Rezan Has Müzesi’ne gidecekseniz doğrudan Kadir Has Üniversitesi’nin Cibali kampüsüne yönelmeniz gerekiyor; dış cephede kocaman bir müze tabelası asılı olmadığı için kapıyı ilk seferde gözden kaçırmanız gayet normal. Müzekart geçiyor geçmesine ama gişede fiziki kart satışı yapılmıyor; bu yüzden kapıya varmadan önce dijital kartınızı uygulamadan hazır ederseniz girişte hiç vakit kaybetmeden rahatça içeri adım atabilirsiniz.
| Bilgi | Detay |
|---|---|
| Giriş Ücreti | Tam 300 TL, indirimli 150 TL |
| Müzekart+ | Yılda 1 kez ücretsiz giriş |
| Öğrenci Avantajı | Perşembe günleri tüm öğrencilere ücretsiz |
| Ziyaret Saatleri | 09:00 - 18:00 (Haftanın her günü açık) |
| Kapalı Günler | 1 Ocak ve dini bayramların ilk günü |
| Ulaşım | T5 Tramvay (Cibali), M2 Metro (Haliç) |
Cibali Tütün Fabrikası'nın Dönüşümü
Burası aslında 1884 yılında mimar Alexandre Vallaury’nin Reji İdaresi için tasarladığı ve 1990’lara dek tıkır tıkır işleyen meşhur Cibali Tütün Fabrikası. Kadir Has Vakfı yapıyı devralıp kapsamlı bir restorasyona giriştiğinde, ambarın zemininden Bizans dönemi kalıntıları fışkırınca proje sıradan bir üniversite binasından çıkıp yaşayan bir arkeoloji alanına evrildi. Ortaya çıkan bu başarılı dönüşüm 2003 yılında prestijli Europa Nostra ödülünü getirdi; bugün de kampüs hayatıyla sergi salonları tam anlamıyla iç içe nefes alıyor.

Müze Katlarında Sizi Neler Bekliyor?
Müzede gezeceğiniz iki kat var ve açıkçası birbirinin tamamen zıddı iki ayrı dünyaya adım atıyorsunuz.
Giriş Katı: Tütün ve Sigara Üretim Belleği
Kampüs kapısından içeri girdiğiniz an kendinizi doğrudan fabrikanın eski imalat hattında buluyorsunuz. Zamanında Cibali Fabrikası’nda çalışan tütün sarma ve istif tezgahları, ülkeye getirilen ilk makaron makinesi, tıkırdayan pistonlu paketleme üniteleri ve burada ter döken işçilerin siyah beyaz portreleri sizi karşılıyor. Yalnızca ağır makineler değil; Osmanlı’nın son dönemlerinden erken Cumhuriyet yıllarına uzanan nostaljik sigara paketleri, yazışmalar ve kurumsal evraklar da hemen yanı başınızda sergileniyor.

Alt Kat: Seferikos Sarnıcı ve Urartu Kemerleri
İşin asıl büyüleyici tarafı merdivenlerden aşağı indiğinizde başlıyor. 11. yüzyıl sonlarından kalma Seferikos Sarnıcı’nın devşirme sütunları ve tuğla kemerleri arasındaki loş alanda, tam 9 bin yıllık bir geçmişin parçalarını görüyorsunuz. Salonun şüphesiz en etkileyici kısmı, seçkin parçaların bir araya getirildiği Urartu Kemerleri koleksiyonu. Bronz üzerine işlenmiş aslan ve boğa avı sahneleriyle göz alan Urartu kemerleri, Tunç Çağı hançerleri ve minik ana tanrıça figürinleri, sarnıcın tarihi nişleri içinde adeta parıldıyor.

Vaktiyle tütün ambarı, İkinci Dünya Savaşı yıllarında ise erzak deposu olarak kullanılan bu sarnıç; 15 ayak ve 20 sütun üzerinde yükselen, suyu tutsun diye horasan harcıyla örülmüş muazzam bir mühendislik örneği. Üstelik sarnıcın yanı başında, 17. yüzyıl Osmanlı dönemine ait su dağıtım sistemiyle bağlantılı olduğu anlaşılan iki bloklu taş kalıntıları da inceleyebiliyorsunuz.
Rezan Has Müzesi Giriş Ücreti ve Ziyaret Saatleri
Müze, 1 Ocak ve dini bayramların ilk günleri hariç haftanın yedi günü 09:00 - 18:00 saatleri arasında kapılarını açık tutuyor. Sergi alanı tamamen yer altında korunaklı olduğu için kış ortasında ya da sağanak yağışlı bir havada rota yapmak için çok yerinde bir seçenek. Girişler tam bilet için 300 TL, indirimli bilet için 150 TL. Güzel bir detay da öğrenciler için düşünülmüş; perşembe günleri tüm öğrenciler müzeyi ücretsiz gezebiliyor. Ayrıca MMKD kartınız varsa sizden de herhangi bir ücret alınmıyor.
Müzekart İşlemleri ve Kapıdaki Durum
Müzekart+ sahibiyseniz buraya yılda bir defa ücretsiz girebiliyor, üstüne müze yayınlarını %10 indirimle alabiliyorsunuz. Fakat aklınızda mutlaka bulunması gereken bir püf noktası var: Kapıda kart basımı ya da satışı yapılmıyor. Kartınızın süresi bittiyse ya da yeni kart çıkaracaksanız, kapıdaki görevliyle uğraşmamak için bu işlemi önceden dijital Müzekart uygulaması üzerinden halledip gelmeniz şart.
Rezan Has Müzesi Nerede ve Nasıl Gidilir?
Fatih tarafında, Haliç sahil bandında yer alan müze, doğrudan Kadir Has Üniversitesi’nin Cibali Kampüsü’nün merkezinde. Ulaşım için en zahmetsiz seçenek T5 Eminönü-Alibeyköy tramvayına binmek; Cibali durağında indiğiniz anda kampüs zaten tam gözünüzün önünde beliriyor.
Metroyu kullanacaksanız M2 Yenikapı-Hacıosman hattının Haliç durağında inebilir, köprü üstünden Balat istikametine doğru ferah bir 10 dakikalık düz ayak yürüyüşle kapıya varabilirsiniz. Metrobüsle gelecekseniz Ayvansaray ya da Feshane duraklarından T5 tramvayına aktarma yapıp yine Cibali’de inebilirsiniz. Buradaki gezinizi bitirdikten sonra hemen yanı başındaki Balat yürüyüş rotasıyla günü keyifle birleştirebilirsiniz.
Cibali durağı
Müze giriş kapısının karşısındaki durakta inin.
Haliç durağı
Köprü üzerinden Cibali yönüne yürüyün.
Kampüs İçi Kapı Yönlendirmesi
Üniversite çevresine vardığınızda sizi içeri çağıran bariz bir müze tabelası göremezsiniz. Navigasyonun sizi gereksiz yere sahil boyunca dolaştırıp ters kapılara sürüklememesi için şu yolu izleyin: Anadolu yakasından veya Eminönü tarafından geliyorsanız, itfaiye binasını ve sosyal tesisleri geride bıraktığınızda sağınızda Cibali Kapısı’nı göreceksiniz. Tarihi çeşme ve karakolun hemen bitişiğindeki bu ana kapıdan kampüse adım atın. Girer girmez sola kıvrılıp hafif yokuşu tırmanın ve güvenlik noktasını geçin; geçer geçmez sağınızdaki kapı sizi doğrudan müzenin giriş salonuna ulaştıracaktır. Alt kattaki sarnıç galerisine de zaten bu salonun içerisinden iniyorsunuz.


