İstanbul'un kaosundan kaçıp kendinizi vapurun dış güvertesine attığınızda, martı sesleri eşliğinde başlayan o huzur yolculuğu Prens Adaları'na yaklaştıkça bambaşka bir boyuta geçiyor. Büyükada'nın turist kalabalığı veya Heybeliada'nın hareketliliği sizi yoruyorsa, rotanızı kesinlikle Burgazada'ya çevirmelisiniz. Burası, Sait Faik'in hikayelerindeki o sakin, kendi halinde ve biraz da melankolik ada. Vapur iskelesinden adımınızı attığınız anda sizi karşılayan o dinginlik, adanın ruhunu hemen hissettiriyor.

Burgazada'da zaman sanki biraz daha yavaş akıyor. Yokuşlu sokaklarında kaybolmak, tarihi köşklerin gölgesinde soluklanmak ve gün batımını İstanbul'un en güzel noktasından izlemek istiyorsanız doğru yerdesiniz. Sizin için hazırladığımız bu rota ile adanın hem popüler duraklarını hem de kıyıda köşede kalmış hazinelerini keşfetmeye başlıyoruz.
Burgazada'ya Nasıl Gidilir?
Burgazada'ya ulaşım sandığınızdan çok daha kolay ve keyifli. İstanbul'un hem Avrupa hem de Anadolu yakasından kalkan vapurlar ve motorlar sizi bu güzel adaya ulaştırıyor. Şehir Hatları vapurları, nostaljik ve geniş güverteleriyle yolculuğun tadını çıkarmak isteyenler için harika bir seçenek. Kabataş, Beşiktaş veya Kadıköy, Bostancı iskelelerinden kalkan vapurlarla martılara simit atarak adaya geliyorsunuz. Eğer zamanınız kısıtlıysa ve daha hızlı bir ulaşım arıyorsanız, Mavi Marmara motorlarını veya deniz otobüslerini tercih edebilirsiniz.
Yolculuk sırasında İstanbulkart kullanıyorsunuz. Hafta sonları ve resmi tatillerde yoğunluk yaşanabildiği için iskeleye biraz erken gitmenizde fayda var. Vapur adaya yaklaşırken fotoğraf makinenizi veya telefonunuzu hazır tutun; adanın uzaktan görünüşü ve iskeledeki tarihi yapıların silüeti harika kareler sunuyor.
Burgazada Gezilecek Yerler: Adanın Tarihi ve Kültürel Durakları
Adada yürüyerek veya bisiklet kiralayarak keşfe çıkabilirsiniz. Burası yüzölçümü olarak çok büyük olmadığı için yürüyüş severler için tam bir cennet. İskeleden başlayıp tepeye doğru uzanan rotamızda sizi bekleyen duraklar şöyle:
Sait Faik Abasıyanık Müzesi
Burgazada denince akla gelen ilk isim şüphesiz Türk hikayeciliğinin büyük ustası Sait Faik Abasıyanık. Yazarın yaşamının büyük bir kısmını geçirdiği ve en güzel hikayelerini kaleme aldığı beyaz köşk, günümüzde müze olarak ziyaretçilerini ağırlıyor. Müze, Darüşşafaka Cemiyeti tarafından korunuyor ve bakımı yapılıyor.
Evin içine girdiğinizde sizi yazarın kişisel eşyaları, mektupları, fotoğrafları ve kitapları karşılıyor. Odalar arasında dolaşırken sanki Sait Faik yan odada yazı yazıyormuş gibi bir hisse kapılıyorsunuz. Özellikle çatı katındaki odasından görünen manzara, yazarın ilham kaynağını anlamanıza yardımcı oluyor.

Edebiyat tutkunları için burası adeta bir mabet niteliğinde. Müze pazartesi ve salı günleri hariç ziyarete açık.
Aya Yani Kilisesi
Vapurdan iner inmez kubbesiyle dikkatinizi çeken o heybetli yapı Aya Yani Kilisesi. Rum Ortodoks cemaati için büyük önem taşıyan bu kilise, Vaftizci Yahya'ya ithaf edilmiş. Tarihi 800'lü yıllara kadar uzanan yapının bugünkü hali 19. yüzyıldaki restorasyondan kalma. Mimarisi ve iç süslemeleriyle büyüleyen kiliseyi, pazar ayinleri sırasında veya özel izinle ziyaret etme şansınız oluyor. Adanın çok kültürlü yapısının en güzel simgelerinden biri olan bu yapıyı dışarıdan fotoğraflamak bile keyif veriyor.

Bayraktepe (Hristos Manastırı)
Adanın zirvesine, yani Bayraktepe'ye çıkmayı göze alırsanız, sizi İstanbul'un en geniş açılı manzaralarından biri bekliyor. Burası Hristos Tepesi olarak da biliniyor. Tepeye çıkan yollar biraz yokuşlu olsa da çam ağaçlarının kokusu eşliğinde yapılan yürüyüş sizi tazeliyor. Zirveye ulaştığınızda ise Hristos Manastırı'nın kalıntılarını görüyorsunuz.
Burada küçük bir uyarı yapmakta fayda var; tepeye çıkan patikalar bazen ıssız olabiliyor ve özellikle sıcak havalarda yılanlarla karşılaşma ihtimaliniz var. Bu yüzden ana yollardan ve belirgin patikalardan ayrılmamanızı öneriyoruz. Tepedeki bankta oturup Marmara Denizi'ne karşı derin bir nefes aldığınızda tüm yorgunluğunuz uçup gidiyor.

Gönüllü ve Mehtap Sokakları
Adanın o meşhur köşklerini görmek ve begonvillerle süslü sokaklarında fotoğraf çekmek istiyorsanız rotanızı Gönüllü ve Mehtap sokaklarına çevirin. Bu sokaklar, adanın en zarif mimari örneklerine ev sahipliği yapıyor. Ahşap işçilikleri, geniş bahçeleri ve huzurlu atmosferleriyle bu evler, eski İstanbul'un zarafetini günümüze taşıyor. Yürüyüşünüz sırasında adanın sakinleriyle selamlaşmayı ve sokak kedilerini sevmeyi ihmal etmeyin.

Burgazada Plajları ve Koylar: Denize Nerede Girilir?
Yaz aylarında Burgazada, serinlemek isteyen İstanbulluların kaçış noktası haline geliyor. İstanbul Adalar plajları arasında suyu en temiz ve atmosferi en sakin olanlardan bazıları burada bulunuyor. İster havlunuzu kayaların üzerine serip güneşlenin, ister tesis imkanlarından yararlanın; seçenekleriniz oldukça çeşitli.
Madam Martha Koyu
Adanın en ikonik koylarından biri olan Madam Martha, ismini burada yaşamış ve denize tutkunluğuyla bilinen Madam Martha'dan alıyor. Eskiden kampçıların uğrak noktası olan bu koy, günümüzde daha düzenli bir plaj alanı olarak hizmet veriyor. Doğal yapısı korunmuş, çakıl taşlı bir kumsalı var. Denizi genellikle sakin ve berrak. Gün batımını izlemek için de adanın en romantik noktalarından biri burası. Koya inerken toprak patikayı kullanıyorsunuz, bu yüzden rahat ayakkabılar tercih etmenizde fayda var.

Kalpazankaya Plajı
Burgazada'nın batı ucunda yer alan Kalpazankaya, hem plajı hem de üzerindeki restoranıyla ünlü. İskeleden yürüyerek yaklaşık yarım saatte ulaşabileceğiniz bu noktaya, dilerseniz elektrikli araçlarla da gidebiliyorsunuz. Yürümeyi seçerseniz yol boyunca harika manzaralar size eşlik ediyor. Kayalıkların arasına gizlenmiş plajı, rüzgara karşı korunaklı yapısıyla biliniyor. Denizi taşlık olduğu için deniz ayakkabısı kullanmak konforunuzu artırıyor. Burası, deniz keyfi sonrası hemen yukarıdaki restoranda yemek yeme imkanı sunduğu için tam günlük bir plan için ideal.
6 Numara (Halk) Plajı ve Mimi Koyu
İskeleye en yakın seçenek olan 6 Numara Plajı, hemen vapurdan inip denize girmek isteyenler için pratik bir alternatif. Genellikle kalabalık olsa da ulaşım kolaylığı nedeniyle tercih ediliyor. Biraz daha ileride yer alan Mimi Koyu ise daha butik bir hizmet sunuyor. Şezlong ve şemsiye kiralayabileceğiniz, yeme-içme hizmeti alabileceğiniz tesisler burada mevcut.
Burgazada'da Ne Yenir? Kahvaltı ve Akşam Yemeği Klasikleri
Burgazada gezinizi lezzetli bir molayla taçlandırmadan dönmek olmaz. Adanın kendine has lezzet durakları, yıllardır değişmeyen kaliteleriyle misafirlerini ağırlıyor.
- Ergün Pastanesi: Adaya adım atar atmaz burnunuza gelen o mis gibi kokunun kaynağı burası. Özellikle milföy pastası efsaneleşmiş durumda. Çilekli veya vişneli milföyden bir dilim alıp, yanına da tavşan kanı bir çay söylediniz mi keyfinize diyecek yok. Ayrıca kahvaltı için "Börekitas" adını verdikleri özel böreklerini de mutlaka deneyin.
- Barba Yani: Sahil şeridinde sıralanan restoranlar arasında tarihi dokusu ve lezzetli mezeleriyle öne çıkıyor. Gerçek bir ada meyhanesi atmosferi solumak istiyorsanız burası doğru adres. Deniz börülcesi, lakerda ve kalamar tava masanızın olmazsa olmazları arasında yer almalı.
- Sinem Dondurma: Yaz sıcağında serinlemek için Sinem Dondurma'nın önündeki kuyruğa girmeye değer. Mevsim meyvelerinden yapılan sorbeleri ve sakızlı dondurması, adada yürüyüş yaparken size eşlik edecek en tatlı arkadaş.

Yapmadan Dönmeyin
- Sait Faik Müzesi'nin penceresinden yazara ilham veren manzarayı seyredin.
- Ergün Pastanesi'nde taze milföy pastasının tadına bakın.
- Gün batımını Kalpazankaya'dan veya Madam Martha Koyu'ndan izleyin.
- Bayraktepe'ye tırmanıp adayı kuşbakışı selamlayın.
- Adanın arka tarafındaki sessiz yollarda uzun bir yürüyüş yapın.
Yorumlar (0)
Yorum yapmak için giriş yapın
Şikayet Et