Konak’tan Varyant’a doğru kıvrılan yokuşun üzerinde karşınıza çıkan Ümran Baradan Oyun ve Oyuncak Müzesi, şehrin koşturmacası arasında çocuklarınızla birlikte kısa ve samimi bir geçmişe yolculuk molası vermek istediğinizde aklınızda bulunması gereken sevimli bir köşe. İki katlı, oldukça kompakt bir tarihi konakta yer alan bu mekânı rotanıza eklemeden önce, Varyant’ın kendine has park sıkıntısını ve içerideki sergileme tarzının özellikle küçük yaştaki çocukların beklentisini ne kadar karkarşılayacağını bilmeniz gerekir.
Giriş Ücreti: Ücretsiz
Ziyaret Saatleri: 09:00 - 17:00 (Pazartesi ve Pazar günleri kapalıdır)
Tahmini Gezi Süresi: 20 - 30 dakika
Konum: Halil Rıfat Paşa Caddesi No:31, Varyant, Konak/İzmir
Ümran Baradan Oyun ve Oyuncak Müzesi’ne Ulaşım ve Otopark Stratejisi
Müze, Konak Meydanı’ndan Varyant’a tırmanırken hemen Şato Kütüphanesi’nin alt kısmında kalıyor. Burası virajlı ve dik bir güzergâh olduğundan kapının önüne aracınızı park edebileceğiniz bir alan kesinlikle yok; yola bırakmaya çalışmak da trafiği kilitlediği için sizi boş yere strese sokabilir.
Eğer kendi aracınızla gelmeyi planlıyorsanız, en rahat yöntem arabanızı yokuşun hemen başlangıcındaki İzmir Arkeoloji ve Etnografya Müzesi’nin otoparkına bırakıp kalan kısa mesafeyi yukarı doğru yürümek olacaktır.
Toplu taşımayla gelmek isterseniz de işiniz oldukça pratik; Konak metro çıkışından veya vapur iskelesinden indikten sonra Varyant yönüne çalışan 19, 21 ya da 152 numaralı ESHOT otobüslerine binerek müzenin çok yakınında rahatlıkla inebilirsiniz.
Koleksiyonda Neler Var? (Hangi Yaş Grubu İçin Uygun?)
Koleksiyonun temeli, seramik sanatçımız Ümran Baradan’ın yıllar boyu biriktirdiği parçalara ve sonrasında şair Sunay Akın’ın küratörlük dokunuşuna dayanıyor; Konak Belediyesi bünyesinde sergilenen bu seçki 1800’lü yıllardan günümüze kadar uzanan çok katmanlı bir dönemi önünüze seriyor.
Camların arkasında gezinirken özellikle 1920’ler ve 30’lardan kalma, o dönemin havasını birebir hissettirsin diye gerçek kadın saçı kullanılarak hazırlanmış porselen bebekler ile oyuncak tarihinin efsanesi sayılan teneke Lehmann figürleri hemen gözünüze çarpacaktır. Bunların yanına serpiştirilmiş detaylı minyatür mutfak düzenlemeleri ve eski uzay çağı temalı parçalar da cabası.

Burada aklınızda tutmanız gereken en önemli nokta, tarihi değeri olan parçaları korumak adına tüm oyuncakların tamamen kilitli cam vitrinlerin arkasında tutuluyor olması. İçeride dokunup oynanabilecek serbest alanlar veya interaktif düzenekler bulunmadığı için, dünyayı dokunarak anlamlandırmaya çalışan 4 yaş altı ufaklıklar kısa sürede sıkılıp dışarı çıkmak isteyebilir.
Bu yüzden burası daha çok vitrindeki objeleri izleyerek hikâyesini dinleyebilecek 5 yaş ve üzeri çocuklar ile raflarda kendi çocukluğunun izini arayan yetişkinler için çok daha keyifli bir gezi vadediyor.

Ziyaret Planlaması ve İçeriden İpuçları
İki katlı bu tarihi binayı vitrinlerine tek tek göz atarak sakin bir tempoda gezmeniz en fazla 20-30 dakikanızı alacaktır. Ziyaret saatinizi ayarlarken özellikle saat 13:00 civarına denk gelen öğle saatlerini hesaba katmanızda yarar var; kâğıt üzerinde resmi bir öğle tatili görünmese de zaman zaman denk gelen personel molaları veya ara temizlikler sebebiyle içerideki turun kesintiye uğradığı olabiliyor.
Dolayısıyla gezinizi sabah erken saatlere ya da öğleden sonra 14:00 sonrasına denk getirirseniz çok daha sakin ve kesintisiz dolaşabilirsiniz.
Konağın giriş katı ağırlıklı olarak antika bebekler ve nostaljik minyatürlere ayrılmış durumda; üst kata çıktığınızda ise çocukların oturup çizgi roman ya da dergi karıştırabileceği ufak bir dinlenme köşesiyle karşılaşıyorsunuz. İçeride çay-kahve içebileceğiniz ya da bir şeyler atıştırabileceğiniz bir kafe işletmesi bulunmuyor, bu nedenle özellikle çocuklarla geziyorsanız yanınıza suyunuzu alarak gelmenizi tavsiye ederim.

İzmir'deki Diğer Oyuncak Müzelerinden Farkı Ne?
İzmir ve çevresinde oyuncak müzeciliği dendiğinde akla ilk gelen referans aslında Bademler Köyü’nde rahmetli arkeolog Musa Baran’ın kurduğu o meşhur köy müzesidir. Ümran Baradan Müzesi ise rotasını şehirden çıkarmak istemeyenler için tam Konak’ın göbeğinde, ulaşımı son derece pratik ve merkezi bir şehir içi alternatifi oluşturuyor.

Mekân büyüklüğü açısından bakacak olursanız Sunay Akın’ın İstanbul Göztepe’deki devasa müzesi gibi saatlerinizi geçireceğiniz büyük bir kompleksten ziyade oldukça butik ve derli toplu bir yer burası. Bütün bir günü buraya ayırmak yerine, Kemeraltı, Saat Kulesi veya Kızlarağası Hanı civarında yapacağınız bir gezi gününün içine yarım saatlik tatlı bir durak olarak ekleyebilir, hiçbir ücret ödemeden çocuklarınıza eski dönemlerin oyun kültürünü gösterebilirsiniz.


