İstanbul'un yoğun temposundan ve gürültüsünden uzaklaşmak istediğimizde aklımıza gelen ilk kaçış rotalarından biri Prens Adaları oluyor. Özellikle Heybeliada, tarihi dokusunu koruyan sokakları ve yemyeşil çam ormanlarıyla bizi karşılıyor.
Yaz sıcaklarında ise adanın sadece tarihi değil, serin suları da büyük bir çekim merkezi haline geliyor. Vapurdan inip o iyot kokusunu içinize çektiğinizde, İstanbul'da denize girilir mi sorusunun cevabını bizzat deneyimleyerek veriyorsunuz.

Ancak her plajın sunduğu deneyim farklı. Kimisi çocuklu aileler için güvenli bir sığınakken, kimisi sessizlik arayanlar için izole bir cennet. İnternetteki karmaşık bilgiler arasında kaybolmamanız için, sahada edindiğimiz tecrübelerle size rehberlik edecek bu yazıyı hazırladık. Havlunuzu ve güneş kreminizi çantanıza atın, adanın en güzel koylarını keşfetmeye başlıyoruz.
Zamanınız kısıtlıysa veya nokta atışı yapmak istiyorsanız bu özet tam size göre. Beklentilerinize en uygun yeri seçip doğrudan oraya yönelebilirsiniz.
- Konfor ve Lüks: Ada Beach Club
- Macera ve Berrak Su: Alman Koyu
- Çocuklu Eğlence: Aqua Green Beach
- Hem Piknik Hem Deniz: Değirmenburnu Plajı
- Salaş ve Samimi: Akvaryum Koyu
- Sakinlik ve Düzen: Asaf Aile Plajı
Ada Beach Club: Konfor Arayanlara
İskeleye adım attığınızda sağ tarafta bekleyen tekneler dikkatinizi çekiyor. Bu teknelerden biri sizi Çam Limanı Koyu'nun en donanımlı işletmelerinden biri olan Ada Beach Club'a götürüyor. Adanın kalabalığından tamamen uzakta, çam ormanlarıyla çevrili bu koy, huzurlu bir gün geçirmek isteyenler için ideal.

Kumsal beklentiniz varsa baştan belirtelim, burası daha çok ahşap platformlar üzerinden denize girilen bir beach club konseptine sahip. Ancak denizin dibi kumlu ve su, adanın diğer bölgelerine göre oldukça sakin. Şezlong savaşı vermeden, kaliteli hizmet alarak güneşin tadını çıkarmak istiyorsanız burayı listenizin başına ekleyin. Giriş ücretli olan bu tesiste şemsiye, şezlong ve duş gibi hizmetler standart olarak sunuluyor.
Alman Koyu: Doğayla Baş Başa
Eğer lüks bir tesis aramıyor, sadece cam gibi bir suda yüzmek istiyorsanız rotanız kesinlikle Alman Koyu olmalı. Burası adanın en bakir, en temiz ancak ulaşımı en zahmetli noktalarından biri. İskeleye indikten sonra bisiklet kiralayarak veya uzun bir yürüyüş yaparak koya ulaşabiliyorsunuz.

Koya vardığınızda macera bitmiyor, dik ve toprak bir patikadan aşağı inmeniz gerekiyor. Bu yüzden parmak arası terlik yerine rahat bir spor ayakkabı tercih etmeniz konforunuzu artırıyor. Aşağı indiğinizde ise tüm yorgunluğa değen turkuaz bir deniz sizi karşılıyor. Sahil taşlık olduğu için deniz ayakkabısı kullanmanızı öneriyoruz. İşletme imkanları kısıtlı olduğundan yiyecek ve içecek tedarikinizi önceden yapmanızda fayda var.
Değirmenburnu Plajı ve Piknik Alanı
Burası hem denize girmek hem de ağaç gölgesinde vakit geçirmek isteyen ailelerin favorisi. Bir Tabiat Parkı statüsünde olduğu için girişte belirli bir ücret ödeniyor. İçerideki plaj hizmetlerinden faydalanmak isterseniz bunlar için de ayrıca ödeme yapmanız gerekebiliyor.

Değirmenburnu, sığ denizi ve kumlu tabanı sayesinde çocuklu aileler için oldukça güvenli bir ortam sunuyor. Hafta sonları piknikçilerin yoğun ilgisi nedeniyle biraz kalabalık olabiliyor. Eğer daha sakin bir atmosfer arıyorsanız hafta içi günleri tercih etmeniz yerinde bir karar oluyor.
Akvaryum Koyu: Midye ve Manzara
Heybeliada'nın klasiklerinden biri olan Akvaryum Koyu, adını suyunun berraklığından ve su altı yaşamının zenginliğinden alıyor. Burası diğer özel işletmelere göre daha salaş ve samimi bir ruha sahip. Halk Palas yolunu takip edip dik merdivenlerden inerek plaja ulaşıyorsunuz.

Zemin yer yer kum, yer yer midye kabuklarından oluşuyor. Buradaki küçük işletmede yapılan midye tavanın tadına bakmadan dönmeyin. Çok lüks hizmet beklentisine girmeden, manzaranın ve denizin tadını çıkarmak isteyenler için harika bir seçenek.
Aqua Green Beach: Çocuklu Ailelerin Favorisi
Yanınızda enerjisi bitmeyen çocuklar varsa Aqua Green Beach günü kurtarıyor. İçerisindeki aquapark ve kaydıraklar çocukları eğlendirirken siz de şezlongunuzda dinlenme fırsatı buluyorsunuz. Burası deniz keyfinden ziyade tesis ve eğlence odaklı bir yer. Deniz bazen yosunlu olabiliyor ancak sunduğu aktivitelerle bu açığı kapatıyor. İskeleden kalkan motorlarla buraya kolayca ulaşım sağlayabiliyorsunuz.
Asaf Aile Plajı
Adından da anlaşılacağı üzere ailelere ve çiftlere hitap eden bu plaj, dışarıdan gelen rahatsız edici unsurları minimuma indiren kurallarıyla biliniyor. Burgazada manzarasına karşı konumlanan plaj, temizliği ve düzeniyle ön plana çıkıyor. Yüksek sesli müzikten hoşlanmayan ve kafa dinlemek isteyenler için İstanbul Adalar plajları arasında iyi bir alternatif oluşturuyor.

Heybeliada'da Ücretsiz Denize Girilecek Yerler Var mı
Adada tamamen organize edilmiş, duşu ve kabini olan ücretsiz bir halk plajı bulmak ne yazık ki pek mümkün değil. Ancak Alman Koyu gibi işletmesiz koylara veya Çam Limanı'nın işletme dışında kalan bazı kayalık bölgelerine havlunuzu serip ücretsiz olarak denize girebiliyorsunuz. Bu noktalarda duş ve tuvalet imkanı bulunmadığını, tamamen doğaçlama bir deniz keyfi yaşayacağınızı hatırlatmakta fayda var.
Heybeliada Plajlarına Ulaşım İpuçları
Heybeliada'ya ulaşım konusunda seçenekleriniz oldukça fazla. Şehir Hatları vapurları en nostaljik ve ekonomik yöntem olarak öne çıkıyor. Kabataş, Beşiktaş, Eminönü, Kadıköy veya Bostancı iskelelerinden vapura binerek keyifli bir yolculuk yapıyorsunuz.

Vapurda martılara simit atıp çayınızı yudumlamak, tatil moduna girmenizi sağlıyor. Daha hızlı bir ulaşım isterseniz deniz otobüslerini veya motorları da tercih edebilirsiniz. Adaya indikten sonra ise gitmek istediğiniz plaja göre ücretsiz tekneler, elektrikli araçlar veya bisiklet kiralama seçeneklerini değerlendiriyorsunuz.
Yorumlar (0)
Yorum yapmak için giriş yapın
Şikayet Et