Dalyan nehrinin kenarında durup karşı yakaya baktığınızda, sarp kayalıklara oyulmuş devasa tapınak cepheleri dikkatinizi çekiyor. Burası sadece fotoğraf çekip geçebileceğiniz sıradan bir kalıntı alanı olmanın çok ötesinde. Birazdan sandala binip karşıya geçecek, nar bahçelerinin arasından yürüyecek ve antik çağın en önemli liman kentlerinden birinin sokaklarında adımlayacaksınız.
Yanınıza bol su alın, altı kalın bir spor ayakkabı giyin ve sıcak saatleri atlatmak için sabahın erken saatlerini hedefleyin.
- Giriş Ücreti: 3 Euro (Sadece nakit kabul ediliyor)
- Ziyaret Saatleri: Yaz dönemi 08:30 - 19:00, Kış dönemi 08:30 - 17:30
- Müzekart: Geçerli
- Karşıya Geçiş (Sandal): Gidiş-dönüş ortalama 40 - 50 TL
- Ortalama Gezi Süresi: 2-3 saat
Kaunos Antik Kenti Nerede ve Nasıl Gidilir?
Kaunos, Muğla'nın Köyceğiz ilçesine bağlı Çandır Köyü sınırları içinde kalıyor. Ancak buraya karadan gitmek yerine Dalyan merkezden su yoluyla geçmek çok daha pratik ve keyifli bir deneyim.
Dalyan'dan Sandallarla Karşıya Geçiş
Dalyan merkezdeki kordon boyuna indiğinizde, yöre kadınlarının kullandığı küçük kürekli sandalları görüyorsunuz. Bu sandallarla 40 - 50 TL gibi ufak bir ücret karşılığında nehrin karşı yakasına ulaşıyorsunuz. Sandaldan indikten sonra yirmi dakikalık, hafif eğimli ve yer yer taşlık bir yürüyüş rotasına giriyorsunuz. Yol boyunca yöresel ürünler, ev yapımı buz gibi limonata veya nar suyu satan yerel insanlarla sohbet edip serinleyebilirsiniz.
Tekne Turları ve Arabalı Vapur Seçeneği
Eğer kişisel aracınızla geldiyseniz ve yürümek istemiyorsanız, nehrin biraz daha ilerisindeki arabalı vapurları kullanabilirsiniz. Araç başına 50 TL ödeyerek kısa sürede karşıya geçmek mümkün. Vapurdan indikten sonra antik kentin girişindeki toprak alana aracınızı park edip tırmanışa doğrudan oradan başlayabiliyorsunuz. Güneye inip Fethiye tarafına geçtiğinizde, Kelebekler Vadisi konaklama seçenekleri deniz ve doğayı birleştiren harika bir sonraki durak oluyor.
Ziyaret Öncesi Mutlaka Bilmeniz Gerekenler
Kaunos oldukça geniş ve engebeli bir araziye yayılıyor. Antik kentin girişinde bilet gişesi ve küçük bir büfe var ancak buradaki su ve atıştırmalık fiyatları piyasanın oldukça üzerinde. Bu yüzden sırt çantanıza mutlaka birkaç şişe soğuk su eklemeyi unutmayın. Gişelerde sadece nakit para geçiyor, kredi kartına güvenerek yola çıkmak kapıdan dönmenize sebep olabilir.
Yaz aylarında öğle sıcağında gölgelik alan bulmak neredeyse imkansız. Sabah erken saatlerde veya ikindi vakti gitmek gezinizi çok daha katlanılabilir kılıyor. Ayrıca terlik veya sandaletle bu tepeye tırmanmaya çalışmak ayak bilekleriniz için ciddi bir risk. Zemin oldukça kayalık ve yer yer güvencesiz merdivenler var, bu yüzden sağlam bir spor ayakkabı şart.
Tırmanış sırasında etrafınıza dikkatlice bakın. Yıkık duvarların arasında güneşlenen kertenkeleler, çalıların arasında yavaşça ilerleyen kaplumbağalar gezinize eşlik ediyor.
Kaunos'un Efsanesi: Byblis'in Gözyaşları ve Dalyan Deltası
Tarihin babası Heredot, Kaunosluların Karia yerlisi olduklarını ancak kendilerini Giritli saydıklarını anlatıyor. Antik kentin kuruluşu ise oldukça trajik bir mitolojik hikayeye dayanıyor.

Kral Miletos'un ikiz çocukları Kaunos ve Byblis birlikte büyüyorlar. Ancak Byblis, erkek kardeşi Kaunos'a karşı tutkulu ve yasak bir aşk beslemeye başlıyor. Bu durumu öğrenen Kaunos, hem utancından hem de öfkesinden dolayı ülkesini terk ediyor. Yanına sadık adamlarını alıp güneye iniyor ve kendi adını taşıyan bu kenti kuruyor.
Byblis ise kardeşinin gidişinin ardından kahroluyor. Gözyaşları sel olup akarken, efsaneye göre bugün tekneyle süzüldüğümüz o labirent gibi Dalyan kanallarını oluşturuyor.
Antik Kentte Görmeniz Gereken En Önemli Yapılar
Giriş kapısından geçip yokuşu tırmanmaya başladığınızda geniş bir alana yayılan kalıntılar başlıyor. Antik kentte yönlendirme tabelaları biraz eksik, bu yüzden patikaları takip ederken kendi rotanızı kendiniz çiziyorsunuz.
5000 Kişilik Antik Tiyatro ve Manzara
Yamaca yaslanmış devasa Helenistik tiyatro, Kaunos'un en iyi korunmuş yapılarından biri. Basamakları tırmanıp en üst sıraya oturduğunuzda, karşınızda muazzam bir delta manzarası açılıyor. Tiyatronun taşları arasından fışkıran ağaçlar mekana harika bir doğal doku katıyor.
Apollon Kutsal Alanı ve Teras Tapınağı
Tiyatronun hemen batısında, kentin koruyucu tanrılarına adanmış kutsal alanlara ulaşıyorsunuz. Yuvarlak formlu yapı kalıntıları ve sütun kaideleri, antik çağdaki dini ritüellerin nasıl yapıldığına dair ipuçları veriyor.

Sülüklü Göl (Eski Antik Liman)
Kaunos bir zamanlar Ege'nin en hareketli ticaret limanlarından biriydi. Ancak asırlar boyunca Dalaman Çayı'nın taşıdığı alüvyonlar denizi doldurdu. Bugün kentin eteklerinde gördüğünüz Sülüklü Göl, aslında o görkemli gemilerin yanaştığı antik limanın ta kendisi.
Dalyan Kaya Mezarları (Kral Mezarları)
Dalyan merkezden kalkan teknelerle deltada gezerken, başınızı yukarı kaldırdığınızda dik yamaçlara oyulmuş o muazzam kaya mezarlarını görüyorsunuz. M.Ö. 4. yüzyılda inşa edilen bu mezarlar, Helenistik tapınakları andıran İyon düzenindeki sütunlarıyla tüm ihtişamını koruyor.

Mezarlar Neden Bu Kadar Yükseğe Yapılmış?
Antik çağ inanışlarına göre bir kişi ne kadar yüksek rütbeliyse, mezarı da tanrılara o kadar yakın olmalıydı. Sarp kayalıklara bir heykeltıraş inceliğiyle oyulan bu anıt mezarlar, kralların ve soyluların öteki dünyadaki statüsünü simgeliyor. Mezarların içine girmek yasak, ancak tekneden veya nehrin karşı yakasından en net fotoğrafları yakalayabiliyorsunuz. Akşam karanlığı çöktüğünde ise ışıklandırmalar devreye giriyor ve mezarlar geceye tamamen farklı bir atmosfer katıyor.
Yorumlar (0)
Yorum yapmak için giriş yapın
Şikayet Et