Bavulunuzu hazırlamadan ve rotanızı oluşturmadan önce internetteki en büyük bilgi kirliliğini temizleyerek başlayalım. Şu an okuduğunuz yer, Marmaris'teki feribotla gidilen ve özel kumlarıyla ünlü Sedir Adası değil.

Burası, İzmir'in Çeşme ilçesinde, Alaçatı'ya komşu olan, sarp kayalıkların arasına gizlenmiş ve yerel halkın genellikle Güvercinlik Koyu adıyla bildiği o bakir cennet. Eğer aradığınız sessizlik, buz gibi bir su ve el değmemiş doğa ise doğru yerdesiniz. Ancak burası herkes için uygun olmayabilir; hazırlıksız giderseniz tatiliniz zorlu bir maceraya dönüşebilir.

Bu rehberde, navigasyonun sizi yanlış yönlendirmemesi için gereken tüm detayları, tesis olmayan bu koya nasıl hazırlıklı gideceğinizi ve karşılaşacağınız manzarayı anlatıyoruz.

Çeşme Kleopatra Koyu'nun yüksek kayalıklarla çevrili turkuaz renkli genel manzarası
Kayalıkların arasına gizlenmiş bu turkuaz cennet, ziyaretçilerini büyülüyor.

Çeşme Kleopatra Koyu Nerede?

Kleopatra Koyu, Çeşme'nin en popüler tatil beldesi Alaçatı'ya oldukça yakın bir konumda, Ovacık ile Alaçatı arasında kalan sahil şeridinde yer alıyor. Haritalarda bazen Güvercinlik Koyu olarak da karşınıza çıkabilir, şaşırmayın. Burası, popüler plajların kalabalığından ve gürültüsünden kaçmak isteyenlerin sığınağı durumunda. Koyun hemen üzerinde Özge Sitesi bulunuyor; ulaşım tarifinde bu siteyi referans almak işinizi oldukça kolaylaştıracak.

Etrafı yüksek kayalıklarla çevrili olduğu için rüzgarlı günlerde bile Çeşme'nin diğer plajlarına göre daha korunaklı bir denize sahip. Ancak bu korunaklı yapı, koya ulaşımı biraz zahmetli hale getiriyor.

Kleopatra Koyu'na Nasıl Gidilir?

Buraya toplu taşıma ile doğrudan ulaşım maalesef bulunmuyor. En konforlu seçenek kendi aracınızla gitmek. Ancak aracınızla kumsala kadar inemeyeceğinizi baştan belirtelim.

Alaçatı Port veya Ovacık yönünden sahil yolunu takip ederek Özge Sitesi tabelalarını izleyebilirsiniz. Navigasyon sizi genellikle sitenin girişine kadar sorunsuz getirir. Asıl macera buradan sonra başlıyor. Sitenin yanından aşağıya doğru inen toprak ve bozuk bir yol göreceksiniz. Eğer aracınızın altı yere yakınsa veya 4x4 bir araç kullanmıyorsanız, risk almayıp aracınızı yukarıdaki düzlük alanlara park etmenizi şiddetle öneririz.

Aracı park ettikten sonra sizi bekleyen bir yürüyüş yolu var. Yaklaşık 10-15 dakikalık, yer yer dikleşen ve toprak zeminden oluşan bir patikadan aşağı ineceksiniz. Bu yüzden yanınızda tekerlekli valizler veya çok ağır yükler varsa inmekte zorlanabilirsiniz.

Ayağınızda parmak arası terlik yerine sağlam bir sandalet veya spor ayakkabı olması, iniş ve çıkışta güvenliğinizi artırır. Dönüş yolunda bu yokuşu tırmanacağınızı da enerjinizi ayarlarken hesaba katın.

Giriş Ücreti ve Şezlong Durumu

İşte en güzel haber: Çeşme Kleopatra Koyu'na giriş tamamen ücretsiz. Burası işletmeye verilmemiş, tamamen halka açık bir doğa harikası.

Ancak bu özgürlüğün bir bedeli var; koyda herhangi bir tesis, işletme, büfe, tuvalet veya duş yok. Yani şezlong ve şemsiye kiralama imkanınız bulunmuyor. Eğer gölgede oturmak istiyorsanız kendi şemsiyenizi, konforlu bir gün geçirmek istiyorsanız kendi katlanır sandalyenizi sırtlanıp getirmeniz gerekiyor. Doğallığın bozulmamış olması harika olsa da, temel ihtiyaçlar için hazırlıklı olmak şart.

Deniz ve Plaj Özellikleri: Sizi Ne Bekliyor?

Koya indiğinizde karşılaşacağınız manzara tüm yorgunluğunuzu alacak cinsten. Deniz, turkuazın en canlı tonlarında ve cam gibi berrak. Plaj kısmı ve denizin içi yumuşacık, incecik kumdan oluşuyor. Çeşme'nin birçok koyunda görülen taşlık zemin veya deniz kestaneleri burada pek karşınıza çıkmaz, bu da yüzme keyfini artırır.

Suyun sıcaklığı konusunda ise dürüst olalım: Buz gibi. Bölgedeki doğal kaynak suları denize karıştığı için su sıcaklığı, Çeşme ortalamasının bile altında olabilir. Soğuk su sevenler için bu durum, yaz sıcağında eşsiz bir serinleme fırsatı sunarken, ılık deniz sevenleri biraz zorlayabilir. Deniz sığ başlar ve yavaş yavaş derinleşir, bu açıdan yüzme bilmeyenler için de keyifli bir alan sunar.

Çeşme Kleopatra Plajı'nın cam gibi berrak suyu ve ince kumlu deniz tabanı
Akvaryumu andıran berrak sular ve yumuşacık kum zemin sizi bekliyor.

Koyun sağ tarafındaki kayalıkların arkasında, yüzerek ulaşabileceğiniz küçük mağaralar ve kaya oluşumları var. Deniz gözlüğünüzü yanınıza alırsanız su altındaki bu doğal güzellikleri keşfedebilirsiniz.

Hazırlıklı Gidin: Çantanızda Neler Olmalı?

Kleopatra Koyu'nda gün boyu kalmayı planlıyorsanız, mahsur kalmış hissetmemek için çantanızı stratejik hazırlayın. Unutmamanız gerekenler:

  • Yiyecek ve İçecek: Etrafta su alabileceğiniz bir bakkal bile yok. Bol miktarda su ve gün boyu yetecek yiyeceğinizi mutlaka yanınıza alın.
  • Gölge Ekipmanı: Koyda doğal gölge alanı sağlayan ağaçlar çok az ve genelde erken gidenler tarafından kapılıyor. Plaj şemsiyeniz hayati önem taşıyor.
  • Çöp Torbası: Çöp kovası bulmakta zorlanabilirsiniz. Doğayı bulduğunuz gibi bırakmak ve bu güzelliği korumak için çöplerinizi yanınızda geri götürmeniz çok önemli.
  • Powerbank: Telefonunuzun şarjı biterse elektrik bulabileceğiniz bir yer yok.
  • Deniz Ayakkabısı: Kumsal kum olsa da, kayalık bölgelerde keşif yapmak isterseniz işinize yarar.
Tesis olmayan koya giderken yanınıza almanız gereken su, yiyecek ve koruyucu ekipmanlar
Marketsiz bir gün için çantanızı eksiksiz hazırlamayı unutmayın.

Kamp ve Konaklama İmkanları

Koyun etrafında otel veya pansiyon gibi konaklama tesisleri bulunmuyor. En yakın konaklama seçenekleri Alaçatı merkezde veya Ovacık bölgesinde yer alıyor.

Kamp konusuna gelince; burası resmi bir kamp alanı değil. Ancak doğa severler sık sık çadır kurmak için burayı tercih ediyor. Eğer kamp yapmayı düşünüyorsanız, ateş yakmanın kesinlikle yasak olduğunu ve gece tamamen zifiri karanlık olacağını unutmayın. Güvenlik ve tuvalet imkanının olmaması, kamp deneyimini sadece profesyonel ve dayanıklı kampçılar için uygun hale getiriyor.

Kleopatra Koyu'nda gün batımında kurulmuş bir kamp çadırı ve sakin doğa
Doğayla baş başa kalmak isteyenler için sessiz ama hazırlık gerektiren bir kamp noktası.

Çevrede Gezilecek Diğer Noktalar

Kleopatra Koyu'na kadar gelmişken, hemen yakınındaki diğer güzellikleri de rotanıza ekleyebilirsiniz. Beyaz kaya oluşumlarıyla ünlü ve fotoğrafçıların uğrak noktası olan Delikli Koy, sadece kısa bir araç mesafesinde. Eğer günün yorgunluğunu atmak ve biraz hareketlenmek isterseniz, Türkiye'nin en popüler tatil merkezlerinden biri olan Alaçatı Gezilecek Yerler listesindeki sokakları turlayabilirsiniz. Daha sakin bir deniz keyfi için ise yine yakınlarda bulunan Koyunbaba Plajı güzel bir alternatif olabilir.

İzmir genelindeki diğer rotaları keşfetmek isterseniz İzmir Gezilecek Yerler rehberimize de göz atabilirsiniz.