Kuşadası'nda denize girmek için sadece havlunuzu alıp çıkmak yetmiyor doğru plajı seçmek tatilinizin kalitesini belirleyen en önemli faktör. Çünkü buradaki her koyun karakteri birbirinden tamamen farklı. Kimisi çarşaf gibi ve sığ sularıyla çocuklu aileleri çekerken kimisi öğleden sonra dalgalanıp sörfçüleri ağırlıyor. Kimi plajda kumun tadını çıkarırken kimisinde deniz ayakkabısı olmadan suya girmek neredeyse imkansız.
Bu rehberde Kuşadası'nın en popüler noktalarından, yerlilerin kaçış noktası olan gizli koylara kadar tüm detayları sizin için derledim. Amacım tabelaları takip etmeniz değil o günkü ruh halinize en uygun maviye ulaşmanız. Eğer plaj keyfinden sonra şehri daha detaylı keşfetmek isterseniz Kuşadası gezilecek yerler listesine de göz atabilirsiniz.
Kuşadası Merkezdeki En Popüler Plajlar
Merkezde konaklıyorsanız ve araç kullanmadan denize ulaşmak istiyorsanız seçenekleriniz oldukça fazla. Bu plajlar özellikle ulaşım kolaylığı ve çevresindeki sosyal imkanlarla öne çıkıyor ancak yazın yüksek sezonunda kalabalık olabileceğini baştan kabul etmeniz gerekir.
Kadınlar Denizi Plajı (Ladies Beach)
Kuşadası denilince akla ilk gelen ve en ikonik plaj burasıdır. İsmi Osmanlı döneminde sadece kadınlara ayrılmasından gelse de günümüzde herkese açık ve oldukça popüler bir halk plajı. Burayı özel kılan şey tamamen kum zemin olması ve denizin sığ yapısıdır. Eğer çocuklarınızla güvenli bir deniz keyfi arıyorsanız burası listenin başında yer almalı.

Plaj boyunca uzanan palmiye ağaçları ve hemen arkasındaki yürüyüş yolu gün batımında harika bir atmosfer sunuyor. Çevredeki restoran ve kafeler sayesinde tüm günü burada geçirebilirsiniz. Belediyeye ait şemsiye ve şezlongları kiralayabilir ya da kendi sandalyenizi atabileceğiniz alanları kullanabilirsiniz. Ulaşım için merkezden kalkan 5 numaralı minibüsleri kullanmanız yeterli.
Güvercinada Plajı
Kuşadası'nın simgesi olan Güvercinada Kalesi manzarasında yüzmek isteyenler için burası eşsiz bir nokta. Kaleye giden yolun hemen solunda kalan bu koy kumsal sevenlerden ziyade kayalık ve berrak deniz sevenlere hitap ediyor.

Burası kum değil taşlık ve kayalık bir yapıya sahip. Bu yüzden su altı dünyasını izlemek ve şnorkelle dalış yapmak için Kuşadası merkezindeki en iyi noktalardan biri. Deniz ayakkabınızı yanınıza almayı unutmayın. Su genellikle merkezdeki diğer plajlara göre daha serin ve akıntılı olabilir bu da sıcak yaz günlerinde ferahlatıcı bir etki yaratıyor.
Yılancı Burnu Plajı
Güvercinada'nın tam karşısında yer alan yarımada hem halk plajı hem de özel beach club işletmeleriyle iki farklı deneyim sunuyor. Yarımadanın arka tarafındaki koylar daha sakin ve bakir kalmayı başarmış durumda.

Eğer müzik, kokteyl ve konforlu bir şezlong arıyorsanız buradaki özel işletmeleri tercih edebilirsiniz. Daha doğal bir ortam isterseniz yarımadanın uç kısımlarındaki kayalıklardan denize girmek mümkün. Burası da taşlık bir yapıya sahip olduğundan hazırlıklı gitmenizde fayda var.
Geniş Kumsallar ve Mavi Bayraklı Plajlar
Şehir merkezinin kalabalığından biraz uzaklaşıp daha geniş alanlara yayılmak ve uzun kumsallarda yürüyüş yapmak istiyorsanız rotanızı kuzey ve güney hattındaki bu plajlara çevirmelisiniz.
Kuştur Plajı (Pygela)
Kuşadası'nın girişinde yer alan Kuştur Plajı antik Pygela kentinin kıyısında tarihle iç içe bir deneyim sunuyor. Burası kilometrelerce uzanan geniş bir sahil şeridine sahip. Zemini karışık; yer yer kum yer yer çakıl taşlarıyla karşılaşıyorsunuz.

Denizi genellikle sabah saatlerinde çarşaf gibi sakinken öğleden sonra rüzgarın etkisiyle dalgalanmaya başlar. Suyu aniden derinleşmez bu da yüzme konusunda çok kendine güvenmeyenler için avantaj sağlar. Kamp sandalyenizi alıp kalabalıktan uzak kendi köşenize çekilebileceğiniz geniş alanlar bulmanız burada daha kolay.
Sevgi Plajı (Davutlar)
Davutlar bölgesinde yer alan Sevgi Plajı özellikle gençlerin ve kamp severlerin uğrak noktası. Bölgenin en uzun sahil şeritlerinden birine sahip olan plajın arkasında geniş bir okaliptüs korusu bulunuyor. Bu ağaçlık alan piknik yapmak ve güneşten kaçmak için doğal bir sığınak sağlıyor.

Denizi tamamen kumdur ve oldukça sığdır. Su seviyesinin boyunuzu geçmesi için metrelerce yürümeniz gerekebilir. Bu özellikleriyle çocuklu aileler için de oldukça güvenli bir alternatiftir. Yaz aylarında düzenlenen festivallere ev sahipliği yapmasıyla da bilinir.
Uzun Plaj (Long Beach)
İsminden de anlaşılacağı üzere 12 kilometreyi bulan uzunluğuyla bölgenin en büyük plajı. Siteler bölgesi olarak da bilinen bu hat boyunca birçok otel, yazlık site ve su sporları merkezi sıralanıyor.
Yürüyüş yapmayı seviyorsanız sabah erken saatlerde veya akşamüzeri bu sahil şeridi harika bir parkur sunuyor. Denizi kumlu ve sığdır. Bölge çok geniş olduğu için havlunuzu serecek sakin bir yer bulmakta zorlanmazsınız. Ayrıca yol boyunca bisiklet yolu da mevcut.
Doğa ile İç İçe Dilek Yarımadası Milli Parkı Koyları
Kuşadası'nda denizin en berrak, doğanın en vahşi halini görmek istiyorsanız Dilek Yarımadası Milli Parkı sınırlarına girmeniz gerekiyor. Burası sadece bir plaj değil aynı zamanda yaban domuzlarının sahile indiği, ormanın denizle birleştiği özel bir koruma alanı. Girişler ücretli ve araç kuyruğu olmaması için sabah erken gitmek şart.
İçmeler Koyu
Milli park giriş kapısından geçtikten sonra karşınıza çıkan ilk koy İçmeler Koyu oluyor. Ulaşımı en kolay nokta olduğu için genellikle en kalabalık koy burasıdır. Milli parkın genelinin aksine burası kumlu bir denize sahiptir.
Ağaçların gölgesinin kumsala kadar uzandığı nadir yerlerden. Deniz suyu sığ ve ılıktır. Ancak milli parkın daha derinlerine inip daha sakin koylar keşfetmek istiyorsanız yolunuza devam etmelisiniz.
Aydınlık, Kavaklıburun ve Karasu Koyları
İçmeler'i geçip orman yolunda ilerledikçe sırasıyla bu üç muhteşem koy sizi karşılar. Bu koyların ortak özelliği büyük beyaz çakıl taşlarından oluşması ve denizin cam gibi berrak olmasıdır.
- Aydınlık Koyu: Suyun rengi turkuazın en güzel tonlarını sunar. Çakıl taşları sayesinde su asla bulanmaz.
- Kavaklıburun Koyu: Milli parkın en uzun sahil şeridine sahip koyudur.
- Karasu Koyu: Yolun en sonundaki ve genellikle en sakin olan koydur.
Bu koylarda deniz ayakkabısı kullanmak konforunuzu ciddi oranda artırır. Deniz aniden derinleşebilir bu yüzden yüzme bilenler için daha keyiflidir. Dönüş yolunda parkın hemen çıkışında yer alan Zeus Mağarası buz gibi suyunda serinlemek için mutlaka uğramanız gereken bir durak.
Kuşadası Plajları Hakkında İpuçları
- Deniz Ayakkabısı: Özellikle Güvercinada, Yılancı Burnu ve Milli Park (İçmeler hariç) koylarına gidiyorsanız mutlaka yanınızda bulundurun.
- Ulaşım: Şehir içindeki plajlara (Kadınlar Denizi, Kuştur) dolmuşlarla çok rahat ulaşabilirsiniz. Ancak Milli Park koylarını tam anlamıyla gezmek için şahsi araç büyük konfor sağlar.
- Sezon: Temmuz ve Ağustos ayları en kalabalık dönemdir. Eylül ayı ise suyun en sıcak ve kalabalığın azaldığı en keyifli zamandır.
- Rüzgar: Kuştur ve açık deniz tarafındaki plajlar öğleden sonra dalgalanabilir. Sabah saatleri her zaman daha durgun bir deniz sunar.
Yorumlar (0)
Yorum yapmak için giriş yapın
Şikayet Et