Mersin'in o meşhur sarı sıcağında serinlemek isteyen hemen herkesin yolu bir noktada mutlaka Kızkalesi'ne düşüyor. Karşınızda UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde yer alan büyüleyici bir deniz kalesi, ayağınızın altında ise Akdeniz'in en ince kumlarından biri var.

Ancak burası sadece tarihi bir manzara değil, aynı zamanda Mersin'in en popüler ve ne yazık ki en kalabalık yüzme noktalarından biri. Buraya hazırlıksız giderseniz hem bütçeniz hem de sinirleriniz biraz yıpranabilir.

Kızkalesi Halk Plajı Deneyimi: Bizi Neler Bekliyor?

Plaja adım attığınızda ilk dikkatinizi çeken şey muhtemelen kumsaldaki insan yoğunluğu oluyor. Özellikle hafta sonları, iğne atsanız yere düşmeyecek tabirini burada canlı olarak yaşıyoruz. Ancak bu kalabalığın haklı bir sebebi var: Deniz gerçekten muazzam. Kıyıdan denize girdiğinizde yaklaşık 50 metre boyunca su boyunuzu geçmiyor. Bu özellik, yüzme bilmeyenler ve çocuklu aileler için burayı güvenli bir liman haline getiriyor.

Kızkalesi plajının sığ denizinde güvenle yüzen çocuklu aileler
Sığ deniziyle çocuklu ailelerin favorisi: Kızkalesi.

Deniz tabanı tamamen yumuşak kumdan oluşuyor, ayağınıza batan taş veya kaya parçalarıyla uğraşmıyorsunuz. Sabahın erken saatlerinde, henüz kalabalık bastırmadan giderseniz suyun berraklığına hayran kalmanız garanti. Ancak öğleden sonra kalabalığın etkisiyle suyun biraz bulandığını ve kumsalın temizliğinin ziyaretçi yoğunluğuna yenik düştüğünü belirtmemiz gerek. Eğer sakinlik arıyorsanız, hafta içi sabah 08:00 - 11:00 arası buranın tadını çıkarmak için en ideal zaman dilimi.

Giriş Ücreti ve Şezlong Fiyatları

En çok merak edilen konuya, yani cüzdan kısmına gelelim. Kızkalesi Halk Plajı, Erdemli Belediyesi ve özel işletmelerin iç içe geçtiği bir yapıya sahip. Teknik olarak plaja giriş tamamen ücretsiz. Havlunuzu ve sandalyenizi alıp müsait bulduğunuz herhangi bir boşluğa kurulma hakkınız var.

Ücretsiz halk plajı alanında kendi sandalyesi ve havlusuyla güneşlenen tatilciler
Ücretsiz alanda kendi ekipmanlarınızla denizin tadını çıkarabilirsiniz.

Ancak konforunuza düşkünseniz ve "şemsiyesiz yapamam" diyorsanız durum değişiyor. Plaj boyunca sıralanan işletmelerden veya belediyenin kiralama noktalarından hizmet almanız gerekiyor. İki şezlong ve bir şemsiye kiralama bedeli vermeniz gerekiyor. Fiyatlar hafta içi ve hafta sonu yoğunluğuna göre, hatta bazen pazarlık yeteneğinize göre değişkenlik gösterebiliyor.

Burada dikkat etmeniz gereken kritik bir nokta var: Plaja girer girmez etrafınızı sarabilecek "ayakçı" tabir edilen satıcılara karşı net olun. Fiyatı baştan konuşmadan ve fişinizi almadan ödeme yapmayın. Eğer kendi ekipmanınızla geldiyseniz, sizi şezlong alanlarına yönlendirmeye çalışanlara karşı "ben halk plajı alanını kullanacağım" diyerek hakkınızı savunun.

Duş, Tuvalet ve Olanaklar: Hazırlıklı Gidin

Plajda belediyeye ait duş ve tuvalet kabinleri mevcut ancak beklentiyi çok yüksek tutmamakta fayda var. Yoğun günlerde duş önlerinde uzun kuyruklar oluşabiliyor ve hijyen standartları bazen düşebiliyor. Duş ve tuvalet kullanımı için genellikle sembolik bir ücret veya şezlong kiraladıysanız o fişin geçerliliği söz konusu olabiliyor.

Yeme içme konusunda ise şanslısınız. Plajın hemen arkasındaki cadde boyunca sayısız restoran, büfe ve market sıralanıyor. İster yanınızda getirdiğiniz soğuk içeceklerle sahilde vakit geçirin, ister arkanızdaki mekanlarda Mersin'in meşhur tantunisini deneyimleyin. Fiyatların "turistik" tarifeden işlediğini unutmayın, menüdeki fiyatları sipariş vermeden önce mutlaka kontrol edin.

Kızkalesi'ne Nasıl Gidilir?

Mersin merkezden yaklaşık 60 kilometre uzaklıkta bulunan Kızkalesi'ne ulaşım oldukça zahmetsiz. Eğer özel aracınızla geliyorsanız, Mersin-Antalya yolu (D400) üzerinde Erdemli'yi geçtikten sonra tabelalar sizi doğrudan karşılıyor. Otopark konusu yaz aylarında ciddi bir kriz haline gelebiliyor; ara sokaklardaki ücretli otoparkları kullanmak veya aracınızı biraz uzağa park edip yürümek en mantıklı çözüm.

Toplu taşıma kullanacaksanız, Mersin Otogarı'ndan veya şehir merkezinden kalkan Silifke-Taşucu minibüsleri (Mes-Koop) sizi tam plajın önünde indiriyor. Yaz sezonunda seferler oldukça sık, bu yüzden ulaşım konusunda endişe etmenize gerek yok.

Korykos'un Gizemi: Kalenin Hikayesi ve Efsanesi

Yüzdünüz, güneşlendiniz; peki o karşınızda duran ve manzarayı tamamlayan kale neyin nesi? Orijinal adı Korykos olan bu antik kent, aslında iki kaleden oluşuyor. Biri şu an güneşlendiğiniz sahildeki Kara Kalesi, diğeri ise denizin ortasındaki o meşhur Kızkalesi.

Sabah erken saatlerde Kızkalesi plajının sakin ve dalgasız denizi
Kalabalıktan uzak, sakin bir deniz keyfi için sabah saatlerini tercih edin.

Hikayeye göre burası, Kıbrıslı bir prens tarafından şehri denizden gelecek saldırılara karşı korumak için kurulmuş. Ancak halk arasında anlatılan efsane çok daha dramatik. Vaktiyle bir kral, çok sevdiği kızının bir yılan tarafından öldürüleceği kehanetini öğrenir. Kızını korumak için yılanların ulaşamayacağını düşündüğü denizin ortasındaki bu adaya bir kale yaptırır ve prensesi oraya kapatır.

Kaderden kaçılmaz derler; bir gün saraydan gönderilen bir üzüm sepetinin içine gizlenen yılan, kaleye ulaşır ve prensesi zehirleyerek kehaneti gerçekleştirir. Bugün sahilden kaleye bakarken bu hüzünlü hikayeyi hatırlamak, manzaraya bambaşka bir derinlik katıyor. Kendinize güveniyorsanız ve deniz sakinse, plajdan deniz bisikleti kiralayarak kaleye kadar gidip bu tarihi yakından inceleyebilirsiniz.

Çevrede Gezilecek Diğer Yerler

Kızkalesi gezinizi sadece denizle sınırlamak, bu coğrafyaya haksızlık olur. Hazır buraya kadar gelmişken, sadece 5-10 dakika mesafedeki Narlıkuyu'ya geçip meşhur kahvaltıcılarında güne başlayabilir veya gün batımında balık keyfi yapabilirsiniz. Hemen Narlıkuyu'nun yukarısında yer alan Cennet Cehennem Obrukları ve Astım Mağarası da, hem serinlemek hem de doğanın gücüne tanık olmak için listenizde mutlaka yer almalı.