Eskişehir sokaklarında gezerken karşınıza aniden Türkiye otomotiv tarihinin en hüzünlü ama bir o kadar da gurur verici projesi çıkıyor. TÜRASAŞ tesislerinin bahçesinde yer alan Devrim Arabası Müzesi sadece eski bir aracı değil, 1961 yılında 129 güne sığdırılmış devasa bir mühendislik eforunu barındırır.
- Açık Günler: Pazartesi günleri hariç her gün açık.
- Ziyaret Saatleri: Hafta içi 10:00 ile 17:00 arası, hafta sonu ise 09:00 ile 17:00 arası gezilebiliyor.
- Giriş Ücreti: Bahçe bölümü tamamen ücretsiz, kapalı müze alanı ise tam 50 TL, öğrenci 30 TL. Öğretmenler ve 65 yaş üstü ziyaretçiler kapalı alana da ücretsiz giriyor.
- Otopark: Tesise ait özel bir otopark bulunmuyor.
Devrim Arabası Müzesi Ziyaret Detayları (2026 Güncel)
Müzeyi iki farklı bölümde incelemek mümkün. İlk kısım herhangi bir ücret ödemeden gezebileceğiniz açık hava bahçe alanı. Burada sizi şeffaf bir camekan içine alınmış bej renkli orijinal Devrim otomobili karşılıyor. Aracın etrafı kalın bir camla kaplı olduğu için güneşli günlerde fotoğraf çekerken ciddi bir yansıma sorunu yaşayabiliyorsunuz. Polarize filtreli bir lens kullanmak veya araca iyice yaklaşmak bu yansıma problemini büyük ölçüde çözer.

Açık alanda sadece araba yok. Aynı zamanda 2200 tipi buharlı lokomotif ve Ankara Gençlik Parkı için özel üretilmiş ünlü Mehmetçik treni de bu bahçede yer alıyor. Merdivenleri tırmanıp trenlerin içine girin ve o dar makinist kabinini kendi gözlerinizle inceleyin.
İkinci kısım ise ufak bir bilet ücretiyle girilen kapalı müze alanı. İçeri girdiğinizde oldukça loş ve düzenli bir atmosferle karşılaşıyorsunuz. Kapalı alanda maalesef fotoğraf veya video çekimine kesinlikle izin verilmiyor. Turunuzu tamamladıktan sonra girişteki küçük kafeteryada çayınızı yudumlayıp yan taraftaki hediyelik eşya dükkanına göz atabilirsiniz.
| Bölüm | Ziyaretçi Tipi | Ücret |
|---|---|---|
| Açık Hava (Araba ve Trenler) | Herkes | Ücretsiz |
| Kapalı Müze (Tarihçe ve Üretim) | Tam Bilet | 50 TL |
| Kapalı Müze (Tarihçe ve Üretim) | Öğrenci | 30 TL |
| Kapalı Müze (Tarihçe ve Üretim) | Öğretmen / 65 Yaş Üstü | Ücretsiz |
Müzeye Nasıl Gidilir?
Konum olarak Eskişehir tren garına ve şehir merkezine oldukça yakın bir noktada yer alıyor. Porsuk Çayı etrafında yürüyüş yaparken rotanızı kolayca Tepebaşı bölgesindeki TÜRASAŞ yerleşkesine çevirebilirsiniz.
Aracınızla gelmeyi planlıyorsanız hafta sonları ciddi bir park sorunu yaşamanız olası. Tesisin kendine ait bir ziyaretçi otoparkı yok. Arabanızı yolun karşısındaki ara sokaklara veya gar etrafındaki ücretli otoparklara bırakıp kısa bir yürüyüşle kapıya ulaşın. Navigasyon uygulamaları sizi doğrudan Basın Şehitleri Caddesi üzerindeki küçük ana giriş kapısına sorunsuz bir şekilde yönlendirir.
Müze İçerisinde Başka Neler Var?
Ücretli kapalı alana adım attığınızda otomobilin yapımında kullanılan orijinal kumpaslar, pergeller, çizim masaları ve Sivas demiryollarında dökülmüş orijinal motor bloğu sergileniyor. O dönem güvenlik gerekçesiyle aküsü sökülen ve benzin konulmayan mekanik parçaları kendi gözlerinizle görün.
İçerideki panolarda yer alan belgeler sıradan kağıt parçaları değil. Far bloklarını zamanında yetiştirebilmek için kendi düğününü erteleyen ustaların isimsiz fedakarlıklarını okurken o dönemin ruhunu iliklerinize kadar hissediyorsunuz.
Sergi alanı metrekare olarak çok büyük sayılmaz ancak sunduğu teknik detaylar mühendislik meraklıları için oldukça tatmin edici. Müze gezinizi bitirdikten sonra ana caddeyi takip ederek Eskişehir rotanıza tarihi Odunpazarı evleri ile devam edebilirsiniz.
Türkiye'nin İlk Yerli Otomobili Devrim'in Gerçek Hikayesi
Bir otomobil fabrikasının değil, eski adıyla Eskişehir Demiryolu Fabrikaları olan bir tren üretim merkezinin otomobil yapmaya karar vermesi başlı başına bir meydan okuma hikayesi. Dönemin cumhurbaşkanı Cemal Gürsel ülkenin en yetenekli mühendislerini Ankara'ya çağırıp yerli otomobil vizyonunu paylaştığında kimse bunun bu kadar kısa sürede gerçekleşebileceğine ihtimal vermiyordu.
129 Günde Gelen İnanılmaz Mühendislik Başarısı
Proje için ayrılan bütçe defalarca kesintiye uğramasına rağmen yüzlerce kişilik bir ekip gece gündüz vardiyalı çalışmaya başlıyor. Sadece 129 gün içinde sıfırdan el işçiliğiyle dört farklı otomobil üretiliyor. Gövde ve motor uyumunu sağlamak, direksiyon mekanizmasını yerleştirmek gibi o günün kısıtlı imkanlarında imkansız görünen detaylar tamamen yerli çözümlerle aşılıyor.
Hatta mühendislerin araca eklemek için tasarladığı kırmalı direksiyon (ayarlanabilir direksiyon) fikri zaman darlığından dolayı projeye dahil edilemiyor. İlginçtir ki sadece iki yıl sonra dünyaca ünlü Alman bir otomotiv firması bu kırmalı direksiyonun patentini alıp yenilik olarak piyasaya sürüyor.
29 Ekim 1961: Devrim Neden Yolda Kaldı?
Toplum arasında yaygın olarak bilinen benzin koymayı unuttular efsanesi aslında eksik ve yönlendirici bir bilgiden ibaret. Dört araç başarıyla üretildikten sonra Cumhuriyet Bayramı törenleri için kömürlü trenle Ankara'ya gönderiliyor.
Buharlı lokomotiflerin bacalarından çıkan devasa kıvılcımların yangın çıkarma riski oldukça yüksek. Bu güvenlik açığını kapatmak için araçların içindeki benzin taşıma esnasında tamamen boşaltılıyor.
Plan, araçlar Ankara'ya indiğinde meclise gitmeden hemen önce benzin ikmali yapmak. Ancak eskort ekiplerinin kendi içindeki iletişim kopukluğu yüzünden araçlar benzinliğe uğramadan doğrudan meclis önüne getiriliyor. Cemal Gürsel siyah renkli araca bindiğinde depoda sadece birkaç metre manevra yapacak kadar yakıt kalmış durumda.
Araç tam 100 metre ilerledikten sonra öksürerek duruyor. Hemen arkadaki bej renkli araca geçen cumhurbaşkanı Anıtkabir'e kadar sorunsuz bir şekilde ulaşıyor. Ertesi gün basın sadece benzini bittiği için yolda kalan siyah aracı manşetlerine taşıyor ve bu devasa mühendislik başarısı bir daha açılmamak üzere rafa kaldırılıyor.



