İstanbul Boğazı ile Karadeniz'in tam kesişim noktasında, rüzgarı bol ve manzarası eşsiz bir tepeye çıkıyoruz. Beykoz Anadolu Kavağı sırtlarında yıllara meydan okuyan Yoros Kalesi, şehirden kısa süreliğine kaçmak isteyenler için harika bir kaçış noktası. Bölgeye adım attığınız anda iyot kokusu ciğerlerinize doluyor. Gelin bu tarihi yapının etrafında şekillenen hafta sonu rotanızı birlikte planlayalım.
Yoros Kalesi Nerede?
Yapı, İstanbul'un Anadolu Yakası sınırları içinde, Beykoz ilçesine bağlı Anadolu Kavağı semtinin en yüksek tepesinde konumlanıyor. Burası İstanbul Boğazı'nın Karadeniz'e açılan en dar ve en stratejik noktası. Karşı kıyıya baktığınızda Rumeli Kavağı'nı net bir şekilde görüyorsunuz. Özellikle gün batımına yakın saatlerde 3. Köprü (Yavuz Sultan Selim Köprüsü) manzarası tek kelimeyle kusursuz. Kameranızı veya telefonunuzu yanınızdan ayırmayın.
Yoros Kalesi'ne Nasıl Gidilir?
Buraya ulaşmak için deniz yolunu seçmek her zaman en keyifli ve en pratik yöntem. Kara yoluyla özellikle hafta sonları ciddi bir trafik stresi yaşama ihtimaliniz oldukça yüksek. Alternatifleri şu şekilde değerlendirin:
Vapur ile Ulaşım (En Keyifli Alternatif)
Eminönü iskelesinden kalkan Şehir Hatları Uzun Boğaz Turu vapurlarına binin ve yaklaşık 1.5 saat süren nostaljik bir yolculuğun tadını çıkarın. Vapur sizi doğrudan Anadolu Kavağı iskelesine bırakıyor.
Yolculuk boyunca martılara simit atmak ve boğazın iki yakasındaki yalıları izlemek gerçekten çok dinlendirici bir tecrübeydi. Dönüş saatlerini kaçırmamak için indiğinizde mutlaka vapur tarifesini kontrol etmeyi unutmayın.
Otobüs ve Özel Araçla Ulaşım
Eğer aracınızla gelmeyi tercih ediyorsanız, Beykoz merkezden sahil yolunu takip ederek Anadolu Kavağı tabelalarını izlemeniz gerekiyor. Hafta sonları köy meydanında ve kale yolunda ciddi bir otopark sıkıntısı yaşandığını baştan belirteyim.
Toplu taşıma kullanacaklar ise Kavacık veya Beykoz üzerinden kalkan 15A numaralı İETT otobüsleriyle son durağa kadar rahatça ulaşabiliyor. Ancak otobüsten indikten sonra başlayacak yürüyüş aşaması epeyce terletici.
Kaleye Çıkış Zor Mu? (O Meşhur Yokuş Hakkında Bilmeniz Gerekenler)
İskeleden veya köy meydanından kaleye ulaşmak için ortalama 15-20 dakikalık oldukça dik bir yokuşu tırmanmanız şart. Bu tırmanış özellikle yaz aylarında güneşin altında epey yorucu bir hale dönüşebiliyor. Yanınıza mutlaka bir şişe soğuk su alın ve ayağınıza kaymaz tabanlı rahat bir spor ayakkabı giyin.

Yol boyunca terk edilmiş hissiyatı veren bazı eski yapılar ve yeşillikler arasından geçiyorsunuz. Bebek arabası veya tekerlekli sandalye ile bu yokuşu çıkmak maalesef fiziksel olarak çok zor. Ayrıca tepeye giden yolda ve kale etrafında zaman zaman agresifleşebilen başıboş köpek sürüleriyle karşılaşma ihtimaliniz yüksek. Bu yüzden yanınızda küçük bir paket kedi-köpek maması bulundurmak işleri her zaman kolaylaştırıyor.
Yoros Kalesi Giriş Ücreti ve Ziyaret Saatleri
Kapıda herhangi bir bilet gişesi veya turnike sistemi yok, dolayısıyla kaleye giriş tamamen ücretsiz. Ancak tepeye ulaştığınızda kalenin ana avlusunun arkeolojik kazılar nedeniyle demir tellerle çevrili olduğunu fark ediyorsunuz. Surların iç kısmına geçiş tamamen yasak.

Ziyaret için resmi bir kapanış saati olmasa da, havanın kararmasıyla birlikte bölgeden ayrılmanızı şiddetle tavsiye ederim. Etrafta hiçbir aydınlatma direği yok ve zemin oldukça engebeli. Gün batımından hemen önce 30-45 dakika vaktinizi buraya ayırmak, o efsanevi Karadeniz fotoğraflarını yakalamak için en ideal zamanlamayı sunuyor. Zaten güneş battıktan sonra zifiri karanlıkta etrafı görmek imkansız.
Yoros Kalesi Çevresinde Yeme-İçme Seçenekleri
Tepeye ulaştığınızda kalenin hemen yanı başında manzaraya karşı soluklanabileceğiniz küçük kafeler görüyorsunuz. Buralarda fiyatlar biraz turistik seviyede kalsa da, yorgunluğun üzerine içilen bir fincan sade Türk kahvesinin keyfi paha biçilemez. Eğer daha doyurucu bir öğün arıyorsanız, yönünüzü tekrar sahil tarafına çevirin.
Anadolu Kavağı iskelesinin etrafı, taze deniz ürünleri ve midye tava yapan salaş balıkçı restoranlarıyla dolu. Günübirlik planınızı yaparken sabah güne İstanbul'un en iyi kahvaltı mekanları listesindeki boğaz manzaralı bir mekanda başlayıp, öğleden sonrayı bu kalenin dik yokuşlarına saklayabilirsiniz. Akşam yemeği için de limandaki balıkçılarda taze istavrit veya kalkan balığı sipariş ederek günü lezzetli bir şekilde sonlandırın.
Kısaca Yoros Kalesi'nin Tarihi (Ceneviz mi, Bizans mı?)
Halk burayı genellikle Ceneviz Kalesi olarak isimlendiriyor. Ancak tuğla kulelerindeki Grekçe kitabeleri dikkatle inceleyen tarihçiler, buranın aslında bir Doğu Roma (Bizans) yapısı olduğunu kanıtladı. 1305 yılında Şile ile birlikte Türklerin eline geçse de, uzun süre Cenevizlilerin kontrolünde ticaret gemilerini gözetleme noktası olarak işlev gördü.
Osmanlı'nın İstanbul'u fethi öncesinde, Yıldırım Bayezid burayı sınırlarına katarak boğazın güvenliğini tesis etti. Sonraki dönemlerde askerler kalenin içine küçük bir mescit ve hamam inşa edip burayı aktif bir askeri garnizona dönüştürüyor. Bugün duvarlara dokunduğunuzda, Karadeniz'den gelen hırçın rüzgarların ve yüzyıllar boyunca süren hakimiyet savaşlarının izlerini parmak uçlarınızda hissediyorsunuz.
Yorumlar (0)
Yorum yapmak için giriş yapın
Şikayet Et