Hafta sonu Boğaz havası almak için yola çıkıp daracık sokaklarda park yeri aramakla uğraşmak, gününüzü daha başlamadan bitiren en büyük hata. İstanbul Boğazı'nın Karadeniz'e açıldığı bu uç noktaya sabah saatlerinde ulaşmak, hem kısıtlı otopark sorununu çözüyor hem de tarihi kalenin kalabalıktan uzak atmosferini yaşamanızı sağlıyor.
Rumeli Feneri Kalesi (Topçu Kalesi) Ücretli mi?
Kale ziyareti tamamen ücretsiz, ancak içeride sizi karşılayan organize bir müze yapısı beklemeniz hayal kırıklığı yaratabilir. On yedinci yüzyıldan günümüze ulaşan yapı, dönem dönem restorasyon geçirse de şu an kendi haline bırakılmış bir açık hava kalıntısı konumunda.

İçerisi oldukça rüzgarlı, zemin ise yer yer taşlık ve engebeli. Bu yüzden topuklu ayakkabı yerine mutlaka kaymaz tabanlı bir spor ayakkabı tercih edin. Kemerli kapıdan girip burçlara tırmandığınızda, bir yanda hırçın Karadeniz diğer yanda ise Yavuz Sultan Selim Köprüsü manzarası karşınıza çıkıyor.
Kale çevresinde herhangi bir bilet gişesi, rehberlik hizmeti, kafe veya tuvalet yer almıyor. İhtiyaçlarınızı kaleye tırmanmadan önce köy merkezinde halletmeniz en mantıklı seçenek.
Fenerin İçindeki Sır: Sarı Saltuk Türbesi
Bölgeye adını veren asıl fener, liman tarafında yer alan ve askeriyenin kontrolündeki aktif bir deniz feneri. Kırım Savaşı sırasında Fransızlar tarafından inşa edilen bu yapının içine girmek sivil ziyaretçilere kapalı. Ancak fenerin hemen dibinde, çoğu kişinin gözden kaçırdığı tarihi bir detay yatıyor.

Kule yapım aşamasındayken defalarca yıkılınca, köy halkı burada Sarı Saltuk'a ait bir yatır olduğunu Fransız mühendislere iletiyor. Bunun üzerine önce türbe inşa ediliyor, fener kulesi ise bu türbenin tam üzerine oturtuluyor. Günümüzde fenerin alt katındaki bu küçük türbe ziyarete açık.
Etrafı demir parmaklıklarla çevrili fenerin bahçesine giremeseniz bile, hemen dışındaki banklarda oturup dalga seslerini dinlemek oldukça dinlendirici. Burası kaleye kıyasla çok daha sakin ve rüzgara karşı korunaklı.
Rumeli Feneri'ne Nasıl Gidilir?
Bölge, Sarıyer ilçe merkezinin oldukça kuzeyinde kalıyor. İstanbul içinden rotanızı çizerken hem trafiği hem de virajlı orman yollarını hesaba katmanız şart.

Toplu Taşıma ile Ulaşım (Hacıosman - 150 İETT)
Metro hattını kullanarak bölgeye ulaşmak en pratik ve bütçe dostu yöntem. Yenikapı-Hacıosman metrosuna binin ve son durak olan Hacıosman istasyonunda inin.
Otobüs durakları çıkışına yönelip 150 numaralı İETT otobüsüne binmeniz gerekiyor. Yolculuk trafiğe bağlı olarak yaklaşık kırk beş dakika sürüyor. Durak isimlerine dikkat edin, Rumeli Feneri Yolu durağında sakın inmeyin. Otobüsün asıl son durağı doğrudan köyün meydanı.
Özel Araç ile Ulaşım ve Otopark Durumu
Kendi aracınızla yola çıkıyorsanız, Sarıyer merkezden kalkan sahil yolunu takip ederek orman içinden geçen virajlı yola bağlanın. Yol tek gidiş ve tek geliş olduğu için özellikle hafta sonu öğle saatlerinde ciddi kuyruklar oluşabiliyor.
Köy meydanına ve kale girişine yaklaştıkça yollar iyice daralıyor. Kale girişinde ve deniz fenerinin çevresinde otopark kapasitesi çok kısıtlı. Aracınızı köyün girişindeki uygun alanlara bırakıp kalan kısa mesafeyi yürümek, dar sokaklarda manevra yapmaya çalışmaktan çok daha az stresli.
Garipçe'den Rumeli Feneri'ne Yürüyüş Rotaları
Doğa yürüyüşü sevenler için Sarıyer'in köyleri birbirine orman içi patikalarla bağlanıyor. Eğer rotanızı genişletmek isterseniz, güne Garipçe Köyü sokaklarında Karadeniz'in sert rüzgarlarına direnen tarihi ahşap evleri fotoğraflayarak başlayabilirsiniz.
Garipçe'den başlayıp Feneryolu üzerinden devam eden yaklaşık on beş kilometrelik trekking parkuru, toprak yolları tırmanmayı sevenler için oldukça uygun. Yol üstünde soluklanmak için rotanız üzerindeki Feneryolu Kuş Gözlem Kulesi yapısına çıkıp, ilkbahar ve sonbahar aylarındaki göçmen kuşların geçişlerini yüksekten izleyin.
Orman içi yürüyüşlerde zemin dikenli ve kaygan olabiliyor. Yanınıza mutlaka kalın kumaşlı pantolonlar, rüzgarlık ve yeterli miktarda su alın.
Boğaz hattında daha uzun bir gezi planlamak isteyenler için Kilyos kamp alanları bu güzergahın doğal uzantısı.
Rumeli Feneri Kahvaltı ve Balık Restoranları
Temiz hava iştahınızı açtığında, köy merkezinden aşağıya, limana doğru inen yokuşu takip edin. Burada lüks ve gösterişli mekanlar değil, salaş ve otantik balıkçı barınakları var.
Liman çevresindeki kafelerde serpme kahvaltı yapabilir veya doğrudan taze deniz ürünleri sunan restoranlara oturabilirsiniz. Fiyatlar Boğaz hattındaki diğer lüks mekanlara göre nispeten ortalama bir seviyede.
Mekanların manzarası muazzam, atmosfer ise alabildiğine sade. Dışarıdan kendi yiyeceğinizi getirip kale surlarında piknik yapmak da sıkça tercih edilen popüler bir alternatif. Sadece, yanınızda getirdiğiniz ambalajları ve çöpleri mutlaka geri götürün, zira bölgenin en büyük problemi rüzgarla denize savrulan atıklar.
Yorumlar (0)
Yorum yapmak için giriş yapın
Şikayet Et