Gümüşlük sahilinin o kendine has kalabalığından ve hareketinden sadece birkaç kilometre uzaklaştığınızda, zamanın kelimenin tam anlamıyla durduğu bir coğrafyaya adım atarsınız. Peksimet Dağı'nın eteklerine, korsanların gözünden kaçmak için ustalıkla gizlenmiş Karakaya Köyü, Bodrum'un popüler yüzünün aksine sessizliği ve terk edilmişlik hissini yaşatıyor. Burası sadece fotoğraf çekmek için değil, Ege'nin yüzyıllar önceki savunma mimarisini ve yaşam mücadelesini anlamak için de görülmesi gereken nadir noktalardan biri.
Aşağıdaki rehberde, köye çıkarken karşılaşacağınız yol durumundan, köy içinde dikkat etmeniz gereken sosyal kurallara kadar, bir arkadaşınızdan duyabileceğiniz en samimi saha notlarını bulacaksınız.
- Konum: Gümüşlük'e 3 km mesafede, Peksimet Dağı yamacında.
- Ulaşım: Özel araçla veya Gümüşlük'ten yürüyerek (yüksek kondisyon ister).
- Giriş: Köy bir açık hava müzesi değil, yaşam alanı olduğu için giriş serbesttir.
- Öneri: Yanınızda mutlaka su bulundurun ve altı kaymayan ayakkabı tercih edin.
Karakaya Köyü Nerede ve Nasıl Gidilir?
Köy, Bodrum'un en batı ucuna yakın bir noktada, Gümüşlük sınırları içerisinde yer alıyor. Ancak buraya ulaşım, sahil şeridinde araba kullanmaya pek benzemez. Gümüşlük merkezden Dereköy yönüne doğru giderken göreceğiniz tabelalar sizi dağa doğru yönlendirir.
Eğer özel aracınızla gidiyorsanız, yolun bir noktadan sonra daraldığını ve virajlı hale geldiğini unutmayın. Köy girişine kadar araçla çıkmak mümkün olsa da, köy meydanındaki manevra alanı oldukça kısıtlıdır. Yaz aylarında veya hafta sonlarında kalabalık arttığında, aracınızı köyün içine kadar sokmak yerine, köy girişindeki geniş düzlüklerde bırakmanızı ve son yokuşu yürümenizi şiddetle öneririm. Bu hem aracınızın altını vurma riskini ortadan kaldırır hem de köyün dokusunu egzoz dumanıyla bozmamış olursunuz.

Doğa yürüyüşü severler için Gümüşlük merkezden köye uzanan patikalar harika bir trekking rotası sunar. Ancak eğimin dik olduğunu ve özellikle yaz sıcaklarında bu yürüyüşün ciddi efor gerektirdiğini aklınızda bulundurun.
800 Yıllık Bir Korsan Sığınağı: Karakaya'nın Hikayesi
Karakaya Köyü'nün bu kadar sarp ve ulaşılması zor bir yere kurulmasının tek bir sebebi var: Güvenlik. Yaklaşık 800 yıl önce Ege kıyıları korsan saldırılarının yoğun tehdidi altındaydı. Sahilde yaşamak savunmasız kalmak demekti.
Bölge halkı, hem denizden gelecek tehlikeleri erkenden görmek hem de kendilerini gizlemek için bu yamacı seçti. Köyün ismi de bu stratejiden geliyor. Evlerin inşasında kullanılan koyu renkli doğal taşlar, dağın kendi rengiyle birebir uyum sağlayarak köyü uzaktan, özellikle de denizden bakıldığında görünmez kılıyor. Bu doğal kamuflaj, köyün yüzyıllar boyunca ayakta kalmasını sağlayan en büyük savunma mekanizmasıydı.

Köyde Sizi Neler Bekliyor?
Karakaya Köyü'ne adım attığınızda sizi karşılayan ilk şey derin bir sessizliktir. Terk edilmişlik hissi, köyün büyüsünün bir parçası. Ancak burası tamamen hayalet bir köy değil. Yaklaşık 35-40 hanenin bulunduğu köyde, Gümüşlük Belediyesi ve mülk sahiplerinin çalışmalarıyla birçok ev restore edilmiş durumda.
Köy sokaklarında dolaşırken Osmanlı ve Rum mimarisinin izlerini taşıyan taş evleri inceleyebilirsiniz. Fotoğrafçılıkla ilgileniyorsanız, özellikle gün batımına yakın saatlerde taş duvarların dokusu ve arkadaki Gümüşlük manzarası eşsiz kareler sunar. Köyün meydanından aşağıya baktığınızda, Ege Denizi'nin sonsuz maviliği ile köyün kasvetli ama asil havası müthiş bir tezat oluşturur.
Geziniz sırasında karşılaşacağınız evlerin büyük bir kısmı özel mülktür. Bazı evlerde yaşam devam ederken, bazıları sadece yazlık olarak kullanılır. Bu nedenle fotoğraf çekerken veya evleri incelerken özel hayatın gizliliğine saygı duymak burada en önemli kuraldır.
Yeme İçme ve Tesis Durumu
Karakaya Köyü, turistik bir çarşı veya restoranlar zinciri beklentisiyle gidilecek bir yer değildir. Köyün atmosferini korumak adına ticari yapılaşma oldukça sınırlıdır. Zaman zaman sezonluk açılan küçük işletmeler veya kahve molası verebileceğiniz butik noktalarla karşılaşabilirsiniz ancak bunların sürekliliği değişkendir.
Bu yüzden gezinizi planlarken açlığınızı ve susuzluğunuzu Gümüşlük'te gidermeyi veya yanınıza atıştırmalık almayı düşünebilirsiniz. Köyde geçireceğiniz bir veya iki saatlik süre, daha çok ruhsal bir dinlenme ve görsel bir şölen sunar; gastronomik bir deneyim arıyorsanız rotanızı tekrar Bodrum gezilecek yerler listesindeki sahil mekanlarına çevirmeniz gerekir.
Gitmeden Önce Bilmeniz Gerekenler
Karakaya Köyü ziyaretinizin keyifli geçmesi ve kötü sürprizlerle karşılaşmamanız için sahadan edindiğim şu notları mutlaka dikkate alın:
- Ayakkabı Seçimi: Köy yolları orijinal taş döşemelerden oluşur ve yer yer kaygandır. Topuklu ayakkabı veya tabanı kaygan terlikler burada yürümenizi imkansız hale getirir. Mutlaka spor ayakkabı veya yürüyüş sandaletleri giyin.
- Sessizlik: Burası yaşayanların huzur aradığı bir bölge. Yüksek sesle konuşmak veya müzik açmak köyün ruhuna ve sakinlerine saygısızlıktır.
- Yol Durumu: Eğer şoförlüğünüze veya aracınıza güvenmiyorsanız, dar sokaklara girmeyin. Geri dönmek veya manevra yapmak zorlayıcı olabilir.
- Ziyaret Saati: Yazın öğle sıcağında taşlar ısıyı hapseder ve geziyi zorlaştırır. En ideal zaman dilimi, ikindi vakti ve gün batımı saatleridir.
- Böcek ve Sürüngenler: Doğanın tam kalbindesiniz. Kayalık alanlarda gezerken nereye bastığınıza ve elinizi nereye koyduğunuza dikkat edin.
Ege'nin turistik yüzünün arkasındaki bu gizemli tarihi keşfetmek, Bodrum tatilinize derinlik katacak en özel aktivitelerden biri. Karakaya, size popüler kültürün değil, tarihin ve doğanın sessiz şarkısını dinletmeye hazır.
Yorumlar (0)
Yorum yapmak için giriş yapın
Şikayet Et