İstanbul'un yanı başında, Karadeniz'in hırçın dalgalarıyla şekillenmiş, manzarasıyla insanı büyüleyen ama hizmet kalitesiyle kafaları karıştıran bir yerdesiniz. Ağva Kilimli Koyu, fotoğraflarda gördüğünüz o Maldivler vari turkuaz rengi ve meşhur Gelin Kayası ile sizi kendine çekiyor. Ancak burası sadece görsel bir şölen değil; hazırlıksız giderseniz zorlu bir tecrübeye dönüşebilecek, doğanın kurallarının işlediği bir kaçış noktası.

Şehirden sadece birkaç saat uzaklaşıp kendinizi bambaşka bir coğrafyada buluyorsunuz. Buraya adım attığınızda sizi karşılayan ilk şey, yüzünüze çarpan sert Karadeniz rüzgarı ve iyot kokusu oluyor. Hafta sonu kaçamağı için yola çıkmadan önce, buranın sadece güzelliklerini değil, zorluklarını da bilerek hareket ediyoruz.

Ağva Kilimli Koyu Nerede ve Neden Gitmelisiniz?

Şile'nin incisi Ağva'nın hemen yanı başında, merkeze oldukça yakın bir konumda yer alıyor Kilimli Koyu. Burayı özel kılan detay, Karadeniz'in binlerce yılda ilmek ilmek işlediği kaya formasyonları. Özellikle Gelin Kayası olarak bilinen ve beyaz bir duvak takmış gelini andıran o meşhur kaya oluşumu, fotoğraf tutkunları için eşsiz bir kare sunuyor.

Doğa burada cömert davranıyor. Yeşilin bittiği yerde başlayan beyaz kumsallar ve hemen arkasındaki ilginç kaya yapıları, trekking yapmayı sevenler için doğal bir parkur oluşturuyor. Eğer amacınız sadece deniz ve kum değil, aynı zamanda etkileyici bir sahil yürüyüşü yapmaksa, Kilimli Koyu sizi tatmin ediyor.

Giriş Ücretleri ve İşletme Politikası

Koya vardığınızda sizi bir işletme karşılıyor. Burası ne yazık ki tamamen halka açık, elinizi kolunuzu sallayarak girebileceğiniz bir tabiat parkı statüsünde değil; özel bir işletme tarafından yönetiliyor. Bu nedenle alana araçla giriş yaptığınızda veya yaya olarak girdiğinizde belirli bir giriş ücreti ile karşılaşıyorsunuz.

Ücretlendirme politikası biraz detaylı. Sadece araç girişi için ayrı, içeride çadır kurmak için ayrı, günübirlik piknik kullanımı için ayrı kalemlerde ödeme yapmanız isteniyor. Hatta karavanla geliyorsanız tarife değişiyor. İşletme, şezlong ve şemsiye gibi hizmetleri de ekstra ücrete tabi tutuyor.

Burada dikkat etmeniz gereken en önemli nokta ödeme yöntemi. Bölgede internet altyapısı ve telefon sinyalleri zayıf olduğu için POS cihazları her zaman sağlıklı çalışmıyor. Bu yüzden kapıda veya içerideki harcamalarınızda mağdur olmamak için yanınızda mutlaka yeterli miktarda nakit bulundurmanızı öneriyoruz.

Kilimli Koyu Kamp Alanı: Çadır ve Karavan

Kamp yapmayı planlıyorsanız, sizi iki farklı seçenek bekliyor: İşletmeye ait ücretli alan veya biraz daha macerayı göze alarak ulaşabileceğiniz ücretsiz doğal alanlar.

Ücretli Kamp Alanı

İşletmenin belirlediği alanda kamp yapmak, görece daha güvenli ve düzenli hissettiriyor. Çadırlar için ayrılmış ahşap platformlar bulunuyor, bu da sizi yerden ve nemden bir nebze koruyor. Ancak bu alanda elektrik hizmeti verilmiyor, sadece ortak alanlarda kısıtlı priz imkanı bulabiliyorsunuz. Akşamları zifiri karanlıkta kalmamak için kendi aydınlatma ekipmanınızı yanınızda getirmeniz şart.

Ücretsiz ve Doğal Alanlar

Ben işletmeye para vermek istemiyorum, doğayla baş başa kalacağım diyorsanız, işletmenin sol tarafındaki patika yolu takip ederek koyun arka taraflarına doğru ilerliyorsunuz. Burası tamamen bakir, herhangi bir tesisin olmadığı, gerçek anlamda wild camping yapabileceğiniz bir bölge. Manzara burada çok daha etkileyici ancak riskler de artıyor. Zemin düzensiz, rüzgar çok daha sert ve gece yaban hayatıyla (çakal sesleri vb.) karşılaşma ihtimaliniz yüksek. Ayrıca bu bölgede tuvalet veya su kaynağı bulunmuyor; her ihtiyacınızı doğadan karşılamak zorundasınız.

Kilimli Koyu tepelerinde kurulu tek başına çadır ve vahşi doğa manzarası
Tesislerden uzak, doğanın tam kalbinde 'wild camping' deneyimi.

Plaj ve Deniz Durumu: Yüzülür mü?

Karadeniz'in şakası olmadığını hepimiz biliyoruz. Kilimli Koyu'nun denizi, görüntüsüyle sizi büyülese de karakteriyle dikkatli olmanızı gerektiriyor. Deniz genellikle dalgalı ve hırçın. Özellikle kumsalın sol tarafı kayalık bir yapıya sahip, bu da suya girişi zorlaştırıyor. Dip akıntıları (rip akıntısı) Karadeniz'in genelinde olduğu gibi burada da risk oluşturuyor.

Ağva Kilimli Koyu'nun turkuaz denizi ve beyaz kayalıkları kuş bakışı görünüm
Karadeniz'in hırçın dalgalarının şekillendirdiği Kilimli Koyu'nun büyüleyici manzarası.

İşletmenin önündeki plaj kısmında cankurtaran hizmeti ve güvenlik şeridi bulunuyor. Yüzmek için mutlaka bu güvenli alanı tercih ediyoruz. Deniz aniden derinleşebiliyor ve dalga boyu gün içinde hızla değişebiliyor. Çocuklu ailelerin ekstra dikkatli olmasında fayda var.

Yeme İçme ve Tesis İmkanları

Koyda hizmet veren bir restoran mevcut. Manzaraya karşı kahvaltı yapmak veya yemek yemek isterseniz bu seçeneği değerlendirebilirsiniz. Ancak restoranın menüsü ve fiyatları, sunduğu hizmet kalitesiyle bazen örtüşmeyebiliyor.

Kritik bir detaydan bahsedelim: Restoranda veya işletmede ekmek satışı yapılmıyor. Eğer kendi kahvaltınızı veya yemeğinizi hazırlayacaksanız, ekmeğinizi ve temel gıda malzemelerinizi mutlaka Ağva merkezden alıp gelmelisiniz. Nasılsa içeride market vardır diyerek gelirseniz, tekrar merkeze dönmek zorunda kalabilirsiniz.

Deniz manzarasına karşı kurulmuş kahvaltı sofrası ve çay keyfi
Manzaraya karşı kahvaltı keyfi paha biçilemez, ancak tedarikli gelmek şartıyla.

Tuvalet ve duş imkanları mevcut ancak temizlik konusunda beklentiyi düşük tutmak gerekiyor. Özellikle hafta sonu kalabalığında hijyen standartları hızla düşebiliyor. Duşlarda sıcak su garantisi yok ve suyun debisi zaman zaman azalabiliyor.

Ulaşım Rehberi: Yollar Nasıl?

İstanbul'dan yola çıktığınızda Şile otobanını takip ederek Ağva merkeze kadar rahat bir yolculuk yapıyorsunuz. Ağva merkezden sonra Kilimli Koyu tabelalarını takip ettiğinizde yol sizi tepeye doğru çıkarıyor. Yolun büyük kısmı asfalt olsa da son kilometrelerde zemin biraz bozulabiliyor ancak binek araçla ulaşım mümkün.

Toplu taşıma ile gelmeyi planlayanlar için durum biraz daha zahmetli. Üsküdar'dan kalkan 139A otobüsleri ile Ağva merkeze kadar geliyorsunuz. Ancak merkezden koya giden bir toplu taşıma aracı yok. Yaklaşık 4-5 kilometrelik bu mesafeyi ya taksi tutarak ya da yürüyerek aşmanız gerekiyor. Yürüyüş rotası manzaralı olsa da kamp yüküyle yorucu olabiliyor.

Gitmeden Önce Bilmeniz Gereken Kritik Uyarılar

Buraya gitmeden önce çantanıza atmanız gereken sadece kamp malzemeleri değil, aynı zamanda bu ipuçları olmalı:

  • Telefon Çekmiyor: Bölgede GSM operatörlerinin sinyalleri oldukça zayıf. Özellikle Vodafone hattı neredeyse hiç çekmiyor. İletişim kopukluğuna hazırlıklı olun veya çevrimdışı haritalarınızı önceden indirin.
  • Rüzgar Faktörü: Burası bir burun olduğu için rüzgarı her yönden alıyor. Çadır kurarken mutlaka rüzgar gergilerini sağlam yapın ve mümkünse uzun ve dayanıklı kazıklar kullanın. Standart kazıklar rüzgarda yerinden çıkabiliyor.
Ağva sahil şeridinde rüzgarlı havada yürüyüş yapan kampçı
Bölgenin sert rüzgarlarına karşı doğru ekipman hayat kurtarır.
  • Çöp Sorunu: Ne yazık ki ziyaretçilerin çevre bilinci eksikliği nedeniyle, özellikle ücretsiz alanlarda ve kayalıkların arasında çöp yığınlarıyla karşılaşıyorsunuz. Doğaya saygı gereği kendi çöpümüzü mutlaka yanımızda geri götürüyoruz.
  • Hafta Sonu Kaosu: Hafta sonları, özellikle yaz aylarında iğne atsanız yere düşmeyecek bir kalabalık oluşuyor. Sessizlik ve huzur arıyorsanız hafta içi günleri veya sezon dışı zamanları tercih ediyoruz.
  • Gece Soğuğu: Yazın ortasında bile gitseniz, gece rüzgarla birlikte hava ciddi anlamda serinliyor. Uyku tulumunuzu veya kıyafetlerinizi buna göre seçmenizde fayda var.