Mersin'in kavurucu sıcağında, limon bahçelerinin arasından geçip o devasa obruğun kenarına geldiğinizde hissettiğiniz ilk şey ürperti oluyor. Burası sadece tarihi bir kalıntı değil, isminin hakkını veren tüyler ürpertici bir efsanenin ev sahibi. Roma döneminde suçluların bu dev çukura atılarak vahşi hayvanlara yem edildiği hikayesi, Kanlıdivane'yi diğer antik kentlerden ayıran en büyük özellik.

Burası Helenistik kulelerden Bizans kiliselerine, zeytinyağı atölyelerinden gizemli kaya mezarlarına kadar katman katman tarih barındırıyor. Ancak sizi buraya çeken asıl şey, o meşhur Armaronxas kabartmalarının bulunduğu derin çukurun yarattığı atmosfer. [Mersin](https://www.rotasenin.com/turkiye/mersin) rotanızda efsanelerle dolu, fotoğraf makinenizi elinizden düşüremeyeceğiniz bir duraktır burası.

  • Giriş Ücreti: 3 Euro (Müzekart Geçerli)
  • Ziyaret Saatleri: 08:30 – 19:00 (Yaz dönemi kapanış saati değişebilir)
  • Otopark: Girişte ücretsiz otopark alanı var.
  • Müzekart: Gişede Müzekart satışı yapılıyor ancak sistem bazen arızalı olabiliyor, tedarikli gitmekte fayda var.

Kanlıdivane Hikayesi: Neden Kanlı Deniyor?

İsmi duyduğunuzda aklınıza gelen o korkutucu senaryo büyük ihtimalle doğru. Yerel anlatılara ve bazı tarihi kaynaklara göre, Roma döneminde bu antik kent suçluların cezalandırıldığı bir merkezdi. Kentin tam ortasındaki dev obruk, bir nevi doğal zindan işlevi görüyordu. Suçluların bu çukura atıldığı ve burada beslenen aslanlara yem edildiği efsanesi yüzyıllardır dilden dile dolaşıyor.

Mersin kanlidivane kilise obrugu

Ancak işin bir de bilimsel ve coğrafi tarafı var. Bölgenin toprak yapısı demir oksit bakımından zengin olduğu için kırmızımsı bir renge sahip. Yağmur yağdığında bu kırmızı topraklar obruğun duvarlarından aşağı süzülüyor ve taşları kan kırmızısına boyuyor. Yani isim, hem bu trajik efsaneden hem de doğanın kendi boyasından geliyor olabilir. Hangisine inanacağınız tamamen o anki atmosferde ne hissettiğinize bağlı.

Antik Kentte Sizi Neler Bekliyor?

Aracınızı park edip içeri girdiğinizde sizi dağınık ama büyüleyici bir yerleşim karşılıyor. Burası Cennet Cehennem obrukları kadar turistik bir kalabalığa sahip değil, bu da size tarihi sessizlik içinde keşfetme lüksü sunuyor.

Obruk ve Gizemli Kabartmalar

Kentin kalbi kesinlikle bu doğal çöküntü alanı. 142 metre genişliğinde ve yaklaşık 50 metre derinliğindeki bu obruğun içine inmek artık güvenlik sebebiyle mümkün değil. Ancak etrafındaki korkuluklardan aşağıya baktığınızda, kuzey duvarına oyulmuş o meşhur Armaronxas Ailesi kabartmalarını görebilirsiniz. Yaklaşık 2 bin yıldır oradalar ve sanki hala şehri izliyor gibiler.

Kiliseler ve Akustik

Obruğun hemen kenarında yer alan Bizans kiliseleri, zamanında buranın ne kadar önemli bir dini merkez olduğunu kanıtlıyor. Özellikle obruğa bakan taraftaki kilisenin kalıntıları arasında dolaşırken sesinizin nasıl yankılandığını test edin. Akustik o kadar iyi ki, yaz akşamlarında burada bazen klasik müzik konserleri düzenleniyor. Denk gelirseniz kaçırmayın.

Mersin kanlidivane bizans kilisesi

Zeytinyağı İşlikleri

Yürüyüş yolunda karşınıza devasa pres taşları ve kırma tekneleri çıkacak. Kanlıdivane, antik dönemde bölgenin en büyük zeytinyağı üretim merkezlerinden biriydi. Bu taşlara dokunduğunuzda, binlerce yıl önce burada süren hummalı ticareti hayal edebilirsiniz.

Ziyaretçiler İçin İpuçları

Ziyaretinizi daha konforlu hale getirecek birkaç uyarıda bulunayım:

  • Ayakkabı Seçimi: Burası terlikle gezilecek bir ören yeri değil. Zemin kayalık, engebeli ve yer yer kaygan. Mutlaka altı tutan bir spor ayakkabı veya yürüyüş ayakkabısı giyin.
  • Sıcaklık Uyarısı: Mersin güneşi şakaya gelmez. Yaz aylarında gidiyorsanız, ziyaretinizi ya sabahın ilk ışıklarına ya da gün batımına denk getirin. Özellikle akşamüzeri giderseniz, taşların kızıla çalan rengi fotoğraflarınızda harika durur.
  • Tesis Durumu: İçeride küçük bir kafeterya var, su ve basit ihtiyaçlarınızı karşılayabilirsiniz. Tuvaletler genellikle temiz ve kullanılabilir durumda.
  • Çocukla Ziyaret: Bebek arabasıyla gezmek zor olabilir çünkü patikalar doğal taş yapısında. Küçük çocuklarınız varsa obruk kenarındaki korkuluklara dikkat etmenizde fayda var.

Kanlıdivane Nerede ve Nasıl Gidilir?

Kanlıdivane, Mersin'in Erdemli ilçesine bağlı Kumkuyu mevkiinde yer alıyor. Konumu itibariyle [Adana](https://www.rotasenin.com/turkiye/adana) ve [Antalya](https://www.rotasenin.com/turkiye/antalya) yolunun tam ortasında stratejik bir noktada.

Mersin kanlidivane gezilecek yerler
  • Özel Araç ile: Mersin-Antalya D400 karayolu üzerinde ilerlerken Erdemli'yi geçtikten sonra Kumkuyu'ya geleceksiniz. Kahverengi Kanlıdivane tabelasını gördüğünüzde kuzeye (dağ tarafına) dönün. Yaklaşık 3 kilometrelik, hafif virajlı ama asfalt bir yolla antik kentin kapısına kadar çıkıyorsunuz.
  • Toplu Taşıma ile: Mersin'den veya Silifke'den kalkan Mersin-Silifke dolmuşlarına binip şoföre Kanlıdivane sapağında ineceğinizi söyleyin. Ancak dikkat, sapağın olduğu yerde indikten sonra antik kente kadar 3 km'lik bir yokuş var. Yaz sıcağında bu yolu yürümek yorucu olur, bu yüzden sapakta bekleyen taksileri kullanmak en mantıklı seçenek.

Hazır Gelmişken: Çevredeki Diğer Rotalar

Kanlıdivane geziniz muhtemelen 1-1.5 saat sürecektir. Günü tamamlamak için rotanıza şunları ekleyin:

  • Kızkalesi: Sadece 10 dakika sürüş mesafesinde. Tarihi kaleye karşı bir yorgunluk kahvesi içebilir veya denize girebilirsiniz. Detaylar için Kızkalesi rehberimize göz atın.
  • Cennet Cehennem: Kanlıdivane'nin abisi sayılan bu obruklar da çok yakın. Özellikle cam terastan aşağı bakmak ciddi bir cesaret testi.
  • Narlıkuyu: Karnınız acıktıysa Narlıkuyu'daki kahvaltıcılarda veya balık restoranlarında mola verin.