Beykoz’un derinliklerine doğru ilerlediğinizde, asfalttan çıkıp toprağa bastığınız an Bozhane Köyü karşınıza çıkıyor. Burası lüks kafelerin veya düzenli kamp tesislerinin olduğu bir yer değil. Tamamen bakir, göl kenarında rüzgarın sesini dinlediğiniz ve doğayla baş başa kaldığınız izole bir kaçış noktası. Çadırınızı suyun hemen kenarına kurup geceyi ateş başında geçirmek istiyorsanız çantanızı hazırlamaya başlayın.

Bozhane Köyü Nerede ve Nasıl Gidilir?

Köy, İstanbul merkezine yaklaşık 50 kilometre, Beykoz merkeze ise 28 kilometre uzaklıkta konumlanıyor. Ulaşım rotası oldukça ağaçlık ve yeşil. Beykoz köyleri arasında gezinirken temiz hava anında ciğerlerinize doluyor.

İETT Otobüsleri ile Ulaşım

Toplu taşıma kullanarak buraya gelmek gayet mümkün. İki farklı ana güzergah üzerinden tek otobüsle köye ulaşıyorsunuz:

  • Beykoz Merkezden: 137 numaralı hatta binin ve son durağa kadar manzaranın tadını çıkarın.
  • Çekmeköy Üzerinden: 138 numaralı hat doğrudan köyün merkezinden geçiyor.

Otobüsten indikten sonra göl kenarına ulaşmak için kısa bir yürüyüş yapmanız gerekiyor. Çantanız çok ağırsa bu yürüyüş biraz yorucu olabiliyor.

Özel Araçla Gideceklere Yol Durumu Uyarısı

Kendi aracınızla yola çıktığınızda Şile otoyolu üzerinden rahatça Beykoz sapağına giriyorsunuz. Köyün içine kadar asfalt yol gayet düzgün. Ancak göl kenarına, yani asıl kamp atacağınız noktaya inen son toprak kısım oldukça engebeli ve çukurlu.

Altı yere yakın bir binek aracınız varsa dikkatli manevralar yapmanız şart. Özellikle yağmurlu günlerin ardından bu toprak yol ciddi şekilde çamurlaşıyor. Orman içinden geçen virajlı yollarda aniden karşınıza çıkabilecek yaban hayvanlarına karşı hızınızı mutlaka düşürün.

Bozhane koyu golu

Bozhane Gölü'nde Kamp Yapmak (Tesis Yok, Doğa Var)

Göl kenarına indiğinizde derin bir sessizliğin içine adım atıyorsunuz. Etrafta beton bir yapı, gürültülü bir müzik veya kalabalık yok. Sadece rüzgarın suyu dalgalandırması ve kuş sesleri duyuluyor.

Kamp Alanı İmkanları: Tuvalet, Elektrik ve Market

Burada herhangi bir kamping işletmesi veya tesis hizmet vermiyor. Bu yüzden tamamen kendi imkanlarınızla vahşi kamp (wild camping) yapıyorsunuz. Alanın sunduğu şartlar şu şekilde:

  • Tuvalet ve duş imkanı kesinlikle yok. Temel ihtiyaçlarınızı doğada çözmeye hazırlıklı olun.
  • Elektrik panosu veya aydınlatma yok. Gece zifiri karanlık oluyor, kaliteli bir kafa lambası ve yedek piller şart.
  • Göl çevresinde bakkal veya büfe bulamıyorsunuz. Tüm yiyecek ve içecek alışverişinizi köy merkezindeki küçük marketlerden veya yola çıkmadan önce tamamlayın.
  • İçme suyu kaynağı kısıtlı. Yanınızda mutlaka kişi başı bolca litre temiz su bulundurun.

Telefon Çekiyor mu?

Kamp yaparken iletişim konusu en kritik detaylardan biri. Köy merkezinde şebeke problemi pek yaşanmıyor. Ancak göl seviyesine doğru inip tepelerin arasına girdiğinizde Turkcell dışındaki operatörler sık sık sinyal kaybediyor.

Göle sıfır konumda Turkcell'in bile internet hızı oldukça zayıflıyor. Acil durumlar için çevrimdışı haritaları telefonunuza önceden indirin ve yakınlarınıza konumunuzu göle inmeden önce bildirin.

Yaban Hayatı, Köpekler ve Kamp Ateşi Kuralları

Bölge sık ormanlarla çevrili olduğu için doğanın gerçek sahipleriyle iç içesiniz. Göl kıyısına inen toprak yolda genellikle bölgenin başıboş köpekleri gruplar halinde dolaşıyor. Aracınıza doğru havlayarak koşabiliyorlar. Camlarınızı kapalı tutup yavaşça ilerlediğinizde bir süre sonra peşinizi bırakıyorlar.

Gece olduğunda ormanın derinliklerinden çakal veya yaban domuzu sesleri duymanız oldukça olası. Su içmek için göl kenarına yaklaşıyorlar. Bu yüzden kamp ateşinizi gece boyunca mutlaka diri tutun. Ateş yakarken doğaya zarar vermemek adına daha önce yakılmış eski ateş çemberlerini kullanın veya çukur ateşi metodunu tercih edin. Çevrede bolca kuru dal buluyorsunuz ancak köylülerin geçim kaynağı olan istiflenmiş odunlara kesinlikle dokunmayın.

Bozhane Köyü'nde Kahvaltı ve Piknik İmkanları

Eğer geceyi çadırda geçirmek yorucu geliyorsa, buraya sadece günübirlik bir nefes molası için de gelebiliyorsunuz. Köyün girişinde ve etrafında serpme kahvaltı veren küçük, samimi butik işletmeler var. Güne burada sıcak bir çay ve taze köy ekmeğiyle başlayıp, ardından göl kenarında yürüyüşe çıkmak harika bir alternatif.

Piknik yapmak isterseniz göl çevresinde geniş çimenlik alanlar buluyorsunuz. Sadece kendi sandalyenizi atıp, mangalınızı yakıp manzaranın tadını çıkarın. Dönüş yolunda doğa gezinizi biraz daha uzatmak isterseniz, İstanbul'un bir başka yeşil rotası olan Ayvat Bendi Tabiat Parkı civarındaki ormanlık alanları rotanıza ekleyin. Ya da Beykoz'un tarihi dokusunu hissetmek için kısa bir sürüşle Yoros Kalesi surlarından İstanbul Boğazı'nın Karadeniz'e açıldığı noktayı izlemeye gidin.

Köyün Kısa Hikayesi: Boş Hane'den Bozhane'ye

Göl kenarında kahvenizi yudumlarken buranın geçmişini bilmek mekana farklı bir gözle bakmanızı sağlıyor. 16. yüzyılda Türkmen aşiretlerinin yerleştiği bu topraklar, önceleri sadece hayvan otlatmak için kullanılıyordu.

Çobanlar aniden bastıran sert havalardan korunmak için buraya derme çatma bir baraka inşa ettiler. Kimsenin yaşamadığı bu sığınağa Boş Hane adını verdiler. Zamanla bu küçük barakanın etrafında yerleşim artmaya başladı ve isim dilden dile evrilerek bugünkü Bozhane halini aldı. Şu an sadece 150 civarı hanenin bulunduğu köy, İstanbul'un dibinde asırlık sessizliğini korumaya devam ediyor.