.
Özellikle bölgedeki diğer antik kentler ve müzeler, Mardin gezinizin tamamlayıcısı olacaktır. Eğer rotanızı biraz daha genişletip komşu şehirlere uzanmayı düşünüyorsanız, Kommagene Krallığı'nın mirası olan Adıyaman Müzesi ve büyüleyici kaya mezarlarıyla Perre Antik Kenti listemizde mutlaka yer almalı. Mardin'den sonra kültürel keşiflerinizi bu noktalarla zenginleştirebilirsiniz.
Yorumlar (0)
Yorum yapmak için giriş yapın
Şikayet Et