Büyükada iskelesine indiğinizde sizi karşılayan o mahşeri kalabalıktan sıkıldığınızı biliyorum. Herkesin dondurma kuyruğuna girdiği o curcunadan sıyrılıp, çam kokularının iyot kokusuna karıştığı gerçek bir kaçış noktası arıyorsanız, rotanızı doğrudan Dilburnu Tabiat Parkı'na çeviriyoruz. Burası sadece bir mesire alanı değil, aynı zamanda adanın en uç noktasında, İstanbul'un karmaşasını tamamen arkanızda bıraktığınızı hissettiren nadir köşelerden biri.

Peki, çantanızı alıp gitmeden önce bilmeniz gerekenler neler? Tuvaletler temiz mi, kendi mangalınızı götürebiliyor musunuz, yoksa oradan kiralamak zorunda mısınız? İnternetteki eski bilgilerle yola çıkıp kapıda sürpriz yaşamamanız için, güncel notlarımızı sizinle paylaşıyoruz.

  • Konum: Büyükada'nın batı yakası (İskeleden yaklaşık 2.5 km)
  • Ortam: Çam ormanı, piknik masaları, kayalık koylar
  • Mangal İzni: Sadece işletmeden kiralanan mangallar ile serbest (Kendi mangalınız yasak)
  • Ziyaret Saatleri: 08:30 - 20:00 (Yaz/Kış değişebilir)
  • Müze Kart: Geçerli değil

Dilburnu Tabiat Parkı Giriş Ücretleri 2026

Tabiat parkına girişler ne yazık ki ücretsiz değil. Kapıdaki gişede hem nakit hem de kredi kartı geçiyor ancak sistem bazen arıza yapabildiği için yanınızda nakit bulundurmanızı öneriyoruz. 2026 yılı itibarıyla güncel giriş ücretleri şu şekilde belirlenmiş durumda:

  • Yetişkin Giriş Ücreti: 60 TL
  • Öğrenci Giriş Ücreti: 30 TL
  • Bisiklet ile Giriş: 60 TL
  • Motosiklet / ATV: 120 TL

Eğer içerideki piknik masalarını kullanmak isterseniz, giriş ücretinden hariç olarak masa kiralama bedeli de talep ediliyor. Özellikle hafta sonları öğle saatlerinden sonra boş masa bulmak neredeyse imkansız hale geliyor, bu yüzden erken gitmenizde büyük fayda var.

Büyükada İskelesinden Dilburnu'na Nasıl Gidilir?

Adaya ayak bastınız, peki Dilburnu'na nasıl ulaşacaksınız? İskele ile park arası yaklaşık 2.5 kilometre. Önünüzde üç farklı seçenek duruyor:

1. Yürüyerek (Manzaralı ama Yokuşlu)

Adanın atmosferini solumak istiyorsanız yürümek en güzel seçenek. Çarşı içinden Nizam Caddesi yönüne doğru yaklaşık 30-40 dakikalık bir yürüyüşle parka ulaşıyorsunuz. Yolun büyük kısmı ağaçlıklı ve gölge, ancak yer yer sizi zorlayacak tatlı yokuşlar olduğunu hatırlatalım.

2. Elektrikli Araçlar (BA-4 Hattı)

Yürümek istemeyenler için İETT'nin elektrikli araçları (BA-4 Maden hattı) iskelenin hemen yakınından kalkıyor. İstanbulkart'ınızı kullanarak bu araçlara biniyor ve Dilburnu durağında iniyorsunuz. En pratik ve hızlı yöntem kesinlikle bu.

3. Bisiklet Kiralayarak

Bisikletle gitmek kulağa hoş gelse de, eğer kondisyonunuz yoksa Dilburnu'na giden yokuşlar sizi biraz terletebilir. Yine de dönüş yolunda yokuş aşağı salınarak inmenin keyfi paha biçilemez. Parkın içine bisikletle girebiliyorsunuz, bunun için ayrıca bisiklet giriş ücreti ödüyorsunuz.

Piknik ve Mangal Olanakları: Kurallar Neler?

Dilburnu'nu diğer mesire yerlerinden ayıran en önemli konu mangal prosedürü. Buraya gelirken bagajınıza mangal, kömür ve çıra doldurup gelmeyin, çünkü kapıdan geri çevrilirsiniz. Orman yangınlarını önlemek amacıyla park yönetimi Kendi Mangalını Getir uygulamasını tamamen kaldırdı.

Sistem şu şekilde işliyor:

  1. Parkın içindeki işletmeden yakılmış hazır mangal kiralıyorsunuz.
  2. Etinizi, tavuğunuzu ve salatanızı dışarıdan (çarşıdaki kasaplardan veya marketlerden) getiriyorsunuz.
  3. İsterseniz işletmenin marketinden de et temin edebiliyorsunuz ancak fiyatların ada ortalamasının üzerinde olduğunu belirtelim.

Bu Kendin Pişir Kendin Ye konsepti, güvenlik açısından mantıklı olsa da bütçenizi planlarken mangal kiralama ücretini de hesaba katmanız gerekiyor.

Dilburnu Tabiat Parkı piknik masasında hazırlanan kiralık mangal ve yiyecekler
Mangal dumanı ve orman havası: Dilburnu'nda klasik bir hafta sonu ritüeli.

Denize Girilecek Yerler ve Koylar

Dilburnu sadece piknik değil, aynı zamanda bir deniz keyfi noktası. Parkın iki farklı cephesi bulunuyor:

  • Kuzey Cephesi (Değirmen Koyu): Daha sakin, suyu genellikle daha durgun.
  • Güney Cephesi (Yörük Ali Koyu): Daha popüler ve tesisleşmiş alanlara bakıyor.

Burada kumsal bir plaj beklemeyin. Denize girişler genellikle kayalık alanlardan veya küçük platformlardan yapılıyor. Deniz ayakkabınızı yanınıza almanız konforunuzu ciddi oranda artırır. Su, İstanbul'un merkezine göre çok daha temiz ve berrak. Eğer günübirlik değil de konaklamalı ve daha wild bir doğa kaçamağı arıyorsanız, adalar dışında İstanbul kamp alanları seçeneklerini değerlendirerek çadırınızı kurabileceğiniz daha izole rotalar oluşturabilirsiniz.

Tesis İmkanları ve Bilinmesi Gereken Gerçekler

Bir yetkin arkadaş olarak size pembe bir tablo çizmek yerine gerçekleri söylememiz lazım. Dilburnu doğasıyla büyülüyor ancak tesis imkanları konusunda beklentiyi düşük tutmakta fayda var.

  • Tuvaletler: Parkın en çok şikayet alan konusu maalesef tuvaletlerin temizliği. Özellikle hafta sonu kalabalığında hijyen standartları hızla düşebiliyor. Yanınızda mutlaka peçete ve dezenfektan bulundurun.
  • Restoran: İçeride bir kafeterya/restoran mevcut. Manzarası şahane ancak fiyatlar, sunulan hizmete göre biraz yüksek kalabiliyor. Sadece çay-kahve içmek için tercih edilebilir.
Büyükada deniz manzarasına karşı ahşap masada duran ince belli çay bardağı
Belki yemek değil ama bu manzaraya karşı bir çay içmek şart.
  • Çocuk Parkı: Çocukların enerjisini atabileceği mütevazı bir oyun alanı bulunuyor.

Gitmeden Önce Hayat Kurtaran 5 Tüyo

  1. Hırsız Kedilere Dikkat: Adanın kedileri piknikçilere çok alışkın. Masanızı bir an bile boş bırakırsanız sucuklarınızın yerinde yeller estiğini görebilirsiniz.
Piknik masasının kenarında yiyecek bekleyen sevimli Büyükada kedisi
Dikkat: Adanın sevimli sakinleri masanıza ortak olmaya her an hazır.

Yiyeceklerinizi mutlaka kapalı kaplarda tutun.

  1. Alışverişi Merkezde Yapın: Parkın içindeki büfede seçenekler sınırlı ve fiyatlar yüksek. İçecek, atıştırmalık ve mangallık malzemelerinizi iskele meydanındaki büyük marketlerden alıp gelmek bütçenizi rahatlatır.
  2. Erken Kalkan Yol Alır: Hafta sonu saat 11:00'den sonra giderseniz, deniz kenarındaki o güzel masaları kapılmış bulursunuz. En iyi yerler için sabah 09:30 gibi parkta olun.
  3. Gün Batımını Bekleyin: Eğer vaktiniz varsa akşamüzerini mutlaka burada geçirin. Çam ağaçlarının arasından batan güneş, İstanbul'un en iyi manzaralarından birini sunuyor.
Dilburnu Tabiat Parkı'nda çam ağaçları arasından görünen kızıl gün batımı
Günü bitirirken İstanbul'un silüetine karşı eşsiz bir gün batımı.
  1. Çöp Poşeti: Çöp kutuları gün sonunda taşabiliyor. Doğaya saygı gereği kendi çöp poşetinizi getirip, çöplerinizi en yakın konteynere kadar taşımanız en doğrusu.