Mersin gezinizde yönünüzü Silifke tarafına çevirdiğinizde, şehrin tam kalbinde yükselen devasa bir yapı dikkatinizi çekiyor. Helenistik dönemden günümüze miras kalan bu tarihi yer, sadece geçmişiyle değil, sunduğu panoramik Göksu Nehri manzarasıyla da öne çıkıyor.
İnternette dolaşan ve kalenin içinin gezilebildiğini söyleyen eski bilgileri bir kenara bırakın. Kaleye çıkmadan önce bilmeniz gereken çok kritik detaylar var. Güncel durumu bilmeden yola çıkmak, tepede hayal kırıklığı yaşamanıza sebep olabiliyor.
- İç kısım uzun süreli restorasyon çalışmaları sebebiyle şu an ziyarete kapalı.
- Kalenin içine girilemese de hemen altındaki seyir terası ve belediye kafesi manzarayı izlemek için oldukça ideal.
- Zirveye çıkan yol oldukça dar, çukurlu ve bariyersiz.
- Tepeye çıkmak için en iyi zaman dilimi kesinlikle gün batımı saatleri.
Silifke Kalesi Şu An Ziyarete Açık Mı? (Restorasyon Durumu)
Eski fotoğraflara aldanıp kalenin surlarında yürüyüş yapmayı planlıyorsanız planlarınızı tamamen güncellemeniz gerekiyor. Kapsamlı kazı ve restorasyon çalışmaları nedeniyle kalenin iç kısımlarına girmek yasak. Aşağıdaki ana yolda bu durumla ilgili herhangi bir uyarı tabelası bulunmuyor. Bu yüzden birçok kişi tepeye kadar çıkıp kapalı kapılarla karşılaşıyor.

İçeriye giremeseniz bile tepeye çıkmak tamamen boşa giden bir çaba sayılmaz. Kalenin devasa dış surlarını yakından inceleme şansınız var. Restorasyon alanının hemen yanındaki tesisten kenti kuşbakışı izlemek mümkün. Eski yapıların onarım süreçleri meşakkatli ve uzun sürüyor. Yine de kazılarda ortaya çıkarılan Osmanlı dönemi camisi ve diğer ticari birimler, çalışmalar bittiğinde buranın ne kadar zengin bir kompleks olacağının en büyük kanıtı.
Silifke Kalesi Nerede ve Nasıl Gidilir?
Kale, şehre hakim yüksek bir tepe üzerinde, merkeze oldukça yakın bir konumda yer alıyor.
Özel Araçla Ulaşım ve Yol Durumu
Tepeye özel aracınızla çıkmak isterseniz sizi biraz zorlu bir yolculuk karşılıyor. Ana yoldan kaleye ayrılan sapaktan itibaren yollar oldukça dar. Zemin yer yer çukurlu, uçurum kenarları ise tamamen bariyersiz. Bu yüzden özellikle acemi sürücülerin direksiyon başında ekstra dikkatli olması şart. Yukarıya vardığınızda aracınızı bırakabileceğiniz geniş bir park alanı mevcut.
Toplu Taşıma ile Ulaşım
Kendi aracınız yoksa ilçe merkezinden hareket eden minibüsleri kullanabilirsiniz. Taşköprü civarından kalkan araçlara binin ve kaleye en yakın durakta inin. İndikten sonra yaklaşık yarım saatlik dik bir yürüyüş sizi bekliyor. Yürüyüş rotası oldukça taşlık ve yorucu. Bu yolu tercih edecekseniz ayağınızda mutlaka kaymaz tabanlı, rahat bir yürüyüş ayakkabısı olsun.
Silifke Kalesi Ziyaret Kuralları ve Giriş Detayları
Kalenin iç kısmı kapalı olduğu için şu an herhangi bir gişe veya bilet kontrol noktası aktif durumda bulunmuyor. Seyir terasına çıkmak, dış surları fotoğraflamak veya manzarayı izlemek tamamen ücretsiz.

Zaman planlaması yaparken akşam saatlerine özellikle dikkat edin. Güneş battıktan sonra kale etrafı oldukça ıssız ve karanlık bir hal alıyor. Çevre aydınlatması yetersiz, güvenlik görevlisi ise bulunmuyor. Ziyaretinizi mutlaka gündüz gözüyle veya en geç gün batımında tamamlayıp aşağıya dönün.
185 Metrelik Tepeden Göksu Nehri Manzarası
Kalenin içine adım atamasanız bile zirvenin en büyük ödülü kesinlikle manzarası. Aşağıda şehri ikiye bölen Göksu Nehri devasa, gümüş bir şerit gibi. Hava temiz, rüzgar ise oldukça serin. Göksu Deltası ve ufukta parlayan Akdeniz suları tek bir kareye sığıyor.
Kalenin hemen taban kısmında, belediye tarafından işletilen küçük bir kafe var. Çay ve kahve fiyatları gayet makul. Gün batımına doğru uçurum kenarındaki masalardan birine oturun ve çayınızı yudumlayın. Tüm şehrin yavaş yavaş ışıklanmasını izlemek son derece keyifli. Tıpkı Simena Antik Kenti sokaklarında olduğu gibi, burada da doğa ve antik doku kusursuz bir uyum içinde.
Kısaca Silifke Kalesi'nin Tarihi
Temelleri Helenistik döneme uzanan bu yapı, tarih boyunca sayısız medeniyetin elinden geçmiş devasa bir savunma üssü. İlk olarak Büyük İskender'in komutanlarından Selefkos tarafından inşa ettirildiği biliniyor. Zamanla Romalılar, Bizanslılar, Karamanoğulları ve son olarak Gedik Ahmet Paşa komutasındaki Osmanlı ordusu buraya kendi kültürel izlerini bırakmış. İlk yapıldığında tipik bir Roma kalesiyken, yüzyıllar süren eklemelerle bugün tam bir Orta Çağ şatosu görünümüne bürünmüş durumda.
Evliya Çelebi'nin Seyahatnamesi'nde Silifke Kalesi
Yapının altın çağlarına dair en net ve etkileyici bilgileri bu ünlü seyahatnameden öğreniyoruz. Usta gezgin kaleyi ziyaret ettiğinde yapının tam 23 adet görkemli burcu olduğunu notlarına eklemiş. O dönemde kalın surların ardında oldukça hareketli bir yaşam, 60 kadar ev ve bir cami yer alıyormuş. Günümüzde bu burçların sadece 10 tanesi ayakta kalsa da, temellerin sağlamlığı geçmişteki askeri gücü kanıtlamaya yetiyor.
Kale Çevresinde Görmeniz Gereken Diğer Tarihi Yapılar
Şehri tepeden gördükten sonra, aşağıya indiğinizde sizi bekleyen başka tarihi sürprizler de var.
Bizans Su Sarnıcı (Tekir Ambarı)
Seyir terasından aşağıya doğru baktığınızda kayalara oyulmuş devasa bir çukur dikkatinizi çekiyor. Burası Bizans döneminden günümüze ulaşan tarihi bir su sarnıcı. Yaklaşık 10 metre derinliğinde, kemerli ve sağlam duvarlara sahip. Taşlara oyulmuş spiral merdivenlerle inilen bu sarnıç, dönemin muazzam mühendislik zekasını harika bir şekilde özetliyor.
İnönü Bulvarı'ndaki Roma Tapınağı
Kaleden ilçe merkezine indiğinizde, İnönü Bulvarı üzerinde karşınıza devasa bir taş sütun çıkıyor. Bu yapı, asırlar önce bu topraklarda yükselen görkemli bir Roma tapınağından arta kalan tek miras. Etrafı tellerle çevrili olduğu için yapının hemen yanına yaklaşmak yasak. Sadece tellerin ardından fotoğraflayabiliyorsunuz. Antik dönemin ihtişamını hayal etmek için bu tek ve yalnız sütun bile okuyucuya çok güçlü bir vizyon veriyor.
Yorumlar (0)
Yorum yapmak için giriş yapın
Şikayet Et