Meriç Köprüsü'nü geçip Karaağaç'ın gölgeli yollarına saptığınızda, sadece bir şehri değil, koca bir tarihi arkanızda bırakıyorsunuz. Burası, Türkiye'nin batıdaki en uç noktası ve Cumhuriyetin tapusunu simgeleyen devasa bir açık hava müzesi.

Beton blokların gökyüzüne uzanan sert yapısı, eski tren garının nostaljik atmosferiyle birleştiğinde size çok farklı bir his veriyor.

Edirne Lozan Anıtı Nerede ve Nasıl Gidilir?

Bu tarihi alan, Edirne merkezin biraz dışında, Trakya Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi yerleşkesinin tam merkezinde karşınıza çıkıyor. Şehir merkezinden yola çıkıp Tunca ve Meriç köprülerinin o tarihi dokusunu arkanızda bırakarak Karaağaç yönüne doğru ilerleyin. Ağaçlıklı yolun sonu sizi doğrudan eski tren garına ulaştırıyor.

Eğer özel aracınızla geliyorsanız, kampüs çevresinde aracınızı bırakabileceğiniz park cepleri mevcut. Toplu taşıma tercih edenler için merkezden kalkan Karaağaç minibüsleri doğrudan anıtın giriş kapısına kadar geliyor.

Hafta sonları bu güzergah oldukça kalabalıklaştığı için gezinizi hafta içi planlamak size çok daha sakin bir deneyim sunuyor. Edirne gezinizi bitirip İstanbul rotasına dönerseniz, tarihi sokak kültürünü keşfetmeye devam etmek için Balat sokakları harika bir alternatif rotaya dönüşüyor.

Anıtın Sütunları ve Genç Kız Figürü Neyi Anlatıyor?

Anıtın karşısına geçip başınızı yukarı kaldırdığınızda, birbirinden bağımsız yükselen üç farklı beton sütunla göz göze geliyorsunuz. Bu sütunların her biri rastgele tasarlanmamış, boyları oranında coğrafi bir anlam taşıyor.

Lozan aniti nerede anlami

Sütunların temsil ettiği değerleri şöyle sıralayabiliriz:

  • En uzun sütun: Doğrudan Anadolu topraklarını simgeliyor.
  • Ortanca sütun: Üzerinde bulunduğunuz Trakya bölgesini temsil ediyor.
  • En kısa sütun: Diğer ikisinin arasında kalan bu parça, antlaşma ile savaş tazminatı olarak alınan Karaağaç'ın ta kendisi.

Bu üç sütunu orta yükseklikte birbirine bağlayan beton çember, birliği ve beraberliği vurguluyor. Çemberin tam üzerinde ise elinde barışı simgeleyen bir güvercin ve antlaşma belgelerini tutan genç bir kız figürü var. Zarafeti ve hukuku temsil eden bu figür, sert beton sütunların yarattığı soğuk etkiyi oldukça başarılı bir şekilde yumuşatıyor.

Lozan aniti genc kiz figuru

Karaağaç Eski Tren Garı ve Üniversite Kampüsü

Burası sadece bir anıt meydanı olmaktan çok daha fazlası. Yerleşkenin içine adım attığınızda sizi tarihi Karaağaç Tren Garı binası selamlıyor. Günümüzde Güzel Sanatlar Fakültesi olarak kullanılan bu görkemli binanın arka bahçesinde, dönemin ruhunu yansıtan devasa bir buharlı kara tren tüm ihtişamıyla duruyor.

Lozan aniti buharli lokomotif treni

Kampüsün bahçesinde gezinirken etrafta öğrencilerin yaptığı çeşitli heykeller ve sanat eserleri göze çarpıyor. Doğa ile iç içe olan bu alan, ağaçların gölgesinde soluklanmak için harika. Eğer bahar aylarında burayı ziyaret edecekseniz ve polen alerjiniz varsa, yanınızda mutlaka maske veya alerji ilacınızı bulundurun. Etraftaki yoğun bitki örtüsü alerjik bünyeleri zorlayabiliyor.

Ziyaret Saatleri, Giriş Ücreti ve Otopark Durumu

Kampüs alanı ve anıt bölgesi, akşamın ilerleyen saatlerine kadar ziyarete açık. Ancak alanın içindeki Doğa Müzesi ve Lozan Müzesi gibi kapalı sergi alanları mesai bitiminden önce kapılarını kapatıyor. Bu yüzden gezinizi planlarken müzeleri öğleden sonra erken saatlerde aradan çıkarmanız çok mantıklı.

Yerleşkeye yaya olarak veya araçla girerken güvenlik kapısında güncel bir giriş ücreti ödüyorsunuz. Öğrenciler için indirimli tarife uygulanıyor. Kampüs içine girdikten sonra tarihi trenin yanında veya ağaçların altında oturabileceğiniz, fiyatları oldukça uygun öğrenci kafeteryaları göreceksiniz. Yorucu bir yürüyüşün ardından burada sıcak bir çay içmek günün tüm yorgunluğunu alıyor.