Hristiyanlık tarihinin akışını değiştiren, inancı uğruna aslanların önüne atılan ama mucizevi bir şekilde kurtulan cesur bir kadının hikayesi bu. Silifke'nin kavurucu sıcağından kaçıp, Toroslar'ın eteğindeki bu serin ve loş mağaraya sığındığınızda, sadece soğuk taş duvarlara değil, binlerce yıllık bir mücadeleye dokunuyorsunuz. Halk arasında Meryemlik olarak da bilinen Ayatekla, aslında sıradan bir ören yeri değil; inancın kayaya işlenmiş en somut halidir.
Burası genellikle tur otobüslerinin hızla geçtiği veya sadece yol üstü bir durak muamelesi gören bir yer. Ancak içeri adım attığınızda, yerin altında bambaşka bir atmosfer sizi karşılıyor. Burayı ziyaret etmeyi planlıyorsanız, navigasyonun sizi yanlış yollara sokmasına izin vermeden, hazırladığımız bu notları mutlaka okuyun.
- Giriş Ücreti: Ücretsiz
- Müze Kart: Geçerli (Ancak giriş ücretsiz olduğu için zorunlu değil)
- Ziyaret Saatleri: 08:00 - 19:00 (Yaz Dönemi)
- Otopark: Mevcut (Ücretsiz)
- Ortalama Gezi Süresi: 20-30 Dakika
Aya Tekla (Azize Thecla) Kimdir? Neden Önemli?
Bu mağaranın neden bu kadar önemli olduğunu anlamak için önce hikayenin kahramanını tanımanız gerekiyor. Thecla, aslında Konyalı soylu bir ailenin genç kızı. M.S. 1. yüzyılda, Aziz Pavlus'un (St. Paul) Konya'ya gelip verdiği vaazlardan o kadar etkileniyor ki, günlerce yemeden içmeden penceresinden onu dinliyor.

Bu durum, onu zengin bir evliliğe hazırlayan annesini ve nişanlısını çileden çıkarıyor. Thecla, inancı uğruna her şeyi; ailesini, nişanlısını ve zenginliği elinin tersiyle itiyor.
Mağaradaki Sır ve Kayboluş Efsanesi
Thecla'nın hikayesi, tam bir kaçış ve hayatta kalma mücadelesi. İdamlardan, ateşlerden ve vahşi hayvanlardan mucizevi şekillerde kurtulduktan sonra yolu Silifke'ye düşüyor. İşte bugün ziyaret ettiğimiz o mağaraya sığınıyor. Burada yıllarca insanlara şifa dağıtıyor ve Hristiyanlığı yayıyor.

Efsaneye göre, onu öldürmek için gelenleri fark ettiğinde mağaranın sonundaki kayaya doğru dua ediyor ve kaya yarılarak onu içine alıyor. Thecla kayboluyor, geriye sadece pelerini kalıyor. Bugün mağaraya indiğinizde hissettiğiniz o mistik hava, belki de bu kayboluş efsanesinin enerjisinden geliyor. Hristiyanlığın ilk kadın şehidi olarak kabul edilen Azize Thecla, bu yüzden inanç turizmi için kritik bir isim.
Ayatekla Yeraltı Kilisesi'nde Sizi Ne Bekliyor?
Aracınızı park edip alana girdiğinizde, sizi önce geniş bir düzlük ve yıkılmış sütunlar karşılıyor. Burası, 4. yüzyılda İmparator Zeno tarafından Thecla onuruna yaptırılan devasa bazilikanın kalıntıları. Ne yazık ki günümüze sadece apsis kısmından bir duvar parçası ulaşabilmiş. Ancak asıl hazine yerin altında saklı.
Yeraltı Mağara Kilisesi
Ahşap ve biraz gıcırtılı merdivenlerden aşağı indiğinizde, dışarıdaki kavurucu sıcak bir anda kesiliyor. Mağara, doğal bir klima gibi serin. Burası 4. yüzyıldan beri kilise olarak kullanılıyor. İçeride derme çatma da olsa bir sunak, ikonalar ve ziyaretçilerin bıraktığı mumları görüyorsunuz. Duvarlardaki is izleri ve taşların yontulma şekli, buranın yüzyıllar boyunca gizli bir ibadethane olduğunu size fısıldıyor.

Sarnıç ve Çevresi
Mağaranın hemen yakınında, Bizans döneminden kalma büyük bir su sarnıcı var. Eskiden içine girilebiliyordu ancak güvenlik nedeniyle şu an sadece dışarıdan bakabiliyorsunuz.

Sarnıcın üzerindeki kemerli yapılar ve taş işçiliği hala etkileyici. Bölgenin genelinde, define avcılarının veya zamanın tahribatına uğramış başka yapı kalıntıları da göze çarpıyor. Etrafta dolaşırken ayağınıza takılan her taşın bir Roma sütunu parçası olma ihtimali çok yüksek.
Ziyaretçiler İçin Kritik İpuçları ve Uyarılar
Silifke gezinizde hayal kırıklığına uğramamanız için bunları not etmenizde fayda var:
- Navigasyon Hatasına Düşmeyin: Google Haritalar bazen sizi arka mahallelerin dar ve bozuk yollarına sokabiliyor. Silifke merkezden çıkarken kahverengi Ayatekla veya Meryemlik tabelalarını takip etmeniz en sağlıklısı. Taşucu yoluna girmeden, merkeze yakın tepede kalıyor.
- Beklentiyi Doğru Ayarlayın: Burası Efes veya Göbeklitepe gibi devasa, restore edilmiş bir ören yeri değil. Daha bakir, biraz terk edilmiş hissi veren, sessiz bir alan. Eğer büyük müzelerdeki gibi kafeteryalar, sesli rehberler veya hediyelik eşya dükkanları arıyorsanız bulamazsınız. Burası atmosferi hissetmek için gidilecek bir yer.
- Kıyafet Seçimi: Mağaraya inen merdivenler ve içerideki zemin nemden dolayı kaygan olabiliyor. Altı lastik, kaymayan bir spor ayakkabı tercih edin. Ayrıca yazın bile gitseniz mağara içi serin oluyor, çok üşüyen biriyseniz yanınıza ince bir şal alabilirsiniz.
- Tuvalet ve Su İhtiyacı: Alanda temel ihtiyaçlar için küçük bir tesis var ancak her zaman açık veya bakımlı olmayabiliyor. Yanınızda su bulundurmanız gününüzü kurtarır.
Ulaşım: Ayatekla Kilisesi'ne Nasıl Gidilir?
Ayatekla, Silifke ilçe merkezine yaklaşık 4 kilometre uzaklıkta, hakim bir tepede yer alıyor.
Şahsi Aracınızla: Mersin - Antalya yolu üzerindeyken Silifke şehir merkezine geldiğinizde, tabelalar sizi kuzeye doğru yönlendiriyor. Yol asfalt ancak son kısımları biraz daralabiliyor. Aracınızı girişteki müsait alana ücretsiz park edebilirsiniz.
Toplu Taşıma: Doğrudan ören yerinin kapısına giden bir dolmuş hattı maalesef yok. Silifke merkezden taksi tutarak 5-10 dakikada ulaşabilirsiniz. Yürümeyi seviyorsanız merkezden yaklaşık 30-40 dakikalık, biraz yokuşlu bir yürüyüşle de varmanız mümkün ama yaz sıcağında bunu pek tavsiye etmiyoruz.
Yakınlarda Başka Neler Var?
Ayatekla ziyaretinizi tamamladıktan sonra, rotanızı bölgedeki diğer tarihi noktalara çevirebilirsiniz. Silifke Kalesi hemen karşı tepede sizi selamlıyor. Ayrıca biraz daha yukarılara, Toroslar'a doğru çıkarsanız Uzuncaburç Antik Kenti ve Cennet Cehennem Obrukları da bu rotaya harika birer ekleme oluyor. Tarihe doyacağınız, mistik ve huzurlu bir gün geçirmenizi dileriz.
Yorumlar (0)
Yorum yapmak için giriş yapın
Şikayet Et