rotasenin.com

Bergama Antik Kenti ve Müzesi: Asklepion ve Kızıl Avlu

admin
|

İzmir’in 100 km kuzeyinde yer alan Bergama Antik Kenti, 8,500 yıllık geçmişiyle harika bir güzelliğe sahip. Dönemin krallığının başkenti olan Bergama, tıp başta olmak üzere birçok bilime öncülük etmiş ve devrin şifa merkezi özelliğine sahip olmuş.

Bergama Antik Kenti – Pergamon Antik Kenti

Bergama ilçesinin antik zamanlardaki adı Pergamon‘dur. Şu an Balıkesir’in bulunduğu Misya bölgesinin önemli merkezlerinden biriydi. MÖ 282 – 133 yılları arasındaki Pergamon Krallığı’nın başkentliğini yapmıştır Bergama.

Öncüsü olduğu tıp alanında birçok yöntem ilk defa kullanılmış. Müzik, spor, tiyatro, çamur ve güneş gibi tedavi yöntemlerinin kullanıldığı Bergama, tıp ve eczacılık bilimlerinin simgesi olan yılanın da ortaya çıktığı yerdir.

Kültürü ve dokusuyla oldukça önemli bir yere sahip olan Bergama, UNESCO Dünya Kültür Mirası Geçici Aday Listesi’ne kabul edilecek kadar önemli tarihi yapılar topluluğudur.

Pergamon
Antik Çağ'da Pergamon Antik Kenti

Kent üç bölgeye ayrılıyordu antik çağda. 300 metre rakımı olan Yukarıda yer alan Akropol, kral ailesi ve yöneticilerin, aydınların ve komutanların yaşadığı bölgeydi.

Orta Kent, halkın rahatlıkla girip çıktığı, gençlerin güreş, disk atma, uzun atlama gibi sportif faaliyetlerini yapabileceği alanların olduğu, halka açık tapınakların bulunduğu bir yerdi. Demeter Kutsal Alanı, Orta Kent’teki tapınaklardan biri.

Bergama Pergamon Kestel Baraji Manzarasi
Bergama Antik Kenti Kestel Barajı Manzarası
Bergama Pergamon Sehir Manzarasi
Bergama Şehir Manzarası

Bergama Zeus Sunağı ve Tapınağı

MÖ 164 – 156 yıllarında inşa edilen Zeus Sunağı, sunağı bulan arkeolog Carl Humann tarafından, Osmanlı’nın son dönemlerindeki tarihi yapılarla ilgili yasaların zaaflarından faydalanılarak gemilerle parça parça Almanya’ya götürülmüş.

Bergama Pergamon Zeus Sunagi
Zeus Sunağı'nın 3D Canlandırmasını Yapan Belgesel Görüntüsü

Aslı Athena Tapınağı’nın güney tarafındaki boşlukta bulunan Zeus Sunağı Almanya Berlin’de götürüldükten sonra onarılarak, Bergama’dan götürülen diğer eserler ile birlikte kurulan Pergamon Müzesi‘nde sergilenmeye başlanmıştır.

Bugün Tanrıların tanrısı Zeus için titizlikle yapılan sunağın yerinde yeller esiyor. Ziyaretçiler ise sunağın sadece 35×33 metre boyutlarındaki temellerini görebiliyor.

Şehrin Koruyucusu Athena Tapınağı

Şehrin tanrıçası Athena ile Zeus’a adanmış olan Athena Tapınağı, Pergamon’un bilinen en eski tapınağıdır.

Antik Çağ tapınakları için çok özel bir yere sahip olan Athena Tapınağı’nda, uzun kenarında 10, kısa kenarında ise 6 adet sütun yer alıyordu. İçindeki, Cella olarak adlandırılan ve Tanrıçanın evi olarak kabul edilen odaya yalnızca tapınak görevlileri girebilirdi.

Kentin koruyucusu sayılan savaş tanrıçası Athena için inşa edilen bu yapının, kazılarda bulunan parçaları Berlin’e götürülmüş ve Berlin’deki Pergamon Museum‘da birleştirilerek sergilenmiş.

Günümüzde hala Berlin’de sergileniyor bu tarihi yapılar. İzmir Bergama’da Athena Tapınağı ile ilgili görebileceğiniz tek şey temelleri.

Bergama Pergamon Antik Kenti Tapinak Kalintilari Temelleri
Pergamon Yukarı Akropol
Bergama Pergamon Antik Kenti Yukari Akropol
Bergama Kalıntıları

Akıl ve bilgelik tanrıçası Athena için yaptırılan ve bugün yalnızca temelleri görünen tapınağın yanında bulunan kütüphane, 200.000 kitap ile birlikte Helenistik dönemin, İskenderiye Kütüphanesi’nden sonraki en büyük kütüphanesiydi.

Kıskanılacak düzeyde olan kütüphane için Mısırlıların ihracını yasakladığı papirüs kağıtları yerine Bergamalılar, Sardesli Krates‘in mucidi olduğu kurutulmuş koyun ve keçi derilerini kullanmaya başlarlar.

Anlamı Bergama kağıdı olan ve Pergamea Chartae olarak adlandırılan kağıt türü, zaman içerisinde hepimizin bildiği parşömen kağıda dönüşecektir. Parşömen kağıtları, yazıyı çok iyi tutabime özelliğine sahiptir.

Yüzyıllar öncesinde parşömen kağıda yazılmış bir yazı, sanki dün yazılmış gibi canlı ve net bir şekilde kalabiliyor.

Traian Tapınağı ve Kutsal Alanı

Traian Tapınağı, Akropol’ün en yüksek noktasında yer alıyor. Roma İmparatoru Traian için inşa edilen yapı MS 138 yılında bitirilmiş.

Sütunların başlıklarındaki palmiye yaprakları dikkat çekiyor. Yıkılmış olan Trajanium, 1976 yılında Alman Arkeoloji Enstitüsü tarafından ayağa kaldırılmış. Hep de Alman.

Pergamon Trajan
Pergamon Trajan 2

Dünyanın En Dik Antik Tiyatrosu

Dünyanın en dik tiyatrolarından olan 10,000 kişilik izleyici kapasitesine sahip tiyatro, dünyanın ilk portatif ahşap sahneli tiyatrosu. Terasın ucundaki Dionysos Tapınağı‘nı kapatmamak için gösteri bittiğinde sahne kaldırılıyormuş.

Tiyatro da, kütüphane gibi II. Eumenes‘in krallığı döneminde yapılmıştO  kadar dik ki yanlışlıkla bir düşseniz durmak zor olur, Dionisos Tapınağı’na inerken dikkatli olmak gerekiyor.

Bergama Pergamon Antik Kenti Tiyatrosu Gezisi
Bergama Pergamon Antik Kenti En Dik Tiyatro

Bergama’da nerelere gidilir?

Bergama’ya kadar gelmişken Bergama çevresinde gezilecek yerlere de göz atmakta fayda var. Bergama Antik Kenti’nin bir uzantısı olan Kızıl Avlu, Antik Çağ’ın sağlık merkezi olan Asklepion ve bölgede yapılan kazılar sonucu bulunan ve çıkarılan eserlerin sergilendiği Bergama Arkeoloji Müzesi, Bergama’da gezilecek yerler listesinde yer alıyor. 

Geçmişin mirasını günümüze taşıyan taşınmaz kültür varlıklarından tarihi Bergama evleri de Bergama ziyaretinizde görülmesi gereken yapılar arasında. Genelde iki katlı, cumbalı bu evlerin herbiri farklı renkte.

Kapıları direkt olarak yollara açılan bu evlerin sadece birkaçında ahşap bir cumba ya da balkn biçiminde çıkıntılar bulunuyor. Evlerin bazıları günümüzde otel, pansiyon ya da restoran olarak işletiliyor.

Izmir Bergama Evleri Geleneksel Mimari
Geleneksel Bergama Evleri Mimarisi
Izmir Bergama Evleri
Tarihi Bergama Sokakları

Bergama Antik Kenti giriş ücreti ve ziyaret saatleri nelerdir?

Bergama Antik Kenti girişi ücretli, eğer Müzekart’ınız varsa ücretsiz giriş yapılabiliyor. 08:00’de açılan antik kent yazın 19:00, kışın 17:00’ye kadar haftanın her günü ziyaret edilebiliyor.

Bergama Antik Kenti nerede ve nasıl gidilir?

Bergama Antik Kenti’ne ulaşım iki yolla mümkün. Bunlardan biri teleferik. Akropol Caddesi üzerinde yer alan teleferik, sizi Bergama Antik Kenti’nin girişine kadar çıkarıyor. Teleferiğin uzunluğu 694 metre ve yaklaşık 3 dakikada çıkılıyor.

Bergama Pergamon Antik Kenti Teleferik Yolculugu
Bergama Pergamon Antik Kenti Teleferik

Özel aracınız varsa Akropol Caddesi’ni kullanarak kentin girişine kadar, yani Akropol Yukarı Teleferik İstasyonu’nun olduğu bölgeye kadar aracınızla çıkmak daha ekonomik ve daha mantıklı. Çıkarken, açık havalarda Kestel Barajı manzarası ile büyüleniyorsunuz zaten. 2,3km uzunluğundaki bu yol asfalt bir yol ve kesinlikle tavsiye ederim.

Özel aracınızla ilçe dışıdnan geliyorsanız Bergama  Ödemiş arası 150km (3sa 30dk), Bergama’nın İzmir merkeze olan uzaklığı 110km (2sa), Isparta Bergama arası 500km, Bergama Antik Kenti ile Efes Antik Kenti arası mesafe ise 180km (2sa 40dk). Dikili’den gelenler için ise sadece 30km.

Asklepion – Ölümün Yasaklandığı Yer

Pergamon’un hastanesi olarak bilinen Asklepion, Pergamon sınırlarına inşa edilmiş ve tıp alanında, müzik, spor, çamur ve güneş gibi tedavi yöntemlerinin kullanıldığı, Antik Çağ’ın en önemli tedavi merkezlerinden bir tanesi. Fiziksel tedavilerinin yanı sıra ruhsal tedavi yöntemlerinin de başladığı yer olarak biliniyor Asklepion.

Asklepion, günümüz tıbbına öncülük eden birçok tıp hekimlerinin yetiştiği sağlık merkezlerinden biri. Asklepion Tıp Merkezi gibi sayılı birkaç tıp merkezi var. Pergamon’daki iki sağlık merkezinden biri burası. Diğeri daha kuzeyde kalan, ancak günümüzde baraj sularına gömülen Allianoi.

Sulara gömüldükten sonra halkın büyük bir kısmı kurtarma kazılarında bulunmuş ve kurtarılan eserler Bergama Müzesi’ne gönderilmiş. Taşınamayan kültür varlıklarının ise üzeri toprakla örtülmüş ve önümüzdeki yıllarda yapılacak kazılarını bekliyor.

Bergama Asklepion Plani Haritasi
Asklepion'un 3D Planı

Asklepion hakkında bilgi ve hikayesi

Tanrı Apollon ve Tesalya kralının kızı Koronos‘un oğlu olan Asklepios, büyük bir güce sahip, fakat ölümlü. Kendisini aldatan eşini öldüren Apollon, bu kadından olan oğlunu yarı at yarı insan olan Khiron’a, yetiştirmesi için emanet eder.

Khiron, Asklepios’a doğanın bütün sırlarını öğretir ve çevresindeki insanlara şifa dağıtmaya başlar. Bu davranışı Tanrı Zeus’u kızdırır ve Zeus, Asklepios‘u önce öldürür, sonra ise sağlık tanrısı yapar.

Fakat, Asklepios’u öldürdükten sonra, Asklepios’un elindeki reçete yere düşer ve otlara karışır, her derde deva sarımsak meydana gelir. Yunan Mitolojisi’nde Sağlık Tanrısı’nın hikayesi bu şekildedir.

820 metrelik kutsal bir yolla Akropol’e bağlanan kentte ziyaretçileri önce sütunlu yol karşılıyor ve yürüyüşünüze tedavi alanları, kaplıcalar ve çamur banyosu havuzları ile psikiyatrik tedavi için hazırlanan odalar eşlik ediyor. 70 metre uzunluğundaki tünellerdeki sakinlik ve su ritmi hastaları iyileştiriyormuş. Uyku kimi hastalar için en gerekli aktiviteymiş iyileşmek için.

Uykuya dalma odaları, karanlık, su sesi, yukarıdaki deliklerden gelen ışığın loş bir ortam oluşturması tedavi sağlıyormuş. Hastalar tüneldeyken, bu deliklerden hekimler iyileşeceksin diye telkinde bulunarak hastaların içsel inançlarını artırırlarmış.

Bergama Asklepion Tedavi Tuneli
Bergama Asklepion Tunel Delikleri

Asklepieion içerisinde, 3,500 kişilik bir tiyatro ile imparatorluk kültüne adanmış bir kütüphane de bulunuyor.  Oturma alanının alt bölümünde saygın kişiler için yapılan şeref locası da yer alıyor.

Tiyatro, buraya gelen ve kalması gereken hastaların vakitlerini geçirdiği yerdi. Burada yapılan gösterileri ve spor müsabakalarını izleyerek vakit geçirirlerdi. Asklepion, tedavi için spor yapmayı da uygun görürdü. Fiziksel hareketlerin rahatsızlıklara daha iyi geleceği keşfedilmişti.

Asklepieion Genel

Asklepion’a göre birçok şeyin çaresi vardı. Asklepion’a girişte kapıda Ölüm buraya giremez şeklinde çevrilen bir yazıt bulunuyor.

Bu yazıtın anlamı öleceği düşünülen ve tedavisi mümkün olmayan, henüz bulunamamış hastaların buraya alınmadığı. Buraya getirilen hastalar kritik düzeydeyse, ölmek üzereyse alınmazlardı. Bunun diğer hastaların motivasyonlarını olumsuz yönde etkileyeceğini düşünüyorlardı.

Asklepieion Tiyatro 1
Asklepieion Tiyatro 2

Asklepieion Kutsal Alanı‘nın Pergamon ile olan bağlantısı Via Tecta denilen ve üzeri tonozla örtülü 1 kilometre uzunluğundaki yol ile sağlanırdı. Akropolde rahatsızlanan, hasta olanlar Asklepion’a bu yoldan gelirdi.

Asklepion sadece akropolde kalan üst düzey insanlara değil, halka da hizmet ederdi. Halkın fiziken ya da ruhen bir sağlık sorunu olduğunda uğradığı yer yine burasıydı ve hastane Pergamon kenti mensuplarına ücretsizdi.

Asklepieion Sutunlu Cadde
Bergama Asklepion Tip Merkezi Kalintilari

Bergama Asklepion giriş ücreti ve ziyaret saatleri nelerdir?

Asklepion girişi ücretli ve Müzekart ile ücretsiz giriş yapabilirsiniz. Haftanın her günü yaz sezonunda 08:00 – 19:00, kış sezonunda 08:00 – 17:00 çalışma saatleri arasında ziyaret edilebiliyor.

Bergama Asklepion nerede ve nasıl gidilir?

Asklepion, Pergamon Antik Kenti’nin akropolünün dışında, şifalı su kaynaklarının olduğu bir vadide kurulmuş. Haritaya bakıldığında Bergama merkezinin batısında yer alıyor. Bergama’da çok ara sokak var, direkt tarif gereksiz olur. Her yerde Asklepion yönünü gösteren kahverengi tabelalar mevcut, ulaşımı kolay bir noktada.

Bergama Müzesi

İzmir’in Bergama ilçesinde yer alan Bergama Müzesi, ilk olarak 1878 yılında başlanan arkeolojik kazılar sonucu bulunan ve 1927 yılında başlayan Asklepion’daki kazılarda ortaya çıkan eserlerin sergilenmesi  ve korunması amacıyla Bergama şehir merkzine kurulmuş bir müzedir.

Pergamon Müzesi hakkında bilgi

1936 yılında İzmir valisi tarafından ziyarete açılan müzeye 1979 yılında ek bir bina yapılmıştır. Yapılan kazılar sonucu ortaya çıkan eserler eski genişliğe sığmadığı için müzenin  genişleme ihtiyacı doğmuştur.

Bergama Müzesi’nde Bergama Antik Kenti ve çevre yerleşim alanlarından, kazılar sonucu çıkarılan ve Cilalıtaş, Bronz, Klasik, Helenistik, Roma ve Bizans dönemlerine ait buluntuları görebilir ve heykeltıraşlıkta yetenekli olan halkın yaptığı eserleri yakından inceleyebilirsiniz.

Bergama Muzesi Mezar Lahit
Bergama Muzesi

MÖ 164 – 156 yıllarında inşa edilen fakat Osmanlı dönemindeki son padişahların, ülke topraklarındaki taş eserlere yeteri kadar önem vermediği için Almanlar tarafından gemilerle parça parça Berlin’e götürülen Zeus Altarı’nın küçük bir maketini de görebilirsiniz.

Bergama Antik Kenti’nin güney tarafında inşa edilen bu tapınak Zeus’a adanmış. Zeus Altarı günümüzde Almanya Berlin’deki Pergamon Müzesi’nde sergileniyor.

Bergama Muzesi Zeus Altari
Orijinali Berlin Pergamon Müzesi'nde sergilenen Zeus Altarı

Pergamon’da heykeltraş sanatı gelişmiştir. En iyi örneklerini MÖ 3. ve 2. yüzyılda veren heykeltraş ekolünde vücutlar daha doğal, figürler hareketli ve çoğu acı çeken, bazılarında heyecan ve coşkunun da yansıtıldığı yüz ifadeleri gerçeğe yakındır.

Acı hissiyatı, ağzın yarı açık ve gözlerin trajik bakışı ile sağlanmış. Giysilerin vücut hareketlerine göre hareket etmesi, de heykele bir anda canlılık katıyor.

Müzede, Asklepion’da bir kopyasını gördüğümüz yılanlarla çevrili bir sütun bulunuyor. Müze içinde bulunan ve önemli bir parça olan yılanlı sütunun hikayesi de şöyle. Asklepion, yaşadığı tıbbi gelişmelerle öyle bir hal almış ki, kapısına “Ölüm Buraya Giremez” yazabilecek kadar gelişmiş.

Sonucu ölüm ile biten yaralanmalar tedavi edilebilmeye başlanmış. Ancak, daha ağır yaralanmaları olanlar, sonucu ölümle kesinleşmiş olanlar Asklepion’a giremez ve burada tedavi edilmezdi. Dönemin ünlü hekimi ve filozofu Galenos‘un, akrep ve yılan sokmalarına karşı bulduğu panzehirin hikayesi şu şekilde.

Zamanında hasta bir adam buraya gelir, fakat sağlık probleminin ne olduğu bir türlü anlaşılamaz. Verdiği belirtiler ve kasılmalar ile zehirlenme olduğu anlaşılan durum için herhangi bir şey yapılamaz ve hastanın ailesine haber verilerek, hasta ölmeden buradan götürülmesini istenir. Tapınağın giriş kapısına getirilen hasta acılar içinde kıvranırken, aynı kaseden içtikleri süte kusan iki yılan görür.

Kavga ederek süte zehirlerini damlatan iki yılanı gören hasta, canına kıymak için sütü içer ve uykuya dalar. Uyandığını görenler ise Galenos’a haber verirler ve panzehiri keşfetmiş olurlar. Bunun üzerine Galenos, panzehiri bulduğu için bir sütun diktirir ve sütunun üzerine, müzede görebileceğiniz, aynı kaptan içtikleri süte kusan iki yılan kabartmasını işletmiştir.

Günümüzde tıp, eczacılık ve sağlık ile ilgili diğer alanlarda yılanın bir simge olarak kullanılması, yılanın Antik dönemden itibaren şifa sağlayan bir varlık olmasından kaynaklanıyor.

Bergama Muzesi Yilanli Sutun
Bergama Muzesi Yilanli Sutun Heykeli

Pergamon Akropolü’nde bulunan mimari bir yapının zemininde, etrafında rengârenk taşlar ile geometrik motifler bulunan ve 4,20×4,45 metre ebatlarında olan bir Medusa başı mozaiği yer alıyor. Roma Dönemi’nde yapılan mozaik, MS 3. yüzyıla tarihleniyor. Bergama ekolü,’nün portre heykelleri ile ünlü olduğunu da es geçmeyelim.

Bergama Muzesi Porteleri
Bergama Muzesi Medusa Mozaigi

Müze içinde yer alan diğer bir oda ise müzenin etnografya bölümü. Geleneksel yaşamı anlatan bölümde, kına gecesi, efelerin zeybek oyunu, halı dokuma sanatı, yöre kültürüne uygun bir şekilde tasarlanmış.

Bergama Muzesi Etnografya
Bergama Muzesi Etnografya 2

Geleneksel yaşamın yanında, yörede çok kullanılan bilezik, yüzük gibi takı ve aksesuarlar, silahlar, halı ve kilim dokumalarını da görebilmeniz mümkün.

Bergama Muzesi Etnografya Bolumu

Müzenin bahçe avlusunda ise çeşitli lahitler, steller, sütun başlıkları, yazıtlar, arşitrav parçaları, kabartma ve heykeller yer alır.

Bergama Muzesi Bahcesi Mezar Taslari
Bergama Muzesi Bahcesi Yazit

Bergama Müzesi‘nden bahsettiğimizde, Osman Bayatlı’dan da bahsetmemiz gerekli. Öğretmen olan Osman Bayatlı, Bergama’da öğretmenlik yaptığı sıralarda İzmir’e atanmış, fakat çok sevdiği Bergama’dan ayrılmamak için öğretmenlik görevinden istifa etmiş.

1936 yılında ziyarete açılan Bergama Müzesi’nde müdür olarak çalışmaya başlamış ve müzeye, çalıştığı süre boyunca birçok katkısı olmuş.

Asklepieion kazılarında görev alan Osman Bayatlı, Bergama’nın arkeolojik geçmişine çok önem göstermiş ve Bergama’nın kültürel yaşamını ve zenginliğini yansıtan eserler vermiş.

Araştırmalarını Eski Bergama’da Asklepion, Bergama’da Şifalı Otlar ve Lokman Hekim, Bergama’da Köyler, Bergama’da Fikir Adamları, Bergama Tarihinde Türk-İslam Eserleri, Bergama Tarihinde Sikkeler başta olmak üzere 25 eser ortaya çıkarmış ve Bergama’nın kültürünü günümüze yansıtan en önemli araştırmacılar arasında girmiş.

Bergama Müzesi giriş ücreti ve ziyaret saatleri nelerdir?

Bergama Müzesi haftanın her günü küçük bir ücret karşılğında ziyaret edilebiliyor. Müzede Müzekart geçerli. Yazın 08:00 – 19:00 çalışma saatleri arasında olan müzenin kapanış saati kış sezonunda 17:00’ye çekiliyor.

Bergama Müzesi nerede ve nasıl gidilir?

Bergama Müzesi, şehir merkezinde Cumhuriyet Caddesi üzerinde yer alıyor. Müze kapısının önünde küçük bir girinti var, boş bulursanız oraya bırakabilirsiniz aracınızı.

Kızıl Avlu Bergama

Mısır Tanrıları Tapınağı olarak da adlandırılan Kızıl Avlu Kilisesi, MS 2. yüzyılda inşa edilmiş. 265 metre uzunluğa ve 100 metreden fazla genişliğe sahip olan ve devasa bir yapı kompleksi olan Kızıl Avlu, Pergamon’un en büyük yapılarından biriydi. Bugün, bir bölümü ziyaretçiler tarafından görünen avlunun devamı, Bergama’da bulunan evlerin altında kalıyor.

Alan içinde bulunan avluların yanında bugün bir tanesi ziyarete açık olan, kubbeli, yuvarlak yapılar bulunurdu. 1,90 metre kalınlığındaki duvarlara ve 12 metre çapındaki iç mekâna sahipti bu yapılar.

Yapıların tepesi opaion denilen yuvarlak aydınlatma deliklerine sahip. 3,70 metre olan delik çapı, Osmanlı döneminde daraltılarak 1 metreye kadar düşürülmüş. Yuvarlak alanların içine giren tek ışık kaynağı yukarıdakiyuvarlak delik ve içeri girdiğinizde ortam sanki zifiri karanlıkmış hissine kapılıyorsunuz.

Gözler yavaş yavaş alışıyor ve çevrede olup bitenleri anlayabiliyoruz. Yuvarlak yapının içinde, duvar kenarlarında Kızıl Avlu’dan çıkarılan buluntuları görebiliyorsunuz.

Kizil Avlu Opaion
Kizil Avlu Buluntular

Ziyaretiniz esnasında avlunun içinde görebileceğiniz bir rekonstrüksiyon heykel de mevcut. Aslında bu heykeller taşıyıcı sütun olarak anılıyor. Düz bir sütun yapmak yerine Mısırlılar sevdikleri tanrı ve tanrıçaları sütun olarka inşa ediyorlarmış.

Mısır üslubuna göre hazırlanan 8,50 metre yüksekliğindeki sütunlar, Mısır Tanrıçası Sekhmet‘i canlandırıyor. Aşağıdaki fotoğrafta beyaz renkteki parçalar günümüzde, heykel tamamlansın diye hazırlanan parçalardır. Diğer kalan kısımlar gerçek ve yapılan kazılar sonucu ortaya çıkarılmış.

Kizil Avlu Sekhmet 1
Kizil Avlu Sekhmet 2

Kızıl Avlu günümüzde yıkık dökük bir mahallenin ortasında hayata tutunmaya çalışıyor. Geri kazandırılması için de bitmek tükenmek bitmeyen bir restorasyon sürecinde uzun  yıllardır.

Kızıl Avlu’nun, MS 2. yüzyılda Mısır tanrıları İsis, Osiris ve Serapis adına yaptırıldığı düşünülüyor. Hıristiyanlık’ın yasak olduğu dönemlerde, Hıristiyanların toplanıp ibadet ettikleri yerlerden biri olan Kızıl Avlu, St. John’un İncil’de sözü ettiği yedi kiliseden kesin olarak yeri bilinen tek kiliseymiş.

Diğer adı Serapis Tapınağı olarak da geçen Kızıl Avlu’nun isminin neden Kızıl Avlu olduğunu merak ettiniz mi? Cevabı oldukça basit. Yapıların inşasında kullanılan malzeme kırmızı ateş tuğlası olduğu için.

Kizil Avlu Ibadetyeri
Kizil Avlu Ibadetyeri 2

Bergama Kızıl Avlu giriş ücreti ve ziyaret saatleri nelerdir?

Müzeye girişi ücretli ve haftanın her günü 08:00 – 19:00 çalışma saatleri arasında ziyaret edilebiliyor. Kış sezonunda kapanış saati 17:00’yi buluyor. Müzekart’ınız varsa ücretsiz giriş yapabilirsiniz.

Bergama Kızıl Avlu nerede ve nasıl gidilir?

Bergama Kızıl Avlu’ya ulaşım son derece kolay bir noktada. Şehir merkezinde yer aldığından çok zorlanmadan bulabilirsiniz, Bergama’ya girdiğiniz andan itibaren kahverengi tabelalar da sizi doğru ve basit bir şekilde yönlendiriyor.

Kızıl Avlu’ya gitmek için Bankalar Caddesi’nden Kınık Caddesi’ne bağlanmanız gerekiyor. Hemen sağda yapıları görürsünüz.