İstanbul'un kargaşasından, trafiğinden ve gri binalarından sıkıldığınızda aklınıza gelen ilk kaçış rotalarından biri şüphesiz Polonezköy. Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nü geçtikten sonra sadece yarım saat içinde kendinizi bambaşka bir iklimde, devasa ağaçların altında bulursunuz. Burası sadece kahvaltı yapıp dönülecek bir yer değil, aynı zamanda şehrin en temiz havasına sahip yürüyüş parkurlarından birine ev sahipliği yapıyor.
Hafta sonu planı yapmadan önce bilmeniz gereken kritik bir detay var. Polonezköy köy içi ile Polonezköy Tabiat Parkı girişleri ve kuralları birbirinden farklı işliyor. Kimisi tamamen ücretsiz doğa yürüyüşü imkanı sunarken, kimisi bütçenizi planlamanızı gerektirecek özel işletme tarifeleri uyguluyor.
Polonezköy Tabiat Parkı Giriş Ücretleri
Polonezköy'e gitmeyi planlayanların en çok kafa karışıklığı yaşadığı konu giriş ücretleridir. Köyün kendisine giriş yapmak için herhangi bir ücret ödemeniz gerekmiyor. Ancak Milli Parklar statüsündeki tabiat parkı alanına aracınızla girmek isterseniz, belirlenen tarifeye göre ödeme yaparsınız.
Eğer aracınızı köy merkezinde veya parkur başlangıcındaki uygun alanlara bırakıp yürüyerek girmeyi tercih ederseniz, tabiat parkının yürüyüş alanlarını ücretsiz olarak kullanabilirsiniz. Buradaki en önemli ayrım, özel işletmelerdir.
Bölgede bulunan hayvan parkı (Zoo), cam sanat merkezi veya özel piknik alanları, Milli Park girişinden tamamen bağımsızdır ve kendilerine ait, genellikle ortalamanın üzerinde fiyatlandırmaları bulunur. Gitmeden önce bu işletmelerin güncel tarifelerini telefonla teyit etmenizi öneririz.

Polonezköy'de Yapılacak Şeyler: Sadece Yürüyüş mü?
Çoğu ziyaretçi buraya sadece serpme kahvaltı için gelse de, Polonezköy'ün asıl olayı doğasıdır. Yemeğinizi yedikten sonra o kalorileri yakmak veya sadece orman havası almak için yapabileceğiniz aktiviteler oldukça çeşitli.
5 KM'lik Yürüyüş Parkuru
İstanbul sınırları içindeki en keyifli ve en güvenli yürüyüş rotalarından biri buradadır. Yaklaşık 5 kilometre uzunluğundaki bu parkur, toprak bir zemine sahip olmasına rağmen oldukça düzgündür ve özel bir ekipman gerektirmez. Spor ayakkabınızla rahatlıkla yürüyebilirsiniz. Parkur boyunca ağaçların oluşturduğu doğal tünellerin altından geçer, kuş sesleri eşliğinde şehrin stresini atarsınız.
Yürüyüşe köy merkezinden başlayıp parkurun sonuna kadar gidebilir veya enerjiniz tükenirse yarı yoldan geri dönebilirsiniz. Parkurun tamamı orman içinde kaldığı için yazın en sıcak günlerinde bile serin bir atmosfer sunar.
Bisiklet Parkuru
Eğer bisiklet tutkunuysanız, Polonezköy sizin için bir cennet sayılır. Burası dünya standartlarında bir BMX ve dağ bisikleti parkuruna sahip. Ancak uyaralım; bu parkur amatör bir pazar gezintisi için değil, daha çok performansa dayalı sürüşler için uygundur. Kendi bisikletinizi getirebileceğiniz gibi, köy merkezindeki işletmelerden saatlik kiralama yapma şansınız da var. Kiralama yapmadan önce bisikletlerin kondisyonunu mutlaka kontrol edin.

Piknik ve Mangal Durumu
Doğa ile iç içe olunca insanın aklına hemen mangal yakmak gelir. Ancak Polonezköy Tabiat Parkı sınırları içinde, belirlenmiş işletmeler haricinde ateş yakmak, semaver kurmak veya mangal yapmak kesinlikle yasaktır. Bu kural, orman yangınlarını önlemek ve doğayı korumak için sıkı bir şekilde uygulanır.
Piknik yapmak isterseniz, hazır yiyeceklerinizi ve termosunuzu alıp parkur kenarındaki ahşap masalarda veya uygun düzlüklerde oturabilirsiniz. Daha organize bir mangal keyfi için ise kendin pişir kendin ye hizmeti veren, güvenli ateş alanlarına sahip tesisleri tercih etmeniz gerekir.
Polonezköy Kahvaltı Mekanları
Polonezköy denince akla gelen ilk ritüel serpme kahvaltıdır. Köy yolu üzerinde ve merkezde onlarca farklı mekan hizmet veriyor. Bu mekanların bir kısmı orman manzaralı açık hava bahçelerine sahipken, bir kısmı daha butik ve kapalı alanlarda hizmet sunar.
Hafta sonları, özellikle pazar günleri kahvaltı saatlerinde ciddi bir yoğunluk yaşanır. Eğer sakin bir kahvaltı hayal ediyorsanız, mekana sabah erken saatlerde gitmenizi öneririz. Fiyatlar genellikle İstanbul ortalamasındadır ancak mekanın popülaritesine ve sunduğu manzaraya göre değişkenlik gösterir. Gitmeden önce mekanların yorumlarını inceleyip rezervasyon yaptırmak, kapıda beklememeniz adına akıllıca olur. Kahvaltı haricinde Polonya kültürüne özgü tatlıları ve yemekleri deneyebileceğiniz restoranlar da bulabilirsiniz.

Polonezköy Nerede ve Nasıl Gidilir?
Polonezköy, İstanbul'un Anadolu Yakası'nda, Beykoz ilçesi sınırları içinde yer alır. Şehre bu kadar yakın olup bu kadar izole hissettirmesi en büyük avantajıdır.
Şahsi Araç ile Ulaşım ve Otopark Sorunu
En rahat ulaşım yöntemi şahsi araçtır. Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nü geçtikten sonra Kavacık sapağından ayrılıp, tabelaları takip ederek yaklaşık 15-20 dakika içinde köye ulaşırsınız. Yolun tamamı asfalttır ve sürüşü keyiflidir.
Ancak hafta sonları, özellikle öğle saatlerine doğru köy merkezinde ciddi bir otopark sorunu yaşanabilir. Köy meydanındaki alanlar hızla dolar. Bu yüzden aracınızı işletmelerin otoparklarına veya parkur başlangıcındaki daha geniş alanlara bırakmayı düşünebilirsiniz. Yol kenarına park ederken trafiği engellememeye özen gösterin, zira yollar bazı noktalarda oldukça daralıyor.
Toplu Taşıma ile Gitmek
Arabasız gitmek isteyenler için seçenekler biraz daha sınırlı olsa da imkansız değil. Kavacık, Polonezköy'e ulaşım için ana transfer noktasıdır. Avrupa veya Anadolu yakasından herhangi bir otobüsle Kavacık'a geldikten sonra, buradan Polonezköy yönüne giden İETT otobüslerini veya minibüsleri kullanabilirsiniz. Toplu taşıma sefer saatleri mevsime ve günlere göre değişebildiği için yola çıkmadan önce belediyenin ulaşım uygulamasından güncel saatleri kontrol etmenizde fayda var.
Polonezköy'ün Kısa Tarihi ve Gezilecek Kültürel Noktalar
Burası sadece bir tabiat parkı değil, aynı zamanda yaşayan bir kültür mirasıdır. 1800'lü yıllarda Polonya'daki işgalden kaçan sivil ve askerlerin Osmanlı topraklarına sığınmasıyla kurulan bu köy, o günden bugüne Polonya kültürünü yaşatmaya devam ediyor.
Yürüyüş ve yemek molanızın ardından köy içinde kısa bir kültür turu yapabilirsiniz. Zofia Rizi Anı Evi, köyün en eski yapılarından biridir ve dönemin yaşam tarzını, fotoğraflarını ve belgelerini görebileceğiniz etkileyici bir müzedir. Ayrıca köy meydanına yakın konumdaki Czestochova Meryem Ana Kilisesi, tarihi dokusu ve bahçesindeki huzurlu atmosferiyle görülmeye değer noktalardan biridir. Köyün girişinde yer alan Açık Hava Ağaç Oyma Heykel Sergisi de sanatseverlerin ilgisini çekecektir.
Yorumlar (0)
Yorum yapmak için giriş yapın
Şikayet Et