Çamlıhemşin planı yaparken haritadaki kuş uçuşu mesafeler sizi kesinlikle yanıltmasın; yan yana duran iki yaylanın arasında saatlerinizi alacak, uçurum kıyısından kıvrılan tek şeritli patikalar uzanır. Zamanınızı direksiyon başında heba etmemek ve aracınızın altını vurmamak adına günlük rotalarınızı mutlaka aynı vadi kollarına göre bölün. Rize’nin bu en gözde coğrafyasında hem cebinizi hem de sabrınızı korumanın en pratik sırrı budur.

  • Ulaşım Merkezi: Bölgeye iniş yapacağınız en yakın nokta Rize-Artvin Havalimanı (Pazar). Buradan kiralık bir araçla Çamlıhemşin ilçe merkezine varmak yaklaşık 40-45 dakikanızı alır.
  • İdeal Mevsim: Yayla geçitlerindeki karların eridiği ve yolların açıldığı haziran ortasından eylül sonuna kadarki pencere, seyahatiniz için en güvenli aralıktır.
  • Araç İhtiyacı: Fırtına Vadisi, Zilkale ve Ayder hattındaki asfaltı sıradan bir binek araçla rahatça geçebilirsiniz; fakat Pokut, Gito ya da Huser gibi zirvelere niyetliyseniz kesinlikle 4x4 bir araç kiralamalı ya da yerel transfer minibüslerini seçmelisiniz.
  • Gerekli Süre: Buraların tadını koşturmadan, doya doya çıkarabilmeniz için takviminize en az 3 tam gün ayırmanızı öneririm.

Çamlıhemşin'e Nasıl Gidilir?

Karadeniz Sahil Yolu üzerinde ilerlerken Ardeşen sapağından içeri kıvrılarak vadiye ilk adımınızı atabilirsiniz. Ardeşen’den sonra coşkun akan derenin peşine takılan yaklaşık 22 kilometrelik şerit tamamen asfalt kaplı olduğundan sizi hiç yormaz. Yol boyunca derenin üstüne kurulmuş kemerli taş köprüler ve dik yamaçlardaki çay bahçeleri görsel bir şölen sunar. Kendi aracınız yoksa havalimanından Havaş servisleriyle Ardeşen merkeze inebilir, oradan da yaklaşık yarım saatte bir kalkan Çamlıhemşin dolmuşlarına geçebilirsiniz.

Fırtına Vadisi ve Tarihi Rotalar

İlçeden yukarı doğru tırmanışa geçtiğinizde ilk durak noktanız dere seviyesindeki bu rahat vadi tabanı olacaktır. Burası bölgedeki en zahmetsiz ve ulaşılabilir güzergâhtır. Ayrıca hat boyunca derenin serin sularında rafting ve zipline heyecanını yaşayabileceğiniz pek çok işletmeye rastlayacaksınız.

Fırtına Vadisi'nde tarihi tek kemerli taş köprü ve dere manzarası
Fırtına Vadisi boyunca uzanan yol, yüzyıllardır ayakta duran tarihi taş köprülerle çevrili.

Zilkale

Fırtına Vadisi'ne tepeden bakan yalçın bir kaya kütlesi üzerine kondurulmuş, insanı büyüleyen bir Orta Çağ yapısı. Çamlıhemşin merkezden kaleye kadar uzanan yol tamamen kesme taş kaplıdır, yani altı alçak binek araçlarla bile rahatça varabilirsiniz. Dış burçlara yaslanıp aşağıdaki kanyona baktığınızda hissettiğiniz boşluk hissi başınızı döndürebilir. Girişler biletli, içeriyi adım adım keşfetmek ise yarım saatinizi bile bulmaz. Kadrajınız kalabalıkla dolmasın isterseniz, tur kafileleri gelmeden erkenden orada olun.

Sisli vadi manzarasına hakim Zilkale baş kulesi
Baş kuleden ve dış surlardan görünen manzara doğrudan Fırtına Vadisi'ne bakıyor.

Şenyuva (Çinçiva) Köprüsü ve Köyü

Zilkale'ye çıkarken sağ kolunuzda belirecek olan bu köprü, yörenin günümüze ulaşan en köklü taş kemerlerinden biridir. Köprünün ayağındaki köy ise ahşap işçiliği harikası konakları ve nehir kıyısındaki salaş kafeleriyle vaktin yavaş aktığı bir yerdir. Sabahın erken saatinde köy kahvesinde taze demlenmiş bir çay içerken suyun sesini dinlemek, rotanızın en huzurlu anı olacaktır.

Tarihi Hemşin Konakları

Konaklar, Şenyuva ve Ülkü köylerine doğru saptığınızda karşılaşacağınız bu asırlık ahşap-taş yapılar, Karadeniz’in mimari ustalığını en net gösteren sivil yapılardır. Sarp kayalıklara adeta kök salmış bu devasa konakların pek çoğu asırlara rağmen dimdik duruyor. Yanlarından geçerken hızınızı biraz düşürün; yemyeşil gürgen ve kestaneliklerin arasına saklanmış eşsiz detayları ancak böyle yakalayabilirsiniz.

Çamlıhemşin Şelaleleri

Suyun kaynağına, vadinin derinliklerine daldıkça karşınıza art arda heybetli şelaleler çıkacak. Bu kısımlar yılın her mevsimi serin, yoğun nemli ve oldukça ferahtır.

Reklam
Gür orman içinden akan Palovit Şelalesi'nin yol seviyesinden görünümü
Orman içindeki Palovit Şelalesi, yol seviyesindeki açıklıktan güçlü su akışı ve dar dere yatağıyla görülür.

Palovit Şelalesi

Zilkale’yi geride bıraktığınız andan itibaren asfalt yol biter, yerini taşlı ve dar bir toprak yola bırakır. Palovit Şelalesi'ne bağlanan son kısımlar, bir yanı uçurum olan tek araçlık bir orman koridorudur. Karşı yönden bir araç çıktığında bazen metrelerce geri gitmeniz gerekebilir. Bu sebeple direksiyonuna çok güvenmeyen sürücüler için biraz gergin bir tecrübeye dönüşebilir.

Fakat şelalenin önüne vardığınızda suyun o müthiş gürültüsü ve enerjisi tüm yorgunluğunuzu alır. Dev kayalara çarparak dağılan su zerrecikleri çevreye yayılır; seyir balkonunda dururken hafifçe ıslanmayı baştan kabullenmelisiniz.

Tar Deresi (Bulut) Şelalesi

Tar Deresi Tabiat Anıtı sınırlarında saklanan bu doğa harikasına, Ayder yönüne giderken yol kenarındaki tabeladan ayrılıp geçebilirsiniz. Aracınızı park ettikten sonra dere boyunca uzanan orman içi patikada yaklaşık 2 kilometrelik keyifli bir yürüyüş sizi bekliyor. Tatlı bir eğimi olan bu yürüyüş temposuna göre 30-45 dakikanızı alır. Etrafı saran zengin yosun ve orman dokusunu izleyerek adımlarsınız. Şelaleyi besleyen ana damar, Kaçkar sıradağlarının zirvesindeki Altıparmak Dağı’ndan süzülen erimiş kar sularıdır. Dört kademe halinde tam 250 metreden süzülen sular, uzaktan bakıldığında adeta gökyüzünden dökülüyormuş hissi uyandırır. Döküldüğü gölette ayaklarınızı buz gibi suya daldırıp tazelenebilirsiniz. Rotanın bitimine doğru sizi karşılayacak olan asma köprü ise yürüyüşün en güzel noktalarından biridir.

Karkı Soranboy Şelalesi

Ayder bölgesinin üst kısımlarında yer alan bu şelalenin heybetli yamacında, yaz ortasında dahi erimeyen sert kar tabakalarına denk gelebilirsiniz. Gürül gürül akan derenin bir kısmı bu donmuş tabakanın altındaki galerilerden geçer; burayı diğerlerinden ayıran en çarpıcı detay da budur. Önemli bir güvenlik hatırlatması: Sakın ola ki fotoğraf çekilmek için o karların üstüne adım atmayın. Alttan akan su kütleyi erittiği için zemin birden çökebilir. Manzaranın keyfini güvenli yol seviyesinden çıkarmanız en doğrusudur.

Çamlıhemşin Yaylaları (Yol ve Ulaşım Durumlarına Göre)

Yayla programı çıkarırken sakın harita üzerindeki milimetrik mesafelere aldanıp büyük yanılgıya düşmeyin. Tek bir güne aynı vadi hattında yer alan en fazla iki yaylayı sığdırmak, hem keyfiniz hem de güvenliğiniz için en doğru yaklaşımdır.

VADİ VE TARİH Zilkale - Şenyuva - konaklar

Kolay ulaşım, bol durak

İlk gün vadide ulaşımı kolay durakları, taş köprüleri ve tarihi konakları birlikte gezin.

YÜKSEK YAYLALAR Pokut - Gito - Badara - Huser

4x4 ve hava payı gerektiren rota

Yüksek yaylaların hepsini aynı güne sığdırmayın. Toprak yolu, sisi ve dönüş süresini hesaba katıp birbirine yakın iki yayla seçin.

Gito Yaylası'nda ahşap evlerden oluşan köy ve altında bulut denizi
Gito Yaylası, Kaçkar Dağları'nın eteğinde bulut denizine sıfır bir köy görünümü sunuyor.

Ayder Yaylası

Bölgenin ismi en çok duyulan ve araçla varılması en zahmetsiz noktalarından biridir. Yolun tamamı asfalt kaplı olduğu için binek araçlarınızla en ufak zorluk yaşamadan doğrudan çıkabilirsiniz. Yaylaya vardığınızda yan yana dizilmiş pansiyonlar, lokantalar ve hediyelik dükkânları sizi karşılar.

Ayder artık sessiz sakin bir yayla olmaktan çıkıp dağ başında canlı bir turizm merkezine dönüştü. Özellikle sezon içinde gün boyu epey kalabalıktır. Burayı daha yukarılara yapacağınız yayla turları ve Kaçkar Dağları zirve yürüyüşleri öncesinde konaklama ve ikmal noktası olarak değerlendirebilirsiniz. Ayrıca termal kaplıca tesisleri dört mevsim hizmet veriyor.

Reklam

Pokut ve Sal Yaylaları

Vadinin sırtlarına çöken yoğun sisin yarattığı meşhur "bulut denizi" görselini bölgenin bu en çok fotoğraflanan sırtında bizzat yaşayabilirsiniz. Pokut’a bağlanan 12-16 kilometrelik tırmanış yolu oldukça taşlı ve derin çukurludur; burayı sorunsuz aşabilmeniz için kesinlikle 4x4 veya altı yüksek bir araca ihtiyacınız olacak. Pokut sırtının hemen ardında kalan Sal Yaylası’na ise ladin ağaçlarıyla kaplı düz patikadan 15-20 dakikalık bir yürüyüşle geçebilirsiniz. Sal, komşusuna göre çok daha sakin ve huzurludur.

Gito ve Badara Yaylaları

Zilkale geçildikten sonra Çat Vadisi istikametinde tırmanışa geçerek varabileceğiniz birbirini tamamlayan harika bir yayla ikilisidir. Gito rotası genel olarak gevşek zeminli ve epey sarsıntılı bir toprak yoldur. Fakat yayla sırtına ulaştığınızda altınızda boylu boyunca uzanan uçsuz bucaksız bir kanyon manzarası sizi bekler.

Badara Yaylası, Gito’nun hemen yamacında yer alır. Ortasında yer alan küçücük göleti ve etrafına dizilmiş geleneksel kulübeleriyle çok daha derli toplu ve masalsı hissettirir. Yol düzeni ve mesafe olarak bu iki noktayı aynı takvim gününe yerleştirmeniz en mantıklısıdır.

Elevit Yaylası

Çat Vadisi derinliklerine doğru devam eden hat üzerinde, orman sınırının bittiği ve alp çayırlarının başladığı mevkide konumlanmıştır. Geniş bir düzlüğe yayılan geleneksel ahşap evleriyle geçmişin gerçek yaylacılık havasını buram buram yaşatır. Ulaşım yolu yine büyük oranda taşlık ve topraktır. Gözlerden uzak kalıp yalnızca çağlayan derenin sesini dinlemek isterseniz rotanıza mutlaka almalısınız.

Zamanınız elverirse Elevit’in daha üst kotlarında saklanan ve sakinleri tarafından neredeyse tamamen terk edilmiş olan Haçivanak Yaylası’na da devam edebilirsiniz. Birkaç bina dışında taş duvarların çoğu çökmüş durumdadır. Bu yalnızlık, özellikle vadiye sis çöktüğü anlarda ortama sinematik ve büyüleyici bir atmosfer kazandırır.

Huser ve Samistal Yaylaları

Huser Yaylası, ayaklarınızın altına serilen bulut denizi ve muazzam gün batımlarıyla sosyal medyada en sık karşılaştığınız yerdir. Samistal Yaylası ise özgün taş mimarisiyle geçmişten günümüze bozulmadan gelebilmiş, çok daha izole bir yayladır. İki nokta da hayli yüksek rakımda kaldığından, taşlı tırmanış yolları için arazi kabiliyeti olan bir 4x4 şarttır.

Samistal Yaylası'nın taş evlerden oluşan köyüne yamaçtan yukarıdan bakış
Vadiye yayılan taş evler, Samistal'i bölgenin en az ticarileşmiş yaylalarından biri yapıyor.

Geceyi gökyüzünün altında geçirmeyi planlıyorsanız Ayder, Gito ve Kapılı Göller rotalarındaki tesis imkanları ve fiyat karşılaştırmaları çadır kuracağınız noktayı belirlemenizde rehberlik edecektir.

Reklam
Vadi manzaralı ahşap terasta kurulmuş zengin bir Karadeniz kahvaltı sofrası
Bakır güğümlü çay, taze peynir ve onlarca meze tabağıyla klasik bir Karadeniz kahvaltı sofrası.

Çamlıhemşin'de Ne Yenir?

Yöre mutfağının temelinde yayla tereyağı, taze mısır unu ve yöresel peynirlerin eşsiz birlikteliği yatar. Güne Çinçiva veya Ayder taraflarında, taş değirmenden çıkma un ve kaliteli kolot peyniriyle uzayan nefis bir muhlamayla başlamanızı tavsiye ederim. Öğlen ya da akşam saatlerinde ise içi bol etli karalahana sarması ile çıtır Karadeniz pidesine şans vermeli, hemen ardından fırın sütlaçla damağınızı şenlendirmelisiniz. Kapanış içinse şerbetle fındığın mükemmel uyumunu sunan çıtır bir gerçek Laz böreği bu geziyi taçlandırmaya yetecektir.