Fırtına Vadisi rotasında Zilkale'nin araç keşmekeşine, tur otobüslerine ve otopark sırasına girmek istemiyorsanız direksiyonu biraz daha yukarılara kırabilirsiniz. Tatos Geçidi'nin eteğinde, sarp kayalıkların üzerine adeta bir kartal yuvası gibi tüneyen Kale-i Bala, bölgenin kadim tarihini o kalabalıktan tamamen uzakta, rüzgarın sesini dinleyerek hissedebileceğiniz en özel noktalardan biridir.

  • Konum: Çamlıhemşin ilçe merkezine yaklaşık 40 km mesafede; Fırtına Deresi'nin doğduğu kaynaklara oldukça yakın bir noktada (Hisarcık / Kale Köyü mevkii)
  • Yol Durumu: Çamlıhemşin çıkışından itibaren yolun büyük kısmı beton kaplama; ancak rakım yükseldikçe son kilometreler belirgin şekilde daralıyor ve virajlar sertleşiyor
  • Giriş Ücreti: Ücretsiz (herhangi bir gişe, turnike ya da biletleme sistemi bulunmuyor)
  • Tesis İmkânları: Kalenin çevresinde su alabileceğiniz bir bakkal, oturabileceğiniz bir kafe ya da tuvalet gibi hiçbir sosyal işletme mevcut değil

Kale-i Bala Nerede ve Nasıl Gidilir?

Bölgeye doğru yola çıkarken haritalarda ya da rehberlerde farklı köy isimleriyle karşılaşmanız oldukça olasıdır. Kimi kaynaklar kaleyi Hisarcık Köyü sınırlarında gösterirken, kimileri ise eski adı Yazlık olan Kale Köyü olarak kayda geçer. Aslında her iki yerleşim de birbirine bitişik nizamda sayılır; kale ise Kaçkarlar üzerinden Anadolu içlerine uzanan tarihi Başhemşin havzasının kilit noktasında yer alır.

Yolculuğa Çamlıhemşin ilçe merkezinden başlayıp Fırtına Deresi'ni yanınıza alarak güneye, yani Zilkale istikametine doğru devam ediniz. Zilkale'yi ardınızda bıraktıktan sonra Çat Vadisi yönünde sürüşe devam edip Çat yol ayrımından Kale Köyü tabelasını takip ederek tırmanışa geçebilirsiniz. Yolun önemli bir bölümü beton zeminle kaplanmış olsa da yukarılara çıktıkça genişlik tek araca düşer ve viraj açıları daralır. Tabanı yere yakın bir binek araçla buraya çıkmak hem aracı hem sizi fazlasıyla yıpratabilir; özellikle zeminin ıslandığı yağışlı günlerde altı yüksek bir araç tercih etmeniz çok daha konforlu ve güvenli bir yolculuk sağlayacaktır.

Kale-i Bala'nın surları ve altındaki Kale Köyü'nün havadan vadi manzarası
Kale-i Bala'nın surları, aşağıdaki Kale Köyü'ne ve derenin kesip geçtiği vadiye hakim bir noktada yükseliyor.

Zilkale mi, Kale-i Bala mı?

Bölgede kısıtlı bir zamanınız varsa bu iki rota arasındaki tercihiniz, geziden tam olarak ne beklediğinize göre şekillenecektir. Vadinin alt kısımlarında kalan Zilkale'ye ulaşım oldukça zahmetsizdir; etrafında çay içip dinlenebileceğiniz mekanlar bulunur ancak bu konfor, özellikle yüksek sezonda ciddi bir turist kalabalığını da beraberinde getirir.

Kale-i Bala'yı ise kabaca Zilkale'nin bulutlara daha yakın, sessiz ve biraz daha vahşi bir ikizi olarak düşünebilirsiniz. Her iki yapının da kayalık bir tepeye oturuşu, taş işçiliği ve topoğrafyayı kullanma biçimi birbirine inanılmaz derecede benzerdir. Şayet pürüzsüzce restore edilmiş yapılar yerine doğanın yavaş yavaş geri kazandığı, taşların arasından yabani otların fışkırdığı daha yalın bir atmosfer görmek isterseniz rotanızı mutlaka buraya çevirmelisiniz. Üstelik Fırtına Deresi'nin doğduğu vadi yatağına tepeden bakan manzarası, Zilkale'ye kıyasla çok daha bakir ve etkileyicidir.

Kalenin Tarihi ve Mimari Özellikleri

Bugün karşınıza çıkan taş dokunun çok büyük bir kısmı doğrudan Orta Çağ dönemine aittir. Bölge üzerine çalışan tarihçilerin aktardığına göre iç kalenin ilk temelleri 6. yüzyıla kadar uzanır; yapı daha sonra 14. ve 15. yüzyıllarda bu ticaret aksını denetleyen Cenevizliler eliyle genişletilerek sağlamlaştırılmıştır. Araziye kusursuz yerleşimi ve duvarlardaki moloz taş örgüsü bakımından, hemen hemen aynı çağlarda inşa edilen Zilkale ile bariz bir akrabalık sergiler.

Bu savunma yapısı, esasen Erzurum yaylalarından Tatos Geçidi'ni aşarak Rize ve Pazar kıyılarına inen tarihi kervan yolunun emniyetini sağlamak amacıyla stratejik bir noktaya oturtulmuştur. Dikdörtgen bir zemin üzerine kurulan kalenin uzunluğu takriben 70 metre, genişliği ise 25 metre civarındadır. Kalenin içine adım attığınızda doğu cephesindeki duvara bitişik, kemerli ve tonozlu bir mekan göreceksiniz; burası geçmişte garnizonun su ihtiyacını karşılayan bir sarnıçtır. Surların et kalınlığı kimi noktalarda 1 metreyi bulsa da Karadeniz'in sert kışları ve asırların getirdiği yıpranma, dış savunma duvarlarının büyük kısmını bugüne biraz yaralı ulaştırmıştır.

Reklam
Kayalık tepe üzerindeki Kale-i Bala duvarları ve tırmanan taş merdiven
Kalenin ana duvarlarına çıkan taş merdiven, sarp kayalığın üzerine kurulu yapıyı net şekilde ortaya koyuyor.

Ziyaret Öncesi Bilmeniz Gereken Pratik Detaylar

Kale-i Bala, altyapısı tamamlanmış turistik ören yerlerinde görmeye alıştığınız o organize düzene sahip bir yer değildir. Rize Valiliği ve ilgili kurumlar dönem dönem yapıda güçlendirme ve rölöve çalışmaları yürütür; bu sebeple ziyaretiniz esnasında bazı cephelerde koruma iskelelerine veya çevrilmiş çalışma alanlarına denk gelebilirsiniz.

Yola çıkmadan önce planınızı yaparken şu pratik detayları göz önünde bulundurmanızı tavsiye ederiz:

  • Tesis Eksikliği: Zirveye vardığınızda su alabileceğiniz bir büfe, bakkal ya da soluklanıp çay içebileceğiniz bir tesis bulamazsınız. Atıştırmalık ve içecek gibi tüm temel ihtiyaçlarınızı Çamlıhemşin merkezden ya da güzergahtaki son köy kahvelerinden temin etmelisiniz.
  • Kıyafet ve Ayakkabı: Kalenin zemininde ve patika hatlarında ıslak otlar, balçıklaşan çamur ve dengesiz taşlar bulunur. Şehir ayakkabıları yerine tabanı kaymayan, bileği iyi kavrayan korunaklı bir yürüyüş ayakkabısı giymeniz çok önemlidir.
  • Değişken Hava Koşulları: Aşağı vadide hava günlük güneşlikken kalede birdenbire göz gözü görmeyen bir sis basabilir veya sert bir rüzgar çıkabilir. Yanınızda mutlaka yağmur geçirmeyen, rüzgar kesici hafif bir dış katman bulundurunuz.

Kale Duvarlarına Tırmanmadan Önce Güvenlik Uyarısı

Kalenin dibine kadar çıkan toprak patika yer yer fazlasıyla daralır ve bazı virajlarda ikinci bir aracın manevra yapabileceği hiçbir pay yoktur. Birkaç aracın aynı anda denk gelmesi durumunda geri manevra yapmak hem zaman alır hem de ciddi risk yaratır. Ayrıca surların üzerine doğru yükselen taş basamaklarda herhangi bir güvenlik korkuluğu yer almaz ve bu bölümler tamamen kaderine terk edilmiş durumdadır. Taşların üzerindeki nemli yosun tabakası da adımlarınızı anında kaydırabilir; bu nedenle kendinizi riske atıp en tepeye tırmanmak yerine, geniş avludan veya daha alçak sur hatlarından da o eşsiz vadi panoramasının keyfini güvenle çıkarabilirsiniz.

Kale-i Bala surlarının arasından Kaçkar Dağları'na ve vadiye bakan manzara
Kalenin sur boşluklarından süzülen manzara, Fırtına Deresi'nin kaynaklandığı vadiye ve Kaçkar zirvelerine uzanıyor.