İstanbul'un hızla değişen siluetinde, sokaklarında kaybolmanın hala keyif verdiği nadir rotalardan birindesiniz. Balat ve Fener, yan yana dizilmiş renkli cumbalı evleri, dik yokuşları ve her köşebaşından fırlayan sürprizleriyle ziyaretçilerine nostaljik bir atmosfer sunuyor. Bu rotayı takip ederken hem tarihin derinliklerine iniyor hem de modern kafelerin sunduğu yepyeni tatlarla tanışıyorsunuz.

Balat Turuna Çıkmadan Önce Bilmeniz Gerekenler

Sabahın erken saatlerinde sokaklar çok daha sakin oluyor. Rahat bir spor ayakkabı giymeyi kesinlikle ihmal etmeyin, çünkü dik yokuşlar ve Arnavut kaldırımları sizi epey zorlayacak. Fotoğraf çekmeyi seviyorsanız, telefonunuzun veya fotoğraf makinenizin şarjının tam dolu olduğundan emin olun; karşınıza sürekli yeni bir detay çıkıyor.

Adım Adım Fener - Balat Yürüyüş Rotası

Geziye nereden başlayacağınız, günün geri kalanındaki enerjinizi doğrudan etkiliyor. Yokuşları ve kahvaltı mekanlarını hesaba katarak en popüler iki başlangıç noktasını sizin için kıyasladık:

Başlangıç NoktasıAvantajlarıDezavantajları
Cibali KapısıTarihi kronolojiye uygun, yokuşları yavaş yavaş çıkıyorsunuzKahvaltı mekanlarına ulaşmak biraz yürüme mesafesi gerektiriyor
AyvansarayDirekt renkli kafelere ve merkeze düşüyorsunuzTurun sonunda yorulup Cibali tarafındaki tarihi dokuyu es geçme ihtimaliniz yüksek

Enerjimiz tamken rotamızı tarihi sıraya uygun olarak Cibali'den başlatıyoruz.

Başlangıç Noktası: Cibali Kapısı ve Kadir Has Üniversitesi

Eski adıyla Cibali Tütün Fabrikası, günümüzde Kadir Has Üniversitesi olarak hizmet veriyor. Devasa tarihi binanın hemen yanındaki kapıdan geçerek Haliç kıyısı boyunca yürüyüşe başlıyorsunuz. Binanın restore edilmiş tuğla dokusu, endüstriyel geçmişin izlerini muazzam bir şekilde yansıtıyor.

Fener Rum Ortodoks Patrikhanesi

Katolik alemi için Vatikan ne ifade ediyorsa, Ortodoks dünyası için de burası tam olarak o anlama geliyor. Avluya adım attığınızda oldukça mütevazı bir dış cephe görüyorsunuz. Ancak içeri girdiğinizde göz alıcı ahşap oymalar, altın varaklı detaylar ve yüzlerce yıllık ikonalar dikkatinizi çekiyor. Tarihte yaşanan siyasi olaylar nedeniyle ortadaki ana kapı her zaman kilitli tutuluyor, bu yüzden girişler yan kapıdan yapılıyor.

Fener Rum Ortodoks Patrikhanesi'nin altın varaklı ve ahşap oymalı tarihi avlusu
Patrikhane'nin içerisindeki ahşap işçilik ve tarihi ikonalar ziyaretçileri büyülüyor.

Fener Rum Erkek Lisesi (Kırmızı Mektep)

Sancaktar Yokuşu'nu tırmanmaya başladığınızda o meşhur devasa kırmızı siluet yavaş yavaş belirginleşiyor. Tepeden tüm Haliç'e hakim olan Kırmızı Mektep, Fransa'dan özel olarak getirilen kırmızı tuğlalarla inşa edilmiş.

Haliç'e tepeden bakan kırmızı tuğlalı devasa Fener Rum Erkek Lisesi binası
Sancaktar Yokuşu'ndan tüm ihtişamıyla yükselen Kırmızı Mektep.

Ne yazık ki okulun içine ziyaretçi kabul edilmiyor. Dışarıdan bol bol fotoğraf çekip bu görkemli yapının mimari detaylarını inceleyebilirsiniz. Tıpkı Galata Kulesi ve çevresinde olduğu gibi burada da mimari dokunun keyfini çıkarmak fazlasıyla tatmin edici.

Kanlı Kilise (Moğolların Meryemi)

Kırmızı Mektep'in arka sokaklarında gizlenen bu ufak kilise, Bizans döneminden günümüze kadar kesintisiz ibadete açık kalan tek yapı unvanını taşıyor. Fatih Sultan Mehmet'in özel fermanı sayesinde camiye çevrilmekten kurtulmuş. Kapısı genelde kapalı olabiliyor, ziline bastığınızda görevli sizi içeri alıp kilisenin ilginç tarihi hakkında ufak bilgiler veriyor.

Kiremit Caddesi ve Balat'ın Meşhur Renkli Evleri

Sosyal medyada sürekli karşınıza çıkan o bitişik nizam, pastel tonlara boyalı evlerin olduğu sokaktasınız. Burası özellikle öğle saatlerinde fotoğraf çekenlerle dolup taşıyor. Mahalle sakinleri bu kalabalıktan zaman zaman rahatsızlık duyabiliyor, bu yüzden fotoğraf çekerken özel hayata ve sessizliğe saygı göstermek büyük önem taşıyor.

İstanbul Balat'ta tarihi renkli cumbalı evler ve Arnavut kaldırımlı dik yokuş manzarası
Balat sokakları, tarihi dokusu ve renkli evleriyle İstanbul'un en nostaljik rotalarından biri.

Merdivenli Yokuş ve Renkli Merdivenler

Bir diğer popüler fotoğraf noktası olan Merdivenli Yokuş, sağlı sollu cumbalı evlerin arasından süzülerek inen basamaklarıyla tam bir görsel şölen sunuyor. Sokakta yürürken eski İstanbul kültürünün hala buralarda yaşamaya devam ettiğini güçlü bir şekilde hissediyorsunuz.

Balat Kiremit Caddesi üzerinde yan yana dizilmiş pastel tonlardaki tarihi evler
Kiremit Caddesi, Balat'ın sosyal medyada en çok paylaşılan fotoğraf noktası.

Antikacılar Sokağı (Çıfıt Çarşısı) ve Agora Meyhanesi

Tarihi Yahudi mahallesi olan Balat'ın merkezine doğru ilerledikçe karşınıza Çıfıt Çarşısı çıkıyor. Eskiciler, antikacılar ve mezat salonlarının yan yana dizildiği bu sokakta eski eşyaları karıştırmak gerçekten çok keyifli.

Eski eşyaların sergilendiği Balat Antikacılar Sokağı ve Çıfıt Çarşısı vitrinleri
Antikacılar Sokağı'nda geçmişin tozlu sayfalarını aralamak ve nostaljik eşyaları incelemek büyük bir keyif.

Akşam saatlerine doğru sokağın atmosferi değişiyor ve asırlık Agora Meyhanesi eski İstanbulluların ruhunu yaşatmaya devam ediyor. Eğer farklı ve otantik sokaklar keşfetmeyi seviyorsanız, başka bir tatil gününde rotanızı İstanbul gezilecek yerler listemizdeki diğer tarihi mahallelere de çevirebilirsiniz.

Sveti Stefan Bulgar Kilisesi (Demir Kilise)

Haliç sahil yoluna indiğinizde güneşin altında parlayan altın rengi kubbesiyle Demir Kilise dikkatinizi çekiyor. Dünyada tamamen demirden inşa edilmiş nadir yapılardan biri. Parçaları Viyana'da dökülüp Tuna Nehri üzerinden gemilerle getirilerek burada birleştirilmiş. İçerisi oldukça ferah, devasa demir kolonların işçiliği ise gerçekten büyüleyici.

Balat'ta renkli cumbalı evlerin arasından geçen tarihi Merdivenli Yokuş
Eski İstanbul kültürünün izlerini taşıyan rengarenk Merdivenli Yokuş.

Popüler Kültürde Balat: Çukur Dizisi Nerede Çekildi?

Son yıllarda mahalleye olan ilginin artmasında popüler dizilerin payı yadsınamaz. Özellikle Çukur dizisinin çekildiği sokaklar, kahvehane ve mahalle fırını, dizinin hayranları tarafından sıkça ziyaret ediliyor. Duvarlarda hala diziye ait replikleri ve meşhur sembolü taşıyan grafitileri görüyorsunuz. Ayvansaray tarafına doğru yürüdüğünüzde bu sokakların canlı ve hareketli yapısı hemen fark ediliyor.

Balat'ta Ne Yenir? Mekan ve Kahvaltı Tavsiyeleri

Sokakları arşınlarken haliyle acıkıyorsunuz. Son yıllarda açılan üçüncü nesil kahveciler ve tasarım kafeler, eski mahalle fırınlarıyla yan yana dostça hizmet veriyor. Seçim yapmanızı kolaylaştırmak için öne çıkan mekan türlerini sizin için kıyasladık:

Mekan TürüNe Yenir / Ne İçilir?Kimler İçin Uygun?
Geleneksel FırınlarTaş fırın simidi, odun ateşinde lahmacun ve pideAyaküstü atıştırmak ve lokal sokak lezzetlerini tatmak isteyenler
Tasarım & Antika KafelerSerpme kahvaltı, ev yapımı tatlılar, bitki çaylarıVintage dekorasyon sevenler ve uzun uzun oturup sohbet etmek isteyenler
3. Nesil KahvecilerNitelikli filtre kahve, espresso bazlı içeceklerYürüyüşe kaliteli bir kahve molası katmak isteyenler

Güne bu mekanların birinde doyurucu bir mola vererek başlamak, yokuşları tırmanmak için ihtiyacınız olan enerjiyi fazlasıyla sağlıyor.

Balat'a Nasıl Gidilir?

Tarihi Yarımada'nın hemen kıyısında yer alan bu bölgeye ulaşım aslında oldukça pratik. Trafik stresine girmeden ulaşmanın en akılcı yolu T5 Eminönü - Alibeyköy tramvay hattını kullanmak. Fener veya Balat duraklarında inerek doğrudan Haliç kıyısından sokaklara dalabiliyorsunuz.

Eğer deniz havası almak isterseniz, Haliç hattında çalışan şehir hatları vapurlarını tercih ederek doğrudan Fener iskelesine inme şansınız var. Otobüs kullanacaklar için Eminönü'nden kalkan ve sahil yolunu takip eden hatların tamamı bu bölgeden geçiyor. Özel araçla gelmeyi düşünüyorsanız sahil şeridindeki park yeri sorunu epey can sıkıcı olabiliyor, bu yüzden toplu taşıma her zaman en mantıklı seçenek.