Sığacık sokaklarını gezdikten sonra kendinizi turkuaz bir suya bırakmak istiyorsunuz. İnternette ufak bir araştırma yaptığınızda karşınıza sürekli bir bilgi kirliliği çıkıyor. Kimi buranın kapalı olduğunu söylüyor, kimi lüks otellerin alanı kapattığını iddia ediyor.
İşin gerçeği şu: Plaj tamamen halka açık ve giriş ücretsiz. İçerisi adeta bir akvaryum kadar berrak, kumsalı ise incecik pudra kumuyla kaplı. Ancak burası sıradan bir tatil beldesi konforu sunmuyor. Aşağıya inen zorlu bir yokuş, sıfıra yakın tesis imkanı ve Ege'nin en soğuk sularından biriyle yüzleşmeniz gerekiyor.
Eğer beklentiniz şezlongunuza buzlu içeceğinizin gelmesi ise burası elenecek rotalar arasına giriyor. Doğanın o vahşi ve el değmemiş haline hazırlıklıysanız, Ekmeksiz Plajı listenizin en üst sıralarına çıkmayı hak ediyor.
Ekmeksiz Plajı Açık Mı?
Uzun yıllar kapalı kalan ve akıbeti yılan hikayesine dönen bu tabiat parkı, an itibarıyla ziyaretçilere açık. Fakat burayı işletilen, düzenli bir plaj kulübü gibi düşünmeyin. Seferihisar Belediyesi alanı temizleyip kullanıma açtı, ancak tahsis sorunları sebebiyle içeride tam teşekküllü bir tesis hizmeti verilemiyor.
- Giriş Ücreti: Kapıda herhangi bir ödeme yapmıyorsunuz, giriş tamamen ücretsiz.
- Çalışma Saatleri: Kapılar sabah 08:00 civarı açılıyor ve akşam 19:00 sularında görevliler alanı boşaltmanız için anons yapmaya başlıyor.
- Yeme-İçme ve WC: Girişte su, soğuk içecek ve atıştırmalık alabileceğiniz derme çatma, küçük bir büfe var. Fiyatlar marketlere kıyasla oldukça yüksek. Aşağıda sadece iki adet tuvalet ve giyinme kabini var, maalesef duş imkanı sıfır ve tuvaletlerdeki hijyen durumu günün ilerleyen saatlerinde epey can sıkıcı hale gelebiliyor.
Denizi ve Kumsalı Nasıl? (Suyu Gerçekten Soğuk mu?)
Suyun rengine baktığınızda o büyüleyici turkuaz tonları görüyorsunuz. Ancak ayağınızı suya ilk soktuğunuz an o meşhur çivi gibi Ege soğuğu ile yüzleşiyorsunuz. Suyu İzmir ortalamasına göre gerçekten soğuk ve ferahlatıcı. Yazın o kavurucu sıcağında bu soğukluk harika bir detaya dönüşüyor.

Deniz tabanı tamamen ince kumdan oluşuyor ve kayalık alan yok denecek kadar az. Üstelik su hemen derinleşmiyor. Metrelerce yürüseniz bile su belinizi anca geçiyor. Bu sığ yapı, yüzme bilmeyenler ve küçük çocuklu aileler için inanılmaz güvenli bir alan yaratıyor. Suyun tuz oranının da epey yüksek olduğunu aklınızda tutun, deniz gözlüğü olmadan dalmak gözlerinizi ciddi şekilde yakabiliyor.
Ekmeksiz Plajı'na Nasıl Gidilir?
Ulaşım konusu buranın en kritik ve ziyaretçilerden en çok şikayet alan detayı. Teos Antik Kenti'ne çok yakın bir konumda olan tabiat parkının girişine kadar aracınızla veya toplu taşımayla gelebiliyorsunuz. Asıl macera o demir kapıdan sonra başlıyor.
Araç Park Yeri ve Zorlu Yürüyüş Yolu
Eğer özel aracınızla geliyorsanız, plajın kumsalına kadar inme şansınız yok. Aracınızı yukarıdaki ücretsiz toprak otopark alanına bırakmanız gerekiyor.
Kritik Uyarı: Otopark dolu olduğunda aracınızı kesinlikle asfalt yol kenarına bırakmayın. Jandarma ve trafik ekipleri asfalta tekerleği değen her araca istisnasız ceza kesiyor. Park için sadece toprak alanları kullanın.
Aracınızı güvenli bir yere çektikten sonra sizi toprak ve oldukça dik bir patikadan oluşan, ortalama 10-15 dakikalık bir yürüyüş bekliyor. İnerken bu yol çok keyifli, çam ağaçlarının arasından denizi izleyerek aşağı süzülüyorsunuz. Ancak dönüşte, yorgun argın ve elinizde eşyalarla o yokuşu tırmanmak ciddi bir efor istiyor. Yanınıza alacağınız eşyaları bu dik tırmanışı hesaba katarak seçin.
İzmir Merkez ve Sığacık'tan ESHOT ile Ulaşım
Toplu taşıma kullanacaklar için ulaşım oldukça pratik. Seferihisar merkezinden veya Sığacık'tan kalkan 640 numaralı ESHOT otobüslerine bindiğinizde, araç sizi doğrudan tabiat parkının giriş kapısında indiriyor. Buradan sonra yine o meşhur patikayı yürümeniz gerekiyor. Eğer İzmir tatilinizde çocuklarınızla güvenle yüzebileceğiniz farklı sığ alternatifler de arıyorsanız, Urla açıklarındaki Yassıca Ada turlarını da rotanıza ekleyebilirsiniz.
Ekmeksiz Tabiat Parkı'nda Kamp Yapılıyor mu?
Bu eşsiz koyda geceyi geçirmek, yıldızları izleyip sabah o buz gibi suya atlamak harika bir fikir gibi tınlıyor. Ancak burada kamp kurmak, çadır atmak veya semaver yakmak kesinlikle yasak.
Akşam 19:00 itibarıyla görevliler alanı tamamen boşaltıyor. Kumsalda veya arkadaki devasa çam ağaçlarının gölgesinde kamp sandalyenizi atıp günübirlik piknik yapabiliyorsunuz fakat iş konaklamaya geldiğinde kurallar çok net işliyor.
Yanınıza Mutlaka Almanız Gerekenler
Aşağıya indikten sonra bir şey unuttuğunuzu fark edip o yokuşu tekrar tırmanmak istemeyeceksiniz. Bu yüzden çantanızı stratejik hazırlayın.
- Gölge Ekipmanı: Aşağıda kiralayabileceğiniz şezlong veya şemsiye yok. Ağaç altlarında gölge bulmak için çok erken saatlerde gitmeniz gerekiyor. Kendi şemsiyenizi mutlaka yanınızda götürün.
- Yiyecek ve İçecek: Büfe sadece ufak tefek atıştırmalık satıyor. Doyurucu bir şeyler yemek istiyorsanız kumanyanızı, termosta soğuk suyunuzu ve kahvenizi evden hazırlayın.
- Rahat Ayakkabı: Kumsal tamamen kum olsa da yürüyüş yolunu hesaba katarak altı kaymayan, rahat bir spor ayakkabı tercih edin. Parmak arası terlikle o yokuşu inmek tam bir eziyete dönüşüyor.
- Çöp Poşeti: Alanın en büyük sorunu bazı ziyaretçilerin bıraktığı ambalaj atıkları. Kendi çöpünüzü yukarıdaki konteynerlere geri taşımak ve doğayı korumak için çantanıza mutlaka birkaç boş poşet ekleyin.
Yorumlar (0)
Yorum yapmak için giriş yapın
Şikayet Et