İstanbul'da telefonun çekmediği, navigasyonun kafasının karıştığı ama doğanın sizi gerçekten kucakladığı nadir noktalardan biri, Hacıllı Köyü. Burası hafta sonu kaçamağı için sadece bir rota değil, aynı zamanda dijital dünyadan kopup kendinize dönebileceğiniz sert ama ödüllendirici bir kaçış noktası.

Şile'nin bu saklı köşesi, sosyal medyada gördüğünüz o pürüzsüz fotoğrafların aksine, hazırlıksız gidenler için biraz zorlayıcı olabilir. Eğer beklentiniz düzenli parseller, sıcak duşlar ve market konforu ise bu rota sizi üzebilir. Ancak aradığınız şey, dere kenarında ateş yakmak, yıldızları izlemek ve sabah kuş sesleriyle uyanmaksa, çadırınızı alıp yola çıkma vaktiniz gelmiş demektir.

Hacıllı Şelalesi Kamp Alanı: Beklentiler vs. Gerçekler

Hacıllı Şelalesi Kamp Alanı, ücretli kamping işletmelerinin sunduğu konforu değil, doğanın saf halini sunuyor. Buraya gelirken en büyük yanılgı, tesisleşmiş bir piknik alanı beklemektir. Burası tamamen bakir bir vadi. Bu yüzden tesis yok uyarısını en baştan yapalım.

Kamp alanına vardığınızda sizi karşılayacak olan şey, dere boyunca uzanan geniş düzlükler ve ağaç altı gölgelik alanlar. Hafta sonları, özellikle havanın güzel olduğu dönemlerde ciddi bir kalabalıkla karşılaşmanız olası. Sessizliği yakalamak istiyorsanız aracınızı güvenli bir noktada bırakıp dere yatağı boyunca iç kısımlara doğru yürümeniz gerekiyor. Kalabalıktan uzaklaştıkça doğanın gerçek yüzüyle baş başa kalıyorsunuz.

Hacıllı Köyü vadisinde yeşillikler içinde akan dere ve kamp çadırları
Hacıllı Vadisi'nin sabah sessizliğinde doğayla baş başa kalacağınız o ilk an.

İstanbul'un diğer yeşil kaçış noktalarından biri olan Polonezköy Tabiat Parkı gibi düzenli yürüyüş yolları burada yok; burası daha çok patikalar ve dere geçişleriyle dolu bir macera parkuru kıvamında.

Ulaşım ve Yol Durumu

Şile - Ağva yolunu takip ederken Teke Köyü sapağından içeri girdiğinizde asfalt yol sizi Hacıllı Köyü meydanına kadar sorunsuz getiriyor. Ancak asıl macera köyden sonra başlıyor. Köy meydanından şelale tabelalarını takip ederek aşağıya, dere yatağına inen yol toprak ve yer yer bozuk.

Eğer altı alçak bir binek araçla gidiyorsanız, toprak yolun başındaki düzlüklere park etmeniz en mantıklı hareket olur. Navigasyon bazen sizi çıkmaz sokaklara veya traktör yollarına sokmaya çalışabilir. Bu yüzden köy merkezine geldikten sonra tabelalara ve yerel halkın tariflerine güvenin. Aracınızı derenin hemen yanına indirmeye çalışmak, özellikle yağmurlu günlerde çamura saplanma riski taşıyor. Aracınızı yukarıda bırakıp malzemelerinizi taşımanız, hafta sonu dönüşünde çekici çağırmak zorunda kalmamanız için önemli bir tavsiye.

Şelale Akıyor mu?

İşte en çok hayal kırıklığı yaşanan konu bu. Sosyal medyada gördüğünüz gürül gürül akan şelale fotoğrafları genellikle ilkbahar veya kış sonuna ait. Temmuz ve Ağustos aylarında giderseniz, şelalenin tamamen kuruduğunu veya cılız bir su sızıntısına dönüştüğünü görebilirsiniz.

İlkbahar aylarında gürül gürül akan Hacıllı Şelalesi ve yosunlu kayalar
Şelaleyi en canlı haliyle görmek için doğru zamanlama: İlkbahar ayları.

Yazın en sıcak günlerinde serinlemek için şelale havuzuna güvenerek gitmeyin. Su akışı kesildiğinde, dipte kalan su birikintileri devir daim olmadığı için kirlenebiliyor ve yüzmeye uygunluğunu yitiriyor. Eğer amacınız şelaleyi tüm heybetiyle görmekse, yağmurların bol olduğu Nisan ve Mayıs aylarını tercih edin.

Gürlek Mağarası ve Trekking Parkuru

Kamp alanından şelalelere ulaşmak için yaklaşık 20-30 dakikalık orta zorlukta bir yürüyüş yapmanız gerekiyor. Kayaların üzerinden atlayarak ve zaman zaman suyu geçerek yapılan bu yürüyüş keyifli olsa da, parmak arası terlikle yapılacak bir aktivite değil.

Şile Hacıllı ormanlarında dere geçişli zorlu trekking ve yürüyüş parkuru
Burası düzenli yürüyüş yolları değil, doğaçlama patikalar sunan gerçek bir macera rotası.

Şelalenin hemen üst kısmında yer alan Gürlek Mağarası ise profesyonel ekipmanı olmayanlar için tehlikeli olabilir. Mağaraya tırmanış dik ve kaygan, bu yüzden sadece dışarıdan bakıp geçmek en güvenli seçenek.

Kamp Olanakları ve Olmayanlar

Hacıllı'da kamp yaparken kendi kendine yetebilen bir kampçı olmanız şart. Alanda sizi nelerin beklediğini (veya beklemediğini) netleştirelim:

  • Tuvalet ve Duş: Kamp alanında herhangi bir WC veya duş kabini yok. En yakın tuvalet köy camisinde veya köy meydanında bulunuyor, bu da kamp noktasına yürüme mesafesinde değil. Doğada tuvalet ihtiyacını gidermek konusunda hazırlıklı olmalısınız.
  • Su Kaynağı: Alanda temiz içme suyu çeşmesi bulunmuyor. Yanınızda mutlaka yeterli miktarda su getirin. Dere suyunu içmek veya yemekte kullanmak sağlık açısından riskli.
  • Telefon ve İnternet: Vadinin içine indiğiniz andan itibaren telefon sinyali neredeyse tamamen kesiliyor. Turkcell bazı yüksek noktalarda zayıf da olsa çekebiliyor ancak Vodafone ve Türk Telekom genellikle servis dışı kalıyor. Bu durumu bir dijital detoks fırsatı olarak görün ve sevdiklerinize ulaşamayacağınızı önceden haber verin.
  • Market ve Alışveriş: Hacıllı Köyü içinde temel ihtiyaçlarınızı alabileceğiniz küçük bakkallar var. Ancak çeşitlilik sınırlı. Et, sebze veya özel kamp atıştırmalıklarınızı Şile merkezden veya yola çıkmadan önce temin etmenizde fayda var. Köylülerden odun, yumurta veya gözleme satın alarak yerel ekonomiye katkıda bulunabilirsiniz.

Hazırlık Listesi: Yanınıza Almamanız Gerekenler

Burası doğa ile baş başa kalacağınız bir yer olduğu için bavul hazırlığınızı doğru yapmanız konforunuzu artırır.

  • Terlik yerine deniz ayakkabısı: Dere içinde yürürken taşlar kaygan olabiliyor.
Hacıllı kampı için gerekli deniz ayakkabısı ve sinek kovucu sprey
Kaygan dere taşlarında güvenle yürümek için deniz ayakkabısı hayat kurtarıcı olabilir.
  • Sinek kovucu sprey: Dere kenarı olması ve ağaçlık alan sebebiyle sivrisinekler ve diğer böcekler sizi rahatsız edebilir.
  • Çöp torbası: Çöp konteynerleri sadece giriş kısımlarında var. Kendi çöpünüzü yanınızda geri götürmek zorundasınız.
  • Powerbank: Telefon çekmese de fotoğraf çekmek için şarja ihtiyacınız olacak, elektrik bulunmuyor.

Çevre Temizliği ve Çöpünü Götür Çağrısı

Hacıllı Şelalesi Kamp Alanı'nın en büyük düşmanı ne yazık ki ziyaretçilerin bıraktığı atıklar. Bölgede düzenli bir çöp toplama hizmeti verilmiyor.

Kamp sonrası çöplerini toplayıp götüren çevre bilincine sahip doğasever
Bu güzelliğin yarın da orada olması için en önemli kural: Çöpünü geride bırakma.

Nasılsa biri toplar diye bıraktığınız her plastik şişe, doğada yıllarca kalarak bu güzelliği yok ediyor. Lütfen doğaya sadece ayak izinizi bırakın. Çöplerinizi sağlam bir poşete koyup, dönüşte aracınızla en yakın çöp konteynerine kadar taşıyın. Bu cenneti korumak, belediyeden çok biz doğaseverlerin sorumluluğunda.