Antakya ziyaretlerinde Habib-i Neccar Camii‘ni özellikle ziyaret eden turistlerin sayısı az değildir. Hıristiyanlar için önemli bir yeri olan caminin, cami olmadan önce bir kilise olduğu ve burada Hz. İsa’nın havarilerinden Yahya (Yuhanna), Yunus (Pavlos) ve Şem-un-ı Sefa (Petrus) kabirlerinin bulunduğu söylenir.

Habib-i Neccar Camii’nin Müslümanlar için de önemli bir yeri var. 636 yılında Hz. Ömer’in hilâfeti döneminde, Ebu Ubeyde Bin Cerrâh komutasındaki ordu Antakya’yı fetheder ve fethin sembolü olarak Habib-i Neccar Camii inşa edilir. Cami, bugünkü Türkiye sınırları içinde inşa edilen ilk cami olma özelliğini taşıyor. Bizans işgali ile kiliseye çevrilen cami, sonra Müslüman işgali ile tekrar cami olmuş. 1853 yılındaki bir deprem ile yıkılan cami, 1857 yılında tekrar inşa edilmiş. Bugünkü cami, 1857 yılında inşa edilen camidir. Caminin minaresi 17. yüzyılda yaptırılsa da, avlusundaki şadırvanın yapım tarihi 19. yüzyılı bulur.

habib i neccar camii gezi rehberi 400x266
habibi neccar camii gezi yazisi 400x266

Habib-i Neccar, marangozlukla uğraşan sıradan bir Antakyalıdır. Neccar ismi Arapça’da marangoz anlamına gelir. Habib-i Neccar’ın oğlu cüzzam hastası olduğu için birlikte şehrin girişindeki bir dağda yaşarlar. Hz. İsa, Hıristiyanlığın yayılması için Yahya ve Yunus’u Antakya’ya gönderir. Yahya ve Yunus şehre ilk olarak Habib-i Neccar’ın yaşadığı mağaranın bulunduğu istikametten gelir ve onunla karşılaşırlar. Yahya ve Yunus, Hz. İsa’nın havarileri olduğunu söyleyince, Habib-i Neccar bir kanıt ister. Yahya ve Yunus, cüzzam hastası olan oğlunu iyileştirir ve Neccar havarilere tereddütsüz iman eder. Habib-i Neccar, Hz. İsa’nın gönderdiği havarilere inanan ilk insandır.

Yollarına devam eden Yahya ve Yunus kendilerini her ne kadar ifade etmeye çalışsalar da halk bu havarilere inanmaz. Hz. İsa, havarilerinden uzun süre haber alamayınca üçüncü elçisi Şem’un-ı Sefa’yı gönderir. Fakat, halk üç havari ile birlikte Habib-i Neccar’ı ataların dinine ihanet ettikleri gerekçesiyle öldürür.

Müslümanlar için bir başka önemi de Habib-i Neccar’ın isminin ve hikayesinin Yasin suresinde geçiyor olması. Yasin suresinin 12. ayetten 27. ayete kadar bu mevzudan bahsedildiği söylenir. Yasin suresinin 20. ayetinde şöyle bir cümle geçiyor ve buradaki kişinin Habib-i Neccar olduğu söyleniyor.

Şehrin diğer ucundan bir adam koşarak gelir ve der ki; “Ey halkım, gönderilen elçilere uyun!”

Habib-i Neccar Camii’de Hz. İsa’nın havarilerinden Yahya (Yuhanna), Yunus (Pavlos) ve Şem-un-ı Sefa (Petrus (Batrus))’un kabirleri bulunur. Caminin sol tarafındakı küçük odada Yahya ve Yunus’un, sağ tarafındaki odada Habib-i Neccar ve Şem-un Safa’nın türbeleri vardır.

habib i neccar minaresi 400x266
habib i neccar camii turbesi 400x266

Habib-i Neccar Camii nerede, nasıl gidilir? Cami, Kurtuluş Caddesi üzerinde yer alıyor. Asi Nehri’nin yakınlarındaki Kemal Paşa Caddesi’nin sonuna kadar yürürseniz solda köşede karşınıza çıkıyor. Görmemeniz mümkün değil.

Bu makaleyi beğendiniz mi?

Gezilerimizi @rotasenin Instagram hesabından takip edebilir, sorularınız varsa yorum kısmında sorabilirsiniz. Beğendiyseniz aşağıdaki sosyal mecralara tıklayın ve arkadaşlarınızı da bu makaleden haberdar edin. Teşekkürler!